Levent Gültekin

DİKEN



Bookmark and Share

Çığlık


8.11.2018 - Bu Yazı 105 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  İktidar, devlette çalışan akademisyen, öğretmen, doktor, mühendis, hakim, savcı on binlerce insanı KHK’larla işten attı.

Bir kişiden, 10 kişiden, 100 kişiden bahsetmiyoruz, 100 binden fazla insandan bahsediyoruz.

Bu ülkenin yetişmiş, iyi eğitim almış on binlerce evladını gözünü kırpmadan harcadı iktidar.

Kimine “FETÖ’cü” dedi, kimine “PKK’ya yakınlık duyuyor”dedi, kimisine de hiçbir gerekçe göstermedi. Bir kısmıyla ilgili hiçbir hukuki suçlama yapılmadı.

Bir kısmı tutuklandı ama bir süre sonra serbest kaldı. Bir kısmı, berat etti.

Yani delilsiz, somut belgesiz, hiçbir suçlama, nihayetinde bir mahkeme kararı olmadan on binlerce insan işinden etti iktidar.

İşten atmakla da kalmadı.

Herhangi bir yerde işe girmelerini de engelledi.

Bu da yetmezmiş gibi yurt dışına çıkmasınlar diye pasaportlarına el koydu.

Haklarında somut bir suçlama, dava olmayan insanların hem ülkede iş bulmasını engelliyor hem de yurt dışına çıkıp yaşamını sürdürmesine müsaade etmiyor.

Adeta açlığa, yokluğa, sefalete mahkum edildi on binlerce insan.

Adeta bir soykırım politikası

Bir KHK mağdurunun hikayesini dinledim. İsnat edilen hiçbir suç yok, hakkında tek bir dava yok.

“Kurum kararı” denilerek işten atılan bir baba.

Bu babanın çocuğuna da güvenlik soruşturması gerekçe gösterilerek iş verilmiyor.

İktidar bu insanlara karşı adeta bir soykırım politikası uyguluyor.

KHK ile atılan öğretmenlerin özel sektörde çalışmaları yasak.

Akademisyenlerin özel üniversitelerde çalışması yasak.

Hukukçuların avukatlık yapmaları dahi yasak.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi iktidar, bugünlerde yeni bir yasa çıkarıyor.

Devletten attığı doktorların özel hastanelerde çalışmasını engelleyecek bir yasa.

Bunca zulümden sonra şimdi de yaşamını sürdürmek için özel hastanelerde kendine iş bulan insanların o işlerini de ellerinden almak istiyor.

İtirazlara, uyarılara, “Yapmayın, etmeyin” nidalarına rağmen zulüm etmekten vazgeçmiyor.

Akıl almaz bir hukuksuzluk, akıl almaz bir vicdansızlık, akıl almaz bir öfke, akıl almaz bir kin var.

Nedir dertleri? Tam olarak ne yapmak istiyorlar? Böyle yaparak nereye varmak istiyorlar?

Nasıl olabilir de bir iktidar kendi ülke vatandaşlarına karşı bu kadar kin ve öfke besleyebilir?

Nedir bu öfkenin kaynağı? Anlaşılır gibi değil.

Böyle insanları devlette istemiyorsunuz, peki özel sektörde çalışmalarına niye müsaade etmiyorsunuz?

Ne istiyorsunuz gerçekten? Ne yapsın bu insanlar?

Çocuklarıyla, aileleriyle yaşamlarını nasıl sürdürsünler?

Açlığa mahkum mu olsunlar? Dilencilik mi yapsınlar?

İntihar mı etsinler?

Ne yapsınlar?

Bu insanlar bizim insanlarımız. Bizim komşularımız, arkadaşlarımız, kardeşlerimiz, evlatlarımız.

Bunca insan böyle sefil, perişan bir haldeyken nasıl uyuyorsunuz? Çocuklarınızın yüzüne nasıl bakıyorsunuz?

O insanların yaşamlarındaki zorlukları, çocuklarıyla, aileleriyle beraber çektikleri sıkıntıları düşünmeden, aklınıza getirmeden hayatınıza nasıl devam ediyorsunuz?

Eğitimde, ekonomide, tarımda, dış politikada… her alanda büyük sorunlar var.

Bütün işinizi gücünüzü bırakmış bu insanlarla uğraşıyorsunuz. Neden?

Konferans için gittiğim şehirlerde yanıma gelen KHK mağdurlarının anlattığı hikayeleri, çektikleri sıkıntıları dinlediğimde insanlığımdan utanıyorum.

Yapılan bu kıyımlarla sadece bu insanlara zarar vermiyorlar, ülkeye de büyük zarar veriyorlar.

Geçtiğimiz günlerde tıp öğrencisi bir okurum, “Yurt dışına gitmenin yollarını arıyorum” dedi.

“Niye?” dedim. “Çünkü okullarda hoca kalmadı. Hiçbir şey öğrenmeden mezun oluyoruz, ben bu yetersiz eğitimle doktorluk yapamam ki” dedi.

Evhama, kokuya teslim olmuş, aklını vicdanını yitirmiş bir iktidar gözümüzün önünde hem insanların hayatını söndürüyor hem de ülkemizin geleceğini yok ediyor.

Geçtiğimiz günlerde HDP milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu açıkladı: OHAL Komisyonu kurucu başkanı, şimdilerdeki adalet bakanı yardımcısına şöyle bir soru soruyor: “Beraat etmiş haklarında somut bir suçlama bulunamayan 20 bin insanı niçin görevine iade etmiyorsunuz?”

Gelen cevap: “Yargı kararları bizi bağlamıyor, bizim için önemli olan kanaatlerimiz.”

Bu hukuk tanımazlık, bu vicdansızlık karşısında insan ne diyeceğini bilemiyor.

Hiçbir şey yapamıyorsak bile bari sesimizi yükseltelim, bu haksızlığa ortak olmadığımızı, kabul etmediğimizi haykıralım.

Ne diyeceğimi, ne yapacağımı; kime, nasıl bir çağrı yapacağımı, hakkı, hukuku, adaleti, vicdanı kime hatırlatacağımı bilemediğim için yazımı burada bitiriyorum.

Facebook Yorumları

reklam
8.11.2018
Çığlık
30.10.2018
Yerel seçimlerden kim ne bekliyor?
15.10.2018
Muhalif kesim niçin ‘bir şey’ yapamıyor?
9.10.2018
Deist veyahut ateist mi oldum?
2.10.2018
Mızmızlanan, mırıldanan İslamcılara…
25.9.2018
İktidarın gizli destekçileri
18.9.2018
Karma eğitim meselesinde kim haklı?
11.9.2018
‘Dindar Nesil’in iflası ve eğitimdeki görünmeyen sorun
4.9.2018
Yalan rüzgarı
28.8.2018
Ben ne söylüyorum, tamburum ne çalıyor?
7.8.2018
Muhalefetteki dağınıklığın nedenleri ve çıkış önerisi
24.7.2018
Azınlık psikolojisine teslim olan çoğunluk
17.7.2018
Benim ‘Kara Cuma’m: Kendimi Hırvatlar gibi hissediyorum!
9.7.2018
Hasar tespit raporu
2.7.2018
Erdoğan’ın tek ve gerçek rakibi
28.6.2018
Adaylık meselesi ve mahcubiyet
19.6.2018
AK Parti seçmeni Muharrem İnce’ye oy vermez mi?
12.6.2018
Kendi evlatlarını yiyen ülke!
4.6.2018
AK Partililere…
28.5.2018
Muhalefetin gözünden kaçan hayati bir konu
23.4.2018
Bana müsaade!
17.4.2018
Erdoğan ne yapmaya çalışıyor, anlayan var mı?
27.3.2018
Kendi halkıyla mücadele eden cumhurbaşkanı!
19.3.2018
Erdoğan’ın HDP stratejisi ve muhalefetin aymazlığı
12.3.2018
Türkiye’yi kurtaracak yüzde 40
6.3.2018
Türkiye’ye zarar vermek isteyen bir odak olsaydı neler yapardı?
19.2.2018
Bir Alman kaç Türk’e bedel?
12.2.2018
İsyan!
23.1.2018
Savaş taraftarlarına bir çift sorum var
8.1.2018
İran’da neler oluyor? Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla
29.12.2017
Erdoğan seçimle gitmez mi?
25.12.2017
Bu onursuzluk hepimizin
18.12.2017
Bir lokma, bir hırka, bir de Erdoğan
12.12.2017
Kudüs meselesi ve Müslümanların içler acısı hali
5.12.2017
Utanç verici bu durumdan nasıl çıkacağız? Ne yapmalıyız?
27.11.2017
Zarrab meselesi kimin meselesi?
21.11.2017
Türkiye’nin yeni bir Kurtuluş Savaşı’na ihtiyacı var, ama nasıl?
13.11.2017
Mağdur Atatürk
31.10.2017
Allah’ın iradesinden Erdoğan’ın iradesine
24.10.2017
Türkiye Norveç olur mu?
16.10.2017
Beka sorunu: Erdoğan’ın mı Türkiye’nin mi?
10.10.2017
‘Çocuklar ölsün’ mü diyeceğiz?
3.10.2017
Musul, Kerkük bizim neyimiz olur?
26.9.2017
Kürdistan referandumu ve Türkiye
13.9.2017
CHP’lilere bir çift sorum var!
12.9.2017
Zafer Çağlayan meselesi ve muhalefet
29.8.2017
AK Parti fabrika ayarlarına dönebilir mi?
21.8.2017
AK Parti’nin kendi seçmenine yaptığı büyük kötülük
14.8.2017
Ülkemizi tahammülsüz azınlığa teslim edecek miyiz?
8.8.2017
Müfredata cihat, müftüye nikah kıyma yetkisi
1.8.2017
İktidarın yalanı, muhalefetin gerçeği
24.7.2017
Yeni lider, yeni parti mi, yeni siyaset mi?
17.7.2017
AK Parti’deki ‘metal yorgunluğu’
14.7.2017
Bölünme korkusundan bütünlük çıkar mı?
11.7.2017
Hak, Hukuk, Adalet…
3.7.2017
Erdoğan’ın korkusu
29.5.2017
İçimizdeki köle ruhlular… Ve bana müsaade
22.5.2017
Barzani, PYD ve Türkiye’nin akıl almaz işleri
17.5.2017
Açlık grevleri ve vardiya usulü zalimlik
15.5.2017
Açlık grevleri ve vardiya usulü zalimlik
8.5.2017
Düşün yakamızdan!
2.5.2017
Türkiye’nin önündeki tarihi fırsat
25.4.2017
Peki şimdi ne olacak? Ya da ne yapmalıyız?
18.4.2017
Referandum sonuçları ne anlama geliyor?
13.4.2017
‘Hayır’ diyorum çünkü…
10.4.2017
Niçin ‘Hayır’ diyorum?
3.4.2017
Ucuz kabadayılığın ağır faturası
28.3.2017
Bu vicdansızlığa ‘Evet’ diyecek misiniz?
20.3.2017
Müslümanlar ile Erdoğanistlerin çatışması
14.3.2017
Türkiye’ye kötülük yapanlar kimler?
6.3.2017
Avrupa, Türkiye’den ne istiyor?
28.2.2017
Evet/Hayır… Kimlerdeniz, neyden yanayız?
20.2.2017
Türkiye’nin yeni istikameti
15.2.2017
Hak, hukuk, adalet ve Allah korkusu
6.2.2017
Türkiye’nin önündeki en büyük tehlike
2.2.2017
İnsanlık müdafaası
23.1.2017
Referandumdan ‘Evet’ çıkarsa ne olur, ‘Hayır’ çıkarsa ne olur?
17.1.2017
AK Partililerin cevap vermesi gereken soru
10.1.2017
MHP milletvekillerine bir çift sözüm var!
6.1.2017
Türkiye’yi karıştırmak isteyen iç güçler
2.1.2017
Korkmayın! Yapabiliriz
27.12.2016
Erdoğan muhaliflerine….
19.12.2016
İktidara anlatmak zorunda kaldığımız basit gerçek
16.12.2016
Terörün değirmenine su taşıyanlar
8.12.2016
Wikileaks belgelerinde adım niçin geçiyor?
6.12.2016
Türkiye’yi bu hale kim getirdi?
3.12.2016
Erdoğan ne yapmaya çalışıyor?
29.11.2016
Castro, Chavez ve Erdoğan
25.11.2016
Gençlere mektup
22.11.2016
17/25 Aralık’ta ne oldu?
16.11.2016
İslamcı aydınların sefaleti
11.11.2016
Tehditler savuran saray soytarılarına…
8.11.2016
Doğum sancısı mı, ölüm sancısı mı?
1.11.2016
Başkanlık tartışmaları ne anlama geliyor?
27.10.2016
Erdoğan’a bir şey olursa…
25.10.2016
Dindar nesil bizi nereye götürecek?
21.10.2016
Erdoğan’ın çevresindeki ‘Erdoğan ve ülke düşmanları’
18.10.2016
‘Mağdur edebiyatı yapmayın’ diyen vicdansızlara…
14.10.2016
Solcular ‘millet düşmanı’ mı?
12.10.2016
Osmanlı’yı kim yıktı, halifeliği kim kaldırdı?
6.10.2016
Can damarın kesiliyor, farkında mısın ey halkım?
5.10.2016
Halep, Cizre, Şırnak… İnsanlık ve vicdan
23.9.2016
Dindarlık hangi yaramıza merhem olacak?
20.9.2016
Sahte demokratlar ve Erdoğan’ın yalnızlığı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.