Levent Gültekin

DİKEN



Bookmark and Share

Kılıçdaroğlu’na yöneltilen eleştirilerdeki ilginç ittifak


29.11.2019 - Bu Yazı 933 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  İktidar ile CHP’li kimi ulusalcı muhalifler arasında CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı tuhaf bir ittifak var. Kanaatime göre iktidarın Kılıçdaroğlu’ndan rahatsız olmasının en önemli nedeni uzlaşmacı politikası. Yani ittifaklara açık olması, toplumun farklı kesimlerine sıcak gelecek isimlere parti kadrolarında yer vermesi, klasik CHP anlayışını geri plana çekip partiyi toplumun farklı kesimlerinin az da olsa kendini bulduğu bir parti haline getirme çabası.

Kılıçdaroğlu’nun bu stratejisi kutuplaşmadan beslenen iktidarın kutuplaştırma politikasına darbe vuruyor ve oluşan birliktelik tablosundan iktidarın tedirginlik duymasına neden oluyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sıklıkla vurguladığı “Millet ittifakını dağıtmamız lazım” cümlesine bu tedirginlik kaynaklık ediyor.

Çünkü yerel seçimlerde bir başarı varsa onun arkasında tam da bu strateji yatıyor. Ankara’da “İlla bizim partili biri olsun” demeyip Mansur Yavaş’ı aday yapması, İstanbul’da Ekrem İmamoğlu gibi toplumun farklı kesimlerine sıcak gelebilecek klasik CHP’li algısı dışında bir imaja sahip birini aday göstermesi, dahası farklı partilerle ittifaklara açık stratejiye dayalı bir politika izlemesi iktidarı ciddi anlamda zora soktu.

Halbuki diyalogdan uzak, uzlaşmaya yanaşmayan, CHP’li kimliğini ön planda tutan, toplumun farklı kesimlerine kapalı, ittifaklara esneklik göstermeyen bir anlayış olsaydı, kuşkusuz iktidar daha rahat edecekti. İşte iktidarın toplumu kutuplaştırma çabasını zayıflatan bu politikanın, bu yaklaşımın yok edilmesini istedikleri için Kılıçdaroğlu’nun gitmesini ve Atatürkçülük kisvesi altında uzlaşmaya, diyaloğa kapalı, ittifaklara yanaşmayacak, kutuplaştırıcı politikalarına katkı sunacak birinin gelmesini arzu ediyorlar.

İktidarın bunu istemesi, bunun için çaba göstermesi kendi açısından anlaşılır bir durum. Tuhaf olan CHP’li kimi muhaliflerin durumu. Çünkü kimi muhalifler Kılıçdaroğlu’nu daha çok iktidarda tedirginlik yaratan bu politikalar ve yaklaşımlar üzerinden eleştiriyor.

Mesela şöyle diyorlar: “Filanı partiye niçin aldın”, “Falan kesimle niçin diyalog kurdun”, “Partinin tarihi kimliğini zedeledin”, “Atatürkçüleri tasfiye edip farklı kesimlerden insanlarla partiyi doldurdun”, “Atatürk’ün partisi olmaktan uzaklaştırdın”, “Yanlış ittifaklar içine girdin.”

Bütün bu eleştiriler bir anlamda Kılıçdaroğlu’nun tam da yukarıda bahsettiğim uzlaşmaya dayalı stratejisine yönelik. Bir anlamda Kılıçdaroğlu’nun belki de başarı getiren en doğru ve tek politikasına, yaklaşımına ve buna dayalı stratejisine eleştiri getiriyorlar.

Esasında Kılıçdaroğlu’na yönelik hepimizin farklı eleştirileri var. Mesela ülkede rejim değişirken ana muhalefet partisi olarak bunu engelleyecek sahici, kararlı bir politika izlemekte yetersiz kalması…

Sınır ötesi operasyonlar, dokunulmazlıkların kaldırılması gibi ülke için hayati bazı konularda iktidara destek vermek gibi yanlışlara düşmesi…

Ülkedeki gidişata toplumun dikkatini çekecek etkili bir siyaset üretmekte yeteri kadar başarılı olamaması…

Adları yolsuzluğa karışmış kimi partilileri yerel yönetimlerde aday yaparak dürüst siyaset iddiasına gölge düşürmesi…

Rejim değişikliğiyle beraber ülkede siyaset yapma biçimi bütünüyle değişmişken buna uygun yeni bir siyaset, yeni bir üslup, yeni bir politika belirlemekte yeterince başarılı olamaması…

Ülke parti devletine dönüşmüşken buna uygun etkili bir muhalefet sergileyememiş olması…

Grup konuşması yapmak, açılışlarda iktidarı eleştirmek, iktidarın yanlışlarını topluma şikayet etmek dışında caydırıcı, zorlayıcı, iktidarı köşeye sıkıştıracak eylem planı geliştirememesi…

Kendi partisini demokratikleştirmede, partiyi toplumun farklı kesimlerine açma çabasında yeterince mesafe kaydedememiş olması…

Ülke meselelerinin çözümüne yönelik sağlıklı, net, sahici çözümler üretme ve buna toplumu inandırma konusunda yetersiz kalması…

Parti içerisinde bir bütünlük oluşturamamış olması…

Bunlara benzer daha birçok eleştiri yapılabilir. Fakat bu tür eksikliklerini değil son dönemde hem parti için hem de ülke için başarı sayılacak sonuçların alınmasına neden olan stratejiye karşı çıkmak, bunun üzerinden Kılıçdaroğlu’nu eleştirmek hakikaten çok tuhaf.

“Filanı partiye niçin aldın?”, “Falan kesimle niçin diyalog kurdun?” “Şunlarla ittifak yaparak ülkeye zarar verdin”, “Partinin tarihsel kimliğin bozdun” gibi eleştiriler yöneltmek partinin iyiliğini istemek değil “Küçük olsun ama bizim olsun” anlayışına teslim olmaktır.

Dahası dar görüşlülüktür. Uzlaşma kültüründen yoksunluktur. İktidarın toplumu kutuplaştırıcı politikasının değirmenine su taşımaktır. Atatürkçülük kisvesi altında kendi kişisel çıkarını öncelemektir.

Bu arkadaşlar sanırım ülkedeki değişimi görmekte zorlanıyor. Rejim değişti. Siyasetin zemini kaydı. Devlet parti devletine dönüştü. Cumhuriyet felsefesi ağır yara aldı. Hal buyken parti bizim gibilerden oluşsun, farklı kesimlerden kimse olmasın, eski reflekslerle politika üretilsin, diyalogdan, uzlaşmadan uzak durulsun demek mevcut iktidarın değirmenine su taşımaktır.

Eğitimde, ekonomide, dış politikada… Her alanda devasa sorunlar var. Mevcut tıkanıklığı aşmak, bu sorunların üstesinden gelebilmek için Türkiye’nin uzlaşmaya, diyaloğa ihtiyacı var. Dahası kimliklerden, inançlardan, ideolojilerden bağımsız evrensel değerler etrafında kurulacak birlikteliklere ihtiyaç var.

CHP’nin yapıp ettikleri arasında belki de iktidarı tedirgin eden tek doğru politikasına karşı çıkmak, iktidara destek olmak ve tahribat devam etsin demektir. Üstelik iktidar CHP’nin bu yaklaşımından duyduğu endişesini açıkça ortaya koymuşken bu politikaları, açılımları, uzlaşma kültürünü partiye zarar veren yaklaşımlar olarak görmek, ülkeyi değil partiyi dahası onun üzerinden kişisel kazanımları dert etmektir.

En önemlisi de ülke ağır bir girdaba girmişken uzlaşıya, diyaloğa, birlikteliğe dayalı politikaya karşı çıkmak, Kurtuluş Savaşı başlatırken toplumun bütün kesimlerini etrafında toplayıp onlarla ittifak yapan Atatürk’ü zerre kadar anlamamaktır.

Ve bu eleştirileri Atatürkçülük üzerinden yapmak ise kendi dar görüşlülüğüne Atatürk’ü, Atatürkçülüğü perde yapmaktır.

Facebook Yorumları

reklam
10.12.2019
Babacan niçin Erdoğan’ı doğrudan hedef almıyor? Almalı mı?
29.11.2019
Kılıçdaroğlu’na yöneltilen eleştirilerdeki ilginç ittifak
13.11.2019
Ahmet Altan meselesi
9.11.2019
Önümüzde duran kocaman bir soru var!
19.10.2019
Hasar tespit raporu: Kim ne kazandı, kim ne kaybetti?
1.10.2019
Ekrem İmamoğlu ve oluşan endişe
16.09.2019
Hangi uzlaşmadan bahsediyorsunuz? Kiminle? Nerede? Nasıl?
25.06.2019
Bundan sonra ne olacak? Ne olmalı?
18.06.2019
Yalanı, iftirayı, hakareti mubah gören dindarlık
8.06.2019
23 Haziran için iktidarın son umudu
18.05.2019
Kandırma ve istismar siyasetiyle nereye kadar?
12.05.2019
‘Her şey güzel olacak’ ama nasıl?
4.05.2019
Açlık grevleri, PKK’nın ölüm oyunu ve HDP’nin sessizliği
27.04.2019
Tayyip Erdoğan’ı eleştiren İslamcılara…
15.4.2019
Mazbatayı verse ne olur, vermese ne olur?
10.4.2019
İktidar ne yapmaya çalışıyor?
3.4.2019
Seçim sonuçları bize ne gösteriyor?
22.3.2019
Kime karşıyım, neye tarafım?
12.3.2019
Nedir bu toplumun ortak değerleri?
10.3.2019
‘Muhafazakar-dindarlar nasıl bu kadar vicdansız oldu?’
6.3.2019
‘Muhafazakar-dindarlar nasıl bu kadar vicdansız oldu?’
25.2.2019
Eski AK Partililer parti kurabilir mi, kurarsa ne olur?
24.2.2019
Sevgili CHP’liler veyahut CHP’ye oy verenler…
8.2.2019
Türkiye’nin beka sorunu
4.2.2019
Venezüela’daki durum Türkiye’yi niçin tedirgin ediyor?
30.1.2019
Venezüela’daki durum Türkiye’yi niçin tedirgin ediyor?
21.1.2019
Başörtülü kadınlar başörtülerini niçin çıkarıyorlar?
3.1.2019
Eyy muhalefet…
27.12.2018
Metin Akpınar, Mazhar Alanson ve ülkeyi rehin alan hoyratlık
20.12.2018
Evet, burası Paris değil ama Suudi Arabistan hiç değil!
13.12.2018
Altın Kelebek Ödülleri ve yalan imparatorluğu!
28.11.2018
İYİ Parti nerede duruyor, ne yapmaya çalışıyor?
14.11.2018
Atatürk ile Atatürkçüler arasındaki fark
8.11.2018
Çığlık
30.10.2018
Yerel seçimlerden kim ne bekliyor?
15.10.2018
Muhalif kesim niçin ‘bir şey’ yapamıyor?
9.10.2018
Deist veyahut ateist mi oldum?
2.10.2018
Mızmızlanan, mırıldanan İslamcılara…
25.9.2018
İktidarın gizli destekçileri
18.9.2018
Karma eğitim meselesinde kim haklı?
11.9.2018
‘Dindar Nesil’in iflası ve eğitimdeki görünmeyen sorun
4.9.2018
Yalan rüzgarı
28.8.2018
Ben ne söylüyorum, tamburum ne çalıyor?
7.8.2018
Muhalefetteki dağınıklığın nedenleri ve çıkış önerisi
24.7.2018
Azınlık psikolojisine teslim olan çoğunluk
17.7.2018
Benim ‘Kara Cuma’m: Kendimi Hırvatlar gibi hissediyorum!
9.7.2018
Hasar tespit raporu
2.7.2018
Erdoğan’ın tek ve gerçek rakibi
28.6.2018
Adaylık meselesi ve mahcubiyet
19.6.2018
AK Parti seçmeni Muharrem İnce’ye oy vermez mi?
12.6.2018
Kendi evlatlarını yiyen ülke!
4.6.2018
AK Partililere…
28.5.2018
Muhalefetin gözünden kaçan hayati bir konu
23.4.2018
Bana müsaade!
17.4.2018
Erdoğan ne yapmaya çalışıyor, anlayan var mı?
27.3.2018
Kendi halkıyla mücadele eden cumhurbaşkanı!
19.3.2018
Erdoğan’ın HDP stratejisi ve muhalefetin aymazlığı
12.3.2018
Türkiye’yi kurtaracak yüzde 40
6.3.2018
Türkiye’ye zarar vermek isteyen bir odak olsaydı neler yapardı?
19.2.2018
Bir Alman kaç Türk’e bedel?
12.2.2018
İsyan!
23.1.2018
Savaş taraftarlarına bir çift sorum var
8.1.2018
İran’da neler oluyor? Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla
29.12.2017
Erdoğan seçimle gitmez mi?
25.12.2017
Bu onursuzluk hepimizin
18.12.2017
Bir lokma, bir hırka, bir de Erdoğan
12.12.2017
Kudüs meselesi ve Müslümanların içler acısı hali
5.12.2017
Utanç verici bu durumdan nasıl çıkacağız? Ne yapmalıyız?
27.11.2017
Zarrab meselesi kimin meselesi?
21.11.2017
Türkiye’nin yeni bir Kurtuluş Savaşı’na ihtiyacı var, ama nasıl?
13.11.2017
Mağdur Atatürk
31.10.2017
Allah’ın iradesinden Erdoğan’ın iradesine
24.10.2017
Türkiye Norveç olur mu?
16.10.2017
Beka sorunu: Erdoğan’ın mı Türkiye’nin mi?
10.10.2017
‘Çocuklar ölsün’ mü diyeceğiz?
3.10.2017
Musul, Kerkük bizim neyimiz olur?
26.9.2017
Kürdistan referandumu ve Türkiye
13.9.2017
CHP’lilere bir çift sorum var!
12.9.2017
Zafer Çağlayan meselesi ve muhalefet
29.8.2017
AK Parti fabrika ayarlarına dönebilir mi?
21.8.2017
AK Parti’nin kendi seçmenine yaptığı büyük kötülük
14.8.2017
Ülkemizi tahammülsüz azınlığa teslim edecek miyiz?
8.8.2017
Müfredata cihat, müftüye nikah kıyma yetkisi
1.8.2017
İktidarın yalanı, muhalefetin gerçeği
24.7.2017
Yeni lider, yeni parti mi, yeni siyaset mi?
17.7.2017
AK Parti’deki ‘metal yorgunluğu’
14.7.2017
Bölünme korkusundan bütünlük çıkar mı?
11.7.2017
Hak, Hukuk, Adalet…
3.7.2017
Erdoğan’ın korkusu
29.5.2017
İçimizdeki köle ruhlular… Ve bana müsaade
22.5.2017
Barzani, PYD ve Türkiye’nin akıl almaz işleri
17.5.2017
Açlık grevleri ve vardiya usulü zalimlik
15.5.2017
Açlık grevleri ve vardiya usulü zalimlik
8.5.2017
Düşün yakamızdan!
2.5.2017
Türkiye’nin önündeki tarihi fırsat
25.4.2017
Peki şimdi ne olacak? Ya da ne yapmalıyız?
18.4.2017
Referandum sonuçları ne anlama geliyor?
13.4.2017
‘Hayır’ diyorum çünkü…
10.4.2017
Niçin ‘Hayır’ diyorum?
3.4.2017
Ucuz kabadayılığın ağır faturası
28.3.2017
Bu vicdansızlığa ‘Evet’ diyecek misiniz?
20.3.2017
Müslümanlar ile Erdoğanistlerin çatışması
14.3.2017
Türkiye’ye kötülük yapanlar kimler?
6.3.2017
Avrupa, Türkiye’den ne istiyor?
28.2.2017
Evet/Hayır… Kimlerdeniz, neyden yanayız?
20.2.2017
Türkiye’nin yeni istikameti
15.2.2017
Hak, hukuk, adalet ve Allah korkusu
6.2.2017
Türkiye’nin önündeki en büyük tehlike
2.2.2017
İnsanlık müdafaası
23.1.2017
Referandumdan ‘Evet’ çıkarsa ne olur, ‘Hayır’ çıkarsa ne olur?
17.1.2017
AK Partililerin cevap vermesi gereken soru
10.1.2017
MHP milletvekillerine bir çift sözüm var!
6.1.2017
Türkiye’yi karıştırmak isteyen iç güçler
2.1.2017
Korkmayın! Yapabiliriz
27.12.2016
Erdoğan muhaliflerine….
19.12.2016
İktidara anlatmak zorunda kaldığımız basit gerçek
16.12.2016
Terörün değirmenine su taşıyanlar
8.12.2016
Wikileaks belgelerinde adım niçin geçiyor?
6.12.2016
Türkiye’yi bu hale kim getirdi?
3.12.2016
Erdoğan ne yapmaya çalışıyor?
29.11.2016
Castro, Chavez ve Erdoğan
25.11.2016
Gençlere mektup
22.11.2016
17/25 Aralık’ta ne oldu?
16.11.2016
İslamcı aydınların sefaleti
11.11.2016
Tehditler savuran saray soytarılarına…
8.11.2016
Doğum sancısı mı, ölüm sancısı mı?
1.11.2016
Başkanlık tartışmaları ne anlama geliyor?
27.10.2016
Erdoğan’a bir şey olursa…
25.10.2016
Dindar nesil bizi nereye götürecek?
21.10.2016
Erdoğan’ın çevresindeki ‘Erdoğan ve ülke düşmanları’
18.10.2016
‘Mağdur edebiyatı yapmayın’ diyen vicdansızlara…
14.10.2016
Solcular ‘millet düşmanı’ mı?
12.10.2016
Osmanlı’yı kim yıktı, halifeliği kim kaldırdı?
6.10.2016
Can damarın kesiliyor, farkında mısın ey halkım?
5.10.2016
Halep, Cizre, Şırnak… İnsanlık ve vicdan
23.9.2016
Dindarlık hangi yaramıza merhem olacak?
20.9.2016
Sahte demokratlar ve Erdoğan’ın yalnızlığı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive