Mehmet Acet

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Türkiye’nin İdlib zaferi


19.9.2018 - Bu Yazı 83 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 uhalifler ile rejim birlikleri arasında silahsızlandırılmış bir tampon bölge oluşturulacak, Türk ve Rus askerleri bölgede devriye gezecek.

Önceki gün Soçi’de yapılan Putin/Erdoğan zirvesinden çıkan en önemli sonuç bu oldu.

Bir ay kadar önce İdlib masası kurulurken kartların açıldığı denklemi gözümüzün önüne getirecek olursak, zirveden çıkan bu kararın Türkiye açısından ciddi bir kazanım getirdiği ortada.

7 Eylül’de yapılan Tahran zirvesi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bastırmasıyla, İdlib özelinde oluşan kötümser senaryolar yerini ihtiyatlı bir iyimserlik atmosferine bırakmıştı.

Soçi zirvesi bittikten sonra Rusya Savunma Bakanlığı’nın yaptığı “İdlib’e askeri operasyon olmayacak” açıklamasıyla, Esad karşıtlarının son sığınma yeri olan bu kentte yaşayan 3,5 milyon insan rahat bir nefes aldı.

EN BAŞTA TÜRKİYE’YE 1000 KİLOMETREKARELİK BİR ALAN ÖNERİLDİ

İdlib anlaşmasının Türkiye açısından kıymetini anlamak için bir ay öncesine dönüp nereden hangi noktaya gelindiğini hatırlamak yeterli olabilir.

Şam rejimi kenti üç koldan ağır silahlarla kuşatmış, Rusya, operasyonu engelleyecek tek seçeneğin silahların bırakılması olduğunu ilan etmişti.

İdlib müzakerelerinin tam göbeğinde yer alan bir kaynaktan aldığımız bilgilere göre, o günlerde Türkiye’ye de şöyle bir şey önerilmişti:

“Türkiye sınırının hemen dibinde 1000 kilometrekarelik alanı sizin kontrolünüze bırakalım, gerisine karışmayın.”

Bu bilgiyi veren kaynağa Ankara’nın buna cevabının ne olduğunu sordum.

“Reddedildi” yanıtını aldım.

Bu önerinin reddedilmesinin gerekçelerini de anlayabiliyoruz.

İdlib’e yönelik havadan, karadan başlatılacak bir operasyonun, daha önce Halep ve Guta’da örneklerini gördüğümüz Grozni modelinden bir farkı olmayacaktı.

Yani İdlib taş devrine dönecekti.

Bunun bir başka sonucunun büyük bir katliam ve yüzbinlerin Türkiye sınırına doğru göç etmeye başlaması olduğunu da herkes biliyordu.

Erdoğan’ın ısrarı, Putin nezdindeki kredisini sonuna kadar kullanması her şeyden önce büyük bir insani kıyımın önüne geçmiş oldu.

İDLİB’DEN SONRA SIRA AFRİN VE FIRAT KALKANI BÖLGESİNE GELECEKTİ

Soçi uzlaşmasının kazanımları bu saydıklarımızdan ibaret değil.

Ankara’nın İdlib’de direniş sergilemesinin arka planında Türkiye’nin güvenliğini yakından ilgilendiren önemli bir gerekçe daha var.

Ruslarla müzakereleri yürüten ekipte yer alan bir ismin ifadesiyle “İdlib düşseydi sıra Afrin ve Fırat Kalkanı Bölgesi’ne gelecekti.”

Nitekim Ruslar Türk muhataplarıyla önceki görüşmelerinde bu talebi de açıkça gündeme getirmişti.

İdlib uzlaşmasıyla Afrin ve Fırat Kalkanı kazanımları da koruma altına alınmış oldu.

Ayrıca, Putin’in Erdoğan’ın tekliflerine kulak vermesi, Şam rejiminin Suriye topraklarının kalan bölümünü ele geçirme hevesini de kursağında bırakmış oldu.

Rusya ile yürütülen müzakere trafiğinin içinde yer alan kaynağa “Türkiye’nin Suriye özelinde nihai çıkış stratejisi nedir” diye bir soru daha sordum.

Şöyle bir yanıt geldi:

“Anayasa çalışmaları bitecek, siyasi çözüm geliştirilecek, seçimler yapılacak. Bu süreçler tamamlanmadan Türkiye’nin Suriye topraklarındaki varlığından vazgeçmek söz konusu olmayacak.”

SOÇİ UZLAŞMASI KİMLERİ RAHATSIZ ETTİ?

Aslında sorunun yanıtını aynı günün akşamında görmüş olduk.

Erdoğan ve Putin’in basın karşısına geçip varılan mutabakatın çerçevesini açıklamasından hemen sonra neler olup bittiğini biliyoruz.

Hama, Humus, Lazkiye ve Banyas’ta rejime ait üslere yapılan İsrail saldırılarının Soçi uzlaşmasına bir cevap olduğu gayet açıktı.

Üstüne bir de bu saldırılara karşılık vermeye çalışan Suriye hava savunma sisteminin bir Rus uçağını yanlışlıkla vurup, 15 Rus askerinin ölümüne yol açması hadisesi geldi.

Bütün bunların çok açık bir okuması var:

ABD ve Batı bloku, Türkiye ile Rusya arasında Fırat Kalkanı günlerinden bugüne kadar gelişen süreçte oluşan işbirliği ortamının İdlib’de bozulacağını düşünmüştü.

Bu ittifakı bozmak için daha önce de bel altı vuruşlar yapıldığını biliyoruz.

Ama hem Rusya hem Türkiye tarafında oluşan ‘yüksek farkındalık’ sabotaj girişimlerini sonuçsuz bıraktı.

Soçi anlaşmasıyla umutlar bir başka bahara ertelenmiş oldu.

Farkına yeni vardığımız nokta, iki ülke arasında oluşan işbirliği ortamının bu rahatsızlığın dozajının hangi seviyelere geldiğini ortaya çıkarması oldu.

Facebook Yorumları

reklam
18.10.2018
4 Kasım’da ne olacak? ABD ile yeni bir gerilim yaşanır mı?
17.10.2018
Emeklilikte yaşa takılan genç adamın dramı
15.10.2018
Trump ile nereye kadar neler yapılabilir?
11.10.2018
Kaşıkçı olayını ses kayıtları mı çözecek?
10.10.2018
Cemal Kaşıkçı’nın başına neler geldi?
8.10.2018
S-400 füzeleri F-35’lerin sırlarını ifşa mı edecek?
4.10.2018
Suriye’den bir iyi bir kötü haber
1.10.2018
Ekonomi yerel seçimleri nasıl etkileyecek?
28.9.2018
Cumhur İttifakı’nın akıbeti yerel seçimlere mi endekslendi?
26.9.2018
Fırat’ın doğusuna nasıl bir operasyon yapılabilir?
24.9.2018
AK Parti-MHP ittifakı zora mı girdi?
20.9.2018
İdlib zaferinin bilinmeyenleri
19.9.2018
Türkiye’nin İdlib zaferi
17.9.2018
Erdoğan: İsraftan tasarruf yapacağız
13.9.2018
MİT’ten nefes kesen operasyonlar
12.9.2018
Merkez Bankası ne yapacak?
10.9.2018
Tahran zirvesinden çıkan sonuç: İhtiyatlı iyimserlik
6.9.2018
İdlib sancısı
5.9.2018
Bu iş çözülecekse yine Trump ile çözülecek
3.9.2018
Eylül ekonomi için fırsat ayı olabilir mi?
30.8.2018
Türkiye İdlib konusunda Rusya ile gizlice anlaştı mı?
29.8.2018
Kovboy filmi gibi
27.8.2018
Ruslar İdlib saldırısına yeşil ışık yakar mı?
23.8.2018
Sırada hangisi var?
20.8.2018
Adeta gölge kabine…
16.8.2018
Kur saldırısından dersler çıkarmak
15.8.2018
Ekonomik saldırıya nasıl bir cevap verilebilir?
13.8.2018
Olduğunuz yerde çökün!
9.8.2018
ABD ile gerilim neden yumuşamıyor?
8.8.2018
Türkiye’yi döviz kuruyla terbiye etmek
2.8.2018
Yine Suriye üzerinden mi geliyorlar?
1.8.2018
Krizi ABD Başkan Yardımcısı’nın karısı mı çıkardı -2
30.7.2018
Krizi ABD Başkan Yardımcısı’nın karısı mı çıkardı?
26.7.2018
Hep onun yüzünden oldu
25.7.2018
Adım Mesut, göbek adım Bahtiyar
23.7.2018
Azerbaycan diyarından size selâm getirmişem
18.7.2018
OHAL kalıcı hale mi geliyor?
16.7.2018
Genelkurmay Savunma Bakanlığı’na bağlandı, şimdi ne olacak?
12.7.2018
Yeni dönemde ABD ile ilişkiler düzelecek mi?
11.7.2018
Başkanlık döneminin şifreleri
9.7.2018
Erdoğan kabineye kimleri alacak?
5.7.2018
ABD ile Münbiç anlaşması yürüyor mu?
4.7.2018
Yeni kabinede kimler olacak?
28.6.2018
10 soruda yeni dönemin kodları
27.6.2018
Hükümet topal ördek durumuna mı düştü?
26.6.2018
Seçimlerin satır arası mesajları
21.6.2018
Seçim sonuçlarını katılım oranı belirleyebilir
20.6.2018
Seçim sonuçlarını katılım oranı mı belirleyecek?
18.6.2018
Son hafta rüzgârını kim estirecek?
14.6.2018
Bir yıl sonra yeni bir seçim mi var?
13.6.2018
O mu? Bu mu? Hangisi gerçek Muharrem İnce?
11.6.2018
24 Haziran’ın sürprizini kim yapacak?
6.6.2018
Muhalefet blokunda İnce/Akşener krizi
4.6.2018
“Memleketi 16 yılda borç batağına soktular”
31.5.2018
Washington’da kritik randevu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.