Mehmet Y. Yılmaz

T24



Bookmark and Share

Din sosuna batırılmış otokrasinin silahı: Yalan


13.3.2019 - Bu Yazı 145 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Reis, günün birinde duygulara ve korkulara hitap etmeden bir konuşmasını bitirebilir mi?

Gazetelerde okuyup, haber kanallarında izlediğimizde, söylenenler karşısında hayretler içinde kalıyoruz ama otoriter – popülist siyasetin temel özelliklerinden biri de bu: Su içer gibi yalan söyleyebilmek!
Reis ve hempası seçimi kaybederse küçük çocuklar toplanıp adam kesecekmiş. “Zillet ittifakının” kazandığı belediyelere PKK adamını sokacakmış ki paraları Kandil’e götürebilsin. Kandil’den gelen talimatlar doğrudan Bay Kemal’e gidiyormuş vs.
Artık ortada sadece adı kalmış “Otpor’un yöneticisi, tatil için Türkiye’den transit geçerken Gezi protestolarını organize edebilmiş” gibi yalanlar da cabası.
En son olarak da “ezan okunurken ıslık çaldılar, yuhaladılar” yalanı çıktı.
Seçimlere kadar durmaksızın tekrarlayacaklarını göreceksiniz.
“İnsanlar gerçekten bu yalanlara inanıp, oylarını ona göre mi kullanacaklar” diye düşünmeyin.
Öyle yapacaklarını da göreceksiniz.
Siyaset biliminin önemli isimlerinden biri olan Hannah Arendt, 1951 yılında Totalitarizmin Kaynakları isimli bir kitap yazdı. Bu önemli eser Türkçeye de çevrildi, meraklılar okuyabilir.
Arendt o kitabında şöyle diyordu:
“Totaliter rejim için ideal kişi davaya kendini kalpten adamış bir Nazi ya da komünist değildir. Gerçek ile hayal ürünü arasındaki ayırımı ve doğruyla yanlış arasındaki farkı artık önemsemeyen kişidir.”
Türkiye, İslami bir sosa bulanmış otoriter tek adam yönetimini hedefleyen iktidar için bu konuda mümbit bir arazi sayılır.
Bunun da ötesinde ittifakın üst kademeleri de zaten böyle tiplerden oluşuyor.
Arendt, otoriter rejimlerin yalancılığı üzerine de şunu yazmış:
“Sıklıkla, yalan sesler tarafından gerçekliğin üstü örtülür ve unutulmaya bırakılır. Gerçekler, insani alanda var olabilmek için gerçekliklerini kanıtlamak zorundadırlar.”
Bizimkilerin günde kaç yalan söylediğini sayacak birileri günün birinde mutlaka çıkacaktır.
Kim bilir, belki de memleketin normale döndüğü günlerde yayınlamak üzere bunların listesini tutanlar da vardır.
Popülist siyasetin yalansız yapılamıyor olmasının iyi bir örneği var:
Washington Post gazetesine göre, Donald Trump, görevde bulunduğu ilk yıl içinde toplam 2 bin 140 yalan ve yanıltıcı bilgiyi halka aktarmış. Günde ortalama 6 yalana denk geliyor.
Bizdeki sayının da çok farklı olduğunu düşünmeyin. Zaten ha iki eksik olmuş, ha üç fazla. Ne fark eder ki?
Türkiye, giderek herkesin kendi gerçeğine sahip olduğu bir ülkeye dönüşüyor.
Herkesin kendi gerçeği var ve bu yaratılıp benimsenmiş gerçek, karşısındakine düşman olmak için yeterli.
Eleştirmen Michiko Kakutani’nin “Hakikatin Ölümü – Trump Çağında Yalancılık Sanatı”isimli kitabı Doğan Kitap’tan yeni yayınlandı. (Çeviren: Cesi Mizrahi.)
Kakutani, ABD eski Adalet bakanı Yates’in şu sözünü aktarıyor:
“Politikaları ve sorunları tartışabiliriz, zaten bunu yapmalıyız da. Fakat bu tartışmalar, duygulara ve korkulara hitap eden ayrıştırıcı söylemlere ve uydurma bilgilere değil, ortak gerçeklere dayanmalıdır.”
Ne dersiniz? Reis, günün birinde duygulara ve korkulara hitap etmeden bir konuşmasını bitirebilir mi?

***

“Adli Etik” denince, “Adli Tetik” mi anladılar?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya “beş paralık adam” dedi diye Kemal Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığının kaldırılması isteniyor.
Bunun için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmasını tamamladıktan sonra bir fezleke hazırlayıp, TBMM’ye göndermiş.
Bu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na bayılıyorum.
Bir kere çok çalışkanlar. Bir ihbar mı var, birisi bir köşede devlet büyüklerinden birine bir şey mi söyledi, hemen soruşturmayı basıyorlar.
Ortaokuldayken, eve telefon etmek için postaneye gider, sıraya yazılırdım. Telefonun bağlanma saatini beklerken de postane civarında gezinirdim, adliye de en sevdiğim mekanlardan biriydi.
Adliye’nin önünde arzuhalciler daktiloyla dava dilekçesi filan yazarlardı. Bir tanesinin, bir bahçe anlaşmazlığı için “adamın idamına gidelim mi” dediğini kulaklarımla duymuş, ödüm kopmuştu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı onun gibi! Şimdilik kimsenin “idamına gidemiyorlar” tabii ama idamdan beter cezalar da var kanunlarımızda.
Neyse, bu konuda merak ettiğim şey şu: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı neyi soruşturdu?
İçişleri Bakanı sıfatıyla Süleyman Soylu bir kamu görevlisi.
Bizzat kendi avukatlarının Prof. Dr. Baskın Oran’ın açtığı davada ifade ettikleri gibi kamu görevlilerini eleştirmek  bir demokraside olmaz ise olmaz bir hak ve “eleştiri, övgü olmadığına göre tabiatı gereği sert olmak zorunda.”
Öte yandan Kemal Kılıçdaroğlu, ana muhalefet lideri. Milletvekili olarak da yasama dokunulmazlığı var.
Yani hem bir kamu görevlisini sert olarak eleştirmeye hakkı var, hem de zaten konuşmaları nedeniyle kovuşturulamaz.
Savcılık, Süleyman Soylu’nun daha çok para edeceği ile ilgili bir kanaate elbette sahip olabilir. Ama o konuda dava açmak için fezleke yazmak da ne oluyor?

Savcılık olayı gerçekten soruşturduysa, bu konudaki İnsan Hakları Sözleşmesi’ni, Anayasa’yı, bu iki üst hukuk metnine dayanarak kararlar veren AİHM, AYM, Yargıtay kararlarını filan okumuş olmalı.
O kararlar, kamu görevlilerinin çok sert, hatta kamuoyunda şok yaratacak şekildeeleştirilebileceğini vaz ediyor.
Bunları okuduğu halde dava açmak için nasıl fezleke yazabiliyor, bu da bir muamma.
Adalet Bakanı, yargı etiği filan diye oradan oraya koştururken, anlaşılan o ki Adliye’de de bir kafa karışıklığı oluşmuş.
Reis’i mi dinlesinler, Süleyman Bey’in kaç para ettiği ile mi ilgilensinler, Adalet Bakanı’na mı kulak versinler?
“Adli etik”, belli ki adliye koridorlarındaki yankı ve uğultu nedeniyle “adli tetik” diye anlaşılmış.

Facebook Yorumları

reklam
19.3.2019
Kürtlerin oyu, Türklerin oyuyla eşit mi?
15.3.2019
Etik, bir et lokantası mıdır?
13.3.2019
Din sosuna batırılmış otokrasinin silahı: Yalan
12.3.2019
Yeni “Kabataş yalanı” mı, yeni “Madımak” yaratmak mı?
6.3.2019
İnsanın “sığınmacı” olası geliyor
4.3.2019
Erdoğan’ın ne diyeceğini merak eden parmak kaldırsın
3.3.2019
Başka bir erkeklik mümkün!
1.3.2019
Davutoğlu ya da Gül partisinden bir sonuç çıkmaz
27.2.2019
Cumhurbaşkanı biraz fazla uçtu sanırım
26.2.2019
Bir varmış, bir yokmuş: Erdoğan’a göre Kürt sorunu
25.2.2019
Reis ne söylüyor, tamburası ne çalıyor?
23.2.2019
Neden bazı insanları severiz de bazılarını sevmeyiz?
21.2.2019
Ciddiye alsan bir türlü, almasan başka türlü
14.2.2019
İzmir, Zeybekci’nin kimyasını bozmuş
13.2.2019
Ham demirden gümüş olmaz!
12.2.2019
Üreticiden ucuza aldığım domatesleri yeğenime bırakıyorum
11.2.2019
Kartal’ın AKP’li belediye başkanları
9.2.2019
Kalbe dolan o ilk bakış!
6.2.2019
Türk tipi BAAS rejimi olmasın
5.2.2019
Cumhurbaşkanı ne düşünüyor? Silahlanalım mı?
4.2.2019
Başkan Erdoğan, İsmet İnönü’ye karşı
1.2.2019
Hayır Kemal Bey, bu demokrasi değil
31.1.2019
İttifaklara alışın, sistem bunu gerektiriyor
30.1.2019
Berat Bey’in iktisat teorisine büyük katkısı
29.1.2019
El kesesinden hayır yapmak!
28.1.2019
Reis’in dış politika danışmanı: Vladimir Putin
24.1.2019
Biralar “normal” soğuklukta!
23.1.2019
Cumhurbaşkanı, Mozart ve İslamcıların iki yüzlülüğü
21.1.2019
Tenyearchallenge!
18.1.2019
Ben değilsem kim, şimdi değilse ne zaman?
15.1.2019
Leyla Hanım, oradan öyle mi görünüyor?
14.1.2019
“Gölge etmemek” yeterli olur
12.1.2019
Önemli olan yaşı değil, yanında olması
11.1.2019
Babam sağ olsun!
10.1.2019
Saray'ın buna ihtiyacı vardı
8.1.2019
Bu 'Türk tipi' rejime ne ad verilmeliyiz?
4.1.2019
Erdoğan'ın 'halifelik' hayali
3.1.2019
Parayı verdik, ödeştik mi?
2.1.2019
Kendisine gazeteci ya da savcı süsü verenler ne olacak?
28.12.2018
Biat et, rahat et!
27.12.2018
Anayasa şaşırma, Reis'in sabrını taşırma!
26.12.2018
Haddini bil!
25.12.2018
YSK, dürüst ve eşit seçim istemiyor mu?
24.12.2018
Bedel Ödetme Müdürü haykırdı: Atın hapse!
22.12.2018
ODTÜ Rektörü'nün açıklaması
21.12.2018
Ne Kadar Ekmek, O Kadar Köfte Üniversitesi (NKEOKKÜ)
20.12.2018
Yanıltılanın yüzü kızarıyor, ya yanıltanınki?
19.12.2018
"Testide ne varsa dışına o sızar!"
18.12.2018
Cumhurbaşkanı'nı yalanlardan koruyalım
17.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın problemi demokrasi ile
15.12.2018
Aşk, sevgiline boyun eğmek değildir
14.12.2018
Örümceklere, “güvenlik” kılıfı
13.12.2018
Bu bir sivil çatışma tehdidi mi Bahçeli Bey?
12.12.2018
Her gazeteci bir gün hapishaneyi tadacak
1.12.2018
Sünger Bob, Acun ve Şeyma
30.11.2018
Şirkete bak: Satarken de kazanıyor, dedikodusu yapılınca da!
29.11.2018
Erdoğan ilk kez gücüne güvenemiyor
27.11.2018
Fransa kadar demokrat ol, biz dayağa razıyız
26.11.2018
Kahrol düşman, al sana bomba!
24.11.2018
Nisa, nereye gidiyorsun?
23.11.2018
Adamın Macar Yahudisi olması önemli mi?
22.11.2018
Bir acayip bilmecem var
21.11.2018
Cumhurbaşkanı, ağaç dikince çevreci mi oldu?
19.11.2018
Operasyonun mesajı kime: Erdoğan'a mı, bize mi, Avrupa'ya mı?
17.11.2018
Şarkımı senin için yazdığımı bilseydin
16.11.2018
Sürpriz aday Bilal Erdoğan mı?
15.11.2018
Sayın Erdoğan, o 'cep' artık bizim cebimiz!
14.11.2018
Kendi himmete muhtaç dede!
13.11.2018
Rejim, temel karakterini ortaya koyuyor
12.11.2018
Cüppeni çıkar, Mercedes'ten in, öyle git!
11.11.2018
Düzgün kadınlar, düzgün adamları bulamıyor
10.11.2018
Milletin özel hayatından size ne?
9.11.2018
Rejim, hukuk ile ilişkisini keserken
8.11.2018
Cumhurbaşkanı'na hakarette rekor peşinde
7.11.2018
Cumhurbaşkanı gezilerinde ne kadar harcar?
6.11.2018
Adliye marifetiyle darbe girişimi
5.11.2018
Camiler “besi çiftliği” mi oldu, “mandıra” mı?
3.11.2018
Flört, yaşadığını hissetmeni sağlar
2.11.2018
Komşu kızı Düriye'den yöneticilerimize bir öğüt
1.11.2018
İnsanoğlu gariptir, her lafı kaldırmaz
30.10.2018
Yeni havalimanı üzerinden rejim inşası
29.10.2018
Sarıkamış'tan bir asır sonra...
27.10.2018
Erkekler artık aşık olamıyorlar mı?
26.10.2018
Gökçek'e sopayı gösterdiler
25.10.2018
Bu maaşa, bu iş yükü çekilmez!
24.10.2018
O anlaşılmaz, yaşanır!
23.10.2018
Memleketin çay stokları yetmez
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Düzce Satılık ve Kiralık Emlaklar Emlak8.net