Mehveş EVİN

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Dön dolaş, yine 12 Eylül


13.9.2018 - Bu Yazı 278 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bir zamanlar askeri vesayete karşı bayrak açan yayınlar, darbelerin yıldönümlerinde yaşanan yıkımı, hak ihlallerinihatırlatırdı. Bu haber ve yorumlar, “Bakın çok daha demokratik bir Türkiye’de yaşıyoruz” demenin güçlü bir aracıydı.

Hatırlamak, neler olduğunu gençlere anlatmak, “bu acılar, kayıplar bir daha yaşanmasın” temennisini de içinde barındırdığı için önemli.

Büyük travmalara neden olan, acısı ve sonuçları çok taze 15 Temmuz darbe girişimini ayrı bir yere koyalım... Basında, amacına ulaşmış darbeler artık pek hatırlanmıyor. 28 Şubat’ın mağduriyetleri canlı tutulsa da nedense 12 Eylül darbesini anan pek kalmadı.

Oysa 12 Eylül düzeneğinin, Türkiye’nin bugüne gelmesinde payı büyük. Dünkü gazetelerde durum şöyleydi: Darbenin 38. yıldönümünü, merkez/iktidar medyasında sadece Star gazetesi 1. sayfadan “hatırlamış”. 

Nuh Albayrak imzalı küçük haberin başlığı, “Amerika 12 Eylül günlerini arıyor”. Haberde şöyle denmiş:

“38 yıl önceki 12 Eylül darbesini iyi anlarsak, bugün ABD ile yaşadığımız sıkıntıların teşhisini de doğru koyarız.”

Doğru, ama eksik yazılmış. Şöyle düzeltmekte fayda var:

38 yıl önceki 12 Eylül darbesini iyi anlarsak, bugün Türkiye’de yaşanan sıkıntıların teşhisini de doğru koyarız.

“NETEKİM HEP AYNI” MI?

80 darbesinin komutanları, AKP iktidarında gösteri mahiyetinde mahkemeye çıksa da yaptıklarının cezasını çekmedi. 

12 Eylül dönemine, ağır hak ihlalleri, başta Diyarbakır olmak üzere cezaevlerinde ağır işkence ve zulüm, idamlar, beyin göçü, eğitimin dincileştirilmesi damga vurdu.

Ekonomik, sosyal, kültürel, bilişsel; velhasıl her anlamda müthiş bir gerilemenin, çöküşün dönüm noktası oldu 12 Eylül.

Bugün okumayan, eğitimde hızla irtifa kaybeden bir ülkeysek, 12 Eylül’ün sayesinde oldu.

Sol ve demokrat kesimler dağıtılıp aşırı milliyetçilikle harmanlanan dincilik canlandıysa, 12 Eylül’ün sayesinde oldu.

Ekonomisi kırılgan, üretimden uzaklaşıp herşeyini ithal eder hale gelen, kamu kurumlarının neredeyse tamamını özelleştiren bir ülke olduysak, 12 Eylül sayesinde oldu.

Liste böyle uzayıp gidiyor. Ancak, 1980’lerdeki anti demokratik uygulamaların, hukuksuzlukların, basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki baskıların uzantısının bugün, benzer şekilde yaşanmasını da 12 Eylül zihniyetine borçluyuz.

Yeni Yaşam gazetesi, dün “Netekim Hep Aynı” başlığıyla 12 Eylül dönemi ve son iki yılın bilançosunu çıkarıp yan yana yayınladı. Okuyunca dehşete kapılıyorsunuz.

12 Eylül’de idam ve işkencede ölümler vardı, ama bugün yok diye sevinemiyoruz. Zira MHP ittifakıyla birlikte idam, sık sık gündeme getiriliyor. İzlenen politikalar, toplumun bir kısmını yok saymaya, zulmetmeye yönelik.

47 GAZETECİYE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Örneğin basın özgürlüğü alanında neler yaşandı? 12 Eylül’de birçok gazete kapatıldı, İstanbul gazeteleri 300 gün yayın yapamadı. Ancak 1 yıl sonra yayınlarına -ağır sansürün hükmünde olsa da- devam ettiler. Cezaevindeki gazeteci sayısı 31’di, pek çok gazeteci de hapis cezası istemiyle yargılandı. 1989'da 16 günlük gazeteye açılan dava sayısı 394’tü.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL’de 200’e yakın dergi, radyo, gazete, TV kanalıkapatıldı. Kapatılmayan yayınlara, el konarak, satılarak diz çöktürüldü. Cumhuriyet örneğindeyse yayın çizgisini Saray’a şikayet edenler vakıf yönetimini ele geçirdi.

Bugün hapisteki gazeteci sayısı 170’lerde. BİA (Bağımsız İletişim Ağı) Medya Gözlem raporuna göre 315 gazeteci, köşe yazarı, yayın sorumlusu veya çizer, tüm ceza ve tazminat davaları kapsamında 47 ağırlaştırılmış müebbet, bir müebbet hapis, 3 bin 34 yıl yıl 6 ay hapis, 4 milyon 40 bin TL maddi veya manevi tazminat istemiyle yargılanıyor.

Ve böylesine ağır bir tablo yaşanırken bir takım gazeteciler hala birbirini suçlayarak, hedef göstererek, tüm günahların sorumlusu ilan edebiliyor.

Ne kadar yazık.

Facebook Yorumları

reklam
20.11.2018
Yiğit Aksakoğlu’nun çok tehlikeli(*) faaliyetleri!
15.11.2018
Ekincigiller toplumun çok gerisinde kaldı
13.11.2018
Merkez medyanın bugüne gelinmesindeki rolü neydi?
8.11.2018
Enflasyonla topyekün müğcağdeğlehh!
6.11.2018
İtişmedin Kural. Dövdün. Sus artık
1.11.2018
Kavala’dan aylar, bizden yıllar eksiliyor
30.10.2018
95. yıl: Güçlü Türkiye bu mu?
26.10.2018
CIA, Kanalİstanbul dosyasını çıkardı mı?
23.10.2018
Baroya sızan siyaset ve seviyesizlik
19.10.2018
Muhalefete çağrı: Bu sistemle, bu tembellikle olmaz
16.10.2018
Çocuk istismarı hücreyi değiştiriyor
11.10.2018
Çay içse örgütsel faaliyet sayılacak!
9.10.2018
Kayyım tayini ve kadın korkusu
2.10.2018
'3-5 tane gazeteci' değil, hepsi için gerekeni yapın
25.9.2018
Hamdolsun, dünyanın en lüks uçaklarından birine sahibiz!
20.9.2018
Krizden korkmayın, ülkeyi parsel parsel satıyoruz
18.9.2018
Maaşın yatmadığında sen ne yapacaksın?
13.9.2018
Dön dolaş, yine 12 Eylül
11.9.2018
Cumhuriyet'in kurtuluşu değil, sonu
30.8.2018
Vatan haini kimdir?
28.8.2018
Kim kandırıyor, kim istismar ediyor?
23.8.2018
Unutmanın panzehiri kitap: Türkiye’deki IŞİD Ağları
21.8.2018
Deprem bilimciyi esir alan, fasulye sattıran 'düzen'
16.8.2018
Boykot mu dediniz?
14.8.2018
'Bize operasyon çekiyorlar'
9.8.2018
Böyle güzellik olmaz olsun Yves Rocher
7.8.2018
Piknik bahçesi
3.8.2018
Çocukların katli
31.7.2018
10 Ekim katliamı davası neden bu kadar mühim?
19.7.2018
Muhalefet halleri ve Demirtaş’ın sessizliği
17.7.2018
Sieg Heil (*)
13.7.2018
Acılar itinayla mavi halının altına süpürülür
10.7.2018
Hiç bitmeyecek bir savaş (*)
5.7.2018
Basın 24 Haziran dersini aldı mı?
3.7.2018
Tüm muhalefet partileri, cevap verin!
28.6.2018
Koltuk sevdalısı yaşlı adamlar ülkesi
26.6.2018
24 Haziran’dan çıkan tavşanlar
21.6.2018
24 Haziran’ın kaderini onlar belirleyecek
19.6.2018
Her köşeden bakan bir Erdoğan
14.6.2018
Ağlayan patron için ağlaya ağlaya çalışan gazetecilere
12.6.2018
Kürt seçmen yine değere bindi
7.6.2018
Ekolojik yıkım muhalefetin radarında mı?
1.6.2018
Şiddetin magazini varken Gezi’den bahsetmek de ne?
31.5.2018
Şiddetin magazini varken Gezi’den bahsetmek de ne?
29.5.2018
AKP’ye göre 'yıkım ittifakı' ne, muhalefete göre ne?
24.5.2018
AKP neden sandık başına 1 milyon kişiyi hazırladı?
22.5.2018
‘Millet İttifakı’nda beyler yine en önde!
15.5.2018
SIKILDIK biraz hafif kalmadı mı?
10.5.2018
Seçim güvenliği ittifakına TAMAM mı?
8.5.2018
Eksik ittifaka rağmen 24 Haziran’da umut var
3.5.2018
Reis’in mal varlığını açıklamasına ne gerek var?
1.5.2018
Üniversiteden ülkeye: Bölmeye çok meraklılar
26.4.2018
Cumhuriyet davası, Saray yönetiminin özeti
19.4.2018
24 Haziran: Neden bu kadar erken?
17.4.2018
Demirtaş’ı duymanızı neden istemiyorlar?
12.4.2018
Boğaziçili çocuklar
10.4.2018
Kuralsızlık, kural haline gelince...
5.4.2018
Yeni Türkiye’nin şifreleri bu davada saklı
3.4.2018
Meclis’te gösteri skandalı: Kadına dayanamıyorlar
29.3.2018
Medyada kalan son delikler itinayla kapatılır
27.3.2018
Sanata ve sanatçıya sansürde dünya beşincisi Türkiye (Alo Hülya Hanım?)
22.3.2018
Doğan Medya’nın satışı: Şimdi ne olacak?
20.3.2018
Afrin, Şengal, Menbiç: İşgal değil, ihyaymış
15.3.2018
Milliyetçi ittifakın paniği, hayırcıların gücü
13.3.2018
Cumhuriyet davası: Lütfetmenizi değil, adaletin tesisini istiyoruz
8.3.2018
Akvaryumunda mutlu musun kadın?
7.3.2018
Alo BM? Batsın bu dünya!
1.3.2018
Gestapo vatandaş
27.2.2018
Ha cinsel istismar suçları tasarısı, ha ihale şartnamesi
22.2.2018
Tutuksuz yargılanan katırlar, tutuklu yargılanan Başkanlar
20.2.2018
Oh olsun’cular, Saray şakşakçısından ne farkınız var?
16.2.2018
Korkan, birbirine düşman bir topluluğa millet denir mi?
14.2.2018
Formatı robota değil kendinize atın
8.2.2018
Savaş yüzünden konuşulamayanlar
6.2.2018
Canlı ‘faili meçhul’ dönemi
1.2.2018
CHP’den aklın ve vicdanın sesini duymak güzel
30.1.2018
Başrolde SADAT
25.1.2018
The Post ve gazeteciliği özlemek
24.1.2018
Çanakkale geçilecek hem de 500 bin ağaç keserek
23.1.2018
Hazırool! Hadi şimdi rap, rap, rap…
18.1.2018
Yoksa Reis, bir kadından mı korkuyor?
16.1.2018
Asla teslim olmayacağız
9.1.2018
Boğaziçi’yle uğraşmaya doyamadı, acaba neden?
4.1.2018
Yeme bizi Diyanet!
3.1.2018
İkinci makine çağında interneti lanetleyen bir lider
28.12.2017
Ahmet’in sözleri herkese sert bir tokat
26.12.2017
Yeni KHK’ler: İdam fermanı
22.12.2017
Sarı yazmalılara terörist diye saldıran karanlık
20.12.2017
Bilinmeyen diller Meclisi XXX
15.12.2017
'Demokratik toplum adına' Demirtaş’ı tutuklamak...
12.12.2017
Bebelere Kuran eğitimi
7.12.2017
Tek cümle kurmadan ‘akademisyen’ ol, yeter ki ‘barış’ deme!
5.12.2017
Tunca gibi gazetecilere her zamankinden çok ihtiyaç var
30.11.2017
Reza, Ziya enişte, paracıklar ve ötesi...
28.11.2017
'Ben de şiddet gördüm' diyen ünlüleri sokakta da görelim
26.11.2017
Rebus sic stantibus
23.11.2017
Biçilen adalet: Güven, Parıldak, Alpay
21.11.2017
Atatürkçü AKP’ ve Putin ‘antiemperyalizm’i
16.11.2017
AKP’nin sosyal medyadaki paralı asker ordusu büyüyor
15.11.2017
Her tacizci erkek sapık mı?
10.11.2017
Vergi cennetleri yasal, ama meşru değil
7.11.2017
Yazmıyooor, yazmıyooor! Medya neden yaz(a)mıyor?
2.11.2017
At bir ‘Kızıl Soros’ başlığı, altını doldururlar
26.10.2017
Büyük cehalet mi büyük çaresizlik mi?
24.10.2017
İfade özgürlüğüne saldırıların hedefi salt laikler değil
19.10.2017
Kadınlar için tehlikeliyse kimse güvende değil
12.10.2017
Kabile devleti mi dediniz?
10.10.2017
10 Ekim davası Türkiye’nin yönünü belirleyecek
5.10.2017
Ne yani ‘çocuklar ölsün’ mü diyelim?
3.10.2017
Damadın davası ve sızdırma gazetecilik
29.9.2017
Rıza Zelyut ve Alev Coşkun
26.9.2017
Suriyeli 1’inci, Karadenizli 2. sınıf vatandaş, öyle mi?
21.9.2017
‘Tek bir delil gösterin, ömrümü hapiste geçireyim’
19.9.2017
‘Vurun liboşlara!’ Bu mudur?
14.9.2017
Cenazeye saldırmaktan daha aşağılık ne olabilir?
12.9.2017
Yazıklar olsun! Cumhuriyet'te tahliye yok
7.9.2017
Yaşam tarzına müdahale, yaşama müdahale
5.9.2017
Hayırdır beyler? Ensest rahatsız mı etti?
31.8.2017
Müşkülpesent okura bir çift söz
29.8.2017
Kürt, Türk fark etmez: Fakirlere ölüm
24.8.2017
Böl ve yönet, böl ve inşa et!
22.8.2017
Muhalefet hep aynı hataları tekrarlayacak mı?
17.8.2017
Molozdan bile değersizsin ey vatandaş!
15.8.2017
Cengiz’in Cerrattepe yalanlarına inanmayın
10.8.2017
Bizimle mi dalga geçiyorlar, kendileriyle mi?
8.8.2017
'Geceyarısı Ekspresi' hafif kalacak
3.8.2017
Kadını tecrit etmenin binbir yolu
1.8.2017
Bu ülkede herşey yarım, sevinmek ve üzülmek de
27.7.2017
Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!*
25.7.2017
10 maddede Cumhuriyet davası ve önemi
20.7.2017
Korku imparatorluğunda yeni bir eşik aşıldı
18.7.2017
OHAL'E HOŞGELDİNİZ: Nerede adalet, nerede haklar?
13.7.2017
Halkın gözündeki 15 Temmuz
10.7.2017
Kemal Bey 2019’a yürüyor
4.7.2017
Müfredat: Sorun muhafazakarlaşma değil, vahhabileşme
29.6.2017
Başkan’ın yakın halkası (Hızlandırılmış kursumuz yoktur)
27.6.2017
OHAL’de ‘herhal’de aşk
23.6.2017
Adalet için yola düşenler ve yoldan çıkanlar
16.6.2017
Bir gazeteci davası, onlarca dram
13.6.2017
Deniz’ler, Aybüke’ler: Evlatlarını ayırt etmeden sev Türkiye
9.6.2017
Kadın, saç, mehter marşı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları