Mehmet Y. Yılmaz

T24



Bookmark and Share

Cumhurbaşkanı'na hakarette rekor peşinde


8.11.2018 - Bu Yazı 182 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 BirGün gazetesi muhabiri Nurcan Gökdemir’in bir hafta içinde savcılığa gidip ifade vermesi gerekiyor.

Çünkü savcılık, yazdığı bir haberde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği kanısında.
Haber, Maliye Bakanlığı’ndaki atamalar ile ilgili.
Bakan Berat Albayrak’ın yakın çalışma arkadaşlarından biri, Cumhurbaşkanlığı ofislerinde çalışan birinin kızıyla evliymiş, kızın kardeşi de bir bakanın oğlu ile evliymiş.
Cumhurbaşkanı’nın adı haberde bu vesileyle bir kere geçiyor.
Yanlış bir bilgi varsa haberin muhataplarını ilgilendiriyor, Cumhurbaşkanı’nı değil.
Ama savcılık, muhabiri, Cumhurbaşkanı’na hakaret gerekçesiyle sorgulamaya çağırıyor.
Bunun bir tek adı var: Basına gözdağı vermek.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının da açıkça vurguladığı gibi ceza tehdidinin varlığı, özgür basın faaliyetinin sınırlanması demek.
Bu tür ceza tehditleriyle gazetecilik yapmak imkansız hale getirilmek isteniyor.
Gazete, televizyon, radyo ve internet haber sitelerinin 'yandaş medya'ya dönüştürülmesi bir yandan kamu ihaleleriyle kurulan havuzlar marifetiyle yürütülürken, bir yandan da ceza tehdidiyle pekiştiriliyor.


Öte yandan tartışılması gereken bir kavram da 'Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi' nedeniyle, Cumhurbaşkanı’na hakaret suçu.
Eskiden böyle bir suçun ceza yasamızda olması normaldi.
Çünkü eskiden Cumhurbaşkanı, 'milletin ve devletin birliğini'temsil eden, 'sorumsuz' bir makamdı.
Bu nedenle Cumhurbaşkanı’nın hakaret suçuna karşı korunması, aynı zamanda milletin ve devletin korunması anlamına geliyordu.
Oysa şimdi Cumhurbaşkanı, yeni sistem nedeniyle partili. Başkanı olduğu siyasi partiyi temsil ediyor. Milletin birliğini temsil etmiyor.
Ediyor olsaydı, her Allah’ın günü muhalefete verip veriştirmezdi. O partilere oy veren vatandaşların da başkanı olduğunu düşünür, günlük tartışmaların dışında kalırdı.
Öte yandan Cumhurbaşkanı artık 'sorumlu' da. Eylem ve işlemleri nedeniyle, Anayasa’da yazılı koşullar çerçevesinde soruşturulabilir hatta yine Anayasa’da yazılı koşullar gerçekleşirse yargılanabilir.
Yürütmenin başı olarak sorumlu olduğu için de eleştiriye açık olmalı.
AİHM kararlarının altını sıkça çizdiği gibi üstelik ağır eleştiriye de açık olmalı.
Evet, kimse kimseye hakaret etmemeli. Benim düşüncem budur. En ağır eleştiriler bile hakarete sapmadan yapılabilir. AİHM kararları hakarete bile cevaz veriyor olmakla birlikte hakaretten kaçınmak gerek.
Ama Cumhurbaşkanı’na yönelik her eleştirinin savcılarca hakaret diye kovuşturulması kabul edilemez.
Bildiğim kadarıyla Erdoğan’a hakaret suçlamasıyla açılan davaların sayısı 12 bini geçti.
Bir ülkede Cumhurbaşkanı’na bu kadar çok hakaret edilebiliyor olması mümkün mü?
Yoksa savcılarımızın amacı, bu konuda bir Guinnes rekoru yakalamak mı?

***

Bu politika 'kafa karışıklığından'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir türlü düşmek bilmeyen et fiyatlarına kızdı.
“Cari açığı bile düşünmeden ithale gider ve piyasayı balans ederiz” dedi.
Ve bu sözleriyle bir kez daha ortaya koydu ki gıda fiyatlarının neden yükselmekte olduğu ile ilgili olarak hiçbir fikri yok!
Belki de şöyle demeliydim: Cumhurbaşkanı, tarım-gıda politikasındaki yanlışlarına ısrarla devam etmek niyetinde!
Türkiye’de et ithalatı ile ilgili yasak, AKP hükümeti tarafından 2010 yılında kaldırıldı.
O günden bugüne de fiyatlar düşmüyor, sürekli artıyor.
Fiyat arttıkça ithalat artıyor, bir kısır döngüdür gidiyor.
Fiyatlar artıyor çünkü bu piyasayı regüle edecek Et Balık Kurumu’nu ortadan kaldırdılar, arazilerini rant hevesiyle yandaş şirketlere sattılar.
Fiyatlar artıyor çünkü yem fiyatları artıyor. Ayrıca ucuz ithal et, yerli üreticinin hayvanlarını kesip, piyasadan çıkmasına yol açıyor.
14 Ekim 2016 günü, zamanın Başbakanı Binali Yıldırım Ödemiş’te şunları söylüyordu:

“Milli Tarım Projesi'nin ikinci bölümü hayvancılıkta. Hayvancılıktaki model, esas itibarıyla yerli üretimi destekleme modeli. Bu ne demek, kendi hayvan varlığımızı artırmak. ‘Eti ucuzlatacağım, et ihtiyacını karşılayacağım' diye bu kadar zengin toprakları olan, bu kadar imkânı olan bir ülkenin, sürekli ithalat yapması akıllı bir iş değil. Onun için 25 ilimizde mera hayvancılığı yetiştirici bölgeleri oluşturuyoruz. Burada söylediğimiz söz senettir. Kafa karışıklığı olmasın.”

Binali Yıldırım’a katılıyorum: Kafa karışıklığı olmasın, ucuz ithal et sorunu çözmez, daha da büyütür!

***

Fethullahçı alışkanlıklar
devam etmesin

Dün postacı biraz çekinerek bana bir zarf uzattı, “Şuraya bir imza”dedi. İmzayı attım, zarfı elime tutuşturdu ve ortadan toz oldu.
Sebebini zarfın üzerindeki şu yazıyı okuyunca tahmin ettim: “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu. Şüpheli : Mehmet Yakup Yılmaz (İbrahim Asım, Faika oğlu, adres....”
Buna göre en azından mafyatik bir tip olmalıydım, terörist olup postacının kafasına silah dayamam da olasıydı!
Ben de heyecanlandım doğal olarak ve zarfı açtım.
Meğerse hakkımda “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verilmiş.
Olay şöyle cereyan ediyor: 2011 yılında, kimliği meçhul birisi benim de dahil olduğum bir grup insan için (ki çoğunun adını ilk kez bu yazıda gördüm) suç duyurusunda bulunmuş:

“Bunlar örgüt kurdular, SPK kanununa muhalefet ediyorlar, Doğan Holding hisseleri alıp satarak paraya para demiyorlar!”

Savcı bu ihbar üzerine hemen mahkemeye koşmuş. Telefonlarımın dinlenmesi için izin almış. Dinleme 3 ay sürmüş. Bir delil bulunamadığı için dinleme tutanakları imha edilmiş, durum da bana bildiriliyor.
Oysa savcı, bu ihbarın palavra olduğunu kolayca anlayabilirdi. İstanbul Borsası kayıtlarından benim Borsa’da herhangi bir işlem yapmadığımı anlaması bir gününü almazdı.
Dinleme kararı veren hâkim, savcıya “Kanıtların nedir, sadece isimsiz bir ihbarla telefon dinleme kararı vermem” demeliydi, ama belli ki o da bir zamanlar Adliyeyi ele geçiren çetenin kurallarıyla hareket ediyormuş.


Bunu niye anlattım: Bugün de hâlâ Fethullahçıların yöntemleri Adliye’de geçerli bir uygulama olarak kullanılıyor.
Gizli tanıklar, isimsiz ihbarlar, uyduruk kanıtlarla insanların temel Anayasal hakları açıkça çiğneniyor.
Bu alışkanlık Adliye’den tamamen silinmeden, Fetullahçıların yarattığı tahribatı tamir etmeye başlamanın bile olanağı olmaz, ben söylemiş olayım.

Facebook Yorumları

reklam
20.08.2019
Bursa’daki Türkün oyuyla, Diyarbakır’daki Kürdün oyu
9.08.2019
Kirazlı, “gavur toprağı” mı?
8.08.2019
Özelleştirme bitti, şimdi kamulaştırma dönemi!
7.08.2019
Tak Şak Paşa rahmet mi istedi?
6.08.2019
Cumhurbaşkanı için bir yazlık köşk önerisi
5.08.2019
Pelikanların yemini – suyunu kim veriyor?
3.08.2019
Deli gibi sevişirsek aşktan ölürüz!
30.07.2019
Erdoğan, elindeki sopayı bırakmak ister mi?
28.07.2019
Bir erkek ne zaman ölür?
26.07.2019
Kıyı Kanunu: Kaç paran var?
20.07.2019
Siyasi ayağı ortaya çıkarmak kimin işi?
17.07.2019
“Bir şeylerin olacağı” tahmin ediliyor muydu?
15.07.2019
Bu soru yanıtlanmadan, bu defter kapanmaz
13.07.2019
Bana müsaade tatlım, “hedonik adaptasyon” yaşıyorum!
11.07.2019
Elleşmeyin kendisi gider!
10.07.2019
Pamuk eller cebe: Batık kredileri ödeyeceğiz
8.07.2019
Bir kere de adamın dediğini yapın
5.07.2019
Önce utanç tablosunu değiştirin
4.07.2019
Diyanet İşleri Başkanı ,“kendine Müslüman!”
3.07.2019
Mektubu verenin kim olduğunu da hatırla
1.07.2019
Bir derdim var artık, tutamam içimde!
29.06.2019
Sevemez kimse seni, benim sevdiğim kadar!
28.06.2019
Yaşasın! Hapse tıkmak için Yargıtay’ı da bekleyecekler
27.06.2019
Binali Bey hesap vermekten kaçmaz!
26.06.2019
AKP’nin problemi Erdoğan’dan başkası değil
25.06.2019
Binali Bey, beni üzdünüz, küstüm vallahi!
24.06.2019
Her şey güzel olsun!
22.06.2019
Cumhurbaşkanı kimseyi kucaklamaz!
20.06.2019
Mursi’ye verdiğimiz 2 milyar dolar ne oldu?
19.06.2019
İşte o iş sizi biraz aşar!
18.06.2019
Erdoğan’a göre İmamoğlu’nun kazanmasında sorun yok
17.06.2019
Binali Bey’in çalıntı taşlı yüzüğü meselesi
15.06.2019
Aşk, avcı ile aynanın karşılaşmasıdır
12.06.2019
“Sempati yaratan” aday tartışmayı kazanır
11.06.2019
Bir tek bana mı garip geliyor?
1.06.2019
Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa
31.05.2019
Siyasal İslamcılarımız, daha ne kadar alçalabilecekler?
29.05.2019
Haydi şu kamera kayıtlarını görelim!
28.05.2019
Türkler çıldırdı mı: Cumhurbaşkanı’na hakaret meselesi
27.05.2019
Reis, ne yaptığını gerçekten biliyor mu?
25.05.2019
Yılları durduracak, güneşi doğduracak
24.05.2019
Bu heyete ne desek işe yaramaz
23.05.2019
Yine o meşum cümle!
22.05.2019
Ağam bizimle eğleniy!
21.05.2019
Binali Bey, seçmeni “bidon kafa” zannediyor
20.05.2019
AKP Genel Başkanı’nın sözleri doğru değil
15.05.2019
Mehmet Yakup Hoca ile Ramazan sohbeti!
14.05.2019
Az gittik, uz gittik, 73 yıl geri geldik!
13.05.2019
AKP trolleri ve Fethullahçılar’ın tuzağına düşmeyin
11.05.2019
Okşadıkça tenini, elimi kıskanırım!
10.05.2019
İçişleri Bakanı şöbiyet ile şaibeyi karıştırmış olmalı
9.05.2019
Dillerini yutmuşlar, bir tek parmakları çalışıyor!
8.05.2019
Rejim en büyük hatasını yaptı
7.05.2019
Tarihi olan “karar” değil, seçim sistemimizin çöküşü
6.05.2019
Hakemi aldatmaya çalışan futbolcu gibi
4.05.2019
Muammanın peşrevinde muallaktayız
2.05.2019
YSK, üç ay eğlence olsun diye mi çalıştı?
1.05.2019
Erdoğan, YSK kararına uyacak diye sevinelim mi?
30.04.2019
YSK’da tutarlılık aramak çok mu garip?
29.04.2019
Savcılar, seçmen listesini sabote mi etti?
24.4.2019
Kılıçdaroğlu’nu aramak, insanlık gereğiydi
23.4.2019
Sayın Cumhurbaşkanı, yanılma kontenjanınız doldu!
22.4.2019
Cumhurbaşkanı ve Devlet Bey’i kutlarım, amaç hasıl oldu
18.4.2019
İptal için “Kaypak Sam” numarası mı yaptılar?
17.4.2019
Sistem öngörülebilir değilse, hukuk yoktur
16.4.2019
Binali Bey ya bilmiyor, ya saptırıyor
15.4.2019
Devlet Bahçeli’den ne olur?
13.4.2019
Seçime girmek serbest, seçilmek yasak!
12.4.2019
Koskoca yargıçlar nasıl bu hale düştüler?
11.4.2019
Cumhurbaşkanı yanlış biliyor
10.4.2019
Soylu, boş konuşuyor; itiraz belgeleri nerede?
9.4.2019
Siyasal İslam’ın demokrasi sınavı
8.4.2019
Çanlar “belediye zenginleri” için çalıyor!
6.4.2019
1770’ten, 31 Mart 2019 vakasına: “Doing Turk!”
5.4.2019
Hakemin kaşı, gözü oynuyor!
4.4.2019
“Geçersiz oy” ne demektir, nesinden anlaşılır?
3.4.2019
Erdoğan, İstanbul ve Ankara’yı rahat bırakmaz
2.4.2019
İtirazlar, İstanbul’da sonucu değiştirir mi?
1.4.2019
Kazananı da, kaybedeni de çok bir seçim
30.3.2019
Seçime katılmak serbest, seçilmek yasak!
28.3.2019
Cumhurbaşkanı’nda yorgunluk alametleri var
27.3.2019
Erdoğan, siyaset üretme yeteneğini kaybediyor
25.3.2019
Hoşgörü beklemiyoruz ama bu kadarı da ayıp
20.3.2019
Ankara’yı kaybedeceğini anladı, çareyi “darbede” arıyor
19.3.2019
Kürtlerin oyu, Türklerin oyuyla eşit mi?
15.3.2019
Etik, bir et lokantası mıdır?
13.3.2019
Din sosuna batırılmış otokrasinin silahı: Yalan
12.3.2019
Yeni “Kabataş yalanı” mı, yeni “Madımak” yaratmak mı?
6.3.2019
İnsanın “sığınmacı” olası geliyor
4.3.2019
Erdoğan’ın ne diyeceğini merak eden parmak kaldırsın
3.3.2019
Başka bir erkeklik mümkün!
1.3.2019
Davutoğlu ya da Gül partisinden bir sonuç çıkmaz
27.2.2019
Cumhurbaşkanı biraz fazla uçtu sanırım
26.2.2019
Bir varmış, bir yokmuş: Erdoğan’a göre Kürt sorunu
25.2.2019
Reis ne söylüyor, tamburası ne çalıyor?
23.2.2019
Neden bazı insanları severiz de bazılarını sevmeyiz?
21.2.2019
Ciddiye alsan bir türlü, almasan başka türlü
14.2.2019
İzmir, Zeybekci’nin kimyasını bozmuş
13.2.2019
Ham demirden gümüş olmaz!
12.2.2019
Üreticiden ucuza aldığım domatesleri yeğenime bırakıyorum
11.2.2019
Kartal’ın AKP’li belediye başkanları
9.2.2019
Kalbe dolan o ilk bakış!
6.2.2019
Türk tipi BAAS rejimi olmasın
5.2.2019
Cumhurbaşkanı ne düşünüyor? Silahlanalım mı?
4.2.2019
Başkan Erdoğan, İsmet İnönü’ye karşı
1.2.2019
Hayır Kemal Bey, bu demokrasi değil
31.1.2019
İttifaklara alışın, sistem bunu gerektiriyor
30.1.2019
Berat Bey’in iktisat teorisine büyük katkısı
29.1.2019
El kesesinden hayır yapmak!
28.1.2019
Reis’in dış politika danışmanı: Vladimir Putin
24.1.2019
Biralar “normal” soğuklukta!
23.1.2019
Cumhurbaşkanı, Mozart ve İslamcıların iki yüzlülüğü
21.1.2019
Tenyearchallenge!
18.1.2019
Ben değilsem kim, şimdi değilse ne zaman?
15.1.2019
Leyla Hanım, oradan öyle mi görünüyor?
14.1.2019
“Gölge etmemek” yeterli olur
12.1.2019
Önemli olan yaşı değil, yanında olması
11.1.2019
Babam sağ olsun!
10.1.2019
Saray'ın buna ihtiyacı vardı
8.1.2019
Bu 'Türk tipi' rejime ne ad verilmeliyiz?
4.1.2019
Erdoğan'ın 'halifelik' hayali
3.1.2019
Parayı verdik, ödeştik mi?
2.1.2019
Kendisine gazeteci ya da savcı süsü verenler ne olacak?
28.12.2018
Biat et, rahat et!
27.12.2018
Anayasa şaşırma, Reis'in sabrını taşırma!
26.12.2018
Haddini bil!
25.12.2018
YSK, dürüst ve eşit seçim istemiyor mu?
24.12.2018
Bedel Ödetme Müdürü haykırdı: Atın hapse!
22.12.2018
ODTÜ Rektörü'nün açıklaması
21.12.2018
Ne Kadar Ekmek, O Kadar Köfte Üniversitesi (NKEOKKÜ)
20.12.2018
Yanıltılanın yüzü kızarıyor, ya yanıltanınki?
19.12.2018
"Testide ne varsa dışına o sızar!"
18.12.2018
Cumhurbaşkanı'nı yalanlardan koruyalım
17.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın problemi demokrasi ile
15.12.2018
Aşk, sevgiline boyun eğmek değildir
14.12.2018
Örümceklere, “güvenlik” kılıfı
13.12.2018
Bu bir sivil çatışma tehdidi mi Bahçeli Bey?
12.12.2018
Her gazeteci bir gün hapishaneyi tadacak
1.12.2018
Sünger Bob, Acun ve Şeyma
30.11.2018
Şirkete bak: Satarken de kazanıyor, dedikodusu yapılınca da!
29.11.2018
Erdoğan ilk kez gücüne güvenemiyor
27.11.2018
Fransa kadar demokrat ol, biz dayağa razıyız
26.11.2018
Kahrol düşman, al sana bomba!
24.11.2018
Nisa, nereye gidiyorsun?
23.11.2018
Adamın Macar Yahudisi olması önemli mi?
22.11.2018
Bir acayip bilmecem var
21.11.2018
Cumhurbaşkanı, ağaç dikince çevreci mi oldu?
19.11.2018
Operasyonun mesajı kime: Erdoğan'a mı, bize mi, Avrupa'ya mı?
17.11.2018
Şarkımı senin için yazdığımı bilseydin
16.11.2018
Sürpriz aday Bilal Erdoğan mı?
15.11.2018
Sayın Erdoğan, o 'cep' artık bizim cebimiz!
14.11.2018
Kendi himmete muhtaç dede!
13.11.2018
Rejim, temel karakterini ortaya koyuyor
12.11.2018
Cüppeni çıkar, Mercedes'ten in, öyle git!
11.11.2018
Düzgün kadınlar, düzgün adamları bulamıyor
10.11.2018
Milletin özel hayatından size ne?
9.11.2018
Rejim, hukuk ile ilişkisini keserken
8.11.2018
Cumhurbaşkanı'na hakarette rekor peşinde
7.11.2018
Cumhurbaşkanı gezilerinde ne kadar harcar?
6.11.2018
Adliye marifetiyle darbe girişimi
5.11.2018
Camiler “besi çiftliği” mi oldu, “mandıra” mı?
3.11.2018
Flört, yaşadığını hissetmeni sağlar
2.11.2018
Komşu kızı Düriye'den yöneticilerimize bir öğüt
1.11.2018
İnsanoğlu gariptir, her lafı kaldırmaz
30.10.2018
Yeni havalimanı üzerinden rejim inşası
29.10.2018
Sarıkamış'tan bir asır sonra...
27.10.2018
Erkekler artık aşık olamıyorlar mı?
26.10.2018
Gökçek'e sopayı gösterdiler
25.10.2018
Bu maaşa, bu iş yükü çekilmez!
24.10.2018
O anlaşılmaz, yaşanır!
23.10.2018
Memleketin çay stokları yetmez
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive