Mehmet Y. Yılmaz

T24



Bookmark and Share

Bu soru yanıtlanmadan, bu defter kapanmaz


15.07.2019 - Bu Yazı 75 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bugün FETÖ diye tanımlayıp geçtiğimiz İslamcı faşistlerin darbe girişiminin, halkın da fiili direnişe katılmasıyla bastırılmasının yıl dönümü.

Bir kez daha gördük ki örgütlü bir halkı hiç bir kuvvet yenemiyor.

Türkiye’yi karanlık bir çukura yuvarlanmaktan kurtaran o direniş sırasında hayatını kaybeden 248 kişiyi saygıyla anıyorum.

Darbenin bastırılmasının ardından, bu girişim en başında, daha kışladayken bastırılabilir miydi sorusunu soran çok sayıda yazı yazdım. Bunlar Hürriyet gazetesi arşivinde duruyor.

Ne mahkemelere sunulan, toplamı yüzbinlerce sayfayı geçen iddianamelerle yapılan yargılamalarda, ne de TBMM’de kurulan komisyonun araştırmaları sonunda yazılan raporda bu sorunun yanıtını alabildik.

Bu sorunun yanıtı alınmadan bu defterin kapatılmayacağının bilinmesi lazım.

Bu, darbecilerin kurşunlarıyla hayatlarını kaybedenlere, yaralanıp sakat kalanlara karşı bu toplumun ödemesi gereken bir borçtur.

Hamasi “şehit – gazi” edebiyatıyla da bu borcun ödenmesi mümkün değildir.

***

Kara Havacılık’ta görevli bir helikopter pilotu olan Binbaşı H.A., Milli İstihbarat Teşkilatı kampusunun nizamiyesine geldiğinde günlerden 15 Temmuz 2016’ydı, saatler 14.45’i gösteriyordu.

Binbaşının üzerinde sivil bir giysi, ayaklarında da spor ayakkabılar vardı.

İzinden acele dönmesi istenmiş ve birliğine sivil kıyafetlerle apar topar gitmek zorunda kalmıştı.

Kendisine verilen brifingde “gece uçacağız, gece görüş dürbünlerinizi yanınıza alın”denilmişti.

Binbaşı, resmi giysilerini giymek için izin alıp, birliğinden ayrıldı ve bir taksiye bindi, Ankara Yenimahalle’deki MİT binasına gitmek istediğini söyledi.

Binbaşıyı MİT’te önce bir şube müdürü ve bir meslek memuru dinledi.

Binbaşı, MİT Müsteşarı’na yönelik bir operasyon yapılacağını, üç helikopterle evinin basılıp, müsteşarın kaçırılacağını anlattı.

Saatler 16.00’yı gösterirken sorguyu yapanlar Müsteşar’a giderek aldıkları bilgiyi kendisine ilettiler.

MİT Müsteşarı, 16.21’de şifreli telefondan Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’i aradı, alınan istihbaratı aktardı.

O sırada Genelkurmay’da 2. Başkan başkanlığında saat 14.00’te başlayan yıllık terörle mücadele toplantısı sürmektedir.

Bu toplantıya katılan Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı, daha sonra şöyle anlatacaktır:

“Tam saatini hatırlamamakla beraber saat 16.00-17.00 arasında Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in önüne bir not bırakıldı. Orgeneral Güler toplantıdan ayrıldı. Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Orgeneral İhsan Uyar’a da bir not iletilmesi üzerine, o da ayrıldı. Neler olduğunu anlamak maksadıyla, geri dönmek üzere toplantıdan ayrıldım. Komuta katında kimseyi bulamadım. Koridorda bir personele Genelkurmay 2. Başkanı’nı sordum. Genelkurmay Başkanı’nın yanında olduğunu, ayrıca MİT Müsteşarı veya MİT Müsteşar Yardımcısı’nın içeride olduğunu söyledi. Normal bir şey olmadığını anladım.”


Zekai Aksakallı

16.20 sularında Binbaşı H.A.’nın MİT’teki ikinci sorgusu da başlamıştı, bu kez sorgulayan MİT Müsteşar Yardımcısıydı.

İkinci sorgu devam ederken bu kez Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, şifreli telefondan MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı aradı ve İkinci Başkan’ın kendisine aktardığı istihbarat ile ilgili olarak kısa bir değerlendirme yaptılar.

Bu arada binbaşının sorgusu tamamlanır. Üzerine bir ses kayıt cihazı yerleştirilir ve karargâha gönderilir. Ancak nedense üzerindeki ses kayıt cihazını çalıştıramaz. Binbaşının yalan söylemediği artık kesinleşmiş gibidir.

Saat 17.04’te, 66. Mekanize Piyade Tugayı’nda Disiplin Kurulu Başkanı ve Emniyet–Kaza Önleme Subayı olarak görev yapan Albay Davut Ala’nın telefonuna bir mesaj gelir:

Darbe girişimi sırasında, darbeciler tarafından vurulan ve öldü zannedilerek bırakılan Gazi Albay Ala’nın cep telefonuna gelen mesaj bir eylem ikazıdır. 15–16–17 Temmuz günleri için, İstanbul’un neredeyse her yerinde yapılacak eylemler!

O dakikalarda bir de emir verilir Gazi Albay’a: “Telsiz çevrimi yapılacak.”

Bu emir, birliklerin harekete geçmesinden önce verilen bir emirdir, o sırada kışlada komutan olmadan böyle bir emrin verilmiş olması gariptir.

Öte yandan MİT’teki hareketlilik de sürmektedir. Saat tam 17.30’da MİT Müsteşarı, sorguyu yapan Müsteşar Yardımcısı’nı Genelkurmay’a gönderir.

Saat 18.00’de de MİT Müsteşarı da makam otomobiline binerek Genelkurmay’a gider.

O sırada Genelkurmay Başkanı, İkinci Başkan ve Kara Kuvvetleri Komutanı toplantı halindedir.

Akar, MİT Müsteşarı’na “seni rahatlatalım. Bazı tedbirler alalım” der ve bir dizi emir verir. Saatler artık 18.30’u göstermektedir.

* İkinci bir emre kadar Türk hava sahası askeri araçlara kapatılacaktır.

* Havada bulunan tüm uçaklar ve helikopterler derhal yere indirilecektir.

* Zırhlı birliklerin herhangi bir nedenle kışla dışına çıkışı yasaklanacaktır.

Aynı saatte MİT Müsteşarı da Cumhurbaşkanı’nın Koruma Müdürü Hasan Köse’yi arar.

Cumhurbaşkanı’nın istirahatte olduğunu öğrenince herhangi bir bilgi vermeden telefonu kapatır.

Köse’ye sorduğu soru şudur: “Bir şey olursa Cumhurbaşkanı’nı koruyabilir misiniz?”

“Evet” yanıtını alır.

MİT Müsteşarı 20.30’da MİT kampüsünde Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ve Suriyeli din adamı Muaz el Hatib ile akşam yemeğinde buluşmak üzere Genelkurmay karargahından ayrılır.

Saatler 21.00’i gösterirken de darbeciler harekete geçmiş ve askerin bir bölümü kışlasından çıkmıştır.

MİT’e gelen ilk istihbarattan Başbakan’ın haberi olduğunda da saat artık 22.00 olmuş, askeri kalkışma kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkmıştır.

Başbakan, MİT Müsteşarı’na “Bana bu bilgiyi neden daha önce vermediniz” diye sitem eder.

Ama bu bilgi zaten Cumhurbaşkanı’na da verilmemiştir. Onun darbeyi haber aldığı kaynakeniştesidir.

***

Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ümit Dündar, TBMM komisyonundaki ifadesinde, “darbe ihbarı alınsaydı, Genelkurmay Başkanı’nın başka emirler de vererek, girişimi en başından engelleyebileceğini” söylemişti.

Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı da mahkemeye verdiği ifadede şöyle söyleyecekti:

“TSK’da kriz ve olağanüstü durumlarda personel kışlayı terk etmesin emri verilir. Bu emir 15 Temmuz’da verilseydi darbe girişimi ortaya çıkardı.”

Oysa ortada açık bir askeri kalkışma ihbarı vardı.

MİT Müsteşarı’nı üç helikopterle kaçırmayı planlayan askerler, bunu herhalde fidye istemek için yapmayacaklardı.

O “başka emirler” niçin verilmemişti, bunları elbette bir gün öğreneceğiz ama bugün için yapabileceğimiz tek şey tarihe bu soruları bırakmak.

O sırada Genelkurmay’da üst düzey bir güvenlik toplantısının olduğunu biliyoruz.

Bu istihbarat gelince neden oradaki diğer komutanların da katılımıyla geniş bir değerlendirme yapılıp, “tamamlayıcı emirler” verilmedi?

Gazi Albay Davut Ala’nın telefonuna gelen mesaj, başka kaç komutana daha gitmişti? Ve neden hiç kimse bu garipliğin, bir olası kalkışmaya işaret ettiğini değerlendirmedi?

O gün 66. Mekanize Tugay Komutanlığı kışlalarında yaşananlar, başka kışlalarda da tekrarlanmış olmalı. Telsiz çevrimi yapılması, atış için depo ve silahhanelerden silah ve cephane çıkarılması gibi.

Neden bütün bu olanlardan 1. Ordu Komutanı, onun üzerinden Kara Kuvvetleri ve Genelkurmay Başkanlığı bilgilendirilmedi?

Neden, Kara Havacılık ve Zırhlı Birliklerdeki faaliyet öğrenildiği halde doğru değerlendirme yapılamadı?

Neden kuvvet komutanları karargâha çağrılmadı, ordu, kolordu komutanları birliklerine sahip çıkmak konusunda uyarılmadı?

Elde böyle bir istihbarat varken bazı komutanların İstanbul’da ve Ankara’da düğünlere gitmelerine neden engel olunmadı?

Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a bu önemli istihbarat neden zamanında bildirilmedi?

Neden onların da bu istihbaratın değerlendirilmesiyle ilgili görüşleri alınmadı?

MİT Müsteşarı, Cumhurbaşkanlığı korumalarının, ellerindeki tabancaların bir askeri kalkışma durumunda Cumhurbaşkanı’nı korumaya yeteceğini nasıl düşünebildi?

Bu soruları daha da arttırmak mümkün.

Ancak Cumhuriyet’in geleceğini yok etmeyi hedefleyen bir kalkışmadan sonra bile Genelkurmay Başkanı ile MİT Müsteşarı sorgulanamadı.

Yaptıkları yazılı açıklamalar ile yetinildi.

Benim aslında tek bir sorum var:

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile MİT Müsteşarı, bu ihbarı hangi mülahazalar ile bir darbe girişimi olarak değerlendirmediler?

Bu ihbarı, darbe girişimi olarak değerlendirmiş olsalardı, kalkışma, darbeciler askeri sokağa dökmeden önce kışlalarda bastırabilir miydi?

Bu sorunun yanıtını darbecilerin öldürdüğü, sakat bıraktığı insanlara borçlu değil miyiz?

Facebook Yorumları

reklam
15.07.2019
Bu soru yanıtlanmadan, bu defter kapanmaz
13.07.2019
Bana müsaade tatlım, “hedonik adaptasyon” yaşıyorum!
11.07.2019
Elleşmeyin kendisi gider!
10.07.2019
Pamuk eller cebe: Batık kredileri ödeyeceğiz
8.07.2019
Bir kere de adamın dediğini yapın
5.07.2019
Önce utanç tablosunu değiştirin
4.07.2019
Diyanet İşleri Başkanı ,“kendine Müslüman!”
3.07.2019
Mektubu verenin kim olduğunu da hatırla
1.07.2019
Bir derdim var artık, tutamam içimde!
29.06.2019
Sevemez kimse seni, benim sevdiğim kadar!
28.06.2019
Yaşasın! Hapse tıkmak için Yargıtay’ı da bekleyecekler
27.06.2019
Binali Bey hesap vermekten kaçmaz!
26.06.2019
AKP’nin problemi Erdoğan’dan başkası değil
25.06.2019
Binali Bey, beni üzdünüz, küstüm vallahi!
24.06.2019
Her şey güzel olsun!
22.06.2019
Cumhurbaşkanı kimseyi kucaklamaz!
20.06.2019
Mursi’ye verdiğimiz 2 milyar dolar ne oldu?
19.06.2019
İşte o iş sizi biraz aşar!
18.06.2019
Erdoğan’a göre İmamoğlu’nun kazanmasında sorun yok
17.06.2019
Binali Bey’in çalıntı taşlı yüzüğü meselesi
15.06.2019
Aşk, avcı ile aynanın karşılaşmasıdır
12.06.2019
“Sempati yaratan” aday tartışmayı kazanır
11.06.2019
Bir tek bana mı garip geliyor?
1.06.2019
Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa
31.05.2019
Siyasal İslamcılarımız, daha ne kadar alçalabilecekler?
29.05.2019
Haydi şu kamera kayıtlarını görelim!
28.05.2019
Türkler çıldırdı mı: Cumhurbaşkanı’na hakaret meselesi
27.05.2019
Reis, ne yaptığını gerçekten biliyor mu?
25.05.2019
Yılları durduracak, güneşi doğduracak
24.05.2019
Bu heyete ne desek işe yaramaz
23.05.2019
Yine o meşum cümle!
22.05.2019
Ağam bizimle eğleniy!
21.05.2019
Binali Bey, seçmeni “bidon kafa” zannediyor
20.05.2019
AKP Genel Başkanı’nın sözleri doğru değil
15.05.2019
Mehmet Yakup Hoca ile Ramazan sohbeti!
14.05.2019
Az gittik, uz gittik, 73 yıl geri geldik!
13.05.2019
AKP trolleri ve Fethullahçılar’ın tuzağına düşmeyin
11.05.2019
Okşadıkça tenini, elimi kıskanırım!
10.05.2019
İçişleri Bakanı şöbiyet ile şaibeyi karıştırmış olmalı
9.05.2019
Dillerini yutmuşlar, bir tek parmakları çalışıyor!
8.05.2019
Rejim en büyük hatasını yaptı
7.05.2019
Tarihi olan “karar” değil, seçim sistemimizin çöküşü
6.05.2019
Hakemi aldatmaya çalışan futbolcu gibi
4.05.2019
Muammanın peşrevinde muallaktayız
2.05.2019
YSK, üç ay eğlence olsun diye mi çalıştı?
1.05.2019
Erdoğan, YSK kararına uyacak diye sevinelim mi?
30.04.2019
YSK’da tutarlılık aramak çok mu garip?
29.04.2019
Savcılar, seçmen listesini sabote mi etti?
24.4.2019
Kılıçdaroğlu’nu aramak, insanlık gereğiydi
23.4.2019
Sayın Cumhurbaşkanı, yanılma kontenjanınız doldu!
22.4.2019
Cumhurbaşkanı ve Devlet Bey’i kutlarım, amaç hasıl oldu
18.4.2019
İptal için “Kaypak Sam” numarası mı yaptılar?
17.4.2019
Sistem öngörülebilir değilse, hukuk yoktur
16.4.2019
Binali Bey ya bilmiyor, ya saptırıyor
15.4.2019
Devlet Bahçeli’den ne olur?
13.4.2019
Seçime girmek serbest, seçilmek yasak!
12.4.2019
Koskoca yargıçlar nasıl bu hale düştüler?
11.4.2019
Cumhurbaşkanı yanlış biliyor
10.4.2019
Soylu, boş konuşuyor; itiraz belgeleri nerede?
9.4.2019
Siyasal İslam’ın demokrasi sınavı
8.4.2019
Çanlar “belediye zenginleri” için çalıyor!
6.4.2019
1770’ten, 31 Mart 2019 vakasına: “Doing Turk!”
5.4.2019
Hakemin kaşı, gözü oynuyor!
4.4.2019
“Geçersiz oy” ne demektir, nesinden anlaşılır?
3.4.2019
Erdoğan, İstanbul ve Ankara’yı rahat bırakmaz
2.4.2019
İtirazlar, İstanbul’da sonucu değiştirir mi?
1.4.2019
Kazananı da, kaybedeni de çok bir seçim
30.3.2019
Seçime katılmak serbest, seçilmek yasak!
28.3.2019
Cumhurbaşkanı’nda yorgunluk alametleri var
27.3.2019
Erdoğan, siyaset üretme yeteneğini kaybediyor
25.3.2019
Hoşgörü beklemiyoruz ama bu kadarı da ayıp
20.3.2019
Ankara’yı kaybedeceğini anladı, çareyi “darbede” arıyor
19.3.2019
Kürtlerin oyu, Türklerin oyuyla eşit mi?
15.3.2019
Etik, bir et lokantası mıdır?
13.3.2019
Din sosuna batırılmış otokrasinin silahı: Yalan
12.3.2019
Yeni “Kabataş yalanı” mı, yeni “Madımak” yaratmak mı?
6.3.2019
İnsanın “sığınmacı” olası geliyor
4.3.2019
Erdoğan’ın ne diyeceğini merak eden parmak kaldırsın
3.3.2019
Başka bir erkeklik mümkün!
1.3.2019
Davutoğlu ya da Gül partisinden bir sonuç çıkmaz
27.2.2019
Cumhurbaşkanı biraz fazla uçtu sanırım
26.2.2019
Bir varmış, bir yokmuş: Erdoğan’a göre Kürt sorunu
25.2.2019
Reis ne söylüyor, tamburası ne çalıyor?
23.2.2019
Neden bazı insanları severiz de bazılarını sevmeyiz?
21.2.2019
Ciddiye alsan bir türlü, almasan başka türlü
14.2.2019
İzmir, Zeybekci’nin kimyasını bozmuş
13.2.2019
Ham demirden gümüş olmaz!
12.2.2019
Üreticiden ucuza aldığım domatesleri yeğenime bırakıyorum
11.2.2019
Kartal’ın AKP’li belediye başkanları
9.2.2019
Kalbe dolan o ilk bakış!
6.2.2019
Türk tipi BAAS rejimi olmasın
5.2.2019
Cumhurbaşkanı ne düşünüyor? Silahlanalım mı?
4.2.2019
Başkan Erdoğan, İsmet İnönü’ye karşı
1.2.2019
Hayır Kemal Bey, bu demokrasi değil
31.1.2019
İttifaklara alışın, sistem bunu gerektiriyor
30.1.2019
Berat Bey’in iktisat teorisine büyük katkısı
29.1.2019
El kesesinden hayır yapmak!
28.1.2019
Reis’in dış politika danışmanı: Vladimir Putin
24.1.2019
Biralar “normal” soğuklukta!
23.1.2019
Cumhurbaşkanı, Mozart ve İslamcıların iki yüzlülüğü
21.1.2019
Tenyearchallenge!
18.1.2019
Ben değilsem kim, şimdi değilse ne zaman?
15.1.2019
Leyla Hanım, oradan öyle mi görünüyor?
14.1.2019
“Gölge etmemek” yeterli olur
12.1.2019
Önemli olan yaşı değil, yanında olması
11.1.2019
Babam sağ olsun!
10.1.2019
Saray'ın buna ihtiyacı vardı
8.1.2019
Bu 'Türk tipi' rejime ne ad verilmeliyiz?
4.1.2019
Erdoğan'ın 'halifelik' hayali
3.1.2019
Parayı verdik, ödeştik mi?
2.1.2019
Kendisine gazeteci ya da savcı süsü verenler ne olacak?
28.12.2018
Biat et, rahat et!
27.12.2018
Anayasa şaşırma, Reis'in sabrını taşırma!
26.12.2018
Haddini bil!
25.12.2018
YSK, dürüst ve eşit seçim istemiyor mu?
24.12.2018
Bedel Ödetme Müdürü haykırdı: Atın hapse!
22.12.2018
ODTÜ Rektörü'nün açıklaması
21.12.2018
Ne Kadar Ekmek, O Kadar Köfte Üniversitesi (NKEOKKÜ)
20.12.2018
Yanıltılanın yüzü kızarıyor, ya yanıltanınki?
19.12.2018
"Testide ne varsa dışına o sızar!"
18.12.2018
Cumhurbaşkanı'nı yalanlardan koruyalım
17.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın problemi demokrasi ile
15.12.2018
Aşk, sevgiline boyun eğmek değildir
14.12.2018
Örümceklere, “güvenlik” kılıfı
13.12.2018
Bu bir sivil çatışma tehdidi mi Bahçeli Bey?
12.12.2018
Her gazeteci bir gün hapishaneyi tadacak
1.12.2018
Sünger Bob, Acun ve Şeyma
30.11.2018
Şirkete bak: Satarken de kazanıyor, dedikodusu yapılınca da!
29.11.2018
Erdoğan ilk kez gücüne güvenemiyor
27.11.2018
Fransa kadar demokrat ol, biz dayağa razıyız
26.11.2018
Kahrol düşman, al sana bomba!
24.11.2018
Nisa, nereye gidiyorsun?
23.11.2018
Adamın Macar Yahudisi olması önemli mi?
22.11.2018
Bir acayip bilmecem var
21.11.2018
Cumhurbaşkanı, ağaç dikince çevreci mi oldu?
19.11.2018
Operasyonun mesajı kime: Erdoğan'a mı, bize mi, Avrupa'ya mı?
17.11.2018
Şarkımı senin için yazdığımı bilseydin
16.11.2018
Sürpriz aday Bilal Erdoğan mı?
15.11.2018
Sayın Erdoğan, o 'cep' artık bizim cebimiz!
14.11.2018
Kendi himmete muhtaç dede!
13.11.2018
Rejim, temel karakterini ortaya koyuyor
12.11.2018
Cüppeni çıkar, Mercedes'ten in, öyle git!
11.11.2018
Düzgün kadınlar, düzgün adamları bulamıyor
10.11.2018
Milletin özel hayatından size ne?
9.11.2018
Rejim, hukuk ile ilişkisini keserken
8.11.2018
Cumhurbaşkanı'na hakarette rekor peşinde
7.11.2018
Cumhurbaşkanı gezilerinde ne kadar harcar?
6.11.2018
Adliye marifetiyle darbe girişimi
5.11.2018
Camiler “besi çiftliği” mi oldu, “mandıra” mı?
3.11.2018
Flört, yaşadığını hissetmeni sağlar
2.11.2018
Komşu kızı Düriye'den yöneticilerimize bir öğüt
1.11.2018
İnsanoğlu gariptir, her lafı kaldırmaz
30.10.2018
Yeni havalimanı üzerinden rejim inşası
29.10.2018
Sarıkamış'tan bir asır sonra...
27.10.2018
Erkekler artık aşık olamıyorlar mı?
26.10.2018
Gökçek'e sopayı gösterdiler
25.10.2018
Bu maaşa, bu iş yükü çekilmez!
24.10.2018
O anlaşılmaz, yaşanır!
23.10.2018
Memleketin çay stokları yetmez
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive