Mehmet Ocaktan

Karar



Bookmark and Share

Seçimin neden iptal edildiği bir muamma


24.05.2019 - Bu Yazı 137 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Yüksek Seçim Kurulu İstanbul seçiminin iptaliyle ilgili gerekçeli kararı nihayet açıkladı. YSK Başkanı Sadi Güven hepimizin anlayabileceği bir dille seçimin sonucunu etkileyecek bir ‘ihlal’ olmadığını söyledi. Şu andan itibaren hala oy hırsızlığından söz edenler olacak mıdır bilemeyiz ama, gerekçeli kararda “oyların çalındığı yönünde” en küçük bir kanıtın bile olmadığı net olarak ortaya çıkmış bulunuyor. 

Başkan Güven’in hukuk diliyle yaptığı açıklamanın özeti şöyle:

“298 sayılı Kanunun 21 ve 23. Maddeleri gereği 5 kişisi siyasi parti temsilcisi olup 7 kişiden oluşan sandık kurulunda siyasi partili üyelerle birlikte görev yapan usulsüz atanmış sandık kurulu başkanının 31 Mart 2019 günü yapılan İstanbul Büyükşehir Başkanlığı seçimine ilişkin maddi hatalar giderilip geçersiz oyların tamamının yeniden sayılması karşısında tek başına sicimin neticesine tesir ettiğine ilişkin seçimin iptalini gerektirir tespit olmadığından sayın çoğunluğun seçimin iptali ile yenilenmesine ilişkin kararına katılınamamıştır.”

YSK Başkanı açıkça demek istiyor ki; yapılan tespitlerde seçimin sonucunu etkileyecek bir ihlal yok, oy çalınması söz konusu değil, ama Yüksek Seçim Kurulu’nun 7 üyesi iptal yönünde oy kullandığı için seçim iptal edilmiştir.

Hafızalarımızı tazeleyelim; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı da 31 Mart seçimlerinin hemen sonrasında “Hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler oldu ama fark edemedik” benzeri afaki açıklamalar yaparak seçimin iptali için YSK’ya başvuracaklarını söylemişti.

İstanbul seçimine itiraz böyle bir muamma ile başlamıştı ve şimdi YSK’nın gerekçeli kararı ile bu muamma daha da derinleşmiş bulunuyor. İşin başında AK Parti iptal sürecini başlatırken seçmeni ikna edecek somut kanıtlar ortaya koyamamıştı. Herkesin beklentisi “Acaba YSK somut kanıtları ortaya çıkarıp, vicdanları rahatlatıcı bir sonuç açıklar mı?” yönündeydi. Ama gerekçeli kararda gördük ki, YSK da seçim sonuçlarını ihlal edecek kanıtlar bulamamış.

Nitekim muhalif üyelerden Cengiz Topaktaş da aykırılığın seçimin iptaline neden olabilmesi için neticeye müessir olduğunun kanıtlanması gerektiğini, bu hususa ilişkin somut kanıt sunulmadığını vurguladı. YSK’nın bu durumlarda itirazları reddettiğini hatırlatan Topaktaş, “Yüksek Kurulumuzun en son verilen bu karara kadar sandık başkanı ve sandık kurulu üyesi ataması nedeniyle iptal ettiği bir seçim bulunmamaktadır” yorumunu yaptı. Aynı şekilde YSK üyesi Kürşat Hamurcu da muhalefet şerhinde, itiraz eden tarafından iptali gerektirecek hiçbir somut kanıt ve belge sunulamadığını belirtti.

Peki o zaman İstanbul seçimi neden iptal edildi? Şimdi doğal olarak toplum bu sorunun cevabını bekliyor. Kuşkusuz şu saatten sonra kimse çıkıp toplumu ikna etmek gibi bir zahmete katlanmayacaktır. YSK da son sözünü söylediğine göre, İstanbul seçmeni günler süren yorgunluğun ardından tam bir kafa karışıklığı ile 23 Haziran’da yeniden sandık başına gidecektir, meselenin özeti budur.

Doğrusu benim merak ettiğim AK Parti gibi geçmişte büyük reformların altına imza atmış, yıllarca millet iradesinin faziletini savunmuş bir parti neden böylesine belirsizliklerle dolu bir yolu tercih ettiğidir. Çünkü 23 Haziran’da sonucu, somut kanıtlar bulup ikna edemediğimiz yine bu seçmen belirleyecektir.

Şimdi başlayacak kampanya sürecinde İstanbul seçmeni, “Madem oy çalınması ve sonucu etkileyecek bir ihlal yok, o zaman neden millet iradesi bu kadar yokuşa sürülüyor?” derse ne cevap vereceğiz? Maalesef bu soruların ikna edici bir cevabı yok.

Oysa hepimiz biliyoruz ki seçimler sandıkta kazanılır, demokratik sistemlerde bu işin başka bir yolu ve yöntemi de yoktur. Ayrıca millet iradesiyle ilgili böylesine keyfi davranışların kimseye faydası bir olmayacağını en iyi siyasiler bilir.

Kim nasıl değerlendirir, millet nasıl ikna edilir bilemeyiz ama bu iptal muamması özellikle iktidar bloğu açısından son derece sıkıntılı bir tablo ortaya çıkarmıştır. Çünkü gerekçeli karardan sonra hala “oylar çalındı” argümanı kullanılamayacağına göre, milleti ikna için başka gerekçeler üretilmek zorundadır. Ancak unutmamak gerekiyor ki bir yanlışı başka bir yanlışla düzeltmeye çalışmak, sandıkta daha ağır sonuçlar üretebilir.

Facebook Yorumları

reklam
24.05.2019
Seçimin neden iptal edildiği bir muamma
22.05.2019
Hukukun üstünlüğü olmadan güçlü ekonomi zor
20.05.2019
Dindarlar değişimi ve yeni gençliği keşfedebilir mi?
17.05.2019
İstanbul’u kim kazanır?
15.05.2019
Siyasetin dilindeki sükunet birlikteliği zenginleştirir
13.05.2019
Dindarlar hiç böyle bir hayal kurmamıştı
10.05.2019
Bize ‘Türk usulü demokrasi’ çok yakışıyor!
8.05.2019
YSK, AK Parti’ye ve demokrasiye tuzak kurdu
6.05.2019
AK Parti 31 Mart mesajını masaya yatıracak mı?
3.05.2019
AK Parti’nin MHP’lileşmesinin siyasi sonuçları
1.05.2019
Seçimin iptali fay hatlarını derinleştirir mi?
29.04.2019
Özgürlük rejiminin teminatı kuvvetler ayrılığı
22.4.2019
Bu görüntü Türkiye’yi çok yorar
17.4.2019
Dindarların elinden ve dilinden ne kadar eminiz?
15.4.2019
Bu siyasette bir yanlışlık var
12.4.2019
Hâlâ demokrasimizi kurtarabiliriz
10.4.2019
İtiraf ediyorum Bahçeli’ye haksızlık yaptım
8.4.2019
AK Parti ticareti yapan kaçak gecekondular...
5.4.2019
Peki AK Parti şimdi ne yapmalı
3.4.2019
Sükunete ve itidale ihtiyaç var
1.4.2019
Son sözü sandık söyledi
31.3.2019
Kafamız çöplüğe döndü, bir ses ver Eric Clapton
27.3.2019
Kuvvetler ayrılığı olmadan hiçbir sistem işlemez
25.3.2019
Boşuna övünmeyelim bu dindarlık sınavını kaybettik
22.3.2019
Eğitimi kaybettik ama neyse ki dünya değişiyor
20.3.2019
Keşke her ülkenin böyle bir başbakanı olsa
18.3.2019
Bu ulema zihniyetine kaldıysak vay halimize...
17.3.2019
Bu faşist belanın müsebbibi azgın popülizmdir
10.3.2019
Nazım Hikmet AK Parti ve Türkçenin şiiri...
6.3.2019
Evet gerçekten bir beka sorunumuz var
4.3.2019
Alinur Aktaş beni şaşırttı
1.3.2019
Bir gün biz de kuvvetler ayrılığını keşfedebilir miyiz?
27.2.2019
Siyasetteki ayrıştırıcı dil makul vicdanları yaralar
25.2.2019
Bölmek için değil daha güzel şehirler için seçim
20.2.2019
Geri kalmamızın müsebbibi din uleması mı?
18.2.2019
Dindarlar neyi kaybettiler
15.2.2019
Ulu’l emr’den kuvvetler ayrılığına
13.2.2019
Patlıcan biber kuyruğu izlemek eski bir nostalji...
11.2.2019
Kaliteli demokrasi ve hukuk yoksa acılar büyük olur
8.2.2019
O yazı nasıl doğmuştu?
8.2.2019
Zeybekci: Yeni bir İzmir hikâyesi yazmak üzere yola çıktık
6.2.2019
Binali Yıldırım’ın ‘İki yaka bir sevda’sı
4.2.2019
Hukuk yoksa halk da, yönetici de güvende değildir
1.2.2019
Onlar şimdi FETÖ nasırlarını nasıl kaşıyor
30.1.2019
Demokrasi, sahte peygamberlerin saldırısı altında
28.1.2019
Esad’ın kankası Maduro da Trump da bize uymaz...
25.1.2019
Yeni bir dindarlık tasavvuruna ihtiyaç var
23.1.2019
Aklı iptal edip cehaleti kutsallaştırırsanız...
22.1.2019
Dindarlık anlayışımızı sorgulamalıyız
18.1.2019
Keşke siyasetin dili daha eğlenceli olabilse...
14.1.2019
Demokrasi liginde olmak kalite göstergesidir
11.1.2019
Genç beyinler için iki tehlike ideoloji ve müritlik
9.1.2019
Mutlakiyetçi yönetimlerin sihirli kelimesi: İtaat
4.1.2019
Özgürlüğü değerli kılan aykırı fikirlerdir
2.1.2019
Şöyle bir 2019 hayali kurmak sakıncalı mıdır?
31.12.2018
Popülistlerin hayal dükkanı müşteri kaybeder mi?
28.12.2018
Siyasi otoriteyi kim sınırlandıracak?
26.12.2018
Neden belediye başkanı seçmek zorundayız ki...
24.12.2018
‘Hakimiyet’ üzerinden totaliterizm inşası
21.12.2018
‘İdeolojik İslam’ algısı ile çağı anlamak mümkün değil
19.12.2018
Ben de o ‘Musalla Örgütü’nün içindeydim!
17.12.2018
Liyakat ve hukuk yoksa trenler hep çarpar...
14.12.2018
İslam’ı doğru anlama gayreti neden fitne olsun ki?
12.12.2018
Küresel şebeke hep fazla mesai mi yapıyor?
30.11.2018
Müslümanları dış güçler mi geri bıraktı?
29.11.2018
Demokrasi yorgunu kitlelerin yeni efendisi otoriter liderler
26.11.2018
AK Parti’nin dereleri MHP’ye akıyor
23.11.2018
Adalet konusunda Müslümanca duruş sınavı
21.11.2018
Akademisyenlerin gözaltına alınması kimin işine yarar
16.11.2018
İslamcı aydınların bize anlattığı hikaye böyle değildi
14.11.2018
Şark toplumlarının hep bir Asrı saadeti dönemi olur
12.11.2018
Siyaseti cemaatçi zihniyetle meşrulaştırmak
11.11.2018
Her akşam üzeri kim ölür Gırnata’da...
9.11.2018
Bu Türkiye algısını değiştirmek çok mu zor?
7.11.2018
Dindarların hukuka ihtiyacı yok mudur?
5.11.2018
Hukukun üstünlüğü maneviyatı kontrol mekanizması değildir
2.11.2018
Rektörün ‘Ulu’l emr’e dayalı İslam devleti ideali
31.10.2018
Bahçeli ittifakın tadını çıkarıyor
29.10.2018
İslam fıkhının bugün de söyleyecek bir sözü olmalı
28.10.2018
İnançların da özgürlüğün de teminatı hukuk
26.10.2018
İnançların da özgürlüğün de teminatı hukuk
24.10.2018
İşte insan hakları fukaralığı böyle bir şey
22.10.2018
Dini referans alan bir demokrasi mümkün mü?
19.10.2018
İslam düşüncesinde muhalefet pek makbul değildir
17.10.2018
Özgürlük fukaralığını kendimize bile itiraf edemiyoruz
15.10.2018
Brunson için yazdığımız yerli ve milli hikaye
14.10.2018
Hz. Danyal’ın öğüdü ve Ömer Dinçer’in ahlâki ekseni
12.10.2018
Demokrasiyi boşverin Suud’ta yaşayın...
10.10.2018
İslam hem din hem devlettir ama...
8.10.2018
Keşke bu kadar çok ve gereksiz üniversitemiz olmasa
7.10.2018
Aşkına ihanet ettiğimiz şehir İstanbul...
5.10.2018
Keşke McKinsey’e mecbur kalmasaydık
3.10.2018
Din, devlete dokunulmazlık zırhı giydirme aracı olamaz
2.10.2018
McKinsey’le çalışmak yerli ve milli olmaya mani mi?
28.9.2018
‘Milliyetçilik hastalığı’nın ilacı AB projesiydi...
26.9.2018
Demokrasi herkesi hizaya sokma rejimi olamaz
24.9.2018
Neden yeniden bir başarı hikayesi yazılmasın ki...
21.9.2018
Huri kapmak için demokrasiye ihtiyaç yok
19.9.2018
Kültürel kodlarımız demokrasi için uygun mu?
16.9.2018
Yahya Kemal yetmezse biraz da David Bowie
14.9.2018
Gelecek nesiller bugünün dindarlarını nasıl görecek
12.9.2018
Hans ve George’un tasarrufu mu doğrudan yabancı yatırım mı?
10.9.2018
İslami ya da seküler demokrasi ayrımı olur mu?
7.9.2018
Putin-Esad el ele güzel günlere
5.9.2018
Mazoşist dindarlık’ içselleştirilmiş bir kölelik olabilir mi?
3.9.2018
Siyaset Tanrı adına mı, ümmetten alınan yetkiyle mi yapılmalı?
2.9.2018
Şimdi çok uzaklarda kalan eski resimlerdeki şiirler
31.8.2018
Türkiye’ye yeni bir başarı hikayesi lazım
29.8.2018
‘Gökler ve yer adalet üzerine duruyor’
27.8.2018
Döviz hutbesini ahali nasıl değerlendirir?
24.8.2018
Müslüman dünyanın Kur’an’ı anlama krizi
22.8.2018
Fetvalarla insan haklarını inşa edemeyiz
20.8.2018
Makul olan Trump ve Putin değil Avrupa basireti
17.8.2018
Müslüman aydınların zor sınavı
15.8.2018
Batı düşüncesindeki gelişmelere nasıl bakmalı?
13.8.2018
‘Her şeyin çözümü İslam’da var’ demek çözüm için yeterli mi?
10.8.2018
Diyelim ki ‘demokrasi masalı’nın sonu geldi...
8.8.2018
Yapay zeka çağında bile Esad kazanıyor
6.8.2018
Kolay dindarlık dinin ve ahlakın özüne galip gelirse…
3.8.2018
Eğitimdeki bu tabloyu değiştirmeliyiz
30.7.2018
Demokrasinin zaafları var, ama alternatifi...
27.7.2018
Din-hukuk-siyaset ve ahlâk arasında nasıl bir ilişki olmalı?
25.7.2018
Hayatın dışında bir ‘İslami yönetim’ olabilir mi?
23.7.2018
Demokrasi-İslam uzlaşması elzem midir?
22.7.2018
Keşke milli olmaya Türkçe’nin o derin ırmağından bakabilsek
18.7.2018
İslam siyaset düşüncesinde hilafet ve iktidarın kaynağı
16.7.2018
Batı dünyasının bakmayı hiç denemediği açı
15.7.2018
Esfeli safiline karşı sadece kalbi ile direnenler kazandı
13.7.2018
Kibrit kutusundaki din algısıyla nereye kadar
11.7.2018
Ve ben de tarihin değişimine tanıklık ettim
9.7.2018
Yeni dönemi Erdoğan’ın yeni söylemleri şekillendirecek
8.7.2018
Türk musikisiyle başka bir aleme uyanmak...
6.7.2018
Pozitif hukuk ilahi yasaya aykırı değildir
4.7.2018
Şark’ın irfanı sistemli tefekkürle buluşabilir mi?
2.7.2018
Neden İslam siyaset teorisi üretemedik?
29.6.2018
Demokrasiye ve millet iradesine küsülmez
27.6.2018
Yeni sistem sağlıklı kurulursa demokrasi kazanır
25.6.2018
Seçim bitti şimdi huzur ve istikrar zamanı
24.6.2018
Caz sizi çağırıyor eminim kalbinize iyi gelecek
22.6.2018
Siyaset için illa kavga etmek zorunda mıyız?
20.6.2018
İslam siyaset düşüncesindeki muhafazakarlık demokrasiye engel
18.6.2018
Bence de Türkiye MHP’siz yönetilemez!
15.6.2018
Bugün merhametle ve adaletle buluşma zamanı
13.6.2018
Abesle iştigali bırakıp 25 Haziran sabahını düşünelim
11.6.2018
Sayın Bahçeli seçime gidiyoruz savaşa değil
8.6.2018
Çözülemeyen sorunların tek müsebbibi dış düşmanlar...
6.6.2018
Bu vicdani perişanlığın çaresi yok mudur?
4.6.2018
Müslümanlar neden Halifeyi otoriterleştirdi?
3.6.2018
Kapitalizmin değerleri üzerinde tepinen anarşizmin asi çocukları
1.6.2018
Reformist AK Parti özlemi ihanet değildir
30.5.2018
Dolara kafa attık olmadı, sonunda Mehmet Şimşek nöbete
28.5.2018
Yeniden IMF’nin müşterisi olmayı hiç istemeyiz
27.5.2018
Seviyesizliği meşrulaştıran zihniyet iklimi
26.5.2018
Demek ki dolar kafa tutarak düşmüyormuş...
23.5.2018
Partilerin vekil tercihleri ve değişim arzusu
21.5.2018
Cezaevlerinde isyan çıkarsa Bahçeli ne yapar?
20.5.2018
Hep lanetliyoruz ve anlaşmalar imzalıyoruz
19.5.2018
Keşke orucumuza reytingci hocalar musallat olmasa...
14.5.2018
Cehaletin sanatı da siyaseti de olmaz
13.5.2018
Temel Bey’in siyasete getirdiği üslup nezaketi
11.5.2018
Küçük adam’ ve IŞİD pazarlamacısı arkadaşları
9.5.2018
Bu seçimde ‘huzur’ vaadi’ fark yaratabilir
7.5.2018
AK Parti reformcu kimliğine geri dönebilir mi?
6.5.2018
Bugün siyaseti unutun, durun ve müziği dinleyin
4.5.2018
İttifaklar Meclis’in önemini artırabilir
2.5.2018
Parti aidiyeti uzlaşma kültürünün önünü kapatırsa...
30.4.2018
Demek ki adaylık işlerine ‘üst akıl’ bakmıyormuş...
29.4.2018
Siyasetçiler için zorunlu caz ve rock dersleri
27.4.2018
Cemaat kültürüyle demokrasi inşası mümkün olmuyor
25.4.2018
Her şeyi mutlaka gerilim hattında mı tartışmalıyız?
23.4.2018
Endişeye gerek yok Türkiye’nin ekseni değişmez
20.4.2018
Siyasetin matematik profesörü Devlet Bahçeli
20.4.2018
Siyasetin matematik profesörü Devlet Bahçeli
18.4.2018
Bahçeli’nin erken seçim telaşının şifreleri
16.4.2018
Demek ki Suriye’de tek patron Rusya değilmiş
15.4.2018
Edebiyatsız bir dünya hayal edebilir misiniz?
13.4.2018
Trump dünya ile dalga mı geçiyor?
11.4.2018
Bu manyağı durduracak bir güç yok mu?
9.4.2018
Peygamber, iktidarı hiçbir zaman mutlaklaştırmadı
8.4.2018
Her şairin ölümüyle biraz daha yalnızlaşıyoruz
6.4.2018
İslam devleti hayalinin altından IŞİD karanlığı çıkar mı?
1.4.2018
Söyleyin bana nasıl bir dünya burası?
30.3.2018
Uçurumun kıyısındaki demokrasi
28.3.2018
Liberal demokrasiye kısa bir mola mı?
26.3.2018
Hz. Peygamberin ‘ümmet’ tanımını anlayabildik mi?
23.3.2018
Beyler ayağımızın altındaki toprak kayıyor!
21.3.2018
Keşke hocalarımız İmam-ı Azam’ı anlayabilse...
19.3.2018
Keyfiliğin tek çaresi hukukun üstünlüğü
16.3.2018
Nurettin Yıldız’dan özür dilemeyi çok isterdim
14.3.2018
Modernleşme maceramız ve Gökalp’in ülküsü
12.3.2018
Din değil yobaz zihniyet güncellenmeli
9.3.2018
Yapay zeka dijital diktatörler yaratır mı?
7.3.2018
Dindarların fanatizmle imtihanı
5.3.2018
Demokraside evrensel kalite çok yakındı ama...
4.3.2018
‘Tut yüreğimden anne’ diyebilmek ne güzel...
2.3.2018
28 Şubat darbesinin henüz kapanmayan defteri
28.2.2018
Herkesin kendine göre bir Abdülhamid’i var...
26.2.2018
Hukuk ve adalet tarihin en kadim arayışı...
23.2.2018
OHAL neslinin nasıl bir Türkiye hayali olur?
21.2.2018
Rusya’nın PKK-YPG’yi terörist ilan etmemesi boşuna değilmiş
19.2.2018
Batı ile normalleşme provasının anlamı
18.2.2018
Sezai Karakoç Mozart ve Mona Roza’lı bir gece...
16.2.2018
Hz. Peygamber adildi ve özgür bireyler yetiştirdi
14.2.2018
‘Yapay zeka’ ile demokrasinin de sonu gelir mi?
12.2.2018
İdeolojik nesiller yapay zekayı nasıl anlayacak?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Düzce Satılık ve Kiralık Emlaklar Emlak8.net