Mehveş EVİN

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Böyle güzellik olmaz olsun Yves Rocher


9.8.2018 - Bu Yazı 366 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye’nin 38 şehrinde, 140 şubesi var. İstanbul’un her yerinde kolayca ulaşılabilen bir kozmetik markası Yves Rocher. Hem markanın Fransız olması, hem ürünlerin muadillerine göre uygun fiyatta satılması bir avantaj. Doğa-kadın dostu imaj çalışmaları da var.

Bu özellikleriyle ben dahil, şehirli pek çok kadının tercih ettiği bir marka (idi). Ancak şirketin yüzde 51’ine sahip olduğu Flormar’da aylardır süren direnişe karşı tutunduğu tavır, kabul edilebilir gibi değil. Satış için türlü kampanyalar, indirimler yapan, her yere büyük hızla satış noktaları açan Yves Rocher’nin şemsiyesi altındaki Flormar, işçilerin hak, sağlık ve güvenlik arayışlarına karşı son derecede sert, hatta acımasız bir tutum aldı.

Yves Rocher Genel Müdürü  Elif Berker’in geçen sene bir magazin dergisine verdiği röportaja göre, markanın 2020 yılındaki hedefi 300 mağazaya ulaşmak. Şöyle demiş Berker: “Markamızın kurucusu Yves Rocher’ninsıkı bir prensibi var. Bu markayı kurarken amacı güzelliği demoratikleştirmek yani güzelliği bütün kadınlara ulaşılabilir kılmaktı. Ve biz de bu prensibin arkasından gidiyoruz.”

GÜZELLİĞİ DEMOKRATİKLEŞTİRMEK!

Vay vay vay! Güzelliği demokratikleşmekten anlayış, daha çok kozmetik ürün satmak. Ama demokratikleşirken nasıl oluyorsa en temel işçi haklarını ayaklar altına almak, kadın işçileri ezmek serbest!

Almayayım, kalsın Yves Rocher... Oje süreceksem Flormar değil, işçiye adil davranan bir marka seçerim. Krem alacaksam Yves Rocher değil, başkasını seçerim. Daha fazla satmak ve daha fazla kazanmak uğruna bir avuç işçinin sendikalaşma hakkını yok sayıyorsan, kalsın demokratik güzelliğin!

Devam edelim... Yves Rocher’in müdürü, Türkiye’deki kozmetik pazarının 2.5 milyar avro değerindeolduğunu, Holding’in toplam cirosunun da 2.5 milyar avroyu bulduğunu övünerek anlatıyor.

Övünsün tabii, ama şunu açıklasın: Neden işçilerinizin haklarını çiğniyor, hak talep edeni işten çıkarıyorsunuz? İyi, iddialı bir marka olma iddiasındaysanız önce kendi çalışanınıza sahip çıksanıza?

Ayrıca Yves Rocher, Flormar’dan ayrı bir marka olduğunu iddia ederek Flormar’da yaşanan skandaldan uzak durmaya çalıştı. Oysa Yves Rocher, 2012’de Kosan Kozmetik’e ait Flormar’ın yüzde 51 hissesini satın aldı. Yani Flormar, o tarihten bu yana Group Rocher'nin markalarından biri.

Kosan Kozmetik'in çoğunluk hissesine sahip olan grup, şirketin yönetim kurulunu da belirledi. Flormar'ı üreten Kosan Kozmetik şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Bris Rocher oldu. Yves Rocher'nin torunu olan Bris Rocher, aynı zamanda Yves Rocher şirketinin de CEO'su.

UYUMASINLAR DİYE SOĞUK ODADA ÇALIŞTIRILDILAR

Peki Mayıs’tan beri süren Flormar direnişi neden çıktı? Bianet’in haberine göre, sorunlar 2017’de çığrından çıktı. Flormar’da çalışan kadın işçiler ayrımcılığa uğradıkları, erkeklerden daha düşük ücretlere çalıştırıldıkları için en doğal hakları olan sendikalaşmayı konuşmaya başladı.

Derken işçilere kötü davranışlar arttı: Bir işçiye beş kişilik iş yüklüyor, iş sırasında konuşmayı yasaklıyor, en ufacık bir hatada işçileri azarlıyor, özellikle kadınlar izin istediğinde şehre inmek için araç verilmiyor. İşçiler “uyumasın” diye 16-18 derecelik soğuk odalarda çalıştırılıyor, hastalananlara ağrı kesicilerle işbaşına yollanıyor, en fenası, kimyasal maddelerin açığa çıktığı bölüm denetimden muaf tutuluyor... 

Tam bir modern köle düzeni!

Şikayet ve taleplerin yok sayılması üzerine sendikalaşma başlıyor ve yüzde 51’i bulunca Petrol İş devreye giriyor. Bu sefer üst düzey yöneticiler, “yüksek maaş verelim sendikalaşmayın” diye devreye giriyor!

Çoğu işçi, yıllardır çözülmeyen sorunları anlatarak sendikalı olmakta ısrar edince, ilk etapta 20 işçi çıkarılıyor: İşyerine çevik kuvvet çağırılarak, fabrikanın yangın çıkış kapısından çıkarılıp özel eşyalarını bile alamadan!

Bu süreçte arkadaşlarına destek oldukları için de işten çıkarılan çoğu kadın işçinin toplam sayısı 132’ye ulaştı. İşten çıkartılma gerekçeleri, en az işçilere yaptıkları muamele kadar utanç verici: Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller!

Flormar direnişi, aylardır, her gün Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde sürüyor. Dayanışmak, destek olmak için yapılacak şey basit: Yves Rocher ve Flormar ürünlerine boykot.

Facebook Yorumları

reklam
19.10.2018
Muhalefete çağrı: Bu sistemle, bu tembellikle olmaz
16.10.2018
Çocuk istismarı hücreyi değiştiriyor
11.10.2018
Çay içse örgütsel faaliyet sayılacak!
9.10.2018
Kayyım tayini ve kadın korkusu
2.10.2018
'3-5 tane gazeteci' değil, hepsi için gerekeni yapın
25.9.2018
Hamdolsun, dünyanın en lüks uçaklarından birine sahibiz!
20.9.2018
Krizden korkmayın, ülkeyi parsel parsel satıyoruz
18.9.2018
Maaşın yatmadığında sen ne yapacaksın?
13.9.2018
Dön dolaş, yine 12 Eylül
11.9.2018
Cumhuriyet'in kurtuluşu değil, sonu
30.8.2018
Vatan haini kimdir?
28.8.2018
Kim kandırıyor, kim istismar ediyor?
23.8.2018
Unutmanın panzehiri kitap: Türkiye’deki IŞİD Ağları
21.8.2018
Deprem bilimciyi esir alan, fasulye sattıran 'düzen'
16.8.2018
Boykot mu dediniz?
14.8.2018
'Bize operasyon çekiyorlar'
9.8.2018
Böyle güzellik olmaz olsun Yves Rocher
7.8.2018
Piknik bahçesi
3.8.2018
Çocukların katli
31.7.2018
10 Ekim katliamı davası neden bu kadar mühim?
19.7.2018
Muhalefet halleri ve Demirtaş’ın sessizliği
17.7.2018
Sieg Heil (*)
13.7.2018
Acılar itinayla mavi halının altına süpürülür
10.7.2018
Hiç bitmeyecek bir savaş (*)
5.7.2018
Basın 24 Haziran dersini aldı mı?
3.7.2018
Tüm muhalefet partileri, cevap verin!
28.6.2018
Koltuk sevdalısı yaşlı adamlar ülkesi
26.6.2018
24 Haziran’dan çıkan tavşanlar
21.6.2018
24 Haziran’ın kaderini onlar belirleyecek
19.6.2018
Her köşeden bakan bir Erdoğan
14.6.2018
Ağlayan patron için ağlaya ağlaya çalışan gazetecilere
12.6.2018
Kürt seçmen yine değere bindi
7.6.2018
Ekolojik yıkım muhalefetin radarında mı?
1.6.2018
Şiddetin magazini varken Gezi’den bahsetmek de ne?
31.5.2018
Şiddetin magazini varken Gezi’den bahsetmek de ne?
29.5.2018
AKP’ye göre 'yıkım ittifakı' ne, muhalefete göre ne?
24.5.2018
AKP neden sandık başına 1 milyon kişiyi hazırladı?
22.5.2018
‘Millet İttifakı’nda beyler yine en önde!
15.5.2018
SIKILDIK biraz hafif kalmadı mı?
10.5.2018
Seçim güvenliği ittifakına TAMAM mı?
8.5.2018
Eksik ittifaka rağmen 24 Haziran’da umut var
3.5.2018
Reis’in mal varlığını açıklamasına ne gerek var?
1.5.2018
Üniversiteden ülkeye: Bölmeye çok meraklılar
26.4.2018
Cumhuriyet davası, Saray yönetiminin özeti
19.4.2018
24 Haziran: Neden bu kadar erken?
17.4.2018
Demirtaş’ı duymanızı neden istemiyorlar?
12.4.2018
Boğaziçili çocuklar
10.4.2018
Kuralsızlık, kural haline gelince...
5.4.2018
Yeni Türkiye’nin şifreleri bu davada saklı
3.4.2018
Meclis’te gösteri skandalı: Kadına dayanamıyorlar
29.3.2018
Medyada kalan son delikler itinayla kapatılır
27.3.2018
Sanata ve sanatçıya sansürde dünya beşincisi Türkiye (Alo Hülya Hanım?)
22.3.2018
Doğan Medya’nın satışı: Şimdi ne olacak?
20.3.2018
Afrin, Şengal, Menbiç: İşgal değil, ihyaymış
15.3.2018
Milliyetçi ittifakın paniği, hayırcıların gücü
13.3.2018
Cumhuriyet davası: Lütfetmenizi değil, adaletin tesisini istiyoruz
8.3.2018
Akvaryumunda mutlu musun kadın?
7.3.2018
Alo BM? Batsın bu dünya!
1.3.2018
Gestapo vatandaş
27.2.2018
Ha cinsel istismar suçları tasarısı, ha ihale şartnamesi
22.2.2018
Tutuksuz yargılanan katırlar, tutuklu yargılanan Başkanlar
20.2.2018
Oh olsun’cular, Saray şakşakçısından ne farkınız var?
16.2.2018
Korkan, birbirine düşman bir topluluğa millet denir mi?
14.2.2018
Formatı robota değil kendinize atın
8.2.2018
Savaş yüzünden konuşulamayanlar
6.2.2018
Canlı ‘faili meçhul’ dönemi
1.2.2018
CHP’den aklın ve vicdanın sesini duymak güzel
30.1.2018
Başrolde SADAT
25.1.2018
The Post ve gazeteciliği özlemek
24.1.2018
Çanakkale geçilecek hem de 500 bin ağaç keserek
23.1.2018
Hazırool! Hadi şimdi rap, rap, rap…
18.1.2018
Yoksa Reis, bir kadından mı korkuyor?
16.1.2018
Asla teslim olmayacağız
9.1.2018
Boğaziçi’yle uğraşmaya doyamadı, acaba neden?
4.1.2018
Yeme bizi Diyanet!
3.1.2018
İkinci makine çağında interneti lanetleyen bir lider
28.12.2017
Ahmet’in sözleri herkese sert bir tokat
26.12.2017
Yeni KHK’ler: İdam fermanı
22.12.2017
Sarı yazmalılara terörist diye saldıran karanlık
20.12.2017
Bilinmeyen diller Meclisi XXX
15.12.2017
'Demokratik toplum adına' Demirtaş’ı tutuklamak...
12.12.2017
Bebelere Kuran eğitimi
7.12.2017
Tek cümle kurmadan ‘akademisyen’ ol, yeter ki ‘barış’ deme!
5.12.2017
Tunca gibi gazetecilere her zamankinden çok ihtiyaç var
30.11.2017
Reza, Ziya enişte, paracıklar ve ötesi...
28.11.2017
'Ben de şiddet gördüm' diyen ünlüleri sokakta da görelim
26.11.2017
Rebus sic stantibus
23.11.2017
Biçilen adalet: Güven, Parıldak, Alpay
21.11.2017
Atatürkçü AKP’ ve Putin ‘antiemperyalizm’i
16.11.2017
AKP’nin sosyal medyadaki paralı asker ordusu büyüyor
15.11.2017
Her tacizci erkek sapık mı?
10.11.2017
Vergi cennetleri yasal, ama meşru değil
7.11.2017
Yazmıyooor, yazmıyooor! Medya neden yaz(a)mıyor?
2.11.2017
At bir ‘Kızıl Soros’ başlığı, altını doldururlar
26.10.2017
Büyük cehalet mi büyük çaresizlik mi?
24.10.2017
İfade özgürlüğüne saldırıların hedefi salt laikler değil
19.10.2017
Kadınlar için tehlikeliyse kimse güvende değil
12.10.2017
Kabile devleti mi dediniz?
10.10.2017
10 Ekim davası Türkiye’nin yönünü belirleyecek
5.10.2017
Ne yani ‘çocuklar ölsün’ mü diyelim?
3.10.2017
Damadın davası ve sızdırma gazetecilik
29.9.2017
Rıza Zelyut ve Alev Coşkun
26.9.2017
Suriyeli 1’inci, Karadenizli 2. sınıf vatandaş, öyle mi?
21.9.2017
‘Tek bir delil gösterin, ömrümü hapiste geçireyim’
19.9.2017
‘Vurun liboşlara!’ Bu mudur?
14.9.2017
Cenazeye saldırmaktan daha aşağılık ne olabilir?
12.9.2017
Yazıklar olsun! Cumhuriyet'te tahliye yok
7.9.2017
Yaşam tarzına müdahale, yaşama müdahale
5.9.2017
Hayırdır beyler? Ensest rahatsız mı etti?
31.8.2017
Müşkülpesent okura bir çift söz
29.8.2017
Kürt, Türk fark etmez: Fakirlere ölüm
24.8.2017
Böl ve yönet, böl ve inşa et!
22.8.2017
Muhalefet hep aynı hataları tekrarlayacak mı?
17.8.2017
Molozdan bile değersizsin ey vatandaş!
15.8.2017
Cengiz’in Cerrattepe yalanlarına inanmayın
10.8.2017
Bizimle mi dalga geçiyorlar, kendileriyle mi?
8.8.2017
'Geceyarısı Ekspresi' hafif kalacak
3.8.2017
Kadını tecrit etmenin binbir yolu
1.8.2017
Bu ülkede herşey yarım, sevinmek ve üzülmek de
27.7.2017
Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!*
25.7.2017
10 maddede Cumhuriyet davası ve önemi
20.7.2017
Korku imparatorluğunda yeni bir eşik aşıldı
18.7.2017
OHAL'E HOŞGELDİNİZ: Nerede adalet, nerede haklar?
13.7.2017
Halkın gözündeki 15 Temmuz
10.7.2017
Kemal Bey 2019’a yürüyor
4.7.2017
Müfredat: Sorun muhafazakarlaşma değil, vahhabileşme
29.6.2017
Başkan’ın yakın halkası (Hızlandırılmış kursumuz yoktur)
27.6.2017
OHAL’de ‘herhal’de aşk
23.6.2017
Adalet için yola düşenler ve yoldan çıkanlar
16.6.2017
Bir gazeteci davası, onlarca dram
13.6.2017
Deniz’ler, Aybüke’ler: Evlatlarını ayırt etmeden sev Türkiye
9.6.2017
Kadın, saç, mehter marşı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları