Ekonomide bazı sorular ve yanıtlar


4.06.2020 - Bu Yazı 177 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Soru: Covid-19 pandemi süreci fırsat yaratır mı?

Yanıt: Bu dönemi teknik ve teknolojik altyapısını geliştirmeye harcayan, e-ticaret için gereken donanımı kuran şirketler için, pandemi arası çok iyi fırsat yaratmış durumdadır. Artık çok net görülüyor ki geleceğin dünyasında insanlar alışverişlerinin önemli bir bölümünü evden yapacaklar. Şirketler eskisi kadar fazla eleman çalıştırmayacaklar ve verimliliği en üst düzeye çıkarmaya çabalayacaklar. Müşteri verisi toplayan, bu verileri iyi değerlendirmek en önemli konular arasına girecek. Hiç kuşkusuz bütün bu değişiklikler için bu aradan yararlanıp yatırım yapan, değişikliğe giden şirketler önümüzdeki dönemi iyi değerlendirecekler. Bu adımları atanlar kalıcı farklar yaratacaklar.  

Fırsat böyle çıkacak ortaya. Yoksa oturduğumuz yerde başka ülkelerin veya şirketlerin süreci iyi yönetememesi veya bir şekilde dışlanmasıyla yakalanacak fırsatlar kalıcı olmaz.

Soru: Önümüzdeki dönemde hangi alanlara yatırım yapmak doğru olur?

Yanıt: Covid – 19 pandemi süreci tarım kesiminin ne kadar önemli olduğunu ve asla ihmal edilmemesi gerektiğini açık biçimde gösterdi. Gıda ürünleri, özellikle organik gıda ürünleri ve hayvancılık önümüzdeki dönemde öne çıkacak. O nedenle sanayici ve tüccarlarımıza bu alana yatırım yapmalarını öneriyorum. Geçtiğimiz dönemlerde inşaat kesimindeki yüksek kazançlar sanayici ve tüccarları inşaat işlerine girmeye çekti. Şimdi sırada tarım ve hayvancılık var. Büyük çiftlikler almak veya yapmak akıllıca bir seçim olur ama bunu yapamayanların seracılığa girerek ihraç ürünleri tarımı yapması da doğru bir seçim olacak. Böyle bir yatırım aynı zamanda sanayi veya ticarete ek olarak farklı bir alana girerek bir yatırım sepeti oluşturmanın, dolayısıyla da riskleri dağıtmanın yolu olur.

E-ticarete girmemiş olan şirketlerin mutlaka e-ticarete göre yeniden yapılanmasında büyük yarar var. Ben bunu yatırım olarak değil bir zorunluluk olarak görüyorum.

Soru: İstanbul finans merkezi olabilir mi? Kamu Bankalarının ve Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınmasının bu amaca yararı olabilir mi?

Yanıt: Bu haliyle olamaz. Çünkü finans merkezi olabilmenin ilk koşulu riskleri arttırmamaktır. Riskleri arttırmamanın ilk kuralı da sık sık kural değiştirmemektir. Önceden bildirilmeden yapılan kural değişiklikleri finansal sistemin/piyasaların en sevmediği şeylerin başında gelir. Öngöremedikleri işlere girmeyi ya da öngörülemeyen kararların alındığı yerlerde bulunmayı sevmeyen yatırımcıların sayısı tersini sevenlerden çok daha fazladır. Bu tür kararlar getirilerin artmasına yol açar. Çünkü risk ne kadar yüksekse ödenmesi gereken maliyet de o kadar yüksektir. Buna karşılık riskler çok yüksekse yüksek getiri de yatırımcı açısından çekiciliğini yitirir.

Kamu bankalarının ve Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınmasının bu amaca yararı olmaz. Eğer bu kurumların olduğu yer finans merkezi olsaydı bunlar Ankara’dayken Ankara finans merkezi olurdu.

Soru: Türkiye’nin risk primi (CDS oranı) haksız bir yükseklikte değil mi? Bu oranı birileri Türkiye aleyhine mi ayarlıyor?

Yanıt: CDS priminin 300 ve daha yukarıda olması ülkenin aşırı riskli ülke konumunda olması anlamına geliyor. Türkiye’nin CDS primi son aylarda 500’ün altına inemiyor. İnse de orada kalamıyor, tekrar yükseliyor. Bugün itibarıyla dünya 300 baz puan üzerinde CDS primine sahip (aşırı riskli) konumda 7 ülke bulunuyor (yüksekten düşüğe: Venezuela, Arjantin, Pakistan, Mısır, Ukrayna, Türkiye ve Güney Afrika.) CDS priminin yüksekliği, dış borçlar, dış finansmana erişim, uluslararası rezervlerin düzeyi, enflasyon, kur gibi niceliksel olarak ölçülebilen nedenlerin yanı sıra bir önceki soruya verdiğimiz yanıtta açıklandığı gibi risk yaratan karar ve uygulamaların yaygınlığı ve sıklığı gibi niteliksel gelişmelere de bağlı. Bu göstergelere ve niteliksel gelişmelere bakıldığında Türkiye’nin CDS priminin olduğu düzeyin abartılı olmadığı görülüyor.

CDS primi piyasada arz ve talebe göre şekillenen bir gösterge olduğu için bize özel ayarlanması pek mümkün değil.

Soru: Türkiye’de şu sıralarda reel faiz negatif mi?

Yanıt: Bunu hesaplayarak yanıtlayalım. Reel faiz hesabı normal olarak geleceğe dönük bir hesaptır. Bugün bankaya bir yıl vadeyle yatırılan TL mevduatın nominal (görünür) faizi ortalama olarak yüzde 7 dolayındadır. 12 aylık yatırılan mevduatı faiz gelirinden yüzde 12 gelir vergisi kesilmektedir. Buna göre net nominal faiz yüzde 6,2 olmaktadır. 12 ay sonra enflasyonun nerede olacağını TCMB’nin uyguladığı Beklenti Anketi (Mayıs ayı) sonuçlarına göre alacak olursak yüzde 9,2 düzeyinde bir beklentinin söz konusu olduğunu görürüz. Reel faizi hesabı şu formülle çözülür:

Reel Faiz = (1 + Net Nominal Faiz) / (1 + Gerçekleşen Enflasyon Oranı) – 1

Reel Faiz = (1 + 0,62) / (1 + 0,92) – 1 = 0,027 ya da yüzde -2,7.

Buna göre Türkiye’de reel faiz beklentisi yüzde eksi 2,7’dir. Bir başka ifadeyle bankaya bugün 100 TL yatıran bir kişi 12 ay sonra 6,2 TL net faiz geliri elde edecek. Buna karşılık enflasyon yüzde 9,2 olacağı için reel olarak yüzde 2,7 eksi faiz almış, bir başka deyişle anaparasında azalma gerçekleşmiş olacaktır.

Özetle söylemek gerekirse bugünkü faizler ve enflasyon beklentisi bize Türkiye’de reel faizin negatif olduğunu gösteriyor. 


Bu yazı, Mahfi Eğilmez'in kişisel blogundan alınmıştır.

Facebook Yorumları

reklam
4.06.2020
Ekonomide bazı sorular ve yanıtlar
30.05.2020
İlk Çeyrek Büyümesi ve Kamuoyunun Bakışı
29.05.2020
Korkak Yeni Dünya
27.05.2020
Merkez Bankası'nın Altınları
18.05.2020
ABD, Son Bağımsız Kaleyi de Düşürmek Üzere
12.05.2020
Washington Uzlaşısının 30 Yılı
8.05.2020
Swap Hariç Rezervler Ekside
29.04.2020
Türkiye İçin 2020 Tahminleri
15.04.2020
Döviz Swapı İşlemi
12.04.2020
Covid - 19, Para Basımı ve IMF'nin Yeni İmkânı
6.04.2020
Yöneticiye Öğütler
19.03.2020
2020 ve Ötesi
8.03.2020
Çin Giderse Herkes Gider
5.03.2020
Koronavirüs ve İdlib Etkisi
20.02.2020
Faizi Düşürmekle Enflasyon Düşmez
14.02.2020
Kitaplar Üzerine Görüşlerim
11.02.2020
Dolar kuru niçin yükseliyor?
5.02.2020
Faizi Düşürünce Ne Oldu?
6.01.2020
Türkiye Ekonomisinin Son 17 Yılı
12.12.2019
Hukukun Üstünlüğü ve Ekonomi
20.11.2019
Bir Sepet Kitap
13.11.2019
Hazine nakit açığı ve finansmanı
24.10.2019
Merkez Bankası Faizi İndirir mi?
18.10.2019
Dünya Ekonomisi ve Türkiye Ekonomisi Tahminleri
15.10.2019
Köprü ve Otoyol Geçiş Ücreti Zamları
4.10.2019
Okuduğum Kitaplardan Seçmeler
28.07.2019
Faiz Meselesi: Kitap İncelemesi
2.07.2019
Yedek Akçe, Merkez Bankası, Hazine
24.03.2020
Çözüm Modern Para Teorisinde mi?
2.07.2019
Yedek Akçe, Merkez Bankası, Hazine
27.05.2019
Kapitalizmin çelişkili dünyası
19.05.2019
Bütçe ve beyaz filler
14.05.2019
Dolar TL Kurunun Yükselişi ve Düşüşü
15.3.2019
Ekonomik Krizler ve Türkiye
25.2.2019
Kural Dışına Çıkma Dürtüsü
14.2.2019
Piyasa Sisteminde Fiyatlara Müdahale
30.12.2018
2018'den 2019'a Geçerken Türkiye Ekonomisinin Görünümü
23.12.2018
Sisifos ve Tantalus'un Öykülerinden Dersler
17.12.2018
Ata kibirli binen eve yürüyerek döner
28.11.2018
Döviz Kurunun Ekonomik Kararlar Üzerindeki Etkisi
23.11.2018
Türkiye ekonomisi kırılgan beşlinin neresinde duruyor?
20.11.2018
Faizler Nasıl Düşürülür?
8.11.2018
Enflasyonla Göstermelik Mücadele
7.11.2018
Piyasalarda Son Durum ve Türkiye
30.10.2018
Sepet Dolusu Kitap
24.10.2018
Korumacılık ve Türkiye
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive