Abdurrahman Dilipak



Bookmark and Share

Sinek küçük ama


17.12.2018 - Bu Yazı 311 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Meşhur bir söz vardır: Sinek küçük ama mide bulandırır.

Bazen küçük şeyler, birike birike büyür. “Damlaya damlaya göl olur”. Bazen küçük bir damla bardağı taşırır. O büyük füzeleri fırlatan küçük bir fünyedir.

Kibriti gözünüze çok yaklaştırırsanız arkasında kocaman bir ormanı kaybedersiniz.

Anlatacağım olay küçük, sıradan, basit bir olay, ama can sıkıcı. Bu olaylar yaygınlaşınca insanları canından bezdiriyor, öfkelendiriyor. O zaman bu küçük hadiseler, farklı eleştirileri de beraberinde getiriyor, bu küçük şeyler başka olaylar ve kişilerle ilişkilendirilince başka hikâyeler çıkıyor ortaya.

Geçenlerde yağmur yağdı. Hava birden soğudu. Gecenin karanlığında, trafikten kurtulup randevusuna kavuşmaya çalışan bir kardeşimiz, yan yola giriyor, fakat bir su birikintisinden geçerken arabanın ön tekerleri bir çukura düşüyor. Bir yandan yağmur yağıyor, öte yandan tek başına arabayı düştüğü yerden çıkarması mümkün değil. Belediyeden ilgili masayı arıyor. Onlar bir tamirat için taşeron firmaya verilen bir iş gereği açılan çukur olduğunu söylüyor ilgili masa. O birime yönlendiriliyor. İlgili birimi arıyor. Personel kalmadığı, dilekçe yazıp, şikâyetini kuruma iletmesini söylüyor.

Destek hizmeti veren kurumlardan bir destek alamayınca, inip aracının fotoğrafını çekiyor, arkadaşlarını yardıma çağırıyor. Arabayı çıkarıyorlar, aracı servise götürüyorlar.

Adamın randevusu yattı tabi. Arabasının önünde hasar var. Kasko yok.

Bir gün sonra idareye gidiyor, dilekçesini veriyor. Yolu kazmışlar ama bir işaret koymamışlar. Çünkü kazdıkları yeri toprakla doldurmuşlar, yağmur başlayınca toprağı sıkıştırmadan ve üstünü asfaltlamadan çekip gitmişler. Yağmur yağınca hem toprak çökmüş, hem de bir kısmı akıp gitmiş. Araç geçmek isterken de çukura düşmüş.

Bir gün sonra ilgili kurumun ilgili şefliğine gidiyorlar. Şef sözlü olarak konuyu dinlemek istemiyor. “Ne verecekseniz yazılı verin” diyor. Kendilerine yazılı cevap verileceğini söylüyor ama cevap verilmiyor. Tekrar ilgili kuruma gidiyor, şefe tekrar şikâyette bulunuyor. Şefin cevabı: “Bu kadar zaman geçmiş, yapacak şey yok. Mahkemeye gidin” diyor.

Yurttaş diyor ki, zararım 1000 lira kadar. Bir de araç birkaç gün tamirde kaldı. Dava açacak olsam harcı var, avukat parası, “dava iki yıldan önce bitmez” dediler. “Hani mahkeme temyize karar verse, onu tahsil etmek ayrı bir dert. CİMER’e yazsan, basına gitsen bu defa takarlar kafayı diye korkuyor insan. Memur da kendine göre haklı belki. Müteahhit, taşeron idarenin adamı ise, memur onu şikâyet ettiler diye işlem yapacak olsa, amiri ona hesap sorabilir. Peki, o zaman nasıl yanlış yapandan hesap soracağız, yapanın yanına kâr mı kalacak.”

Bakar mısınız, “Mahkemeye git”! O taşeron işini niye eksik yapıyor? Memur neden hesap sormuyor? Bu memlekette neden mahkemelerde kuyruk oluşuyor. Herkes birbiri ile mahkemelik, vatandaş devletle, devlet vatandaşla mahkemelik. O kadar çok mahkeme yetmiyor. Bir yandan da sürekli yasa yapılıyor ve yasalar sürekli değişiyor.

Bir ülkede ne kadar çok yasa varsa o ülkede özgürlükler o kadar az demektir.

Söz konusu şoför başına gelenleri anlatıyor, dert yanıyor. O anlatınca, başkası da kendi başından geçenleri anlatıyor. Herkesin bir hikâyesi var. Çoğu çözümsüz kalmış. İnsanlar anlata-dinleye dertleniyor. Söz sözü açıyor, “söz “tuzu kuru” birilerine geliyor. İhaleleri kimlerin aldığı, işlerin kaça maledildiği, işlerde yapılan yanlışlar, hileler konu ediliyor.

Biri inşaat yapmak için bir arsa alır, arsa bir süre sonra “yeşil alan” olur. Alan, aldığı fiyatın altında arsayı elden çıkarır. Ama kısa süre sonra aynı arsa tekrar imara açılır ve emsallerinden fazla kat verilir.

Bakın, bunlar “şüyuu vukuundan beter” hadiselerdir. Şüyuu bulan hadiseler, eğer çözümsüz kalırsa ekleme, çıkarmalarla benzer hikâyelerle zenginleşerek yayılıyor.

En kötüsü de muhatap bulamamak. Ve insanların artık şikâyet etmekten de korkar hale gelmesi.

Aslında, mesela illerde, ilçelerde, merkezde insan hakları, çevre ve tüketici kurulları var. Ya da Beyaz Masalar, CİMER var. Eskiden BİMER uygulamaları da vardı. “Açık Kapı” uygulaması var. Bilgi edinme hakkı var.

Bazı olaylar var ki, onların çözümsüz kalması bazen insanların umutsuzluğa düşmesine sebep oluyor. Mesela Muhsin Yazıcıoğlu, Hrant Dink, Uğur Mumcu, Hablemitoğlu, Eşref Bitlis gibi..

“Bir insana yapılan bir haksızlık bütün bir topluma yöneltilmiş bir tehdittir.”Yolsuzluk ve rüşvet, torpil iddiaları son derece sinir bozucu. Birileri aynı konudan ona dokunulmazken bir başkasına hesap sorulması da ayrı bir dert..

Bitmek bilmeyen tarla davaları gibi siyasi davalar var. Bir de yargıya karşı bağışık kişiler var sanki.

Bütün bunlar sinir bozucu, can sıkıcı şeyler. Mecelle kuralıdır: “Def-i mazarrat, celbi menafiden evladır”. Bir takım mazarratlar devam ederken, sürekli iyiliklerden söz etmenin bir faydası yok. Ateş düştüğü yeri yakıyor ve onların acısı çevrelerindeki insanların dikkatlerini o yöne çekiyor.

Bazen bu küçük olaylar çoğalınca insanların ufkunu karartabiliyor, tıpkı kibrit çöpünü gözünüze çok yaklaştırdığınızda arkasında bir ormanı kaybedebileceğiniz gibi. Aynen öyle, birçok önemli büyük hizmet, kovanın dibindeki küçük bir deliğin kovanın suyunu bitirmesi gibi, bu hizmetlerin içini boşaltıyor. İnsanlar gün geliyor, pire onları canından bezdirince yorganı yakmasına sebep olabiliyor.

Bari seçime giderken bu gerçeklerin göz önünde tutulması gerek. Aslında bu işin sadece bir seçim taktiği olarak değil, her zaman geçerli bir siyasi ahlak kuralı olarak her zaman aklımızda tutulması ve işlerimize yön vermesi gerek.

Selam ve dua ile. 

Facebook Yorumları

reklam
19.4.2019
Ve İmamoğlu!
18.4.2019
Yaşlı adam rahatsız
17.4.2019
BOP
16.4.2019
“Dehşet dengesi” vetehlikenin ayak sesleri
15.4.2019
Kuzey Afganistan’dan Fergana’ya yol gider
14.4.2019
Bay başkan kimi atayacak?
13.4.2019
AB’den, NATO’dan ayrılalım mı?
12.4.2019
Garb cephesinde yeni bir durum yok!
11.4.2019
Bu işin sosyo psikolojik maliyeti
10.4.2019
Kapitalizmin logosu dolar!
9.4.2019
“Siyasetname” okumazsak “şikayetname” dinleriz!
8.4.2019
Bu kriz kapitalizmin krizidir
7.4.2019
Her şey yolunda mı?
5.4.2019
Seçimin ardından
4.4.2019
Demokrasi yanlışlardan birini seçme özgürlüğü değildir!
2.4.2019
Sonuç bu
30.3.2019
Aman kardeşim aman!
28.3.2019
Şeytan meydan okuyor!
27.3.2019
Şeytan üçgeni
25.3.2019
Mike “Pompeo”
22.3.2019
İyi de İlay Aksoy hanım..
20.3.2019
Bizim laikçi kafalılara uyarı ve..
19.3.2019
Yeni Zelanda’da sil baştan!
18.3.2019
18 Mart 1915
17.3.2019
AB’den ayrılalım mı!
15.3.2019
Ölümlerden ölüm beğenin!
14.3.2019
Bekara karı boşamak kolay
13.3.2019
Cehennemin kapıları aralık!
12.3.2019
Şeytanın Mallarına ve Evlatlarına Ortak Oldukları
9.3.2019
AK Parti’de İslamcıların yüzdesi kaç?
7.3.2019
Ne oldu?
6.3.2019
ABD, Rusya, Çin, Suriye ve Venezuela!
5.3.2019
Sol’u yeniden dizayn ederken
4.3.2019
Kılıçdaroğlu nereye koşuyor?
3.3.2019
Hilafet ve..
1.3.2019
Endişelenecekler tabi, çünkü ucu kendilerine dokunuyor
27.2.2019
28 Şubat öncesi, 15 Temmuz operasyonu
26.2.2019
“Bildiğimi bilseydiniz!...”
25.2.2019
Yarınki dünya!
24.2.2019
Gelecek dünde kaldı cancağızım!
23.2.2019
Askerlik yeniden yapılandırılmalı
21.2.2019
Aile nereye gidiyor?!
20.2.2019
Tereddi ya da
19.2.2019
Seçim takvimi
18.2.2019
Dünyanın kalbini dinle
17.2.2019
Medeni Kanunun 93. Yılı
15.2.2019
Sevgililer Günü
13.2.2019
Kılıçdaroğlu yokuş aşağı koşuyor!
12.2.2019
Güzel söz ve hikmet
11.2.2019
Beka sorunu
8.2.2019
Hafazanallah!
6.2.2019
Sözkonusu CHP ise Soyer teferruattır
5.2.2019
Mitolojik zamana dönüş!
4.2.2019
Ehlen ve sehlen
3.2.2019
Vehn bataklığına düşmeyelim de
1.2.2019
Maduro sana söylüyorum, Erdoğan sen dinle!
31.1.2019
Ve işte şimdi
29.1.2019
Belasını arayan ülke: ABD
28.1.2019
Patladı, patlayacak derken
26.1.2019
Haydaaa!
25.1.2019
“Arap NATO’su” mu “Avrupa NATO’su mu?
24.1.2019
Evet yemin etsinler!
18.1.2019
5. ayın 5’inde 55 vekille!
16.1.2019
Ahval
15.1.2019
Ben 15 ocak demiştim ya..
12.1.2019
Siyasetin de bir fıkhı olmalı
11.1.2019
Siyaset fıkhı
10.1.2019
Dahlan akıllılar
9.1.2019
Bazı şeylerin şuyuu vukuundan beterdir
5.1.2019
Bir ibret dersi: Talud ve Calud
4.1.2019
Seçime giderken Tâlût ve Câlût örneği
3.1.2019
Laf ile verirler aleme binlerce nizamat…
2.1.2019
Zamanı elerken
31.12.2018
Yeni yıl
30.12.2018
Bana dokunmayan yılan!
29.12.2018
Kalbinden vurulmak
28.12.2018
Size inandırıcı geliyor mu?
27.12.2018
Oltaya din takarak Müslüman avlamak
26.12.2018
Evet, “Ergenekoncular ile FETÖ’cüler birlikte yargılansın!”
25.12.2018
Hepimizi kullandılar!
24.12.2018
Neme lazım!
21.12.2018
İktidarı suçlamak
20.12.2018
Çanakkale’den Necef’e
19.12.2018
Kaşıkçı olayı, nereden nereye!
17.12.2018
Sinek küçük ama
16.12.2018
Şu “aile cinayeti”ne artık bir son versek!
14.12.2018
İstersen sulhu salah!..
13.12.2018
Aile çöküyor mu?
12.12.2018
Aile nereye gidiyor?
2.12.2018
Bir hesap hatası yapılmasın da
30.11.2018
Gerçekten kara cumaydı!
29.11.2018
İSEDAK’Tan G20’ye!..
28.11.2018
Mahşerin 4 Atlısı
27.11.2018
Hayatın şeyleri
26.11.2018
Meteor kuşağı
23.11.2018
Bu durumda oyumuzu kime verelim?
22.11.2018
MÜSİAD Fuarı
21.11.2018
Adaylar belirlenirken
20.11.2018
Seçicilere ve adaylara dikkat!
17.11.2018
Dünya nereye gidiyor?
16.11.2018
“Oyuna gelmeyelim” derken
15.11.2018
Metodik Kemalizm
14.11.2018
Yeni bir CHP mümkün mü?
13.11.2018
“Fransız tipi İslam”, laiklik vs..
12.11.2018
Demedim mi, Selahaddin’in çocukları..
11.11.2018
Atina tecrübesi CHP için bir referans olabilir mi?
9.11.2018
Şimdi ne oldu?
8.11.2018
Ölüm asude bir bahar ülkesidir
7.11.2018
Helen bizim neyimiz olur?
6.11.2018
Kaşıkçı’dan Lumumba’ya!.
5.11.2018
Kötü örnek olmayalım da!
4.11.2018
Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez mi?
3.11.2018
Dört halife döneminden bugüne dersler
2.11.2018
Adaylara uyarı
1.11.2018
Fırat’ın doğusu ve..
31.10.2018
Yerel yönetimlerde aday belirlerken
30.10.2018
“The Cumhuriyet” Bayramı mı?
29.10.2018
Kaşıkçı olayı nerede başlar, nerede biter..
28.10.2018
Kibriti gözünüze çok yaklaştırırsanız!
26.10.2018
Durdurun dünyayı inecek var!
25.10.2018
Andımız
24.10.2018
Tekrar İş Bankası
22.10.2018
Dilipak hata yaparsa!
21.10.2018
N’olacak bu Patrikhane’nin hali!
20.10.2018
Hak şerleri hayreyler
19.10.2018
“İnni küntü minezzalimin”
18.10.2018
FETÖ davaları nasıl gidiyor?
17.10.2018
“Kurtarıcı lider”lik fenomeni
16.10.2018
Hilafet, imamet, liderlik üzerine
15.10.2018
Medyen ve Eyke ya da Sodom ve Gomore
14.10.2018
Suudi gazeteci
12.10.2018
Ortodokslar bizim neyimiz olur?
11.10.2018
Paradoks
10.10.2018
İla cehennemüzzümera
9.10.2018
2025
8.10.2018
Kerim devlet yolunda
7.10.2018
Siyaset ve bilgelik
6.10.2018
Ha Hasan’a, Ha Sana!
5.10.2018
Şikâyetname!
4.10.2018
Gelecek günler
3.10.2018
Biz eskiden, eskiden..
2.10.2018
Madem iç tüzük değişecek
1.10.2018
Kafkas, tarih, bugün ve gelecek
30.9.2018
Ahfaz ve İdlib’de neler oluyor?
28.9.2018
Yılanın önündeki tavşan kim?
26.9.2018
Trump intihar etti, Erdoğan “adalet” dedi!
25.9.2018
Tedricilik ve ıslah üzerine
24.9.2018
İyi bir haberim var
23.9.2018
Bir kere daha
21.9.2018
Katılım bankacılığının geleceği üzerine
20.9.2018
Tekrar Pardus
19.9.2018
Erdoğan, CHP ve İş Bankası
18.9.2018
Can Dündar ne yaptın sen!
16.9.2018
Pardus
15.9.2018
N’olacak bu ailenin hali?!
14.9.2018
Arşivciliğimiz ne durumda?
13.9.2018
1440
12.9.2018
Bir gözümüz İdlib’te, öteki!..
11.9.2018
“Kıyametin Şifre”si İzmir’de mi?
10.9.2018
Kadro, cemaat, örgüt ilişkisi üzerine
9.9.2018
İdlib’de neler oluyor?
8.9.2018
Kasap köfte
7.9.2018
Örümcek ağı üzerine
6.9.2018
Emoji
4.9.2018
Hz. Musa, Hz. Davud ve..
3.9.2018
Beklenen Vakit
2.9.2018
Üstümüze gelmeye devam ediyorlar
1.9.2018
Bir “günah keçisi” aranıyor
31.8.2018
Zina suç değil, ama dini nikâh suç mu?
30.8.2018
Zalimlere meyletmeyin, sonra!
29.8.2018
Rusya ile ilişkilerimizi geliştirirken
28.8.2018
Evengaliş komplo
27.8.2018
Evengaliş Müslümanlar!
26.8.2018
Trump giderse
25.8.2018
FETÖ’cüler şimdi de..
24.8.2018
Dünya neden ve nasıl dolara mahkûm ve mecbur bırakıldı?
22.8.2018
Bayramdır..
20.8.2018
Almanya ve Japonya için,bugün değilse ne zaman
19.8.2018
AK Parti’de kongre tamam
18.8.2018
İyi Parti’de siyaset rotasını kaybetti mi!
17.8.2018
Yazılı basın sizlere ömür
16.8.2018
Dolar’la imtihan!
15.8.2018
Kovanın dibi delikse ya da hırsız içerideyse!
14.8.2018
Şu FETÖ yapılanmasını yeniden araştırsak
13.8.2018
Bu gidiş nereye?
12.8.2018
Ben Kapitalizm!
11.8.2018
Haddinden fazla şiddet..
10.8.2018
Nan-ı aziz
9.8.2018
İktidarın dolarla, muhalefetin kongre ile imtihanı
8.8.2018
Masonluk, FETÖ, “cemaat” vs!
6.8.2018
CHP’de sular durulmuyor
5.8.2018
ABD’nin bu “dost”luğunu (!?) unutmayacağız
4.8.2018
Kılıçdaroğlu da Osmanlı!
3.8.2018
ABD Türkiye’ye savaş mı açtı
2.8.2018
Derin CHP
31.7.2018
BRICS+T
30.7.2018
Şeytan bizimkileri nasıl kandırıyor
29.7.2018
Asıl sorun ne biliyor musunuz?
28.7.2018
Kanlı ay
27.7.2018
CHP, İyi Parti..
26.7.2018
Siyonistler! Kendi cehennemine sırtında odun taşıyanlar
25.7.2018
Af meselesi
24.7.2018
Bedelli askerlik de olsun, kısa dönem de..
23.7.2018
Ava giden avlanır
22.7.2018
Cumhuriyetin 1. Evresinin bakiyesi
21.7.2018
Aman dikkat!
20.7.2018
15 Temmuz devam ediyor!
19.7.2018
“Bakan” olmak!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Düzce Satılık ve Kiralık Emlaklar Emlak8.net