Mehveş EVİN

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Gönül işi, huzur işi değil ki belediyecilik


8.2.2019 - Bu Yazı 131 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bu yazıyı okurken İstanbul’da sekiz katlı bir binanın çökmesine ilişkin getirilen yayın yasağının ne demek olduğunu lütfen düşünün...

AKP (Cumhurbaşkanı Erdoğan) yerel seçim manifestosunuaçıkladı. Akıllı şehirler, çevreye duyarlı belediyecilik, tasarruf ve şeffaflık, değer üreten şehirler gibi kulağa hoş gelen maddeler sıralandı.

Tabii mesele, altının nasıl doldurulacağı. Bu süslü tanımlarla neyin kast edildiği. Mesela ‘akıllı şehir’, geleceğe dair havalı bir şehir tasavvuru mu yoksa 7/24 izlendiğimiz bir kabus ortamı mı?

Kaldı ki başta İstanbul ve Ankara, 25 yıldır yerel yöneticilik deneyimi bulunan AKP’nin şimdi tasarruf, şeffaflıktan dem vurması, altyapı sorunlarını çözeceğiz demesi yahut çevreden bahsetmesi, ne kadar inandırıcı?

Dikey yapılaşmanın bizatihi mimarı olanlar, şimdi yatay yapılaşma diyor ve kalan son yeşil alanları da bu şekilde doldurmayı planlıyorsa, işte o kadar...

Tüm bunları ‘gönül belediyeciliği’ ile formüle ediyor Erdoğan. ‘Hizmet’ kelimesi Gülen cemaatinin sloganıydı, hareketin adıydı, bu nedenle böyle bir formül düşünülmüş olmalı.

İyi de gönül işiyle belediyeciliğin alakası ne? Yerel yönetici seçmiyor muyuz? Karşılığında makam, imkânlar ayağının altına serilmiyor mu? Görev tanımı belli, öyleyse neye gönül indiriliyor?

Ama ah, evet, bizler için neleri feda ediyorlar (!) değil mi?

MİNİ BAŞKANLIK OYLAMASI

MHP’nin yerel seçim için ‘beka’dan başka öne çıkan bir söylemi yok. Zaten Cumhur ittifakı var, uğraşmaya değmez diye düşünüyor olmalılar. Bol miktarda milliyetçi slogan savur, Bahçeli’nin arkasında önün ilikli bekle, bitti gitti.

Benzer şekilde İYİ Parti de CHP ittifakına yaslanıyor. ‘Alınacak’ veya ‘alınması gereken’ yerlerin hesabı dışında, belediyecilik adına İYİ’den henüz bir şey duymadık.

HDP’nin stratejisi belli: BDP’nin 2014’te aldığı yerleri “kayyımdan geri almak”, büyükşehirlerde ya açıktan CHP+İYİP adayını desteklemek ya da geri plana çekilmek. Zaten binlerce üyesi tutuklu HDP’den, yerel yönetim adına bir şey söylemesini beklenemez.

CHP, 10 Şubat’ta seçim bildirgesini açıklayacak. AKP’nin 11 maddesine karşılık 12 maddelik manifestoyla. Nergis Demirkaya’nın gazeteduvar’daki haberine göre CHP, “Huzur belediyeciliği” diyecek: Ülkede huzur, yerelde huzur, evimizde huzur belediyeciliği...

Muhalefetin ne yapmak, nereye varmak istediğini anlıyoruz: “İktidar ortamı geriyor, biz kavga etmemeyi vaat ediyoruz.”

Peki huzur diyerek nasıl bir belediyecilik kast ediliyor? Ayrıca CB sisteminin/AKMHP yönetiminin altında hangi yerel yönetim, nasıl bir huzuru garantileyebilir?

AKMHP zoruyla bir genel seçim havası yaşanıyor. Hatta bir nevi mini Başkanlık sistemi oylamasınadönüştü belediye seçimi.

Fakat sonuçta seçilecek olanlar, büyükşehirlerden küçük ilçelere, yerel yöneticiler... Bunu muhalefetin de unutuyor görünmesi, duruşunu Saray’a göre belirlemesi, kazandıracak bir siyaset değil.

ÇÖP, ÇAMUR, ÇUKUR MU?

Seçmen, doğrudan ilişkisinin olacağı yerel yöneticilerden, ödediği vergilerin, anayasal haklarının karşılığınıbekliyor. Huzur vaadi veya gönül işi yapmasını değil!

Şehirlere dair temel sorunları çözeceğiz demek yetmez, harekete geçmek lazım.

Mesela CHP belediyeciliğine çöp, çukur, çamur mu diyorlar? Çekin İstanbul’un çukur, çamur görüntülerini. Şehir dışında istiflenen çöp dağlarını. Engellinin hiç çıkamadığı, çocukluların, yaşlıların yürüyemediği sokakları. Sabah ayrı, öğlen ayrı, akşam ayrı tıkanan trafiğini... Metrobüs içindeki sardalye halleri. Cep telefonuyla bile yakalanılabilen kirli havayı, kel kerkenez parkları...

Sosyal medyada kampanya yapıp, çek gönder deseniz milyonlarca gönüllüsü çıkar. Herkesin elinde zaten cep telefonu. Çekip bir hashtag’le yollasınlar, şehrin sorunları neymiş herkes görsün.

Ötesinde, semtini/ilçesini/şehrini Avrupa standartlarına taşıyacak, yaşamımızı kolaylaştırırken başkalarına, çevreye zarar vermeyecek bir vizyon beklemek, artık çok mu lüks?

‘Proje’ diye diye ekonomik ve sosyal şartları zorlamayan, kasayı boşaltmayan, halkın ve çevrenin gerçek ihtiyaçlarına göre önerilerde bulunmak...

Çok mu zor?

Dikeydi yataydı değil, depreme dayanıklı, ısı izolasyonu olan yapılardan bahsetmek... Doğayı süs bahçesi olarak değil, kendi haliyle muhafaza etmek... Kendi şehir bahçelerinde, kendi üretimini planlamak... Özel arabaları değil, toplu taşımacılığı yaygınlaştırmak...

Çok mu hayal?

Facebook Yorumları

reklam
19.2.2019
Amedspor’dan Cizrespor’a: Acaba ülkeyi ‘bölen’ kim?
14.2.2019
Adaleti sosyal medyada aratan düzen
12.2.2019
Batsın bu binaaa, bitsin bu rüyaaa! (*)
8.2.2019
Gönül işi, huzur işi değil ki belediyecilik
5.2.2019
Marta, Adalar, sahiller: Sahi kim betonlaştırıyor?
29.1.2019
Ah şu Ce Ha Pe
23.1.2019
2.5 yıldır mahkemeye çıkarılmayan gazeteci*
22.1.2019
Başörtüsünü çıkaranlar ve meydan okuma trendi
15.1.2019
İnsan hakkı ihlali yok, çünkü onlar insan değil!
11.1.2019
AKP ile çeşitlenmiş, özgürleşmiş, zenginleşmiş Türkiye basını!
8.1.2019
Binali Bey’in İstanbul 4.0’ı
3.1.2019
Suriyeliler Taksim’de bayrak açınca
1.1.2019
Seni seviyorum MU?
27.12.2018
İktidarın kutuplaştırıcı dili, muhalefetin savunma hattı
26.12.2018
Beni sevmeyen ölsün, benim sevmediğim de
18.12.2018
Sokak korkusu mu arzusu mu?
13.12.2018
Bir Türkiye portresi: Teyit.org linci
27.11.2018
Soylu korkma, mor kalp çok yakışacak
22.11.2018
Türkiye’de hukuk bağımsızdır (yerse)
20.11.2018
Yiğit Aksakoğlu’nun çok tehlikeli(*) faaliyetleri!
15.11.2018
Ekincigiller toplumun çok gerisinde kaldı
13.11.2018
Merkez medyanın bugüne gelinmesindeki rolü neydi?
8.11.2018
Enflasyonla topyekün müğcağdeğlehh!
6.11.2018
İtişmedin Kural. Dövdün. Sus artık
1.11.2018
Kavala’dan aylar, bizden yıllar eksiliyor
30.10.2018
95. yıl: Güçlü Türkiye bu mu?
26.10.2018
CIA, Kanalİstanbul dosyasını çıkardı mı?
23.10.2018
Baroya sızan siyaset ve seviyesizlik
19.10.2018
Muhalefete çağrı: Bu sistemle, bu tembellikle olmaz
16.10.2018
Çocuk istismarı hücreyi değiştiriyor
11.10.2018
Çay içse örgütsel faaliyet sayılacak!
9.10.2018
Kayyım tayini ve kadın korkusu
2.10.2018
'3-5 tane gazeteci' değil, hepsi için gerekeni yapın
25.9.2018
Hamdolsun, dünyanın en lüks uçaklarından birine sahibiz!
20.9.2018
Krizden korkmayın, ülkeyi parsel parsel satıyoruz
18.9.2018
Maaşın yatmadığında sen ne yapacaksın?
13.9.2018
Dön dolaş, yine 12 Eylül
11.9.2018
Cumhuriyet'in kurtuluşu değil, sonu
30.8.2018
Vatan haini kimdir?
28.8.2018
Kim kandırıyor, kim istismar ediyor?
23.8.2018
Unutmanın panzehiri kitap: Türkiye’deki IŞİD Ağları
21.8.2018
Deprem bilimciyi esir alan, fasulye sattıran 'düzen'
16.8.2018
Boykot mu dediniz?
14.8.2018
'Bize operasyon çekiyorlar'
9.8.2018
Böyle güzellik olmaz olsun Yves Rocher
7.8.2018
Piknik bahçesi
3.8.2018
Çocukların katli
31.7.2018
10 Ekim katliamı davası neden bu kadar mühim?
19.7.2018
Muhalefet halleri ve Demirtaş’ın sessizliği
17.7.2018
Sieg Heil (*)
13.7.2018
Acılar itinayla mavi halının altına süpürülür
10.7.2018
Hiç bitmeyecek bir savaş (*)
5.7.2018
Basın 24 Haziran dersini aldı mı?
3.7.2018
Tüm muhalefet partileri, cevap verin!
28.6.2018
Koltuk sevdalısı yaşlı adamlar ülkesi
26.6.2018
24 Haziran’dan çıkan tavşanlar
21.6.2018
24 Haziran’ın kaderini onlar belirleyecek
19.6.2018
Her köşeden bakan bir Erdoğan
14.6.2018
Ağlayan patron için ağlaya ağlaya çalışan gazetecilere
12.6.2018
Kürt seçmen yine değere bindi
7.6.2018
Ekolojik yıkım muhalefetin radarında mı?
1.6.2018
Şiddetin magazini varken Gezi’den bahsetmek de ne?
31.5.2018
Şiddetin magazini varken Gezi’den bahsetmek de ne?
29.5.2018
AKP’ye göre 'yıkım ittifakı' ne, muhalefete göre ne?
24.5.2018
AKP neden sandık başına 1 milyon kişiyi hazırladı?
22.5.2018
‘Millet İttifakı’nda beyler yine en önde!
15.5.2018
SIKILDIK biraz hafif kalmadı mı?
10.5.2018
Seçim güvenliği ittifakına TAMAM mı?
8.5.2018
Eksik ittifaka rağmen 24 Haziran’da umut var
3.5.2018
Reis’in mal varlığını açıklamasına ne gerek var?
1.5.2018
Üniversiteden ülkeye: Bölmeye çok meraklılar
26.4.2018
Cumhuriyet davası, Saray yönetiminin özeti
19.4.2018
24 Haziran: Neden bu kadar erken?
17.4.2018
Demirtaş’ı duymanızı neden istemiyorlar?
12.4.2018
Boğaziçili çocuklar
10.4.2018
Kuralsızlık, kural haline gelince...
5.4.2018
Yeni Türkiye’nin şifreleri bu davada saklı
3.4.2018
Meclis’te gösteri skandalı: Kadına dayanamıyorlar
29.3.2018
Medyada kalan son delikler itinayla kapatılır
27.3.2018
Sanata ve sanatçıya sansürde dünya beşincisi Türkiye (Alo Hülya Hanım?)
22.3.2018
Doğan Medya’nın satışı: Şimdi ne olacak?
20.3.2018
Afrin, Şengal, Menbiç: İşgal değil, ihyaymış
15.3.2018
Milliyetçi ittifakın paniği, hayırcıların gücü
13.3.2018
Cumhuriyet davası: Lütfetmenizi değil, adaletin tesisini istiyoruz
8.3.2018
Akvaryumunda mutlu musun kadın?
7.3.2018
Alo BM? Batsın bu dünya!
1.3.2018
Gestapo vatandaş
27.2.2018
Ha cinsel istismar suçları tasarısı, ha ihale şartnamesi
22.2.2018
Tutuksuz yargılanan katırlar, tutuklu yargılanan Başkanlar
20.2.2018
Oh olsun’cular, Saray şakşakçısından ne farkınız var?
16.2.2018
Korkan, birbirine düşman bir topluluğa millet denir mi?
14.2.2018
Formatı robota değil kendinize atın
8.2.2018
Savaş yüzünden konuşulamayanlar
6.2.2018
Canlı ‘faili meçhul’ dönemi
1.2.2018
CHP’den aklın ve vicdanın sesini duymak güzel
30.1.2018
Başrolde SADAT
25.1.2018
The Post ve gazeteciliği özlemek
24.1.2018
Çanakkale geçilecek hem de 500 bin ağaç keserek
23.1.2018
Hazırool! Hadi şimdi rap, rap, rap…
18.1.2018
Yoksa Reis, bir kadından mı korkuyor?
16.1.2018
Asla teslim olmayacağız
9.1.2018
Boğaziçi’yle uğraşmaya doyamadı, acaba neden?
4.1.2018
Yeme bizi Diyanet!
3.1.2018
İkinci makine çağında interneti lanetleyen bir lider
28.12.2017
Ahmet’in sözleri herkese sert bir tokat
26.12.2017
Yeni KHK’ler: İdam fermanı
22.12.2017
Sarı yazmalılara terörist diye saldıran karanlık
20.12.2017
Bilinmeyen diller Meclisi XXX
15.12.2017
'Demokratik toplum adına' Demirtaş’ı tutuklamak...
12.12.2017
Bebelere Kuran eğitimi
7.12.2017
Tek cümle kurmadan ‘akademisyen’ ol, yeter ki ‘barış’ deme!
5.12.2017
Tunca gibi gazetecilere her zamankinden çok ihtiyaç var
30.11.2017
Reza, Ziya enişte, paracıklar ve ötesi...
28.11.2017
'Ben de şiddet gördüm' diyen ünlüleri sokakta da görelim
26.11.2017
Rebus sic stantibus
23.11.2017
Biçilen adalet: Güven, Parıldak, Alpay
21.11.2017
Atatürkçü AKP’ ve Putin ‘antiemperyalizm’i
16.11.2017
AKP’nin sosyal medyadaki paralı asker ordusu büyüyor
15.11.2017
Her tacizci erkek sapık mı?
10.11.2017
Vergi cennetleri yasal, ama meşru değil
7.11.2017
Yazmıyooor, yazmıyooor! Medya neden yaz(a)mıyor?
2.11.2017
At bir ‘Kızıl Soros’ başlığı, altını doldururlar
26.10.2017
Büyük cehalet mi büyük çaresizlik mi?
24.10.2017
İfade özgürlüğüne saldırıların hedefi salt laikler değil
19.10.2017
Kadınlar için tehlikeliyse kimse güvende değil
12.10.2017
Kabile devleti mi dediniz?
10.10.2017
10 Ekim davası Türkiye’nin yönünü belirleyecek
5.10.2017
Ne yani ‘çocuklar ölsün’ mü diyelim?
3.10.2017
Damadın davası ve sızdırma gazetecilik
29.9.2017
Rıza Zelyut ve Alev Coşkun
26.9.2017
Suriyeli 1’inci, Karadenizli 2. sınıf vatandaş, öyle mi?
21.9.2017
‘Tek bir delil gösterin, ömrümü hapiste geçireyim’
19.9.2017
‘Vurun liboşlara!’ Bu mudur?
14.9.2017
Cenazeye saldırmaktan daha aşağılık ne olabilir?
12.9.2017
Yazıklar olsun! Cumhuriyet'te tahliye yok
7.9.2017
Yaşam tarzına müdahale, yaşama müdahale
5.9.2017
Hayırdır beyler? Ensest rahatsız mı etti?
31.8.2017
Müşkülpesent okura bir çift söz
29.8.2017
Kürt, Türk fark etmez: Fakirlere ölüm
24.8.2017
Böl ve yönet, böl ve inşa et!
22.8.2017
Muhalefet hep aynı hataları tekrarlayacak mı?
17.8.2017
Molozdan bile değersizsin ey vatandaş!
15.8.2017
Cengiz’in Cerrattepe yalanlarına inanmayın
10.8.2017
Bizimle mi dalga geçiyorlar, kendileriyle mi?
8.8.2017
'Geceyarısı Ekspresi' hafif kalacak
3.8.2017
Kadını tecrit etmenin binbir yolu
1.8.2017
Bu ülkede herşey yarım, sevinmek ve üzülmek de
27.7.2017
Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!*
25.7.2017
10 maddede Cumhuriyet davası ve önemi
20.7.2017
Korku imparatorluğunda yeni bir eşik aşıldı
18.7.2017
OHAL'E HOŞGELDİNİZ: Nerede adalet, nerede haklar?
13.7.2017
Halkın gözündeki 15 Temmuz
10.7.2017
Kemal Bey 2019’a yürüyor
4.7.2017
Müfredat: Sorun muhafazakarlaşma değil, vahhabileşme
29.6.2017
Başkan’ın yakın halkası (Hızlandırılmış kursumuz yoktur)
27.6.2017
OHAL’de ‘herhal’de aşk
23.6.2017
Adalet için yola düşenler ve yoldan çıkanlar
16.6.2017
Bir gazeteci davası, onlarca dram
13.6.2017
Deniz’ler, Aybüke’ler: Evlatlarını ayırt etmeden sev Türkiye
9.6.2017
Kadın, saç, mehter marşı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Düzce Satılık ve Kiralık Emlaklar Emlak8.net