Levent Gültekin

DİKEN



Bookmark and Share

Kudüs mitingi ve muhalefetin hali


10.02.2020 - Bu Yazı 898 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ülke gerçeklikten kopuk bir iktidarın elinde Suriye’de büyük bir girdaba sürüklenmiş, gencecik çocuklarını bir hiç uğruna şehit verirken…

Dalga dalga yayılan yoksulluk nedeniyle insanlar açlıktan intihar edip, canlarına kıyarken…

Yüz binlerce insan ülkedeki hukuksuzluğun pençesinde kıvranırken… 

Yozlaştırılmış bir din anlayışı ile toplum her gün biraz daha çürütülürken…

Her üç gençten biri işsiz, 40 milyon insan yoksulluk sınırı altında yaşamaya mahkum edilmişken…

Ülkede demokrasinin D’si, Adaletin A’sı, laikliğin L’si bile kalmamışken…

İstihdamda liyakatin devre dışı bırakılması nedeniyle ülke her alanda ilmik ilmik dökülürken… 

İktidarın sorumsuzluğu, denetimsizliği, işini düzgün yapmaması sonucunda her gün kimimiz çığ altında, kimimiz depremde, kimimiz tersanelerde can verirken…

Neredeyse her gün bir kadın, erkek şiddeti sonucu öldürülürken…  

Çiftçi, esnaf, işçi… toplumun bütün kesimleri ekonomideki tıkanıklık nedeniyle kan ağlarken…

Eğitim ağır yara almış, milyonlarca çocuğun geleceği heba edilirken…

Tarım bütünü ile çökmüş, ülke buğday, et, patatesi gibi en temel ihtiyaçlarını bile ithal edecek duruma gelmişken, muhalefet Kudüs mitingi yapıyor.

Yoksul insanların isyanı, işsiz gençlerin dili, bir hiç uğruna orada burada canını veren askerimizin itirazı, ezilen, dışlanan, hakkı gasp edilen insanların çığlığı, ülke felakete sürükleniyor diye ağız tadı kaybolmuş milyonların umudu olması gereken muhalefet topluma ‘gelin Kudüs için tepkimizi gösterelim‘ diyor. 

Ülkede hukuku, demokrasiyi, özgürlükleri askıya alan Türkiye’yi büyük bir yıkıma sürükleyen rejim değişikliği var, neden olduğu ağır sorunlar var. 

Öncelikli mesele olarak bu durumu toplumun bütün kesimlerine anlatması ve toplumu da bu endişeye ortak etmesi gereken muhalefet ülkede her şey normalmiş, böyle dertlerimiz, sorunlarımız yokmuş, ülke bir felakete sürüklenmiyormuş esas meselemiz Kudüs gibi soyut konularmış gibi davranmaktan bir türlü vazgeçmiyor. 

Üstelik de iktidar partisini ve lideri Tayyip Erdoğan’ı da mitinge davet ediyor. 

Gerçekten anlaşılır gibi değil. 

Ülkede her alanda ağır bir tahribat varken öncelik olarak Kudüs’ü görmek ülkeyi yeterince dert etmemektir. 

Yaşanan yıkımı umursamamaktır.

Ülkedeki adaletsizliğin neden olduğu tahribatın acısını hissetmemektir.  

Yoksulluk nedeniyle canına kıyan insanları görmezden gelmektir. 

İşsizliğin pençesinde kıvranan milyonlarca genci dert etmemektir. 

Rejim değişikliğinin ülkeyi nasıl bir yıkıma sürüklediğini kavrayamamaktır.

Dahası iktidar alternatifi olup, toplumun umudu olamamaktır. 

Kudüs, toplumun bir kesimi için elbette ki önemli bir konu.

Fakat İslamcılar tam 40 yıldır Kudüs mitingi yapıyorlar.

Slogan atıyorlar, bağırıp çağırıyorlar buna rağmen İsrail günbegün işgal ederek Kudüs’ü adeta yuttu.

Miting yapmanın, bağırmanın, slogan atmanın hiçbir işe yaramadığı bunca yıldır net bir şekilde görülmüşken, yani bu tür mitinglerin dış dünyada zerre kadar etkisi yokken, ülkedeki muhalefetin Saadet Partisi’nin siyaset tarzının bir parçası olması gerçekten çok garip.

İslamcılar toplumun kıymet verdiği değerler üzerinde siyaset yapma kolaycılığından da alışkanlığından da bir türlü vazgeçmiyorlar. 

İşsizliği, yoksulluğu, adaletsizliği yani ülkenin içinde bulunduğu durumu konu eden bir miting yerine Kudüs konulu bir miting düzenlemek İslamcı siyasetin bilinen bir alışkanlığıdır.

Fakat CHP ve İyi Parti gibi diğer muhalefet partilerinin de bu istismarın bir parçası olması hakikaten anlaşılır gibi değil.

Kemal Kılıçdaroğlu muhtemelen muhafazakar kesim ile sıcak bir diyalog kurmak, onlarla partisi arasındaki mesafeyi azaltmak gibi iyi niyetle bu mitinge katılıyor.

Fakat bir taraftan ülkedeki inanç istismarından şikayet etmek diğer taraftan da bu istismar siyasetinin bir parçası olmak pek sağlıklı bir yaklaşım değil.

Birçok yazımda söyledim, yeri gelmişken tekrar edeyim: CHP muhafazakar toplum kesimiyle barışmak, onlarla diyalog kurmak istiyorsa toplumun bütününe güven verecek politikalara öncelik vermesi, ülkeyi demokratik bir kültürle yönetebilecek bir yapıya kavuşturması ve sadece muhafazakarları değil bütün toplumu buna ikna etmesi gerekiyor.

Dahası dürüstlük, eşitlik, adalet, demokrasi, özgürlük, liyakat gibi değerleri, uygulamaları ile içselleştirdiğini göstermesi gerekiyor. 

Yani CHP’nin muhafazakar toplum kesimi ile diyalog kurması için dindar olması veyahut dindarmış gibi davranması değil, demokrat olması gerekiyor.

İslamcı siyasetin yanında yol arkadaşı olması değil, o toplum kesimine ulaşabilecek üslup değişikliği yapması gerekiyor. 

Partide ve tabanda ciddi bir dönüşüm geçirmesi gerekiyor. 

Bütün bunları yapmayıp veyahut bu konuda yeterince mesafe alamayıp İslamcı siyasetin istismar siyasetinde yol arkadaşlığı yapmak hem kendini hem de ülkeyi oyalamaktan başka bir şey değil.

Tekrar edeyim: Kudüs elbette önemli bir konu.

Kudüs için bir etkimiz, bir yararımız olacaksa öncelikle Türkiye’nin ayakta kalması gerekiyor.

Sözünün ağırlığı olması gerekiyor.

Dünyada söz dinlenir bir ülke haline gelmesi gerekiyor.

Sözü dinlenir, güçlü bir Türkiye olmak için de toplumsal barışını koruması, adaleti tesis etmesi, demokrasini güçlendirmesi,  laikliğe işlerlik kazandırması, liyakati esas alması, ekonomisini güçlendirmesi yani öncelikle kendi sorunlarını çözmesi gerekiyor.

Ülke ciddi bir yıkımla karşı karşıyayken, dünyada sözünün en küçük bir ağırlığı kalmamışken, insanlara ‘mitinge gelin Kudüs için bağıralım’ demek istismar siyasetine teslim olmaktır. 

Dahası ülkemizi dünya nezdinde komik duruma düşürmektir. 

İsrail gibi ülkelerin pervasızlığı karşısında etkisiz, bağıran, çağıran, slogan atan sonra da dağılan sefil bir ülke durumuna düşürmektir. 

Her alanda pervasızca sürdürülen istismar siyaseti ülkemizi bu hale getirdi. 

İslamcı siyaset tarzını benimsemiş partilerin bugüne kadar uyguladığı, dışarıyı içeriden daha önemli gören politikalarının ülkeye tek bir yararını görmedik.  

CHP değişecekse İslamcı siyasetin tarzının bir parçası olma yönünde değil, demokrat, özgürlükçü ve ülkeyi yönetebilir olduğunu gösterecek türden bir değişimi amaçlamalıdır.

Muhalefet alternatif olmak istiyorsa Erdoğan’dan rol çalıp Kudüs gibi istismara açık konular için değil, toplumu kasıp kavuran, ülkeyi yıkıma sürükleyen yoksulluk, yolsuzluk, işsizlik, adaletsizlik gibi konular için miting düzenlemelidir.

Kendi ülkesini dert etmeyen, kendi ülke sorunları için bir çıkış yaratamayanlar başka bir ülkedeki yaraya da merhem olamazlar.  

Facebook Yorumları

reklam
27.02.2020
HDP iktidardan tam olarak ne istiyor?
10.02.2020
Kudüs mitingi ve muhalefetin hali
1.02.2020
Yazmasam olmazdı: Ekrem İmamoğlu’nun tatil meselesi
28.01.2020
CHP muhafazakar seçmenin oyunu niçin alamıyor?
14.01.2020
Türkiye’de şeriat tehlikesi var mı?
28.12.2019
Yerli oto ve Kanal İstanbul gibi projeler bizi niye mutlu etmiyor?
16.12.2019
Gelecek Partisi’nin bir geleceği var mı?
10.12.2019
Babacan niçin Erdoğan’ı doğrudan hedef almıyor? Almalı mı?
29.11.2019
Kılıçdaroğlu’na yöneltilen eleştirilerdeki ilginç ittifak
13.11.2019
Ahmet Altan meselesi
9.11.2019
Önümüzde duran kocaman bir soru var!
19.10.2019
Hasar tespit raporu: Kim ne kazandı, kim ne kaybetti?
1.10.2019
Ekrem İmamoğlu ve oluşan endişe
16.09.2019
Hangi uzlaşmadan bahsediyorsunuz? Kiminle? Nerede? Nasıl?
25.06.2019
Bundan sonra ne olacak? Ne olmalı?
18.06.2019
Yalanı, iftirayı, hakareti mubah gören dindarlık
8.06.2019
23 Haziran için iktidarın son umudu
18.05.2019
Kandırma ve istismar siyasetiyle nereye kadar?
12.05.2019
‘Her şey güzel olacak’ ama nasıl?
4.05.2019
Açlık grevleri, PKK’nın ölüm oyunu ve HDP’nin sessizliği
27.04.2019
Tayyip Erdoğan’ı eleştiren İslamcılara…
15.4.2019
Mazbatayı verse ne olur, vermese ne olur?
10.4.2019
İktidar ne yapmaya çalışıyor?
3.4.2019
Seçim sonuçları bize ne gösteriyor?
22.3.2019
Kime karşıyım, neye tarafım?
12.3.2019
Nedir bu toplumun ortak değerleri?
10.3.2019
‘Muhafazakar-dindarlar nasıl bu kadar vicdansız oldu?’
6.3.2019
‘Muhafazakar-dindarlar nasıl bu kadar vicdansız oldu?’
25.2.2019
Eski AK Partililer parti kurabilir mi, kurarsa ne olur?
24.2.2019
Sevgili CHP’liler veyahut CHP’ye oy verenler…
8.2.2019
Türkiye’nin beka sorunu
4.2.2019
Venezüela’daki durum Türkiye’yi niçin tedirgin ediyor?
30.1.2019
Venezüela’daki durum Türkiye’yi niçin tedirgin ediyor?
21.1.2019
Başörtülü kadınlar başörtülerini niçin çıkarıyorlar?
3.1.2019
Eyy muhalefet…
27.12.2018
Metin Akpınar, Mazhar Alanson ve ülkeyi rehin alan hoyratlık
20.12.2018
Evet, burası Paris değil ama Suudi Arabistan hiç değil!
13.12.2018
Altın Kelebek Ödülleri ve yalan imparatorluğu!
28.11.2018
İYİ Parti nerede duruyor, ne yapmaya çalışıyor?
14.11.2018
Atatürk ile Atatürkçüler arasındaki fark
8.11.2018
Çığlık
30.10.2018
Yerel seçimlerden kim ne bekliyor?
15.10.2018
Muhalif kesim niçin ‘bir şey’ yapamıyor?
9.10.2018
Deist veyahut ateist mi oldum?
2.10.2018
Mızmızlanan, mırıldanan İslamcılara…
25.9.2018
İktidarın gizli destekçileri
18.9.2018
Karma eğitim meselesinde kim haklı?
11.9.2018
‘Dindar Nesil’in iflası ve eğitimdeki görünmeyen sorun
4.9.2018
Yalan rüzgarı
28.8.2018
Ben ne söylüyorum, tamburum ne çalıyor?
7.8.2018
Muhalefetteki dağınıklığın nedenleri ve çıkış önerisi
24.7.2018
Azınlık psikolojisine teslim olan çoğunluk
17.7.2018
Benim ‘Kara Cuma’m: Kendimi Hırvatlar gibi hissediyorum!
9.7.2018
Hasar tespit raporu
2.7.2018
Erdoğan’ın tek ve gerçek rakibi
28.6.2018
Adaylık meselesi ve mahcubiyet
19.6.2018
AK Parti seçmeni Muharrem İnce’ye oy vermez mi?
12.6.2018
Kendi evlatlarını yiyen ülke!
4.6.2018
AK Partililere…
28.5.2018
Muhalefetin gözünden kaçan hayati bir konu
23.4.2018
Bana müsaade!
17.4.2018
Erdoğan ne yapmaya çalışıyor, anlayan var mı?
27.3.2018
Kendi halkıyla mücadele eden cumhurbaşkanı!
19.3.2018
Erdoğan’ın HDP stratejisi ve muhalefetin aymazlığı
12.3.2018
Türkiye’yi kurtaracak yüzde 40
6.3.2018
Türkiye’ye zarar vermek isteyen bir odak olsaydı neler yapardı?
19.2.2018
Bir Alman kaç Türk’e bedel?
12.2.2018
İsyan!
23.1.2018
Savaş taraftarlarına bir çift sorum var
8.1.2018
İran’da neler oluyor? Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla
29.12.2017
Erdoğan seçimle gitmez mi?
25.12.2017
Bu onursuzluk hepimizin
18.12.2017
Bir lokma, bir hırka, bir de Erdoğan
12.12.2017
Kudüs meselesi ve Müslümanların içler acısı hali
5.12.2017
Utanç verici bu durumdan nasıl çıkacağız? Ne yapmalıyız?
27.11.2017
Zarrab meselesi kimin meselesi?
21.11.2017
Türkiye’nin yeni bir Kurtuluş Savaşı’na ihtiyacı var, ama nasıl?
13.11.2017
Mağdur Atatürk
31.10.2017
Allah’ın iradesinden Erdoğan’ın iradesine
24.10.2017
Türkiye Norveç olur mu?
16.10.2017
Beka sorunu: Erdoğan’ın mı Türkiye’nin mi?
10.10.2017
‘Çocuklar ölsün’ mü diyeceğiz?
3.10.2017
Musul, Kerkük bizim neyimiz olur?
26.9.2017
Kürdistan referandumu ve Türkiye
13.9.2017
CHP’lilere bir çift sorum var!
12.9.2017
Zafer Çağlayan meselesi ve muhalefet
29.8.2017
AK Parti fabrika ayarlarına dönebilir mi?
21.8.2017
AK Parti’nin kendi seçmenine yaptığı büyük kötülük
14.8.2017
Ülkemizi tahammülsüz azınlığa teslim edecek miyiz?
8.8.2017
Müfredata cihat, müftüye nikah kıyma yetkisi
1.8.2017
İktidarın yalanı, muhalefetin gerçeği
24.7.2017
Yeni lider, yeni parti mi, yeni siyaset mi?
17.7.2017
AK Parti’deki ‘metal yorgunluğu’
14.7.2017
Bölünme korkusundan bütünlük çıkar mı?
11.7.2017
Hak, Hukuk, Adalet…
3.7.2017
Erdoğan’ın korkusu
29.5.2017
İçimizdeki köle ruhlular… Ve bana müsaade
22.5.2017
Barzani, PYD ve Türkiye’nin akıl almaz işleri
17.5.2017
Açlık grevleri ve vardiya usulü zalimlik
15.5.2017
Açlık grevleri ve vardiya usulü zalimlik
8.5.2017
Düşün yakamızdan!
2.5.2017
Türkiye’nin önündeki tarihi fırsat
25.4.2017
Peki şimdi ne olacak? Ya da ne yapmalıyız?
18.4.2017
Referandum sonuçları ne anlama geliyor?
13.4.2017
‘Hayır’ diyorum çünkü…
10.4.2017
Niçin ‘Hayır’ diyorum?
3.4.2017
Ucuz kabadayılığın ağır faturası
28.3.2017
Bu vicdansızlığa ‘Evet’ diyecek misiniz?
20.3.2017
Müslümanlar ile Erdoğanistlerin çatışması
14.3.2017
Türkiye’ye kötülük yapanlar kimler?
6.3.2017
Avrupa, Türkiye’den ne istiyor?
28.2.2017
Evet/Hayır… Kimlerdeniz, neyden yanayız?
20.2.2017
Türkiye’nin yeni istikameti
15.2.2017
Hak, hukuk, adalet ve Allah korkusu
6.2.2017
Türkiye’nin önündeki en büyük tehlike
2.2.2017
İnsanlık müdafaası
23.1.2017
Referandumdan ‘Evet’ çıkarsa ne olur, ‘Hayır’ çıkarsa ne olur?
17.1.2017
AK Partililerin cevap vermesi gereken soru
10.1.2017
MHP milletvekillerine bir çift sözüm var!
6.1.2017
Türkiye’yi karıştırmak isteyen iç güçler
2.1.2017
Korkmayın! Yapabiliriz
27.12.2016
Erdoğan muhaliflerine….
19.12.2016
İktidara anlatmak zorunda kaldığımız basit gerçek
16.12.2016
Terörün değirmenine su taşıyanlar
8.12.2016
Wikileaks belgelerinde adım niçin geçiyor?
6.12.2016
Türkiye’yi bu hale kim getirdi?
3.12.2016
Erdoğan ne yapmaya çalışıyor?
29.11.2016
Castro, Chavez ve Erdoğan
25.11.2016
Gençlere mektup
22.11.2016
17/25 Aralık’ta ne oldu?
16.11.2016
İslamcı aydınların sefaleti
11.11.2016
Tehditler savuran saray soytarılarına…
8.11.2016
Doğum sancısı mı, ölüm sancısı mı?
1.11.2016
Başkanlık tartışmaları ne anlama geliyor?
27.10.2016
Erdoğan’a bir şey olursa…
25.10.2016
Dindar nesil bizi nereye götürecek?
21.10.2016
Erdoğan’ın çevresindeki ‘Erdoğan ve ülke düşmanları’
18.10.2016
‘Mağdur edebiyatı yapmayın’ diyen vicdansızlara…
14.10.2016
Solcular ‘millet düşmanı’ mı?
12.10.2016
Osmanlı’yı kim yıktı, halifeliği kim kaldırdı?
6.10.2016
Can damarın kesiliyor, farkında mısın ey halkım?
5.10.2016
Halep, Cizre, Şırnak… İnsanlık ve vicdan
23.9.2016
Dindarlık hangi yaramıza merhem olacak?
20.9.2016
Sahte demokratlar ve Erdoğan’ın yalnızlığı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive