Mehmet AKBACAK



Bookmark and Share

Nefret ve kin üzerinden politika yapılmaz!


25.10.2015 - Bu Yazı 1455 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 1973 seçimlerinden bu yana günlük politikayı takip etmeye çalışıyorum. Her seçim öncesi yaşanan hareketlilik; toplumun canlı ve dinamizm içinde olduğunu göstermesi açısından olumlu    bir yaklaşımken, buna karşılık politikanın acımasız akışı içinde seyrederken oluşturulan kutuplaştırıcı yaklaşımlar da olumsuzluğu işaret eder.1983 seçimlerinden bu yana Düzce'de oy kullanıyorum, bugüne kadar yaşadığımız seçimlerden sonra hem politikacılar, hem de biz seçmenler bir türlü oluşan tablodan memnun olduğumuzu söyleyemedik.Seçim başlamadan kaybedeceklerini anlayanlar; başlıyorlar seçimde hile yapılacak propagandasına, seçimden sonra da bunu kanıtlamak içinde ellerinden geleni ardınakoymuyorlar.Gerçi onlar da biliyor; bu yalanın tutmayacağını, lakin kendi seçmenlerinin gazını almak gerekiyor,ne yapsın zavallılar.

        1980 öncesi seçimlerinde genellikle iki tehlikeden bahsedilirdi, ülkeyi komünistler ele geçirecek, ya da ülkeye faşizm hakim olacak.Hatta aklı başında olan bazı siyasiler "bu kış komünizm gelecek" diye halkı korkutmaya çalışırlardı. Komünizm gelmedi ama, hem komünistleri, hem de faşistleri aynı mahpuslarda ve darağaçlarında sallandırdılar.90’lardan sonra da Şeriat gelecek korkusu oluşturarak dindarları hırpaladılar, lakin köprünün altından çok sular aktı.O, hırpalanan dindarların desteklediği parti, ülkeyi 13 yıldan beri yönetiyor, hergün medyada Şeriat ha geldi,ha gelecek diye korku senaryosu üretenlerin söylediklerinin hiçbirisi gerçekleşmedi.Korku üretenler boş dururmu, bu sefer de ülke diktatörlüğe gidiyor diye her yeri yangın yerine çevirdiler, yetmedi 2005 den bu yana PKK'yla yapılan çözüm konusundaki görüşmelerden dolayı iktidar PKK'yla koalisyon kurdu, bölgeyi PKK'ya teslim etti diyenlerle, PKK'ya gidip bunlarla barışmayın (Bunlar dediği Türkiye Cumhuriyeti Devleti) diyenler ve daha da ilginci geçmiş iktidarlar zamanında en acılı günleri yaşayanlar da maalesef bu zihniyetlerle ittifak içine girdiler.Bizim oralarda bir söz vardır;" Ay değil, bayram değil, eniştem beni niye öptü". Aslında birbirlerinden çok farklı imiş gibi görünen bu anlayışların bir araya gelebilmeleri için iki yol izlendi.Birincisi iktidara karşı her türlü propagandayı ortaklaşa yaparak tabanlarına kin ve nefret tohumları ektiler.İkincisi ise birbirlerine en ağır küfredenlerin  yayın organlarında konuk olmalar, saz çalmalar, hatta aleni olarak kendi partisine oy vermeyip, başka partiye oy veren yöneticilerin varlığı, beraber salladık  diyerek, sanki iktidar olmuşçasına havalara girmeleri "takdire şayan" manzaralardı.Amaçları iktidara gelmek değil, AK Partinin tek başına iktidar olmasını engellemekti.Doğal olarak, bu yaklaşımı siyasetin cilvesi olarak niteleyebiliriz, lakin bu yapılırken toplumun kılcal damarlarını kin ve nefretle doldurmak niye. Kin ve nefret üzerinden politika yapılmaz, yapılırsa da en büyük zararı toplum çeker ve o siyasi hareketin intiharı olur.Merkel'in ülkemize gelmemesi için mektup yazanlar bu nefret ve kinin baş temsilcileridir, yazıklar olsun, işin tuhaf tarafı bunlar bir de üniversite hocaları....

            7 Haziran seçimlerinden sonra, tek başına iktidar çıkmayınca, seçimin ertesi günü sayın Bahçeli erken seçimin tarihini belirledi ve koalisyona ortak olmayacağını açıkladı.Sayın Kılıçdaroğluda 14 maddelik şartı kabul edilirse evet deriz dedi. HDP ise AK Parti'yle ne koalisyon kurarız, ne de destek veririz açıklamasını yaparak kapıları kapattılar.Sanki bu ülkenin sahibi AK Parti'de, biz yokuz sen ne halin varsa gör dercesine.Yazıya oturmadan liderleri dinledim; hepsi de şimdiden koalisyona varız diyorlar.Gerçi olumlu bir yaklaşım ama, peki 5 ay içinde ne oldu da, bu noktaya gelindi. Suruç katliamı, yüzlerce asker ve polisimizin şehit edilmesi, Ankara katliamıyla yüzlerce ocağa ateş düşmesine gerek varmıydı diye soracak olursak; ne denilecek?  Ne denileceğini ben biliyorum, tüm bunların müsebbibi iktidar diyeceksiniz, lakin sorumluluktan kaçamazsınız tarih yakanıza yapışacaktır.

        Belki de ilk defa Düzce'de seçim sönük demeyeyim de sessiz geçiyor.Artık oy atmaktan veya atatacağımız yer belli, o kadar tantanaya gerek yok dercesine arkadaş gruplarında bile seçim konuşulmuyor.Bazı arkadaşlarda karamsarlık tohumları saçıyor."Seçim barış getirir mi? bu seçim bedenleri yok olmaktan kurtarır mı acaba?" gibi soru işaretleriyle, zihninde seçimde istediğini alamayacağını görünce çuvallıyor. Peki  sorunlarımızı seçim yoluyla çözemezsek neyle çözeceğiz, gerçi darbeye karşısındır ama alenen bilmeden darbecilere iş çıkartıyorsun, canım arkadaşım. Bir diğeri çıkıyor; Ekonomi desen allak bullak, Esnaf siftahsız dükkan kapatıyor, bayram sevincini yaşayana rastlamak bile zor,diyor. Adama demezler mi? kafanı bilgisayarın tuşlarından kaldır da bir bak, Düzce cıvıl cıvıl insanlarla dolup taşıyor.Bir adayımız da "Düzce gün geçtikçe geriliyor,tarım yok oluyor diye şikayet ediyor, tabii baktığı yer önemli, bugün Düzce'de yalnız 15 bin üniversiteli öğrenci var, bu rakam bile Düzce'nin geleceğinin parlak olacağının habercisidir.Bu arada Sayın Akyol'u rahmetle, sayın Necmi Hoşver'i de saygıyla anıyorum, hizmetlerinden dolayı.

           Türkiye, 7 Şubat Mit krizinden bu yana sürekli operasyonlarla hizaya getirilmeye çalışılıyor, bu operasyonlar içerden yapılıyor gibi gözüksede esas oğlan dışarda, düne kadar belki görülmüyordu ama, şimdi yanıbaşımızda, güneyimizde.Mit tırlarının Suriye'de ne işi var diyenler, Rusya'nın, ABD'nin, İran'ın, İngiltere'nin, Almanya'nın, Çin'in, Suriye'de ne işleri var diye soruyormusunuz, soramazsınız, çünkü bu operasyonların tek bir amacı var,Türkiye'nin Ortadoğu’dan uzaklaştırılması,içine kapanması, diz çöktürülmesi.İşte bu seçim bunun için çok önemli, ya boyun eğdirecekler, ya da masadaki yerimizi alacağız.100 yıl önce sınırlarımızı çizenlere seyirci kalmayacağız. Kalın sağlıcakla.

Facebook Yorumları

reklam
25.10.2015
Nefret ve kin üzerinden politika yapılmaz!
19.10.2015
Sizler katilleri tanırsınız ve korursunuz!
24.6.2015
ZAMAN GEÇMİŞ OLSA DA!
9.6.2015
BUNDAN SONRA NE OLMALI!
6.6.2015
YEDİREMEZSİNİZ ARTIK!
28.5.2015
ABD karşıtlığından, ABD hayranlığına geçiş!
11.5.2015
KENAN EVREN'DE KİM?.
4.5.2015
Kent olamayan Düzce
05.04.2015
Terör ve Demokrasi
31.03.2015
KÜTÜPHANE HAFTASI
17.03.2015
HDP'ye düşen onurlu görev
26.02.2015
Seçimlere gidilirken
11.02.2015
Ay değil bayram değil!
02.02.2015
Ana muhalefet yolunda
26.01.2015
Fikri olmayan insanlar korkaktır!
09.01.2015
Şaşırdılar!
17.12.2014
Finale Doğru Yaklaşırken
04.12.2014
Yeni bir tezgâh hazırlığı yapılıyor!
19.11.2014
AÇILIM, AÇILIM NE BU YAHU!
13.11.2014
Masayı yıkan masanın altında kalır!
01.11.2014
Çözüme giderken çözülenler!
26.10.2014
Fotoğraf netleşirken
15.10.2014
Her oyunun bir kazananı vardır
10.10.2014
OHHHH BEEEEE!
23.09.2014
Siz nereye aitsiniz !
09.09.2014
Hep aynı taktik
30.08.2014
Sana yakışanı yaptın
14.08.2014
Barış ve demokrasi kazandı
31.07.2014
İki fotoğraf iki zihniyet
16.07.2014
Yeni yaşam, yeni Türkiye
02.07.2014
Perde kapanırken!
26.06.2014
Eniştesi mühendis
21.06.2014
yaşanan ilginç olaylar
12.06.2014
İllaki barış başka çare yok!
06.06.2014
Yeni Türkiye’ye doğru
28.05.2014
İlkellik hala devam ediyor!
15.05.2014
“Koyun can derdinde, kasap et derdinde”
07.05.2014
Katlanmak kolay mı?
20.03.2014
SÖZDE BİRLİK NE İŞE YARAR!
07.03.2014
Hızla ayrışıyoruz!
23.02.2014
Halkı aptal yerine koyanlar!
14.02.2014
Mesele barış ve demokrasi ise
08.01.2014
Reel siyaset ha!
28.12.2013
Türkiye’de hiç bir şey hakiki değil
18.12.2013
Dostunu düşman,düşmanını dost yaparlar anlayamazsın
01.12.2013
Bu oyunun sonu nereye gider!
17.11.2013
BU YIKILAN DA BİZİM UTANÇ DUVARIMIZ!
07.11.2013
Demokrat olmak, demokrasiyi kurmak kolay iş mi?
02.11.2013
Meclis topluma yetişmek üzere
22.10.2013
Hangi ilkelerle ve kimlerle ittifak ?.
10.10.2013
“Taraf” ne yana düşmüş usta?
03.10.2013
Demokratlaşan Türkiye
22.09.2013
Tansel Çölaşan’dan, Salih Memecan’a
18.09.2013
Askeri vesayet geriledi ama zihniyet dimdik ayakta
07.09.2013
Bu ülkede neler oldu, neler!
02.09.2013
Barışı istiyor muyuz?!
16.08.2013
Bu yol 12 Eylül’e, Kenan Evren’e gider
22.07.2013
Demokrat olmak veya olmamak!
09.07.2013
KÜRESELLEŞMENİN İKİ YÜZÜ
06.07.2013
AYRIŞARAK YOK OLMAK MI?
28.06.2013
Bir musibet bin nasihattan yeğdir!
17.06.2013
Bu yoldan barış ve huzur çıkmaz
13.06.2013
Herkes aklını başına toplasın!
03.06.2013
NELER OLDUĞUNUN FARKINDAMISIN?
28.05.2013
Kendine yabancılaşma!
17.05.2013
Bataklıktan medet umanlar
16.04.2013
Düzce’de yeni Türkiye kurulurken
10.04.2013
Kentleşme yolundaki Düzce
18.03.2013
Tarihi yalanla beslersen
28.02.2013
BAHAR ERKEN GELECEK
02.02.2013
KİMLİĞİM BASKI ARACI OLAMAZ
06.01.2013
UMUTLAR YEŞERİRKEN
21.12.2012
Ellerinizi boşuna oguşturmayın
27.11.2012
Yeşil ve Sol bir Gelecek,kongrenin ardından
04.11.2012
Bana sen mi öğreteceksin?
29.10.2012
YASAKLASAK DA MI SAKLASAK?
15.10.2012
İNSAN OLDUĞUMUZU UNUTTUĞUMUZ AN!
03.10.2012
BİR FOTOĞRAFIN ANATOMİSİ
25.09.2012
KİMİN DARBECİLERİ
13.09.2012
Sevginin yerini nefret alırsa
31.08.2012
BARIŞA HASRET
21.07.2012
O NE DİYO LA!
28.06.2012
SICAK VE BOĞUCU YAZA DOĞRU
14.06.2012
İLERİ DEMOKRASİ Mİ, GERİYE GİDİŞ Mİ?
24.05.2012
HERKES KENDİ TÜRKÜSÜNÜ SÖYLERSE
09.05.2012
DÜN SAHİP ÇIKMAYANLARA İYİ BAKIN.
26.04.2012
ÇOCUKLARIN BAYRAMI VE ERMENİ TEHCİRİ
17.04.2012
BAHARIN AYAK SESLERİ Mİ ?
09.04.2012
12 EYLÜL CUNTACILARINI BİTİREN ANA
31.03.2012
SU YATAĞINI ERGEÇ BULACAK
19.03.2012
KIŞ HİÇ Mİ BİTMEYECEK?
08.03.2012
BİR ELMANIN YARISI GİBİ
27.02.2012
NELER YAŞANIYOR,NELER YAŞANACAK
09.02.2012
İçimdeki sıkıntı
19.01.2012
12 EYLÜLLE HESAPLAŞMA
02.01.2012
GEÇEN YILI UĞURLARKEN
23.12.2011
TARİH NİÇİN ÇARPITILIR (2)
12.12.2011
ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR
05.12.2011
TARİH NİÇİN ÇARPITILIR
25.11.2011
SENDİKALARIN BİRLİĞİ
03.11.2011
İNSANLIĞINI YİTİRENLER
24.10.2011
YENİ ANAYASAYA SABOTAJ
17.10.2011
EĞİTİM VE SORUNLARI
10.10.2011
SAYIN VEKİLİM SİZDEN ŞİKÂYETÇİYİM
03.10.2011
NEDEN KONGRE GİRİŞİMİ
27.09.2011
BİZİ KİMLER YÖNETMİŞ
19.09.2011
BARIŞ İÇİN HER YOL MÜBAHTIR
26.08.2011
ÇIKMAZ SOKAK
09.08.2011
NERDEN NEREYE
20.07.2011
İnsanı Anlamak
13.07.2011
BİR YILIN SONUNDA
17.06.2011
YENİ DÖNEME GİRERKEN
03.06.2011
GÖZLERİM AÇIK GİTMEZ ARTIK
26.04.2011
KRIZİN EŞİĞİNDEN DÖNERKEN
14.03.2011
GENÇLİĞİ RAHAT BIRAKIN
05.03.2011
Demokrasiye Koşar Adım
28.12.2010
YENİ BİR YILA GİRERKEN
29.11.2010
Eğitimin Dünü ve Bugünü
09.11.2010
BARIŞA DOĞRU!
21.10.2010
Yeni Anayasa, Yeni Dönem
07.10.2010
Demokratik Cumhuriyet'e Doğru
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.