Elif ÇAKIR

Karar gazetesi



Bookmark and Share

Emani’nin başına gelen felaket önlenebilir miydi?


11.7.2017 - Bu Yazı 256 Kez Okundu.
Yorum : 1 - Onay Bekleyenler : 0

 Emani Al Rahmun. Anne. Kadın. Ve mülteci. Ne kadar büyük, ne kadar ağır tanımlar değil mi?

Emani, anne olmanın kutsallığını, kadın olmanın ağırlığını ve mülteci olmanın garipliğini, mazlumluğunu 20 yaşındaki bedeninde, ruhunda topladı.

Daha düne ne adını biliyorduk ne de yürekler yakan hikayesini. O 4 milyon küsur içerisindeki herhangi bir mülteciden birisiydi. O kadar.

O, canını kurtarabilmek için ülkemizin açık kapısından girdi, biz karnında bebeği ve yanındaki minik yavrusu Halef’le birlikte bir tabutun içerisinde gönderdik. Gözyaşlarımız sel oldu! Vicdanlarımız yaralandı. Kahrettik. Yıkıldık.

Emani’nin başına gelenlere bakınca, insan bu kadar vahşi olabilir mi, sorusu  bir anda anlamını yitiriveriyor. Çünkü, daha da vahşileşebileceğini, daha da alçalabileceğini hepimiz adımız gibi biliyoruz.

Ağlamak, ağıt yakmak, en duygusal yazıyı yazmak mümkün. İnsanlıktan nasibini alamamış iki yaratık için en ağır hakaretleri söylemek, lanetler etmek mümkün. Vicdanlara tercüman olmak da mümkün.

***

Ama ben bugün onu yapmayacağım.

Çünkü Emani gitti aramızdan. Onu geri getiremeyiz. Başına gelenleri yaşanmamış yapamayız. Düne dönemeyiz.

Ancak aramızda başka Emani’ler var ve onlar hayattalar.

Bunu biliyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının hazırladığı raporlardan, medyada zaman zaman çıkan haberlerden ancak daha çok, Emani’nin tabutunun başında yükselen feryattan biliyoruz. Mülteci bir kadın şöyle haykırdı: “Biz de tacize uğruyoruz, sesimizi çıkaramıyoruz. Mahkemeye başvurmak istedik bir şey çıkmaz dediler. Sürekli bu sorunlarla karşılaşıyoruz, evimize giderken bile korkuyoruz.”

Devlet büyükleri, o beldede yaşayanların canlarını, namuslarını korumakla görevli olan Sakarya’daki yetkililer derhal Emani’nin tabutunun başındaki o çığlığın sahibine ulaşmalılar. Derhal.

Sadece Sakarya mı? Değil. Türkiye’nin dört bir yanındaki Emaniler’e ulaşılmalı.

Ve devlet büyükleri, hükümet yetkilileri kendilerine şu soruyu sormalı ve cevaplamalı: Emani’nin namusunu koruyabilir miydik? Emani’nin canını korumak, namusunu korumak için biz gerekli bütün tedbirleri aldık mı?

Bizden kaynaklanan bir kusur var mı? Eksik bıraktığımız bir şey var mı?

Öyle ya... Şu kadar mültecimiz var diye övünüyoruz, mültecilerimize harcadığımız para şu kadar diye şişiniyoruz.

Sonuçta Avrupa ile oturduğumuz ya da oturamadığımız masadaki en büyük kozumuz mülteciler...

Peki, mesele mültecilere sadece kapıları açmak mı? Tamam, kapılarımız sonuna kadar açık kalsın. Dünyanın hiçbir mazlumu kapımızdan çevrilmesin. Ülkemde bir karış toprak açıkta kalmayıncaya kadar buyur edelim. Benim ülkeme de, ülkemin dindar yöneticilerine de, ülkemin adetlerine, örfüne, geleneğine yakışan da budur.

Ancak başımızı ellerimizin arasına alıp sormanın vaktidir: Açık kapılarımızdan buyur ettiklerimiz için gerekenleri ‘yeterince’ ve hakkıyla yapabildik mi?

***

6 yılın sonunda meseleye yaklaşımımız, hayatta kalmalarını sağlayacak bir kap yemekten, bir yudum sudan, bir yastıktan bir yorgandan, başlarının üstünü örten bir çatıdan mı ibaret?

Soruyorum, 6 yılın sonunda Türkiye’nin mültecilere yönelik olarak esaslı bir politikası var mı yok mu?

Sonuçta mülteci meselemizin altıncı ayında değiliz, altıncı yılındayız.

Mesela Emani’nin tabutunun başında haykıran o Suriyeli mülteci kadının “tecavüze uğruyoruz ama sesimizi çıkartamıyoruz” haykırışı vahimdir.

Tamam, Sinan Oğan’a kızalım, tamam Demet Akalın’a kızalım, bağıralım, en sert tepkileri verelim. Öfkelenelim.

Ancak bunca yılın sonunda onlar artık misafirlerimiz değil. Bakın 2011 yılında bir yıl sonra geri dönecekler denildi, altı yıl oldu.

Suriyeli mültecilere yönelik kalıcı politikalarımız var mı? Varsa neler?

Emani’nin başına gelenlerden sonra sivil toplum kuruluşlarının Suriyeli mülteciler ve mülteci kadınlara yönelik hazırladıkları raporlara baktım. Hemen bütün saha araştırmalarında, mülteci kadınların ve  kız çocuklarının şiddete taciz ve tecavüze uğradıkları raporlanmış. Dahası kirasını ödemeyen mültecilerden kira karşılığı istenen kız çocuklarının dram dolu hikayeleri var.

Mesela S. isimli Suriyeli annenin 16 yaşındaki kızının şu sözleri yürek yakıcı: “Geldiğimizden beri tacizlerden korktuğum için doğru dürüst dışarıya çıkamıyorum. Bu sebeple hareketsizlikten evde kilo aldım.” (Mazlum Der, Suriyeli Kadın Sığınmacılar 2014 Raporu)

Şiddet ya da cinsel istismara uğrayan, kendisini güvende hissetmeyen mülteci kadınların herhangi bir sorunla karşılaştıkları zaman başvuracakları yetkili bir merci neden yok? Var mı?

Özel bir hat, bir çağrı merkezi oluşturmak çok mu zor? Var mı?

Emani’nin başına gelenler bir gecede olmadı sonuçta! Geliyorum diyen bir süreç var. Gidip anlatabilecekleri bir merci olsaydı Emani belki de bu vahşeti yaşamayacaktı...

Emani gitti. Ve dönmeyecek. Ancak Emani ülkemizdeki başka Emani’lerin başına böylesi bir vahşet gelmemesi için, böylesi bir utanç yaşanmaması için ve bu ülkede güvenle yaşanabileceğini göstermek için bir vesile olsun.

Facebook Yorumları

reklam
22.11.2017
Bakan Zeybekci: Cumhurbaşkanımızın faiz-enflasyon tezi bilimsel
21.11.2017
Merkez Bankası Erdoğan’ın önerisine kulak tıkamamalı!
17.11.2017
Pardon 3 yanlış 1 doğruyu götürecek!
16.11.2017
Mustafa Fazıl Paşa’nın 150 küsur yıl öncesinden bugüne yazdığı mektup
10.11.2017
‘Evinin içinde düzen olmayan bir ülkenin...’
8.11.2017
Değil mi efendiler, ne yani çocuk dediğin nedir ki?
7.11.2017
“17 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet haftası olsun” diye kanun teklifi verenler...
25.10.2017
Artık AK Parti kendi dönemiyle mukayese ediliyor
24.10.2017
Seçimle gelen seçimle gitmeli
19.10.2017
Bir kadın, bir anne ve bir bakan
18.10.2017
'AK Parti iktidarından önce...’
17.10.2017
Çok merak ediyorum..
13.10.2017
1 Mart Tezkeresi’nde hâlâ ama hâlâ keramet arayabilmek!
11.10.2017
ABD’nin vizyonsuzluğu!
10.10.2017
Böylesi bir skandal Trump’a yakışırdı
4.10.2017
Unutulan Kemal Kılıçdaroğlu mu?
3.10.2017
Kürt halkımız yokmuş gibi davranamayız...
29.9.2017
“Devletin askeri polisi var”dı hani?
27.9.2017
AB’nin reform ‘çıpa’sı olduğunu ne çabuk unuttuk
22.9.2017
Vatandaş olarak kafam allak bullak durumda
19.9.2017
Bağımsızlık referandumu Irak’ın kendi iç meselesi mi değil mi?
16.9.2017
Aysel Tuğluk: Toplumun tavrı beni umutlandırdı
13.9.2017
Yargıtay Başkanı yazılı metni neden okumadı!
12.9.2017
AK Parti bugün kimi temsil ediyor!
8.9.2017
‘Almanya’nın AB’nin tek yetkilisi gibi konuşması yanlıştır’
6.9.2017
Türkiye’nin eli Arakan’a uzanmalı
30.8.2017
2006’da AK Parti’nin dış politikası
29.8.2017
AK Partiyi AK Parti yapan...
25.8.2017
Bakınız AK Parti dün kendisini şöyle tanımlıyordu...
22.8.2017
‘Çalışıyorsunuz takip ediyorum ama eski ruhu veremiyoruz’
16.8.2017
Sorun teşkilatların çok daha ötesinde...
15.8.2017
AK Parti’de ilk kez mi revizyon yaşanacak?
9.8.2017
Tartışmaya devam
8.8.2017
Diyanet İşleri bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!
3.8.2017
Diyanet İşleri Başkanları’nın değişmeyen kaderi!
1.8.2017
Abdullah Gül
21.7.2017
Madem ‘o iş öyle’ şu soruyu da cevaplasın Fatih Terim!
19.7.2017
Dün yakalanılan ‘doludan’ bugün kurtulmaya çalışılırken yarın ‘hortuma’ yutulmayalım!
14.7.2017
Bir daha 15 Temmuzlar yaşanmasın için...
12.7.2017
Klişeleşmiş bir söylem olarak: İktidar değil muhalefet sorunu var!
11.7.2017
Emani’nin başına gelen felaket önlenebilir miydi?
5.7.2017
Peki, AK Parti ‘gerçekten’ ne yapmalı?
4.7.2017
“Gereken dersleri çıkarmazsak 2019’da işimiz gerçekten zor”
30.6.2017
Adalet yürüyüşü CHP’yi dönüştürüyor olabilir mi?
25.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
23.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
22.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
21.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
16.6.2017
Erbakan Hocanın rüyası gerçekleşmiş olsaydı...
14.6.2017
Yargı camiasının vicdanını rahatsız eden ‘gözaltı’
13.6.2017
AB’nin zamanlaması manidar ‘mali denetim’ kararı!
7.6.2017
Davutoğlu’nun uyarıları dikkate alınmalı
6.6.2017
Yorgunluk
31.5.2017
Niteliğe karşı nicelik: İçi boşalan dindarlık
26.5.2017
Görmez FETÖ’ye mektup göndermedi Peki ortalığı kim, nasıl karıştırdı?
24.5.2017
“Bu bir özeleştiri mi Sayın Atalay!”
23.5.2017
Ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye...
19.5.2017
HSK’nın ‘tarafsızlığına’ düşürülen gölge
16.5.2017
“Peki, hukuksuz demokrasi olur mu?”
12.5.2017
“Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?”
11.5.2017
10’da dokuz itaatkar, 10’da 1 itirazcı olsun!
5.5.2017
Türkiye’de değişen sosyoloji ve “beyaz sağ seçmen”
3.5.2017
Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en mutlu günüydü
28.4.2017
Koalisyonlar dönemi bitti bitmesine de...
26.4.2017
Türkiye bu imajı hak etmiyor!
19.4.2017
Bundan sonra hayırlara vesile olsun
14.4.2017
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar, neden suskunsunuz?
11.4.2017
İki vali, iki olay
5.4.2017
“Hangi siyaset dinden, Allah kelamından büyük olabilir?”
4.4.2017
Evet, vatandaşın tercihine saygı duyulmalıdır
31.3.2017
Avrupa nasıl bir Türkiye istiyor
29.3.2017
Dün güzel bir gündü...
28.3.2017
Ankara nasıl bir 17 Nisan’a uyanacak!
24.3.2017
Türkiye’de referandum kültürü var mı?
22.3.2017
Türkiye’nin ayıplı referandumu!
21.3.2017
“Bizim partimiz kuşatıcı olmalı”
17.3.2017
Hollanda seçimlerinde Türkiye ayarı!
15.3.2017
Hamaset dozunda kalmalı
14.3.2017
Misilleme
10.3.2017
Gelecek kaygısı
8.3.2017
Nihayet CHP muhalefet yapmayı öğreniyor
3.3.2017
Siyaset, ahlak, siyasetçi ve seviye
1.3.2017
20 yıl önce 20 yıl sonra...
28.2.2017
‘Milletimizle gönül diliyle konuşacağız…’
22.2.2017
1 Mart Tezkeresi iyi ki geçmemiş!
21.2.2017
CHP değişiyor mu?
17.2.2017
Bu duruşu hiç bozmayın Kemal Bey!
15.2.2017
Bir ihtimal daha var
14.2.2017
Milletin hakemliğine saygı
7.2.2017
Trump’ın öreceği duvar ve başını çarptığı duvar
3.2.2017
Meclis’te CHP yerine Saadet Partisi olsaydı
2.2.2017
Senatör Schumer’in gözyaşları ve Yargıç Donnelly’nin kararı!
31.1.2017
Kadirşinaslık sınavıdır bu
27.1.2017
Halk oylamasına sadece 17 gün kalmıştı...
25.1.2017
Referandum yolunda bir kaostan kurtulma hikayesi!
24.1.2017
ABD’de Trump dönemi!
18.1.2017
CHP Meclis kürsüsünü işgal edeceğine…
13.1.2017
Başkanlık sistemi ve Erdoğan!
12.1.2017
Evet, sistem değişiyor!
10.1.2017
Numan Kurtulmuş’un zamanlı ‘Suriye’ açıklaması!
4.1.2017
Hayatlarını mı kaybettiler, şehit mi oldular?
3.1.2017
Yılın saatinde ‘sözün bittiği yerde’ olmak!
28.12.2016
AK Parti nasıl bir ‘başkanlık sistemi’ vaat etmişti?
27.12.2016
Başkanlık tamam da kuvvetler ayrılığı nerede?
23.12.2016
Zamanlaması sahiden manidar suikast!
16.12.2016
‘Şehit cenazelerinde bir araya geliyorsunuz da…’
14.12.2016
FETÖ’nün ÖSYM yalanı: Soru yazacak hoca yok!
13.12.2016
Özel Yetkili Mahkemeler nasıl kaldırıldı?
12.12.2016
FETÖ 2010’da HSYK’yı nasıl ele geçirdi?
9.12.2016
FETÖ’nün şantaj yapacağı o devlet büyüğü: 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül
8.12.2016
“Gülen’e koruma polisi verenleri konuşmayalım mı?”
4.12.2016
Başkanlık sistemi bizim önerimiz değil, neden Meclis’e birlikte getirelim
2.12.2016
Gereği yine ve asla yapılmayacak güzel ülkem!
30.11.2016
Davutoğlu Türkeş’le ne konuştu?
29.11.2016
‘Bahçeli kurttur, Erdoğan’a tuzak kuruyor’
25.11.2016
Referansımız sağlam kesin bilgi yayalım!
24.11.2016
Neymiş: Geri adım varmış!
16.11.2016
Bahçeli’nin masasında iki değil üç taslak var
15.11.2016
“Devlet Bahçeli ‘pozitif muğlak’ bir strateji yürütüyor!”
11.11.2016
“Oyunuzu bana verin, APO’yu ancak ben asarım!”
9.11.2016
MHP: İdam Öcalan’ı da kapsasın talebimiz olmadı!
8.11.2016
Üzgünüm..
4.11.2016
Şayet MHP iktidarda olsaydı
2.11.2016
Diyarbakır’ın Gültan Kışanak sessizliği
26.10.2016
Milliyetçi Hareket Partisi’nde ‘ihraçlar’ kapıda!
25.10.2016
İtirafçı yargıçlar delil dosyasında...
21.10.2016
“Bahçeli’nin siyasi tuzak kurduğunu düşünmüyoruz”
19.10.2016
Soru: Devlet Bahçeli’nin konuşma metnini kim yazıyor?
18.10.2016
Bahara referandum var… Nisan olmazsa mayısta…
14.10.2016
Ne dersiniz?
11.10.2016
Tamam… Diyelim ki Adil Öksüz kaçmadı!
7.10.2016
Müezzine atılan tekme ile hemşireye atılan tekme
5.10.2016
Cumhurbaşkanı’na ‘at izi it izine karıştı” sözünü söyleten hadise!
30.9.2016
Sen
28.9.2016
FETÖ ikinci bir kalkışmaya mı hazırlanıyor?
23.9.2016
Dünyayı rahatsız eden lider: Erdoğan!
21.9.2016
Yargı Fethullahçı Terör Örgütü’nden temizlenebildi mi?
20.9.2016
Hemşire Ayşegül Terzi
9.9.2016
Yıllar sonra ‘pardon’ denmesin!
7.9.2016
Maturidi inanç sistemini topluma kim anlatacak?
6.9.2016
10 yıl sonra başka bir FETÖ ile karşılaşmamak için
3.9.2016
Sahi neler oluyor?
31.8.2016
Biz kesinlikle normalleşiyoruz!
26.8.2016
‘Gülen ABD’de değil de keşke Moskova’da olsaydı!’
24.8.2016
Selahattin Bey bu bildiriyi imzalar mı?
23.8.2016
Haydi Selahattin Demirtaş, edi bese!
20.8.2016
PKK iç savaş çıkartabilir mi?
18.8.2016
‘Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!’
16.8.2016
Hey gidi günler hey!
5.8.2016
Bir vatandaşı olarak Cumhurbaşkanıma mektubumdur!
3.8.2016
Ortalık dağınık kusurumuza bakmayın…
2.8.2016
TSK’yı FETÖ’den temizlemek mümkün mü?
29.7.2016
‘Senaryo aynı aktörler aynı imam farklı’
27.7.2016
ABD yönetiminin mikrofonu: Eric Edelman!
26.7.2016
ABD’nin Fethullah Gülen’le işi bitti mi?
20.7.2016
Meğer alçaklıklarının önceden ilanıymış: Balyoz, Suga, Çarşaf, Sakal, Ergenekon
17.7.2016
Adnan Menderes’in hesabının görüldüğü gece!
13.7.2016
Mısır ile kavga etmemiz için bir nedenimiz yokmuş!
12.7.2016
Kime inanalım?
6.7.2016
Samet Kuşçu’yu tanıyalım
5.7.2016
Yakın tarih öyküleri
1.7.2016
‘Şimdi bakın, şöyle enteresan bir durum var tabi!’
29.6.2016
Şu bizim tuhaf yargımız!
28.6.2016
Hükümettir hakkıdır, aldanır, aldatılır
22.6.2016
Bahçeli’nin tutmayan hesapları
19.6.2016
Yargının elindeki balyoz
16.6.2016
‘Ama onlara önerimiz; artık safınızı ortaya koyun!’
15.6.2016
AK Parti’nin de bir Altan Tan’ı olsaydı…
10.6.2016
Terörün sorumlusu Kemal Kılıçdaroğlu mu?
9.6.2016
Terörü gündemimizden çıkarmak
7.6.2016
Oysa her şey çok daha farklı olabilirdi...
6.6.2016
Benim cici statükom!
1 0
Ahmet Dönmeztürk 11.7.2017 - 10:06:23
Mesela Emani’nin tabutunun başında haykıran o Suriyeli mülteci kadının “tecavüze uğruyoruz ama sesimizi çıkartamıyoruz” haykırışı vahimdir.Bu çok önemli hele o kanı bozuk namussuz katillerin, öldürdükleri Emanin kocasına, kadını boş ben alacağım gibi aşağılık sözlerine hiç bir yetkili kadın ölmeden önce ulaşmamış mı? Kocası neden bu durum yetkililere şikayet etmemiş. Ne yapsın, nasıl olsa m ülteci, kimse onu dinlemezdi.
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%46,15
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları