Kürşat BUMİN

DİKEN



Bookmark and Share

LGS Türkçe: Çocuklarla dalga mı geçiyorsunuz?


7.6.2018 - Bu Yazı 537 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  “Başınız ağrıyorsa ‘kendinizi hangi konuda yargılıyorsunuz, uğraşıp baş edemediğiniz düşünceleriniz nelerdir?' sorularının cevabını bulmalısınız. Baş ağrılarının çoğu kendini acımasızca eleştirme, özgüven kayıpları ve kişinin yaptığı her şeyi değersiz görmesiyle ilgilidir….” Bu soruyu hatırlatmamın nedeni LGS adı verilen bu “sınav”ın çocuklara/gençlere iler tutar tarafı olmayan, tamamen “kafadan atma” malumat aktardığını da hatırlatmaktı. “Baş ağrıları”nın “özgüven eksikliği”nden kaynaklandığını kim söylemiş?

Okula eğitime/öğretime ilişkin son yazıyı TEOG kaldırıldığında yapılan açıklamalar üzerine yazmıştım. (Çok basit bir konu) Öncesinde -özellikle okul ve maarif meselesine epeyce vakit ayırdığım zamanlar- her yıl üniversiteye giriş sınavının sözel bölümünü gözden geçirmek de meşgalelerimden biriydi. Tam “bu konuyu kapattım artık” derken TEOG’un yerine geçen ve LGSkısaltılmış adıyla devreye giren yeni sınavın sözel sorularıyla karşılaşınca klavyenin başına geçmek farz oldu.

LGS’nin Türkçe bölümünden ilk soruyla başlayalım:

1. “Okuru olmayan bir ülkede dergi çıkartmak, ­­­suya yazı yazmak gibidir. Tutku olmasa ne kadar da imkansız bir iş. Bu, kitap eleştirisi üzerine çıkan bir dergiyse hele. .. Malum, özellikle genç okurların yönelimi daha çok edebiyat ve şiir dergilerine olurken eleştiri dergileri maalesef rafların arkasında kalıyor.

Bu metinde altı çizili (siyah) sözlerle anlatılmak istenenler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

A) büyük çaba gerektirmek – satış amacı gütmemek

B) kalıcı olmaya çalışmak –ilgi çekmemek

C) boş yere uğraşmak – yeterince tercih edilmemek

D) Sıkıntılara göğüs germek – köklü bir geçmişe sahip olmak

(Doğru cevap C)

Açıkçası ben bu Türkçe 1 sorusunda takılıp kaldım! Soruyu formüle edenin ve anlayanların mutlaka bir bildikleri vardır, ama işin içinden ben gerçekten çıkamadım,..

Niçin doğru seçenek C de A, B, D değil?

Özellikle genç okurların yönelimi”nin daha çok olduğu söylenen edebiyat ve şiir dergileri eleştiri yayınlamıyorlar mı acaba?

Vs. vs.

Kısacası, kimin aklından çıktığı bilinmeyen, neyin peşinde olduğu anlaşılmayan, “laf olsun heybe dolsun” kabilinden ne dediği ve neyi (hangi yeteneği) ölçtüğü belli olmayan bir soru ile karşı karşıyayız… Çocuklara yazık değil mi?

Sınavın 2. Türkçe sorusu da bir tuhaf… Soru: “Eğer yere uzanmış, hareketsiz, sessiz bir geyik yavrusu görürseniz endişelenmeniz gereken bir durum yoktur çünkü mutlaka annesi yakınlarda olmalı.”
Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?

Cevap seçeneklerini sıralamadan “doğru cevabı” aktarayım:

A) “Yakınlarda olmalı’ sözü yerine ‘yakınlardadır’ kelimesi gelmeli:

Doğru cevap niçin “A” seçeneği? Bana sorarsınız (!) doğru cevap “C”, yani “sessiz kelimesi cümleden atılmalı” olmalı. Haksız mıyım, çünkü “geyik yavrusu” zaten “yere uzanmış, hareketsiz” yatmaktadır….

Sorular gerçekten can sıkıcı nitelikte olduğu için, sırasıyla değil atlayarak devam ediyorum: 10. soru (bu kaçıncı defa) yine “Küçük Prens”le ilgili. 11. soru dünya şehirlerinden birkaçının “metro”ya ne zaman kavuştuklarını (hafiften) karşılaştırmalı olarak verip “Bu bilgilere göre metro hatlarının hizmete girme tarihleri aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?” gibi çok “anlamlı” bir sorunun cevabını arıyor…

Atladığım 5, 6, 7, 8. soruları hızla geçtim çünkü tamamı “Teknolojik cihazların hayatımızdaki yeri” olarak özetlenebilecek –tahmin ettiğiniz gibi- niteliksiz bir metinden türetilen sorulardı.

18. soru belli ki üzerinde bayağı düşünülerek kaleme alınmış: “Ben Ömer Halis Demir. Gözlerimde göremezsiniz korkuyu / Arkamdan söylesinler şu türküyü: / Gencecik yaşında düşmüştü şehit, / Cihan görmedi böyle bir yiğit / Ben Ömer Halisdemir, Bin canım daha olsa / Vatan sevgisi.

Bu dizelerde aşağıda duygulardan hangisine yer verilmemiştir?

A) Kahramanlık B) Merhamet C) Cesaret D) Vatan sevgisi.”

Sorunun doğru cevabı B seçeneği, yani merhamet…

Söylediğim gibi MEB bünyesinde bu soruları kimler hazırlıyorsa, “LGS’de 15 Temmuz da eksik olmasın” diye düşünerek bu işi de başarmışlar.

19. soru müellifi (yine) meçhul bir tuhaf metinden hareketle hazırlanmış. Sizi bilmem ama ben bu metni bayağı yadırgadım; siz ne dersiniz bilemem:

“1950’li yılların başında istasyon, bir mola yeri olmaktan ziyade hayatın aktığı yerdi bizim kasabada. Kasabanın gençleri istasyonda buluşur, kalabalıkta kendilerini unuttururdu. Filmlerdeki gibi, gençler ilk kez burada göz göze gelirdi. …”

Metini esas alan soru da şöyle bir şeydi: “Bu parça aşağıdaki metin türlerinin hangisinden alınmıştır?

Doğru cevap C, yani “Anı” seçeneğiymiş…

19. soruya ilişkin düşüncem şöyle: 1950’li yılların başında -bir “kasabada” hem de- istasyonda gençlerin buluşması, göz göze gelmesi filan nasıl bir “anı”nın ürünü olabilir ki? Gençleri yanıltmayalım lütfen!

LGS Türkçe bahsini, 20. yani son soruyu gözden geçirerek noktalayayım:

Soru şöyle başlıyor: “Başınız ağrıyorsa ‘kendinizi hangi konuda yargılıyorsunuz, uğraşıp baş edemediğiniz düşünceleriniz nelerdir?’ sorularının cevabını bulmalısınız. Baş ağrılarının çoğu kendini acımasızca eleştirme, özgüven kayıpları ve kişinin yaptığı her şeyi değersiz görmesiyle ilgilidir….

Soru bu doğrultuda devam ediyor…

Bu soruyu hatırlatmamın nedeni LGS adı verilen bu “sınav”ın çocuklara/gençlere iler tutar tarafı olmayan, tamamen “kafadan atma” malumat aktardığını da hatırlatmaktı. “Baş ağrıları”nın “özgüven eksikliği”nden kaynaklandığını kim söylemiş?

Benim önerim, “veliler”in gecikmeden çocuklarla dalga geçercesine hazırlanan bu sorulara itiraz etmeleri ve MEB’i ciddiyete davet etmeleridir.

LGS soruları bitmedi, sırada “İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük” ve “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” soru ve cevapları da var.

Facebook Yorumları

reklam
7.6.2018
LGS Türkçe: Çocuklarla dalga mı geçiyorsunuz?
29.5.2018
Hep aynı türkü ve Politik Ekoloji'nin yokluğu
7.5.2018
Etimolojik tespit: 'Cumhur İttifakı' eşittir 'Millet İttifakı'
21.4.2018
'Gaz kullanımına ilişkin bu isteksizliği anlamıyorum'
11.4.2018
‘Adalet Tanrıçası’ onasa da İlhan Çomak’ı unutmamalıyız
27.3.2018
Karara 'Türk yargıç'ın muhalefeti
23.3.2018
Türkiye Strasbourg’da kendini nasıl savundu?
10.3.2018
Bu habere de iltifat edilmiyorsa ne demeli artık!
2.3.2018
ÖİB da 'Cumhur İttifakı'nın karşısındadır' diyebilir miyiz?
16.2.2018
Kıbrıs'ın 'gaz meselesi' ve TSK’nın sözleşmeli er ve erbaşları
8.2.2018
Gerçekten 'olağanüstü' bir hal!
5.2.2018
Yerinde bir soru: ‘Başkomutan kim?’
15.1.2018
‘İki adım geri bir adım ileri’ derken bu durağa vardık
28.12.2017
Bu işin içinden nasıl çıkılacak?
25.12.2017
Demirtaş kararı: Anayasa Mahkemesi ‘PKK tarihi’ni iyi çalışmış
19.12.2017
Sivil halkın 'silahlanması' hiçbir devlete, lidere hayır getirmemiştir
15.12.2017
Gökhan Kılıç’ı da unutturmayalım…
4.12.2017
Tekrar tartışalım: ‘Esas’tan mı ‘Şekil'den mi?
8.11.2017
'Ne gazetelerde ne de radyoda'
30.10.2017
Bir kez daha hatırlayalım: 'Cumhuriyet alkışla olmaz
27.10.2017
Diyelim ki ‘cumhurbaşkanı' olmaya niyetlendiniz
17.10.2017
Savaşa girdik TEOG’u unuttuk
13.10.2017
Fazla 'iddialı' iddianameler
7.10.2017
Hemşehriler birer 'piyon' mudur?
3.10.2017
'Politik münavebe'siz bir demokrasi mümkün değil
29.9.2017
Şu şarkı da var: 'Kimseye etmem şikâyet…'
22.9.2017
'Çok basit bir konu'
19.9.2017
'Faşizmin fotoğrafı' desek yanlış mı olur?
15.9.2017
Sayfalarca süren bir “Yargı” resitali!
1.9.2017
Vejetaryenler hele de veganlar…
28.8.2017
Üç açıklamanın üçü de yanlış ve yersiz
7.8.2017
Söyle çocuğum (….) kime derler?
29.7.2017
Çok parçalı bir yazı
24.7.2017
'Yüzde 26': Politik hafızanın hepten dumura uğraması
17.7.2017
Kıbrıs’ta neler oluyor?
13.7.2017
Bitmeyen 'yemin krizi'nin yeni hali
10.7.2017
Türkiye 'büyük devlet' olmak istiyor
6.7.2017
'Bizim için Türkler toplumumuzun bir parçasıdır'
3.7.2017
Yakın tarih ve bugüne ilişkin notlar
26.6.2017
Yine 'gizli tanıklar' ve Ahmet Altan’ın yerinde savunması
16.6.2017
Deprem tehlikesine karşı dikkat!
12.6.2017
CHP’nin Katar’la imtihanı ve bir 'anayasa hukukçusu'
10.6.2017
Sıkıcı ve dolayısıyla öğretici olmayan bir 'Rapor'
3.6.2017
‘Komisyon'a ulaşan raporların hâl-i pür melâli
31.5.2017
Referandum arifesinde 'Doğmamış çocuğa don biçmek'
24.2.2017
Birbiriyle tanıştırılmamış anayasa maddeleri
11.1.2017
Son KHK’ler
5.11.2016
‘Milli İrade’nin idam cezasıyla imtihanı
1.11.2016
Neler oluyor?
21.10.2016
‘Vatan için ölmek’ ve ‘Pasifizme övgü’
16.10.2016
Binbir emekle yerleşebildiğimiz okul da ‘projeci’ çıktı!
11.10.2016
Yeter ki haber eksilmesin…
9.10.2016
Açın şu ‘Adalet Tanrıçası’nın gözlerini ki görebilsin!
5.10.2016
Referanduma takılan barış
25.9.2016
Çocukları rahat bırakın!
23.9.2016
Tekrar ‘masumiyet karinesi’ ve ‘tabii olmayan hâkimlikler’
31.7.2016
Halil İnalcık gibi büyük bir tarihçi (bile) niçin böyle konuşur?
25.7.2016
Ben bilmem eniştem bilir
4.7.2016
Şükrü Hatun’un ‘unutulan’ uyarısı ve Biskot
26.6.2016
‘Şehitlik’ ve ‘Mehmetcik’e dair
21.6.2016
Sorunlu ve zararlı bir polemik
9.6.2016
Kime ‘Yazıklar olsun’?
6.6.2016
Aklımıza mukayyed ol Allahım….
30.5.2016
Zavallı memleket…
27.5.2016
‘Milli irade’den kaçarken ‘ülkücü irade’ye yakalanmak!
18.5.2016
Vize kalktı ama adı hâlâ ‘Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’!
11.5.2016
TCK 216’nın ‘gerekçe’si: Karan ve Çetinkaya’nın beraatine…
3.5.2016
Lâdini’yi ‘din karşıtlığı’ olarak anlayınca işler karışıyor
30.4.2016
Otopark sorunu!
24.4.2016
Nerede görülmüş böyle anayasa değişikliği!
20.4.2016
Ak Parti ‘ahlakçı’ bir harekettir
16.4.2016
Nişanyan’ı unutacak mıyız?
10.4.2016
Ağır mı ağır bir sorun ve hafif mi hafif bir tutum
8.4.2016
Yeni anayasa bir aya varmaz önümüzde!
1.4.2016
Boş teneke çok ses çıkartır
30.3.2016
Tehlikeli bir tanım ve temenni: ‘Organik liderlik’
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.