Münir AKTOLGA

zm.aktolga@gmail.com



Bookmark and Share

NEREDEN BAŞLAMIŞTIK NERELERE GİTTİ İŞİN UCU-


6.1.2019 - Bu Yazı 945 Kez Okundu.
Yorum : 1 - Onay Bekleyenler : 0

 68’den Bu Yana İdeolojik, Teorik Bir Arkeoloji Çalışması’ndan...

Münir Aktolga

Alter Yayınları

“KEMALİZMLE SOSYALİZM ARASINDA AŞILMAZ DUVARLAR YOKTUR” ANLAYIŞI!..

Biliyorsunuz belki, bu söz, yani “Kemalizmle sosyalizm arasında aşılmaz duvarlar yoktur” sözü M. Belli’ye aittir!..

Niye yoktur (?), Kemalizm nedir ki, Kemalizm’den sosyalizme nasıl bir yol gidiyor ki, bu arada  “aşılmaz duvarlara” yer yok?..

Aşağıdaki satırlar M.Belli’nin  “İnsanlar Tanıdım-Anılar”ından... Önce bunu bir okuyalım. Sonra zaten bütün bu değerlendirmelerin, onun  “Kemalizmden sosyalizme varan sosyalist kimliğinin” oluşması yolunda nasıl ortaya çıktığını  kendi ağzından dinleyeceğiz!..

[Sakın yanlış anlaşılmasın, bu satırları buraya  Mihri Belli’yi eleştirmek,   “bakın o Kemalistti, gerçek solcu bizdik”   havalarına girmek için falan aktarmıyorum (!) çünkü, ne de olsa hepimiz  aynı kökenden geliyoruz, tarihsel olarak aynı Jöntürk yetiştirme mekanizmasının ürünleriyiz!! Ondan -M. Belli’den- ayrılarak aynı zemin üzerinde başka bir fraksiyonu oluşturmamız bu gerçeği değiştirmiyordu! Yani öyle, “M. Belli Kemalistti, gerçek solcu bizdik” falan diyerek işin içinden sıyrılıp çıkmak yok!.. Bu çalışma bir yasak savma, ya da kendini temize çıkarma çalışması değil!.. O -“Mihri abi”- tarihsel bir oluşumu kendi yaşantısıyla da örnekleyerek çok güzel açıkladığı için onun sözlerini buraya alıyorum].

Evet Mihri abiden okuyoruz: “Biz 1950’deki iktidar değişikliğini ‘karşıdevrimci’ bir gidiş olarak nitelendirdik. Adım adım tezgahlanan bir karşı devrimdi bu...

...Bir dağa tırmanıyoruz, dağın doruğuna vardığımızda, insanın insan tarafından sömürülmesi olanağı ortadan kalkacak ve sosyalist düzen içinde Türkiye emekçisi gerçek mutluluğu tadacaktır. Tırmanıyoruz 1919’dan beri bu dağa. İlk tırmanış döneminde aşılması zor, büyük engeller var önümüzde. O engelleri aşıyoruz. İstiklal Savaşı’nı kazanıyoruz, siyasi bakımdan bağımsız bir ülke kuruyoruz. Sonra duraklamalar zikzaklar oluyor; gene de genel doğrultumuz doruk yönündedir. Bir noktaya varıyoruz, ayağımız kayıyor ve 1919’da bulunduğumuz noktaya yakın bir yere düşüyoruz. Bu düşüşü yükseliş sanmayalım... (Altını ben çizdim M.A)

...Atatürk’ün en büyük çabası, genç kuşaklara Türk milli gururunu telkin etmek olmuştur. Milli gurur iyi şeydir. Milli gurur insanı sosyalizme götürür. En sağlam sosyalistler o yoldan gelmişlerdir sosyalizme. Bir adamda gerçek milli gurur varsa korkma! Er geç temel ilkelerde birleşirsin onunla. Er geç bu dünyada Türk olarak başı dik yaşamanın, kapitalizmin son aşaması olan emperyalizmin dünya düzeninden silinmesiyle mümkün olabileceğini anlayacaktır.

Bunu ben kendimden bilirim. Bizim delikanlılığımızda biz, ‘Bir Türk dünyaya bedel’, ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sloganlarını ciddiye alan bir kuşaktık. Uşak zihniyeti, komprador zihniyeti, ‘Amerikasız yaşayamayız’, ‘ya Amerikan uydusu, ya da Rus uydusu olmamız mukadderdir’ zihniyeti ezilmişti Atatürk Türkiyesi’nde. Ve işte Atatürkçü olarak, en derin bir milli gurur içindesin ve o havanla Batı’ya okumaya gidiyorsun.Batı’da Amerikan dünya hakimiyetiyle karşılaşıyorsun. İngiltere’nin imparatorluğu, dünyanın dörtte birini kapsıyor. Amerika kapitalist dünyanın en zengin ülkesidir. Bir Anglosakson dünya hakimiyeti var. Ve sen seziyorsun ki, bu dünyada, yeteneğin ne olursa olsun, Türk olarak senin kaderin, ikinci sınıf dünya vatandaşı olmaktır. Ve Anglosakson’un ve öteki emperyalist Batılı ülkeler vatandaşının kaderinde (sömüren metropolün insanı olduğu için), daha doğduğu günden başlayarak birinci sınıf dünya vatandaşı olmak yazılıdır. Sen milli gururla bunu kabul edecek misin, etmeyecek misin? Etmeyeceksin! Etmediğin anda da Anglosakson hakimiyetini yıkman gerek! Emperyalistlerin dünya hakimiyetinin, nasıl yıkılabileceğini düşüneceksin, düşünüyorsun. Ve sen, ezilen sömürülen bir Doğu ülkesinin evladı olarak sen, anlıyorsun ki,  yalnız senin çabanla başarılamaz bu iş. Çok güçlüdür düşman. Müttefik arıyorsun. Kapitalist ülkelerdeki işçi hareketiyle ilgileniyorsun. Ve ancak dünya işçi hareketiyle senin milli bağımsızlık hareketin birleştiği anda, emperyalizmin üstesinden gelinebileceğini anlıyorsun; ve bu seni sosyalizme  yöneltiyor. Dünya işçi hareketinin büyük ustalarının okumaya, öğrenmeye başlıyorsun. Ve sonunda kavrıyorsun ki, milli gururunu zedelememenin tek yolu, sömürüyü yalnız ulusal anlamda değil, sınıfsal anlamda da kaldırmaktır. Hayır, Kemalist ile sosyalist arasında aşılmaz bir duvar yoktur! Ben bunu kendimden bilirim”[1].

Mihri abi olayı -kendisinin de içinde bulunduğu Jöntürk devrimciliği olayını- o kadar samimi bir şekilde anlatıyor ki, şu an bu satırlara ilave edecek  hiçbir şey bulamıyorum!..

Düşünüyorum da, demek ki diyorum,  mesele -gerçekliği kavrama meselesi- bizzat bizim kendimizle, kendi kimliğimizin de oluştuğu durduğumuz yerle ilişkiliymiş!..

Bütün her şeyin altında resmen bir aşağılık kompleksi ve bu tür duygulardan kaynaklanan milliyetçilik  yatıyor! “Emperyalizm” anlayışının, “düşman” anlayışının, “milli-gayrı milli” (ve de “yerli-milli”!..) olma anlayışlarının altında yatan hep bu milliyetçi kompleks, başka hiçbir şey değil!.. Ve sonra da bu duygu -“biz istesek de bu saatten sonra onlar gibi olamayız” duygusu- ikinci kuşak Jöntürklerin ruhunu  “sosyalist” olmaya -bu anlamda “devrimci” olmaya- yönlendiriyor!..

Mihri abi, “Kemalizmle sosyalizm arasında aşılmaz duvarlar yoktur” derken  aslında birinci kuşak Kemalist Jöntürklerle bizim gibi ikinci kuşaktan “sosyalist” Jöntürkler arasında,  her iki kimliği de kendi içinde taşıyarak bütünleştiren  bir  kimliği temsil ediyordu!..

Bizlere, yani ikinci kuşak “sosyalist” Jöntürklere gelince...  

“Burjuva devrimi”  yaparak  “Devlet’i kurtarmaya”  çalışırken tarih sahnesine çıkan birinci kuşak Jöntürklerin, daha sonra nasıl  aynı toplumsal kökene sahip “sosyalist devrimci” ikinci kuşak Jöntürkler haline dönüştüğünü, bu oluşumun ortaya çıkış diyalektiğini kavrayabilmek bende neredeyse bir ömür aldı!.. Neden mi? Çünkü, diğer yol arkadaşları gibi benim kendim de o zeminin içindeydim de ondan!!  Olayları ve süreçleri kavrayarak açıklamaya çalışırken bilinç dışı olarak başvurduğun koordinat sisteminin merkezi hep kendin -kendi kimliğini de oluşturduğun toplumsal zemin- olunca, ondan sonra artık her şeyi  ancak buna göre açıklayabiliyorsun! Çünkü, bu durumda açıkladığın o “gerçekler”   sadece “seni” merkez alan, sana göre, senin de içinde bulunduğun zemine göre gerçekler olup kalıyor!..

Bu, tıpkı suyun içindeki  balıkların durumuna benzeyen bir durumdur! Hani o, “derya içredirler de deryayı bilmezler” sözü var ya, oradaki “balıkların”, bilinç dışı duygusal kimlikleriyle  içinde varoldukları  suyu bilmeleri, hele hele,  onun dışında da varolan bir başka yaşam için çaba sarfetmeleri  hiçbir şekilde mümkün değildir (Burada    bir metaforun söz konusu olduğun anlıyorsunuz sanırım...)  Çünkü,    su onlar için  bir varoluş zemini olarak, aynı zamanda, bu varoluşa ilişkin zaman-mekan boyutlu koordinat sisteminin durduğu yer de olduğundan, içinde yer alan varlıkların bilincini de belirlemektedir!..

İşte,  yukardan aşağıya doğru “burjuva devrimi yaparak Devlet’i kurtarmaya” çalışan birinci kuşak toplum mühendisleri Jöntürklerin durumu da buna benziyordu. Onların  bilinçlerini  belirleyen   içinde varoldukları   Devletçi zemin olduğundan,   amaçları    hep  içinde kimliklerini de  oluşturdukları bu Devletçi zemini “kurtarabilmek” düşüncesi etrafında şekilleniyordu. Nasıl ki o balıklar su varsa vardır, su, onların varoluş ortamı-şartıdır, aynı şekilde, Jöntürk kimliği için de olmazsa olmaz olan su o Devlettir, Devlet’in varlığıdır. Çünkü her şey, kendileri de, ancak Devlet  varsa vardı...

İşte, daha sonra, içinde bulundukları yolun -“Devlet’e bağlı bir kapitalizm yaratarak  Devlet’i kurtarma” yolunun- aşağıdan yukarıya doğru gelişerek gelen anadolu kapitalizminin yaptığı basınç karşısında artık çıkmaz bir yol olduğunu gören  birinci kuşak Jöntürkleri  yeni bir arayış süreci içine sokan,  onları,  kulvar değiştirip metamorfoza uğratarak  “sosyalist devrim yapma”  yolunda ikinci kuşak Jöntürkler haline dönüştüren   sürecin diyalektiği budur...

Dikkat ederseniz burada bütün mesele Devlet’i “çağdaşlaştırarak kurtarmayla” ilgilidir. Birinci kuşak Jöntürkler  bunu “milli burjuva yaratarak” -“Devlet’e bağlı bir kapitalizm yaratarak”- başarmaya çalışırken, bu yolun bir sonuç vermediğini, Devlet’e bağlı kapitalizm yaratmaya  çalışırken ortaya “Devlet düşmanı işbirlikçi  bir kapitalizmin de” çıktığını gören ikinci kuşak Devletçi Jöntürkler, bu sefer rotayı  “sosyalizme” döndürürler Niye? Çünkü orada da esas olan “Devlettir” de ondan! Madem ki amaç Devlet’i kurtarmaktır, o zaman mesele yoktur! Neymiş, “sosyalist devlet üretim araçlarının sahibiymiş”, e iyiydi ya işte, bizim Devletçilerin de istediği bu  değil miydi!?

İşte, “Kemalizmden sosyalizme giden yolda arada aşılmaz duvarların bulunmadığı” söyleminin anlamı budur!.. İşte, benim  bu gerçeği farketmeye başladığım 1973 Mart’ını takip eden günlerde, Sıkıyönetim Mahkemeleri’nden, “Devlet’e karşı mücadele ediyoruz derken ona hizmet ettik” diyerek feryad edişimin nedeni  budur! Bütün bunları, sürecin nasıl buralara geldiğini çalışmanın ilerleyen bölümlerinde göreceğiz!.. 

Peki, “aşılamaz olmayan bu duvarlar” nasıl aşılacaktı?..

Tek yolu vardı bunun: Okumak!!. Sosyalist klasikleri okuyup hatmederek, Devlet’i  sosyalist  bir Devlet haline dönüştürmenin yollarını “öğrenmek”!!. Kemalist mi idin, çok basitti,  Lenin’i, Mao’yu okuyarak çok kolay bir şekilde toplum mühendisi bir “sosyalist” haline dönüşebilirdin!.. Amaç, pozitivist bir anlayışla ideolojik-popülist söylemlerle tarihsel devrim mekanizmasının içini  doldurmak, sonra da bir toplum mühendisliği aracı olarak bunu kullanmak olduktan sonra neden olmasındı ki!! İşin özünde bir sorun olmadıktan sonra! Sen de  “Devletçilik, Devlet mülkiyeti” diyorsun o da!.. Geriye ne kalıyordu, konulacak ad mı?.. O önemli değildi, ister “kapitalist olmayan yol” denirdi, ister  “sosyalizm”,  önemli olan “Devlet’in bekası” değil miydi?..

Söyleyin bana şimdi, Kemalizmle sosyalizm arasında aşılmaz bir duvar var mıymış yok muymuş!?.. Ne olacak ki, ilk kuşak Jöntürkler  nasıl daha önce burjuva devrimine ilişkin eserleri okuyarak, bunları içinde yaşadıkları toplumu değiştirmek için “bilimsel bir  araç” olarak kullanmaya çalıştılarsa, bu sefer de “sosyalizmi öğrenerek”, “öğrenilen bu bilgilerle  toplumu değiştirmeye çalışan” sosyalist bir toplum mühendisi haline gelinirdi olur biterdi (işte, pozitivizm denilen virüsün  kullandığı mekanizma ve bilgi temeli budur)!..

Sosyalizmde mesele “burjuvaziyi altetmek değil miydi; tamamdı işte, senin meselen de zaten toplumun sırtında  “karşı devrimci” bir ur gibi gelişen   o “gayrı milli” “işbirlikçi kapitalizmi” yok etmek olduğuna göre, arada tam bir hedef birliği vardı! Ha, ne imiş,  bu işi -“devrim yapma” işini- başka ülkelerde işçi sınıfı yapıyormuş?.. Tamam da, ya o işçi sınıfı bizim gibi ülkelerde henüz daha bu işi yapacak kadar “bilinçli” değilse!? (Görüyorsunuz, her şeyin kılıfı hazırdı!..)

Bunun hiçbir önemi yoktu! Çünkü   “emperyalizm çağında bütün ülkelerde devrimin objektif şartları zaten vardı”! Bu nedenle mesele, “eksik olan sübjektif şartları tamamlamaktan” ibaretti!..   “İşçi sınıfına bilinci götüren  zaten o  sosyalist aydınlar” olduğu için,  önce oturur sosyalizm denilen o ideolojik hedefi   kendin öğrenirdin, sonra da, bir yandan  bu  bilinci  “yukardan aşağıya doğru işçi sınıfına götürürken”, diğer yandan da, oturup ilanihaye onların bilinçlenmesini bekleyemeyeceğine göre(!) onları “eylem içinde bilinçlendirme” yoluna girer, “işçi sınıfına ideolojik öncülük yapmaya”, eldeki vurucu güç olan asker-sivil aydın zümreyle  işbirliği yaparak milli demokratik bir devrimden  sosyalizme doğru  ilerlemeye çalışırdın olur biterdi!.. Olay budur!..

Gerisi, “solcu” Jöntürk toplum mühendisleri arasındaki fraksiyon-strateji farklılıklarıyla ilgilidir!..

Ha, bazıları, “önce   işçileri, halkı bilinçlendirelim, onlar daha sonra  devrimi  parlamenter sistem içinde, aşağıdan yukarıya doğru oy verme mekanizmasını kullanarak  kendileri yaparlar” derken, bazıları da, “hayır öyle olmaz, böyle olur” diyerek, “asker-sivil aydın zümre  ile birlikte biz yolu açalım ki, daha ileriye-sosyalizme doğru gitmek mümkün” hale gelsin diyorlar, veya, bir başka fraksiyon da,  “işçilere öyle lafla bilinç falan götürülemez, bilinç ancak eylem içinde, silahlı propaganda aracılığıyla, hakim sınıfın aslında ne kadar güçsüz olduğunu onlara göstererek mümkündür, bu aşamada önemli olan ideolojik önderliktir” diyerek öne atılır...

Dikkat ederseniz bütün bu “devrim” anlayışlarında işin özü hep aynıdır: Varolan sistemin -üretim ilişkilerinin- içinde at koşturarak  Devlet’e hakim olmak, bu şekilde politik iktidarı ele almak!.. Peki sonra? Sonrası kolay! Nasıl ki bir önceki  Jöntürk kuşak   Devlet’e bağlı bir kapitalizm yaratmaya çalıştıysa, sen de tutar, Devlet’e sahip olmanın verdiği gücü kullanarak özel mülkiyeti yok edip Devlete bağlı  sosyalist bir düzen kurardın olur biterdi!.. Ol hikaye bundan ibaretti!..


[1]Mihri Belli, İnsanlar Tanıdım, Doğan Kitapçılık AŞ, Eylül 1990 İstanbul, S.533

Facebook Yorumları

reklam
19.06.2019
EVET MURSİ’YE BEN DE ALLAH’TAN RAHMET DİLİYORUM!..
19.05.2019
İSTANBUL-ANADOLU SAVAŞLARINDA SON PERDE: AK PARTİ KOALİSYONU DAĞILIYOR!..
19.4.2019
YENİ“NİN „ESKİ“NİN İÇİNDEN ÇIKIP GELME SÜRECİ
30.3.2019
DEVRİM NEDİR, “RADİKAL DEVRİMCİLİK” ANLAMINDA “JAKOBENİZM” NEDİR?
14.3.2019
ŞİMDİ DE „ZAMANI GERİ DÖNDÜRMEYİ“ BAŞARMIŞLAR!!.
12.3.2019
“HATIRALAR” DAN BİR 12 MART YAZISI ...
11.3.2019
Dâvâ ve kendini feda etmek
17.2.2019
Türkiye’nin dış politikası yanlış mıydı?
23.1.2019
FAZIL SAY'IN AÇIKLAMASINI DESTEKLİYORUM…
9.1.2019
NEREDEN BAŞLAMIŞTIK NERELERE GİTTİ İŞİN UCU-
6.1.2019
NEREDEN BAŞLAMIŞTIK NERELERE GİTTİ İŞİN UCU-
2.1.2019
HATIRALAR
24.12.2018
HATIRALAR
6.10.2018
OKTAY’I KAYBEDELİ BİR YIL OLMUŞ!..
4.10.2018
ŞU McKİNSEY KONUSU!..
7.7.2018
POPÜLİZMİN “SAĞI” “SOLU”?..
28.6.2018
KÜRESELLEŞME SÜRECİ VE KAPİTALİZMİN KENDİ DİYALEKTİK İNKARINI YARATMASI...
19.6.2018
KÜRESELLEŞME SÜRECİNDEKİ DÜNYA...
10.6.2018
HDP BARAJI AŞARAK PARLAMENTOYA GİRMELİDİR!..
9.5.2018
NEREDE BULUNUYORUZ, BU NOKTAYA NASIL GELİNDİ?..
2.5.2018
GÖZDEN KAÇMAMASI GEREKEN İKİ ÖNEMLİ HABER…
10.3.2018
„KADINA ŞİDDET ARTMIŞ“, PEKİ NEDEN?..
19.2.2018
DÜNDEN BUGÜNE ÇIKAN YOL VE SINIF MÜCADELELERİ...
23.1.2018
Türkiye’nin dış politikası yanlış mi idi, ya da nerede hata yapıldı da yolumuza bugün bir Afrin çıktı?...
23.11.2017
NATO NEDİR… O BİR SOĞUK SAVAŞ ÖRGÜTÜ DEĞİL MİDİR?..
15.11.2017
KÜRESELLEŞME SÜRECİNİN KENDİ İÇİNDEKİ MUHALEFET, YA DA YENİ SOL...
10.10.2017
BU DA BİR ETYEN ELEŞTİRİSİ...
8.10.2017
TOPLUMSAL “YORGUNLUK” ÜZERİNE!..
5.10.2017
KÜRESELLEŞME SÜRECİ VE BAĞIMSIZLIK TALEPLERİ...
2.10.2017
20.YÜZYIL’DAKİ ANLAMLARIYLA “SAĞ”-“SOL”DİYE BİRŞEY KALMADI ARTIK!..
12.9.2017
BEN, “KENDİ KARŞITINI YARATARAK VAROLMAK” DİYALEKTİĞİNİ ŞERİF MARDİN’DEN ÖĞRENDİM...
24.7.2017
HAKLIYKEN HAKSIZ DURUMA DÜŞMEK!..
15.7.2017
27 MAYIS’TAN 15 TEMMUZ’A... DARBELER BİLİNİYOR MUYDU?..
7.7.2017
"ADALET"İN BU MU DÜNYA!!..
23.6.2017
AK Partinin ve „reisin“ çelişkisi, neden „patinaj yaptıklarının „ açıklaması...
17.6.2017
CHP ve " Kontrollü " darbe
27.5.2017
Dil konusu çok önemli...
13.5.2017
Türkiye olayı 21.yüzyıl paradigması içinde göremiyor!..
8.5.2017
Ve Denizler Filistinden dönüyorlar, onlarla Ankara’daki buluşma!..
15.4.2017
Nerede bulunuyoruz, devrim’de devrim ne anlama geliyor?..
3.4.2017
İşin özünde merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartışmaları var!..
1.4.2017
Bugünlerde birkere daha benim daha önceki yazıları okuyun, bir de Alper'in şu son yazısını!..
13.3.2017
‘Ecdadımız’ edebiyatı ile yeni Türkiye inşa edilemez!..
23.2.2017
Koalisyon mu tek parti iktidarı mı, ya da çoğulculuk mu yoksa çoğunlukçuluk mu?...
15.2.2017
Sistem bilimi açısından “Türk tipi devlet anlayışıyla” “Marksist-Leninist devlet anlayışı” arasındaki ilişki ve bunun eleştirisi!..
11.2.2017
Darwinci evrim teorisi tartışmaları, evrim sürecinin diyalektiği
8.2.2017
Hani, „olmaz olmaz“ demiştik ya, bu da günün fantazisi yerine geçen „hayır duası“ olsun!..
4.2.2017
Ne oluyor? önümüzdeki günlerde ortaya çıkması muhtemel gelişmeleri daha iyi kavrayabilmek için klavuz!
31.1.2017
BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞMALARINA KATKI
25.1.2017
Sistemi daha da merkeziyetçileştirmeyi esas alan bir anlayışıyla 21.YY’ın bilgi üreten „Yeni Türkiye’sini inşa etmek mümkün değildir!
12.1.2017
20.YY’A GERİ DÖNMEK MÜMKÜN MÜDÜR?..
27.12.2016
Etyen faiz konusunu çok güzel anlatmış, ben bir noktanın daha altını çizmek istiyorum...
16.12.2016
Kimse enseyi karartmasın, ay gecenin karanlığında doğar demiştik!..
8.12.2016
Küresel dünya sistemi ve onun yönetici “üst akıl”ı üzerine!..
4.12.2016
Diyalektik materyalizmin ve Marksist devrim anlayışının eleştirisi…
23.11.2016
Erdoğan’ın Şanghay birliğine katılma düşüncesi neden yanlış!..
14.11.2016
Trump’a, Brexit’e oy vermesin de ne yapsın bu insanlar?
6.11.2016
„Düşmanımın düşmanı dostumdur“ anlayışının geldiği nokta!..
2.11.2016
Evet, bir kere daha soralım, „nerede duruyorsunuz“?..
17.10.2016
Ulusal güvenliğin yolunun Ortadoğu'nun çıkmaz sokaklarından geçtiğini düşünenlere!..
4.10.2016
Lozan tartışmaları Osmanlı aydınlarının ruh dünyasını yansıtıyor!..
30.9.2016
"Dünya beşten büyüktür" ne anlama geliyor?..
21.9.2016
CEMİL ERTEM’LE NEREDE AYRILIYORUZ!.. (2)
18.9.2016
Cemil Ertem'le NEREDE AYRILIYORUZ?..
11.9.2016
Kurbanın ve kurban bayramının özü-kaynağı nedir hiç düşündünüz mü?
24.8.2016
Türkiye’nin dış politikası yanlış mı idi, ya da nerede hata yapıldı?
22.8.2016
Siz onu bunu bırakın da, şu „VAKA-İ HAYRİYYE“-1826-konusunda ne düşünüyorsunuz onu bir söyleyin!... (4)
20.8.2016
Siz onu bunu bırakın da, şu „VAKA-İ HAYRİYYE“-1826-konusunda ne düşünüyorsunuz onu bir söyleyin!... (3)
17.8.2016
Siz onu bunu bırakın da, şu „VAKA-İ HAYRİYYE“-1826-konusunda ne düşünüyorsunuz onu bir söyleyin!... (2)
13.8.2016
Siz onu bunu bırakın da, şu „VAKA-İ HAYRİYYE“-1826-konusunda ne düşünüyorsunuz onu bir söyleyin!... (1)
7.8.2016
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE...3
5.8.2016
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE... 2
2.8.2016
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE...
28.7.2016
Ulus devletin duruşu, küresel sermayenin duruşu...
19.7.2016
“Devlet”, “paralel devlet”, sivil toplum-yeni Türkiye diyalektiği...
17.7.2016
EVET, HER ŞERDEN BİR HAYIR DOĞARMIŞ!...
15.7.2016
Devrimin ikinci aşamasına doğru!...
12.7.2016
Yeni küresel dünya ne olacak, nasıl olacak? 6- SON
10.7.2016
Yeni küresel dünya ne olacak, nasıl olacak? 5
8.7.2016
Yeni küresel dünya ne olacak, nasıl olacak? 4
5.7.2016
Yeni küresel dünya ne olacak, nasıl olacak? 3
3.7.2016
Yeni küresel dünya ne olacak, nasıl olacak? 2
1.7.2016
Yeni küresel dünya ne olacak, nasıl olacak? 1
27.6.2016
Bizde ‘Avrupa parçalanıyor’ diye göbek atanlar kimler!?.
10.6.2016
Yeni tipten bir devletçi-milliyetçilikle doludizgin yol alıyoruz!...
5.6.2016
Doğruyu söylerken de ikiyüzlülük yapılabiliyor!...
30.5.2016
21.YÜZYIL VE FETİH DİYALEKTİĞİ!...
27.5.2016
Alper'in makalesi iyi güzel de, türkiye'ye ilişkin olarak işin özü biraz kayboluyor!...
23.5.2016
“Yeni bir toplum sözleşmesi” ancak “tarihsel uzlaşmayla” mümkündür!
14.5.2016
“BİAD” KÜLTÜRÜNÜN MADDİ TEMELLERİ...
2.5.2016
"Devlet ve millet kaynaşması en büyük güç kaynağımızdır"...
29.4.2016
BEYAZ TÜRKLER VE LAİKLİK!...
25.4.2016
Tarihle hesaplaşmadan burjuva devrimi tamamlanamaz!..
21.4.2016
12 Mart dönemini- bizzat yaşamış biri olarak Alper'in söylediklerine aynen katılıyorum!...
17.4.2016
Düşünün ki PKK diye bir olay yok ortada!...
12.4.2016
Etyen diyor ki, „AK Parti doğru anayasa yolunda“… gerçekten öyle mi acaba?...
5.4.2016
"BAŞ-KAN" NE DEMEK HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?..
28.3.2016
„İhracat yapmadığımız ülke kalmadı“…
22.3.2016
Herşeyin teorisi ve tasavvuf...
15.3.2016
Nereden başlamiştik nerelere gitti işin ucu!...
4.3.2016
Din-devlet ilişkisi ve “devrim” anlayışı üzerine!...
24.2.2016
Ortadoğu’nun sahipliği meselesi!...
22.2.2016
“Gravitasyonal dalgalar” ve “kuantum gravitasyonunun” esasları!...
16.2.2016
OSMANLI’DAN BU YANA TÜRKİYE’DE TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ...
14.2.2016
„TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ“ VE YÖNETME-KONTROL BİLİMİ (3)
12.2.2016
„TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ“ VE YÖNETME-KONTROL BİLİMİ (2)
10.2.2016
„TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ“ VE YÖNETME-KONTROL BİLİMİ (1)
4.2.2016
DOĞA’NIN DİYALEKTİĞİ Mİ DEDİNİZ!...
31.1.2016
AK Parti’nin “fabrika ayarları” ne zaman bozulmaya başladı?...
28.1.2016
Amaca giden yol ve bu yolda kullanılan araçlar
20.1.2016
İdeoloji zihinsel bir virüstür bunu hiç unutmayın!...
17.1.2016
"YENİ BİR BİLDİRİ DAHA YAYINLANMIŞ“!...
6.1.2016
„'ODTÜ solu’ diye birşey yok faşizm var“… doğru mu bu ifade?...
3.1.2016
BU YENİ BİRŞEY DEĞİL Kİ!!...
31.12.2015
Türkiye’nin dış politikası yanlış mı...
27.12.2015
„Yerel yönetimlerin güçlendirilmesini savunuyorsun, neden“?
21.12.2015
Tarihle hesaplaşmadan burjuva devrimi tamamlanamaz
20.12.2015
"AYDINLARIMIZ AH AYDINLARIMIZ" !...
16.12.2015
Nobel bariş ödülü neden Tunus'a verilmiş acaba!...
12.12.2015
“Patinaj yapıyoruz” mu dediniz, işte patinaj, işte çıkış yolu!...
7.12.2015
NE OLUYOR?
4.12.2015
NEDİR BU İŞİN ASLI?...
2.12.2015
“Patinaj yaparken” aynı yolda gaz verilmez!...
25.11.2015
Evrensel oluşumun diyalektiğinin resmidir
22.11.2015
İşte bu!!... ben bunun için alarm zillerini çalıp duruyorum!!..
17.11.2015
Türkiye dünyaya ve kapitalizme meydan mı okuyor!!...
6.11.2015
Beyaz Türklere nasihatler
3.11.2015
HERKES İÇİN 1 KASIM DERSLERİ!...
31.10.2015
Tarihle hesaplaşmadan daha ileriye gidilemez!...
29.10.2015
Osmanlı cumhuriyetinden Demokratik cumhuriyete...
25.10.2015
“Bu dünyadan bir Çetin Altan geçti” mi acaba!...
22.10.2015
Batı’da ve bizde sivil toplum... 1-2
19.10.2015
„SURİYE BATAĞINDAN KÜRTLERLE BİRLİKTE ÇIKMAK”!…
11.10.2015
Uluslaşırken Küreselleşmek
29.9.2015
Türkiye ne yapmak istiyor da birileri onun “ayağına çelme takmaya” çalışıyor?...
27.9.2015
Şeytan, yani kurbanlik olmasi gereken o hayvan kendi içimizde!!...
18.9.2015
NE KADAR RENKLİ BİR„SOSYAL MEDYA”MIZ VAR!
15.9.2015
AK Parti kendi diyalektik inkarını yaratıyor!...
13.9.2015
KONGRE ÖNCESİ AK PARTİ’YE AÇIK MEKTUP!...
6.9.2015
“İktidarın Kürt stratejisi ne ve ne olmalı”?...
3.9.2015
Çözüm ve çözüm yolu ilişkisi-yol ayırımı!...
30.8.2015
Sayın Erdoğan “faiz düşsün,” dedikçe faiz ve döviz yükseliyor, bu ne hikmettir!!...
23.8.2015
„KÜRT SORUNU“ SADECE KÜRT SORUNU DEĞİLDİR!...
13.8.2015
Hani ABD'den AB'ye kadar bütün o "Batılı emperyalist güçler" "Türkiye’yi bölmeye çalışan" bir "üst akılı" temsil ediyorlardı!!..
9.8.2015
Önemli olan nedir, PKK’nın ne istediği mi, yoksa ne yapılmasi gerektiği mi?
6.8.2015
Aç tavuk rüyasında darı görür
28.7.2015
İŞTE BU!..
22.7.2015
CEMİL MERİÇ VE ONUN “AYDINLARI” ÜZERİNE!..
15.7.2015
Nasıl bir eğitim sistemine ihtiyacımız var
6.7.2015
SURVİVOR ALL STAR!..
4.7.2015
Kimse kendini aldatmasın
30.6.2015
Devrimin ikinci aşamasına giden yol “tarihsel uzlaşma”dan geçiyor!..
26.6.2015
AÇIK KONUŞALIM!...
23.6.2015
AK PARTİ- HDP İLİŞKİSİ VE ÇÖZÜM YOLU!...
21.6.2015
Weimar’a karşı Prusya’yı “restore” etme hayali yok olmasa da artık eskisi kadar aktüel değil!
18.6.2015
Demirel gerçeğini kavramadan 12 Mart'ı açıklayamazsınız!!
15.6.2015
Neredeyiz, neyi-neleri tartışmalıyız, AK Partililere mektup?...
10.6.2015
AK PARTİ VE HDP İÇİN TEK ÇIKIŞ YOLU:
8.6.2015
Şimdi bahane bulma sırası AK Parti’nin Jakobenlerinde mi?...
8.6.2015
LAFI UZATMAYA GEREK VAR MI!!...
6.6.2015
Taraf olmayan bertaraf olur mantığı nasıl bir mantıktır?
2.06.2015
21.YÜZYIL VE FETİH DİYALEKTİĞİ!..
29.5.2015
27 Mayıs 2015’te sürecin neresindeyiz?..
26.5.2015
Derin AK Parti konuşuyor!
20.5.2015
Mevlana-Şems aşkından Sancak-Erdoğan aşkına!..
12.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-5
10.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-4
7.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-3
4.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-2-
01.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-1-
24.4.2015
Tarihle hesaplaşmadan burjuva devrimi tamamlanamaz!..
22.4.2015
Yeni bir „toplum sözleşmesi“ancak „tarihsel uzlaşmayla“ mümkündür!.
15.4.2015
HAYRET Kİ NE HAYRET!!..
14.4.2015
Neden HDP’nin barajı aşmasını istiyorum!..
8.4.2015
İdeolojik virüs bütün hızıyla yayılmaya devam ediyor!..
31.03.2015
Önemli olan ne söylediğin değil, nerede durduğun!..
28.03.2015
BİRAZ DA GÜLERKEN DÜŞÜNELİM!!
27.03.2015
Bakın işte mesele bu!
22.03.2015
Başkanlık sistemi tartışmaları: Amaç nedir?
13.03.2015
12 MART’TAN GÜNÜMÜZE...
08.03.2015
Yaşanılmaya başlanan süreç devrimin ikinci aşamasına ilişkindir!..
26.02.2015
Geleneklerimize-kültürümüze uygun Türk tipi Başkanlık sistemi…
24.02.2015
DEVLET VE İDEOLOJİ..
20.02.2015
ŞU “EMANET” MESELESİ!..
04.02.2015
Ey devlet sen nelere kadirmişsin, pes doğrusu!..
30.01.2015
Yunanistan ve Türkiye..
28.01.2015
Herşey küreselleşme sürecinin özünü kavrayabilmekle ilgili!..
14.01.2015
“Allah’ın tuzağı” (enfal.30) nedir
08.01.2015
“STRATEJİK DERİNLİĞİMİZİN” DERİNLİĞİ!..
06.01.2015
“stratejik derinliğin” derinliği!..
25.11.2014
Kobani PKK için neden önemli!..
10.11.2014
AK parti ideologlarıyla aramızdaki fark
04.11.2014
Necip Fazıl ödülü üzerine..
30.10.2017
Cumhuriyeti neden kutluyoruz ..
27.10.2014
AK Parti iktidar olduğu halde neden halâ „mağdur“ rolünü oynayabiliyor da, CHP muhalefette olmasına rağmen halâ „muktedirleri“ oynuyor!!..
19.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... SON
17.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... 2
15.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... 1
05.10.2014
Kurban bayraminin özü-diyalektiği nedir hiç düşündünüz mü?
26.08.2014
"Stratejik derinlik" kavramı üzerine düşünceler!..
14.07.2014
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ne anlama geliyor?.. 2
11.07.2014
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ne anlama geliyor?.. 1
20.06.2014
Kendini feda etme duygusu... 2
18.06.2014
Kendini feda etme duygusu... 1
03.05.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? SON
01.05.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? 2
29.04.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? 1
17.03.2014
Ne oluyor?
12.03.2014
“Tarihi Uzlaşma”
02.02.2014
Ulus-devlet kabuğu gelişmekte olan ülkelerde de çatlıyor..
29.01.2014
Şu, küresel sermaye-milli sermaye konusu!..
26.01.2014
Yol ayırımı: Kemerlerinizi iyi bağlayın, türkiye bir viraja girdi savrulma tehlikesi var!!..
20.01.2014
Siz bu kafayla, “yedirmeyeceğiz” “yedirmeyeceğiz” derken Erdoğan’ı yedireceksiniz!
13.01.2014
Bu nasıl bir ittifak olacak, ne işe yarayacak?..
31.12.2013
Aklımızı başımıza toplayalım!..
26.12.2013
Sadece Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı mı “yanıldı”?
21.12.2013
“Devlet”, “paralel devlet”, sivil toplum-yeni Türkiye diyalektiği..
14.12.2013
MİLLİ İRADE NEDİR..
1.12.2013
Gülen Hareketi-AK Parti ilişkisinin diyalektiği!..
26.11.2013
Ortadoğu’da yeni dengeler, Rojawa, Barzani, PKK, Türkiye..
22.11.2013
NEREYE GİDİYORUZ!..
0811.2013
Bir süre önce „nereye geldik, ne yapmalı“ demiştik, şimdi neden şaşırıyoruz!..
05.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği SON
04.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği- 4
03.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-3
31.10.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-2
30.10.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-1
19.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (SON)
18.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (3)
17.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (2)
16.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (1)
08.09.2013
Pozitivizm nedir? - SON -
07.09.2013
Pozitivizm nedir? - 3 -
06.09.2013
Pozitivizm nedir? - 2 -
05.09.2013
Pozitivizm nedir? - 1 -
01.09.2013
„MAHALLE BASKISI“ NEDİR? 2
31.08.2013
„MAHALLE BASKISI“ NEDİR? 1
28.08.2013
Devrim-doğum olayı- nedir, yeni eskinin içinden nasıl çıkıp geliyor? 2
26.08.2013
Devrim-doğum olayı- nedir, yeni eskinin içinden nasıl çıkıp geliyor? - 1
21.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi.. 3
20.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi.. 2
19.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi..
18.08.2013
İki adım ileri atıldı, şimdi bir adım geriye!..
14.08.2013
Liberaller ne kadar liberal..
11.08.2013
Makas değişimi olayı biraz daha karmaşık!..
06.08.2013
20.yy'la 21.yy arasındaki fark
05.08.2013
Hani ne oldu şimdi o 20.yy kalıntısı teoriler?..
02.08.2013
Özgürlük nedir, Özgür irade nedir?... 2
31.07.2013
Özgürlük nedir, Özgür irade nedir?...
26.07.2013
Hem ulusalcı, hem de küresel demokratik devrimci olmak mümkün müdür? (2)
24.07.2013
Hem ulusalcı, hem de küresel demokratik devrimci olmak mümkün müdür? (1)
23.07.2013
Nerede duruyoruz, ne tarafa doğru gideceğiz!...
20.07.2013
Kültürler arası etkileşim ve bilişsel ortak kimlik üretimi..
18.07.2013
Kime karşı mücadele edeceğiz? ulus devlet-küresel sermaye ilişkisi..
16.07.2013
Namazın, duanın, şükür ve sabırın diyalektiği..
15.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. SON
14.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (5)
13.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (4)
12.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (3)
11.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. ( 2)
10.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. ( 1)
09.07.2013
“Gelinim sana söylüyorum kızım sen anla “
04.07.2013
Mısır’da darbe ve Cumhurbaşkanı Mursi’nin çağrısı..
02.07.2013
Nereye geldik, ne yapmalı!..
27.06.2013
ŞİMDİ TAM DEMOKRATİKLEŞME ZAMANIDIR!
25.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (4
24.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (3)
23.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (2)
22.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (1)
20.06.2013
“FAİZ LOBİSİ” İMANA MI GELDİ DERSİNİZ!..
18.06.2013
Herkes için gezi parkı dersleri!..(2)
16.06.2013
Herkes için gezi parkı dersleri!.. (1)
11.06.2013
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE " BATILILAŞMA...“ 2
10.06.2013
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE " BATILILAŞMA ...“ (1)
08.06.2013
“Faiz lobisine” karşı mücadeleye evet,ama...
06.06.2013
ERDOĞAN, NE YAPMALI!..
04.06.2013
“Nedir bu olup bitenlerin anlamı” mı diyorsunuz!..
03.06.2013
„İTTİHATÇILIK“ DEYİP GEÇMEYELİM (2)
02.06.2013
İTTİHATÇILIK“ DEYİP GEÇMEYELİM (1)
1.06.2013
Kültürler arası çatışma medeniyet değiştirme olayının sonucudur!
30.05.2013
Kültürler arası çatışma medeniyet değiştirme olayının sonucudur! (1)
29.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(3) SON
27.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(2)
26.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(1)
23.05.2013
20.YY kalıntısı bütün statüko güçlerini şaşkına çeviren Türkiye’nin karşı konulamaz yükselişi! (2)
21.05.2013
20.YY kalıntısı bütün statüko güçlerini şaşkına çeviren Türkiye’nin karşı konulamaz yükselişi! (1)
20.05.2013
Bilgi toplumuna giden süreçte sivil toplumun yaptırım gücü küresel vicdandandan kaynaklanıyor!..
18.05.2013
Statüko mühendislerinin işi gerçekten çok zor!..
15.05.2013
Bir kere daha ne yapilmali sorunu!..
14.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (SON)
13.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (4)
12.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (3)
10.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (2)
09.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (1)
07.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor SON
06.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 3
05.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 2
04.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 1
30.04.2013
İttihatçı liberalizm üzerine!..
28.04.2013
Uluslaşırken küreselleşmek!..
27.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … (SON)
26.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 3
25.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 2
24.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 1
21.04.2013
Türkiye’de neden sol, ya da sosyal demokrat bir hareket yok!
19.04.2013
Nerede bulunuyoruz? devrimin önündeki acil sorun!..
18.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (4)
17.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (3)
16.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (2)
15.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (1)
11.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (5)
10.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (4)
09.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (3)
08.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (2)
08.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun,fikirler ve siyaset konuşsun" (1)
1 0
Karabey Kalkan 9.1.2019 - 00:09:35
Mihri Belli yi biliyoruz. Yazıda bilinmeyen bir şey yok. Eksik çok. Yazıdan anlaşılan o ki Münir Aktolga Reşat Fuat Baraner i ve ülkemizdeki sosyalist harekete katılan çok kez ona yön verebilecek konumlarda bulunan ''Kemalist'' hareketi bilmiyormuş gibi yazmış.
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%40,00
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive