Kadri GÜRSEL



Bookmark and Share

İran kumarı Trump’a seçim kazandırır mı?


7.01.2020 - Bu Yazı 680 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Eski ABD Başkanı Jimmy Carter’ın, 1980’de Beyaz Saray’daki ikinci dönemi için Cumhuriyetçi rakibi Ronald Reagan karşısında girdiği başkanlık seçimlerini kaybetmesinin başlıca nedeni, 1979-81 arasında 444 gün süren ‘İran rehine krizi’ni yönetmekte gösterdiği başarısızlıktı.

Kriz, 4 Kasım 1979’da İran İslam Devrimi taraftarı 3 bin kadar militanın Tahran’daki ABD Büyükelçiliği’ni basarak buradaki personeli rehin almasıyla başladı. 52 rehine bütün girişimlere rağmen serbest bırakılmayınca Başkan Carter bir kurtarma operasyonu düzenlemesi için Amerikan ordusuna talimat verdi. 

24 Nisan 1980’de girişilen ‘Kartal Pençesi’ adlı operasyon yüz kızartıcı bir fiyaskoyla son buldu. Amerikan birliği, İran’da indirildiği çöllük bölgeden ileriye gidemedi; teknik arızalar, kum fırtınası buna engel oldu. Operasyon iptal edildi ve bu sırada bir helikopterle nakliye uçağının çarpışması sekiz Amerikan personelinin ölümüne yol açtı. Amerikan askerleri geride sekiz ceset, beş helikopter, silah ve teçhizat bırakarak üslerine dönmek zorunda kaldılar.

Elçilikte rehin tutulan 52 Amerikalı personel, Cezayir aracılığıyla sürdürülen müzakerelerden sonra 20 Ocak 1981’de, Carter karşısında seçimi kazanan Reagan’ın görevi devraldığı gün serbest bırakıldı.

Bakalım 40 yıl önce Carter’a seçim kaybettiren İran, 40 yıl sonra Trump’a seçim kazandıracak mı?

Reklam
 

İran Devrim Muhafızları Kudüs Güçleri Komutanı General Kasım Süleymani’nin Trump’ın emriyle Bağdat’ta öldürüldüğü geçen 3 Ocak Cuma günü Diken’de yayımlanan yazımda, Amerikalıların 40 yıl önceki rehin alma eylemini unutmadıklarını, İran’ın 40 yıl sonra bu kez ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği’ne düzenlenen saldırının arkasında görülmesinin depreştirdiği bir intikam duygusunun, Süleymani suikastına yol veren cüreti artırmış olabileceğini belirtmiştim.

ABD Başkanı Donald Trump da 5 Ocak’ta attığı tvitlerde İran’ı tehdit ederken, ‘rehine krizi’nin hala açık olan 40 yıllık hesabını hatırlattı. Trump, İran’ın herhangi bir Amerikalıyı ya da bir Amerikan varlığını vurması halinde, ‘İran ve İran kültürü açısından çok üst düzeyde ve önemli 52 hedefi çok hızlı ve çok sert biçimde vuracaklarını’ ilan etti. Trump tvitinde bu 52 İran hedefinin ‘çok yıllar önce İran tarafından rehin alınan 52 Amerikalıyı temsil ettiğinin’ altını çizdi.

Trump, Kasım Süleymani’yi öldürterek İran’a savaş açmış bulunuyor ama 40 yıl önce 444 gün rehin tutulan 52 Amerikalıya gönderme yaparak 52 İran hedefinin vurulacağından bahsetmesinin askeri olmaktan çok siyasi değeri var. Çünkü 2020 ABD’de başkanlık seçimi yılı ve Trump 40 yıl önce Carter’a kaybettiren bir düşmanı 40 yıl sonra hedef alarak yeniden seçilmek istiyor.

Trump yönetiminin çok yakın geçmişte aldığı bazı kararlara ‘2020 Başkanlık Seçimi’ perspektifinden bakınca manzara bu açıdan netleşiyor. 

Misal, Kasım Süleymani suikastının yasal çerçevesinin oluşturulması… 

ABD’nin yabancı siyasi liderlere karşı suikast eylemlerine girişmesi, eski ABD Başkanı Gerald Ford’un 18 Şubat 1976’da imzaladığı yasa hükmündeki bir başkanlık kararnamesi ile yasaklanmıştı.

Kasım Süleymani de ‘yabancı siyasi lider’ statüsündeydi ve öldürülmesi yasadışı olurdu. Ta ki ABD Dışişleri Bakanlığı 8 Nisan 2019’da İran Devrim Muhafızları ve Kudüs Güçleri’ni ‘yabancı terörist örgüt’ olarak tanımlayana kadar… Bu kararın sonucunda Kudüs Güçleri’nin komutanı Kasım Süleymani’nin ortadan kaldırılması da yasallaştı.

2020’nin kasımında yeniden başkan seçilme amacı, Trump’ın İran’daki rejime karşı takındığı aşırı sert tutumun nedenlerinden elbette ki sadece biri. 

Trump gibi bir sağ popülist politikacı açısından, ülkesinde uluslararası terör ve İslamcı aşırılıkla özdeşleştirilmiş, ‘Şer Ekseni’ teorilerinin konusu edilmiş İran rejimine karşı düşmanca bir siyasayı benimsemek, her türden Amerikan milliyetçisinin ve dinci Hıristiyanın oyunu almaya yardımcı olan bir yol… İran karşıtlığı, Yahudi ve Siyonist Evanjelist seçmeni kazanmanın neredeyse ön koşulu.

İlaveten Trump, askeri ve idari yetkilerini kendi kişisel çıkarları için kullanan, bu amaçla da devleti hısım, akraba ve güvendiği yakın dostlarıyla birlikte yöneten, yabancısı olmadığımız ‘patrimonyal lider’ tipinin Amerika’daki örneği. Ortadoğu ile ilgili herhangi bir referansı bulunmadığı halde ‘Ortadoğu danışmanı’ yaptığı damadı Jared Kushner’i, özellikle Suudi Arabistan’ın güçlü adamı Veliaht Prens Muhammed Bin Salman’la (MBS) iş temaslarında kullanması manidar. Trump familyası ve MBS arasındaki iş görüşmelerinin vazgeçilmez değişim değeri ‘İran karşıtlığı ve İran’la nükleer anlaşmanın bozulması’ değilse başka ne olabilir?

Trump, seçilmeden önce kendisine yatırım yapanlara verdiği sözleri tuttu. Bunların başında da Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımanın yanı sıra İran’la selefi Obama’nın öncülüğünde 2015’te imzalanan ‘nükleer anlaşma’dan (Kapsamlı Ortak Eylem Planı – KOEP) çekilmek geliyordu. İran’ın nükleer faaliyetlerinin tam denetim altına alınması karşılığında bu ülkeye uygulanan yaptırımların aşamalar halinde kaldırılmasını öngören ‘KOEP’, Obama döneminin en büyük diplomatik başarısıydı. Trump yönetimi ABD’yi 2018’in mayısında bu anlaşmadan tek yanlı olarak çekti ve böylece İran’ın uluslararası ekonomik sisteme ‘meşru oyuncu’ olarak dönmesinin önünü kesti. İran’a karşı izlenen, meşruiyetsizleştirme, yaptırım uygulama ve çevreleme politikasının bir sonraki hamlesi nisan 2019’da geldi; Amerikan mali ambargosu altındaki İran’dan en çok petrol ithal eden beş ülkeye alımlarında ABD Doları kullanabilmeleri için tanınan muafiyetlerin kaldırılacağı ilan edildi. Bu durumda İran’ın petrol ihracatı fiilen duracaktı. İran bu mahvedici ambargoya iyi bildiği bir yoldan cevap verdi; 14 Eylül 2019’da Suudi petrol tesislerine dronlar ve seyir füzeleriyle saldırdı, dünya petrol üretiminin yüzde beşine tekabül eden bir arz kapasitesini tahrip etti.

Bunu Irak’taki Amerikan tesis ve üslerine karşı İran yanlısı milislerin saldırıları izledi; 27 Aralık’ta Kerkük’te sözleşmeli bir Amerikalı personel roket ateşiyle öldürülünce ABD, sorumlu tuttuğu İran yanlısı Kataib Hizbullah milislerinin üslerini bombaladı. Sonrası malum, Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği’ne saldırı ve nihayet Kasım Süleymani’nin öldürülmesi…

Başlıktaki soru: Bu tehlikeli tırmanış Trump’a seçim kazandırır mı?

İran, Süleymani suikastına Kasım 2020’ye kadar cevap vermezse, neden olmasın? Trump İran’ı ezmiş gibi görünür ve bunu seçim kampanyasında tepe tepe kullanır.

İran misillemede bulunursa, Trump sözünde durup 52 İran hedefini vurmak zorunda kalacak. 

Fevkalade kritik, kırılgan bir dönemden geçiyoruz. 

Trump için de öyle. Neticede Carter’ınkine benzer bir duruma düşmek de kendisi için söz konusu olan ihtimaller arasında. 

Facebook Yorumları

reklam
17.01.2020
Eğitimi çökerten iktidar ayakta kalabilir mi?
7.01.2020
İran kumarı Trump’a seçim kazandırır mı?
5.01.2020
Trump, İran’ın ‘vezir’ini aldı: Savaş kapımızda
3.01.2020
İktidarın ‘Kanal İstanbul’ restini görmek
22.12.2019
İstanbul’u ‘Kanal İstanbul’dan kim kurtaracak?
10.12.2019
İktidarın ‘2020’de erken seçim’ mecburiyeti
15.11.2019
Beyaz Saray’da mütebessim
12.11.2019
İktidarın Atatürk kompleksi
9.11.2019
Erdoğan, Trump’a gidiyor: S-400’lerden kurtulmak için değilse neden?
4.11.2019
Batı alemiyle ipler tamamen kopmak üzere mi?
25.10.2019
Suriye’de ‘Pax Russica’
14.10.2019
‘Barış Pınarı’ nerede biter?
2.10.2019
Osman Kavala’nın mahpusluğu utandırıyor
30.09.2019
Esad’la kim, neyi, ne zaman görüşecek?
28.09.2019
Çünkü hep birlikte o araçlara binip gezdiler
27.09.2019
Babacan’ın Reisçilik sonrasındaki rolü
11.09.2019
Muktedir oldular ama iktidar olamadılar
6.09.2019
Erdoğan’a göre ‘adalet’
26.08.2019
Türkiye İdlib’de nasıl sıkıştırıldı?
23.08.2019
Kayyımla güç göstermek, güçsüzlüktür
20.08.2019
Fırat’ın doğusu: Kim ne aldı, ne verdi, kim kimi yendi?
3.08.2019
İktidar, Suriyelilerle baş başa, karşı karşıya
30.07.2019
Sputnik Türkiye’nin geçici ‘yol arkadaşlığı’
26.07.2019
Krizin temelinde derin güvensizlik var: Amerikan tehdidi, Rusya’dan S-400 aldırdı
24.07.2019
Yargı silahıyla öldürdüğünüz hukuku şimdi diriltebilir misiniz?
13.07.2019
SETA vesikası: İktidarın itirafnamesi
4.07.2019
İktidarın basını etkisiz, baskısı etkili
27.06.2019
Erdoğanizma sisteminin çözülüşü
22.06.2019
İktidarın çaresizliği, ülkenin felaketi olmamalı
18.06.2019
Erdoğan 23 Haziran’ın galibini açıkladı
28.3.2019
15 Temmuz Döneminin Son Seçimleri
29.1.2019
Bir Tersyüz Etme Vakası olarak “Madura”
30.12.2018
2019: Büyük Belirsizlikler, Cevabı Zor Sorular
25.12.2018
“Yerel Seçimler” Neden Yerel Değildir?
2.12.2018
Ana Akım Medyanız Nasıl Olsun?
12.11.2018
Sınırsız, Hadsiz, Hukuksuz Türkiye
30.10.2018
Her Şey Dağılır, Merkez Tutamaz Bahçeli’yi
8.9.2018
İdlib’de yüzleşmek
1.9.2018
Osman Kavala’nın sakin mağduriyeti
18.8.2018
Türkiye’nin tam teşekküllü krizi
4.8.2018
24 Haziran’daki ‘uçan mürekkepli mühür’ palavrasını en çok kim yaydı
15.7.2018
Hızlı ve geçici iktidar
6.7.2018
Muhalefetin bir numaralı sorunu medyadır
30.6.2018
24 Haziran’ın sürprizi MHP değil, ‘münafıklar’
25.6.2018
Bu seçimin galibi halktır
23.6.2018
24 Haziran’ın dört kesin sonucu
21.6.2018
‘Oylarınızı çaldırmayacağız’
19.6.2018
Mantar tabancası patlasa da sandığa
12.6.2018
İnce, Erdoğan’ı iktidardayken ‘indiriyor’
8.6.2018
Korkan iktidar korkutarak oy istiyor
5.6.2018
Erdoğan, ‘Bay Kemal’den neden vazgeçemiyor?
1.6.2018
Muharrem İnce fenomeni
29.5.2018
24 Haziran’da iktidarın işi artık daha zor
26.5.2018
Türk Lirası’nı kim çökertti?
16.5.2018
Üç yıl sonra HDP yine anahtar
11.5.2018
Dinamizm tamam Umutlar tamam Moraller tamam
8.5.2018
Muharrem İnce’yle bozulan mezhepçilik oyunu
4.5.2018
Basın özgürlüğü neden alerji yapıyor?
2.5.2018
Atı alan Üsküdar’a geçecek mi?
20.4.2018
İç ve dış krizlerden önce baskın seçim
17.4.2018
Cihatçılar da Türkiye’ye havale
16.4.2018
Saldırı sınırlı, Ankara’nın pozisyonu etkilenmez
14.4.2018
Şimdiki mesele kimyasal silah değil
4.4.2018
Hürriyet’e veda ve teşekkür
2.4.2018
AK Parti’nin kendi orta sınıfı da rahatsız
24.3.2018
Doğan Grubu’nun imhası, ana akım medyanın sonu
21.3.2018
Afrin ve ötesi
7.3.2018
Arkadaşlarımızı hapiste tutarak hiçbir şey kazanamazsınız
24.2.2018
İdlib’e dikkat
13.2.2018
TSK Suriye’den neden çıkmaz?
23.1.2018
Afrin savaşının öteki cephesinde durum
17.1.2018
Zor, Suriye’de oyunu bozar mı?
5.1.2018
Türkiye-ABD: Krizin kara yılı başladı
2.1.2018
İran örneği: Çok bastırırsan patlar
29.12.2017
Siyaseten lince yargı koruması imkânsızdır
19.12.2017
Necip Fazıl merkezli matbuat kriterleri
15.12.2017
Işıklı küre’deki Kudüs gerçekleri
13.12.2017
ABD, Atilla’ya neden karşı?
8.12.2017
Korkunç ikili: Trump-Netanyahu
1.12.2017
17 Aralık operasyonu New York’ta sürüyor
28.11.2017
Mısır, Türkiye’deki boşluk ve IŞİD
24.11.2017
Rusya ile imkânsız ittifak
21.11.2017
Osman Kavala neden hapiste?
17.11.2017
Mehter marşıyla gelip İzmir Marşı’yla gitmek
14.11.2017
Türkiye ve ABD: Çatışmalı boşanma
10.11.2017
Durun gitmeyin, daha yaşanacak çok şey var
8.11.2017
FETÖ’cülük suçlamasının serencamı
3.11.2017
Dünya dönüyor
13.1.2017
Hakikat avcısı
4.11.2016
Kadri Gürsel'in köşesini arkadaşları boş bırakmadı
29.10.2016
Trump kazansaydı Ankara çok sevinirdi
26.10.2016
AKP rejimi neden ayakta kalamaz?
21.10.2016
El Nusra için adres belli, YPG’ninki belirsiz
19.10.2016
Bildiğimiz IŞİD, başladığı yerde bitiyor
15.10.2016
Önce demokrasi, sonra anayasa
12.10.2016
Türkiye’yi dönüştüren katliam
9.10.2016
‘Şiiler Musul’a girmesin’ demekle yetinince de mezhepçi olunuyor
7.10.2016
Musul’u almak için savaşa mı gidiyoruz?
4.10.2016
OHAL, iktidarın yakalandığı ‘hız tuzağı’
1.10.2016
Fırat Kalkanı’nda neden otosansür var?
27.9.2016
Kaydıraklı Anıtkabir’in kısa ve acı tarihi
23.9.2016
Gazetecilik çölündeki vaha: Cumhuriyet
22.9.2016
Piyade Suriye batağına mecbur girecek
14.9.2016
Asıl ‘sübliminal mesaj’ı rejim veriyor
9.9.2016
Rakka’da şey yaparken sonra şey olmasın!
7.9.2016
Başkanlık sloganı: Çözüm mözüm yok
3.9.2016
‘Yenikapı ruhu’ bitti, Türkiye normalleşiyor!
31.8.2016
‘Fırat Kalkanı’na ABD müdahalesi
26.8.2016
Suriye’de ‘üst akıl’ operasyonu
24.8.2016
YouTube’a o videoları Cemaat mi yüklüyordu?
17.8.2016
Olumsuz algılanmak iktidarın kaderidir
13.8.2016
Rusya’yla uçak krizi öncesine dönülemez
9.8.2016
Yenikapı eski yola açılır
6.8.2016
Erdoğan, ‘Rabbim bizi kurtarsın’ demeliydi
27.7.2016
Bütün kötü gazeteciler darbeci midir?
22.7.2016
Darbeciler yenildi ama bu gelen demokrasi değil
13.7.2016
Erdoğan babamız olmak istiyor
9.7.2016
Tayyip Kaptan’ın gemisi şimdi nereye gider?
5.7.2016
Ufuktaki tehdit: Muhacir vatandaş sorunu
2.7.2016
IŞİD daha ne yapsın?
29.6.2016
İsrail’le anlaşmaya dair yalanlar ve gerçekler
25.6.2016
Türkiye’yi görmeyen devekuşu Avrupa’sı
22.6.2016
Erdoğan’ın Gezi planında boş yok
15.6.2016
Türkiye’nin dibi maalesef yok
11.6.2016
Rejim PKK’yi neden saklıyor?
8.6.2016
‘Büyük Nusaybin zaferi’ ülkeye ne vaat ediyor?
3.6.2016
Dış politikada dört parmak hesabı
1.6.2016
Gezi’den ne kalmadı, ne kaldı?
25.5.2016
Nazi siyaset teknolojisinin Türkiye mümessili: AKP
24.5.2016
AKP’nin vücut dili, Nazizmin ruhu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive