Mehmet Y. Yılmaz

T24



Bookmark and Share

Kılıçdaroğlu’nu aramak, insanlık gereğiydi


24.4.2019 - Bu Yazı 212 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  23 Nisan nedeniyle Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan bir çocuğa sordular, “Kemal Kılıçdaroğlu’nu aradınız mı” diye?

Yanıtı “bende telefonu yok” oldu.

2023 yılına kadar o koltuğun seçilmiş sahibi olan şahsa da ki bu şahıs AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan oluyor aynı soruyu sordular.

“Neden arayayım ki” diye yanıt verdi.

Düşündüm, hangi cevap daha doğru diye.

Sanki çocuğun yanıtı daha anlaşılabilir, daha makul karşılanabilir bir yanıt gibi geldi bana.

Kemal Kılıçdaroğlu, bir avuç eşkıyanın saldırısına uğradı.

Bunun örgütlü mü, kendiliğinden gelişen bir saldırı mı olduğunu kuşkusuz ki bu iktidar döneminde öğrenemeyeceğiz. Yanıtı zaman içinde alacağız.

Saldırıya uğrayan şahıs, daha üç hafta önce yapılan seçimde bu ülkede yaşayan üç kişiden birinin oyunu alan partinin genel başkanı.

Yumruk yedi, bir eve sığındı, sığındığı evi yakmak istediler, eşkıyalardan biri olan bir kadın koca bir taş parçasıyla otomobiline saldırdı.

Ellerine geçirseler öldürebilirlerdi.

Ve memleketin Cumhurbaşkanı, böyle bir saldırıdan kurtulmuş Türkiye’nin ikinci büyük partisinin liderini aramıyor, sorana da “niye arayayım ki” diyor.

Bu ülkede çivilerin en başından beri oynadığını gösteren bir durum bu.

Her şeyi boş verin, siyasi nezaketi de bir yana koyun, ayda yılda bir de olsa gördüğünüz bir insanı böyle bir durumdan sonra aramak insanlık gereğidir.

O insanı eleştiriyor olabilirsiniz, sevmiyor olabilirsiniz ama medeni terbiye bunu gerektirir.

Kim bilir, belki de Cumhurbaşkanı, seçim öncesindeki konuşmalarıyla nasıl tipleri tahrik ettiğinin ancak farkına vardığı için aramamış olabilir.

Yine de arasaydı iyi olurdu.

Devlet Bahçeli’nin aklına uymamasını öneririm. İkimiz de 12 Eylül öncesini hatırlayacak yaştayız.

Bu tür politikaların, Türkiye’yi adım adım nasıl darbeye götürdüğünü, kaç eve ateş düştüğünü hatırlıyor olmalı.

Derin bir nefes alıp biraz olsun düşünsün: Türkiye’yi böyle politikalarla bölmenin, insanlar arasına düşmanlık tohumu ekmenin kime faydası olur?

                                                                ***

Türkiye’yi bölmek isteyenlerin sevdiği hareketler

Kars Valiliği önünde yapılan 23 Nisan töreninde 14. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Özgür Nuhut, Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen ve eş başkan Şevin Alaca’nın elini sıkmadı.

Hatırlarsınız, bu beyler bir dönem de AKP yetkililerinin elini sıkmazlardı.

Mesela 2007 yılında Korgeneral Aslan Güner, KKTC'den dönüşünde Cumhurbaşkanı'nı karşılarken eşi Hayrünnisa Hanım’ın elini sıkmamıştı.

O vakitler ne gürültü koptuğunu hatırlıyorum.

Paşa da sonra terfi alamamıştı zaten.

Tuğgeneral Doğu Silahçıoğlu’nun da belediye başkanı olduğu yıllarda Recep Tayyip Erdoğan’ın elini sıkmaktan imtina ettiği ileri sürülmüştü, onu da hatırlıyorum.

Bütün AKP medyasının da bir subayın, seçilmiş bir kişinin elini sıkmamasının nasıl korkunç bir şey olduğunu döne döne yazdığını da hatırlıyorum tabii.

Şimdi soralım arada ne fark var?

Bir askerin, seçilmiş bir kişiye böyle bir tavır alma hakkı yoktur. Hakkı da yoktur, haddi de değildir.

Bugün askeri böyle siyasi tavırlar için yüreklendirirseniz, yarın bunun nereye kadar varacağını öngöremezsiniz.

Ayhan Bilgen seçilmiş bir belediye başkanı. HDP’yi, PKK’nın uzantısı olarak görüyor olabilirsiniz. Bu, halkın onu seçtiği gerçeğini değiştirmez.

Cumhurbaşkanı da TBMM’deki 23 Nisan törenlerinde, HDP adına Pervin Buldan kürsüye çıkınca salonu terk etti.

Gazeteciler sorunca da “Mehmedimi şehit edenleri neden dinleyeceğim, İstiklal Marşı’nı okumayanları neden dinleyeceğim” dedi.

Pervin Buldan’ın silahlı eylemlere katıldığından haberim yoktu.

Cumhurbaşkanı biliyorsa neden savcılara haber vermiyor?

Vermiyor, çünkü böyle bir şey yok.

Pervin Buldan, milletvekili seçilmiş, Anayasa ve kanunlar önünde Recep Tayyip Erdoğan ile eşit bir yurttaştır.

Ona oy verenler terörist değildir, onların oylarının değeri de Erdoğan’a oy verenlerin oylarının değerinden az değildir.

Bu halkın bir bölümünün meşru siyaset ile ilişkisini kesmeye, onun meşru siyasi temsilcilerini yok saymaya yönelik her hareket, bu ülkeyi bölmek isteyenlere hizmet eder.

Türkiye’yi bölmek isteyenler, kuşku duymayın ki bu sahneleri zevk içinde çubuklarını tüttürerek izliyorlar.

                                                       ***

Bunlar “şehit yakını” değil, eşkıya

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı sıfatını taşıyan bir devlet memuru var. Adı Fahrettin Altun.

Kemal Kılıçdaroğlu’nu linç etmeye çalışan insanlıktan nasibini almamış eşkıyalar için şöyle diyor:

“Kılıçdaroğlu’nu protesto eden vatandaşlarımıza terörist muamelesi yapılmasını asla kabul edemeyiz.”

Kusura bakma Altun Bey. Bu eşkıyaya, şehit ailesi hoşgörüsü göstermeyi de biz kabul edemeyiz.

Senin bu yaptığın, gencecik çocuklarını kaybeden ailelere hakarettir.

Bu eşkıyanın yaptığı “protesto” değildir. Linç girişimidir.

Bir gün seni de böyle protesto etmek isteyenler çıkarsa, nereye saklanacağını bilemezsin.

Süleyman Demirel, “bana milliyetçiler suç işliyor dedirtemezsiniz” dedikten iki yıl sonra “American boys” tarafından darbeye maruz kaldı.

Onun “milliyetçi” sandığı tipler meğerse CIA ve MİT’in ortak operasyonunu yürütüyorlarmış, sonradan öğrendik.

Yine aynı tiplerin başrolünde olduğu bir oyunun tam ortasındayız. Akıllı olun! 

Facebook Yorumları

reklam
21.05.2019
Binali Bey, seçmeni “bidon kafa” zannediyor
20.05.2019
AKP Genel Başkanı’nın sözleri doğru değil
15.05.2019
Mehmet Yakup Hoca ile Ramazan sohbeti!
14.05.2019
Az gittik, uz gittik, 73 yıl geri geldik!
13.05.2019
AKP trolleri ve Fethullahçılar’ın tuzağına düşmeyin
11.05.2019
Okşadıkça tenini, elimi kıskanırım!
10.05.2019
İçişleri Bakanı şöbiyet ile şaibeyi karıştırmış olmalı
9.05.2019
Dillerini yutmuşlar, bir tek parmakları çalışıyor!
8.05.2019
Rejim en büyük hatasını yaptı
7.05.2019
Tarihi olan “karar” değil, seçim sistemimizin çöküşü
6.05.2019
Hakemi aldatmaya çalışan futbolcu gibi
4.05.2019
Muammanın peşrevinde muallaktayız
2.05.2019
YSK, üç ay eğlence olsun diye mi çalıştı?
1.05.2019
Erdoğan, YSK kararına uyacak diye sevinelim mi?
30.04.2019
YSK’da tutarlılık aramak çok mu garip?
29.04.2019
Savcılar, seçmen listesini sabote mi etti?
24.4.2019
Kılıçdaroğlu’nu aramak, insanlık gereğiydi
23.4.2019
Sayın Cumhurbaşkanı, yanılma kontenjanınız doldu!
22.4.2019
Cumhurbaşkanı ve Devlet Bey’i kutlarım, amaç hasıl oldu
18.4.2019
İptal için “Kaypak Sam” numarası mı yaptılar?
17.4.2019
Sistem öngörülebilir değilse, hukuk yoktur
16.4.2019
Binali Bey ya bilmiyor, ya saptırıyor
15.4.2019
Devlet Bahçeli’den ne olur?
13.4.2019
Seçime girmek serbest, seçilmek yasak!
12.4.2019
Koskoca yargıçlar nasıl bu hale düştüler?
11.4.2019
Cumhurbaşkanı yanlış biliyor
10.4.2019
Soylu, boş konuşuyor; itiraz belgeleri nerede?
9.4.2019
Siyasal İslam’ın demokrasi sınavı
8.4.2019
Çanlar “belediye zenginleri” için çalıyor!
6.4.2019
1770’ten, 31 Mart 2019 vakasına: “Doing Turk!”
5.4.2019
Hakemin kaşı, gözü oynuyor!
4.4.2019
“Geçersiz oy” ne demektir, nesinden anlaşılır?
3.4.2019
Erdoğan, İstanbul ve Ankara’yı rahat bırakmaz
2.4.2019
İtirazlar, İstanbul’da sonucu değiştirir mi?
1.4.2019
Kazananı da, kaybedeni de çok bir seçim
30.3.2019
Seçime katılmak serbest, seçilmek yasak!
28.3.2019
Cumhurbaşkanı’nda yorgunluk alametleri var
27.3.2019
Erdoğan, siyaset üretme yeteneğini kaybediyor
25.3.2019
Hoşgörü beklemiyoruz ama bu kadarı da ayıp
20.3.2019
Ankara’yı kaybedeceğini anladı, çareyi “darbede” arıyor
19.3.2019
Kürtlerin oyu, Türklerin oyuyla eşit mi?
15.3.2019
Etik, bir et lokantası mıdır?
13.3.2019
Din sosuna batırılmış otokrasinin silahı: Yalan
12.3.2019
Yeni “Kabataş yalanı” mı, yeni “Madımak” yaratmak mı?
6.3.2019
İnsanın “sığınmacı” olası geliyor
4.3.2019
Erdoğan’ın ne diyeceğini merak eden parmak kaldırsın
3.3.2019
Başka bir erkeklik mümkün!
1.3.2019
Davutoğlu ya da Gül partisinden bir sonuç çıkmaz
27.2.2019
Cumhurbaşkanı biraz fazla uçtu sanırım
26.2.2019
Bir varmış, bir yokmuş: Erdoğan’a göre Kürt sorunu
25.2.2019
Reis ne söylüyor, tamburası ne çalıyor?
23.2.2019
Neden bazı insanları severiz de bazılarını sevmeyiz?
21.2.2019
Ciddiye alsan bir türlü, almasan başka türlü
14.2.2019
İzmir, Zeybekci’nin kimyasını bozmuş
13.2.2019
Ham demirden gümüş olmaz!
12.2.2019
Üreticiden ucuza aldığım domatesleri yeğenime bırakıyorum
11.2.2019
Kartal’ın AKP’li belediye başkanları
9.2.2019
Kalbe dolan o ilk bakış!
6.2.2019
Türk tipi BAAS rejimi olmasın
5.2.2019
Cumhurbaşkanı ne düşünüyor? Silahlanalım mı?
4.2.2019
Başkan Erdoğan, İsmet İnönü’ye karşı
1.2.2019
Hayır Kemal Bey, bu demokrasi değil
31.1.2019
İttifaklara alışın, sistem bunu gerektiriyor
30.1.2019
Berat Bey’in iktisat teorisine büyük katkısı
29.1.2019
El kesesinden hayır yapmak!
28.1.2019
Reis’in dış politika danışmanı: Vladimir Putin
24.1.2019
Biralar “normal” soğuklukta!
23.1.2019
Cumhurbaşkanı, Mozart ve İslamcıların iki yüzlülüğü
21.1.2019
Tenyearchallenge!
18.1.2019
Ben değilsem kim, şimdi değilse ne zaman?
15.1.2019
Leyla Hanım, oradan öyle mi görünüyor?
14.1.2019
“Gölge etmemek” yeterli olur
12.1.2019
Önemli olan yaşı değil, yanında olması
11.1.2019
Babam sağ olsun!
10.1.2019
Saray'ın buna ihtiyacı vardı
8.1.2019
Bu 'Türk tipi' rejime ne ad verilmeliyiz?
4.1.2019
Erdoğan'ın 'halifelik' hayali
3.1.2019
Parayı verdik, ödeştik mi?
2.1.2019
Kendisine gazeteci ya da savcı süsü verenler ne olacak?
28.12.2018
Biat et, rahat et!
27.12.2018
Anayasa şaşırma, Reis'in sabrını taşırma!
26.12.2018
Haddini bil!
25.12.2018
YSK, dürüst ve eşit seçim istemiyor mu?
24.12.2018
Bedel Ödetme Müdürü haykırdı: Atın hapse!
22.12.2018
ODTÜ Rektörü'nün açıklaması
21.12.2018
Ne Kadar Ekmek, O Kadar Köfte Üniversitesi (NKEOKKÜ)
20.12.2018
Yanıltılanın yüzü kızarıyor, ya yanıltanınki?
19.12.2018
"Testide ne varsa dışına o sızar!"
18.12.2018
Cumhurbaşkanı'nı yalanlardan koruyalım
17.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın problemi demokrasi ile
15.12.2018
Aşk, sevgiline boyun eğmek değildir
14.12.2018
Örümceklere, “güvenlik” kılıfı
13.12.2018
Bu bir sivil çatışma tehdidi mi Bahçeli Bey?
12.12.2018
Her gazeteci bir gün hapishaneyi tadacak
1.12.2018
Sünger Bob, Acun ve Şeyma
30.11.2018
Şirkete bak: Satarken de kazanıyor, dedikodusu yapılınca da!
29.11.2018
Erdoğan ilk kez gücüne güvenemiyor
27.11.2018
Fransa kadar demokrat ol, biz dayağa razıyız
26.11.2018
Kahrol düşman, al sana bomba!
24.11.2018
Nisa, nereye gidiyorsun?
23.11.2018
Adamın Macar Yahudisi olması önemli mi?
22.11.2018
Bir acayip bilmecem var
21.11.2018
Cumhurbaşkanı, ağaç dikince çevreci mi oldu?
19.11.2018
Operasyonun mesajı kime: Erdoğan'a mı, bize mi, Avrupa'ya mı?
17.11.2018
Şarkımı senin için yazdığımı bilseydin
16.11.2018
Sürpriz aday Bilal Erdoğan mı?
15.11.2018
Sayın Erdoğan, o 'cep' artık bizim cebimiz!
14.11.2018
Kendi himmete muhtaç dede!
13.11.2018
Rejim, temel karakterini ortaya koyuyor
12.11.2018
Cüppeni çıkar, Mercedes'ten in, öyle git!
11.11.2018
Düzgün kadınlar, düzgün adamları bulamıyor
10.11.2018
Milletin özel hayatından size ne?
9.11.2018
Rejim, hukuk ile ilişkisini keserken
8.11.2018
Cumhurbaşkanı'na hakarette rekor peşinde
7.11.2018
Cumhurbaşkanı gezilerinde ne kadar harcar?
6.11.2018
Adliye marifetiyle darbe girişimi
5.11.2018
Camiler “besi çiftliği” mi oldu, “mandıra” mı?
3.11.2018
Flört, yaşadığını hissetmeni sağlar
2.11.2018
Komşu kızı Düriye'den yöneticilerimize bir öğüt
1.11.2018
İnsanoğlu gariptir, her lafı kaldırmaz
30.10.2018
Yeni havalimanı üzerinden rejim inşası
29.10.2018
Sarıkamış'tan bir asır sonra...
27.10.2018
Erkekler artık aşık olamıyorlar mı?
26.10.2018
Gökçek'e sopayı gösterdiler
25.10.2018
Bu maaşa, bu iş yükü çekilmez!
24.10.2018
O anlaşılmaz, yaşanır!
23.10.2018
Memleketin çay stokları yetmez
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Düzce Satılık ve Kiralık Emlaklar Emlak8.net