Kadri GÜRSEL

Cumhuriyet



Bookmark and Share

Muhalefetin bir numaralı sorunu medyadır


6.7.2018 - Bu Yazı 149 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bu haftanın en önemli haberi neydi?

CHP’de yeniden başlayan iktidar mücadelesi mi?

 Hayır...

“Millet İttifakı”nın dağılması mı?

Hayır.

İktidar medyası bu haberleri köpürterek verdi ama haftanın en önemli haberini gizledi.

Haftanın en önemli haberi, Türkiye İstatistik Kurumu’nun her ayın üçüncü günü yaptığı gibi, 3 Temmuz’da açıkladığı enflasyon verileriydi.

Yıllık enflasyon oranı yüzde 15.39’a ulaşmıştı.

Enflasyon oranı son 14 yılın en yüksek seviyesine tırmanarak rekor kırmıştı. Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda aylık artış bile yüzde 5.98 idi.

En önemli haber buydu hiç kuşkusuz.

4 Temmuz tarihli gazetelerin birinci sayfalarında bu haberin nasıl gösterildiği ya da çarpıtıldığı, Türkiye’de medyanın iktidar nezdindeki konumlanışı açısından kriter oluşturdu.

4 Temmuz tarihli matbuatın birinci sayfalarına bakarak bunlardan hangisinin gazete, hangisi mevkute, kaçının da iktidarın dezenformasyon organı olduğu hakkında kesin bir hükme varmak mümkündür.

Muhalefet bilsin ki medyanın vahameti karşısında kendi çözümlerini üretmeden, sadece koşulların adaletsizliğinden şikâyet ederek siyaset yapmayı sürdürmesi halinde, emeğini boşa harcamakla kalmayacağı gibi, ülkeye yazık olmasını da önleyemeyecektir.

Gazete okurları hatırlar; eski yazı işleri masaları “Mutfakta yangın” diye başlık atarlardı... 4 Temmuz tarihli Saray medyası ise bugünkü yangını okurun algısında söndürmek için kullanıldı.

Başlıklar, George Orwell’in 1984’ündeki, asıl görevi gerçekleri çarpıtmak ve dezenformasyona dayalı propagandayı yönetmek olan “Gerçek Bakanlığı”nın elinden çıkmış gibiydi.

Sabah gazetesinin sürmanşetindeki başlık, “Emekliye enflasyon zammı” idi. Altında, “SSK ve Bağ-Kur emeklilerine enflasyon oranıyla bağlantılı yüzde 9.17 zam yapıldı” yazıyordu.

Yeni Şafak bu “haber”i bir cümlelik bir satıra sıkıştırmış, onu da birinci sayfasının dibine indirmişti: “Emekli ve memura enflasyon zammı”...

Star’daki “haber”, sürmanşetin sol köşesine konulmuştu: “Memur emeklisi 8.65, işçi 9.17 zam alacak.” Yıllık enflasyonun rekor kırdığından hiç bahsedilmiyordu.

Takvim sürmanşete çıkmıştı: “Emekliye yüzde 9.17 zam.” Akşam da öyle: “SSK emeklisinin en düşük maaşı 1712 TL oldu.”

Saray matbuatı, 15.39’luk rekor enflasyon oranını birinci sayfadan göstermeyip sadece ücret artışlarından bahsetme kurnazlığıyla, iktidarı enflasyonun zararlı siyasi etkilerinden korumaya çalıştı. Ücret artışlarının düşük yüzdeleri aslında halkın enflasyona nasıl ezdirildiğini anlatıyordu ama okurun bunu ilk bakışta görmesi için haberin enflasyon oranıyla birlikte verilmesi icap ederdi.

İktidar matbuatının enflasyon algısına karşı 4 Temmuz’da yürüttüğü mücadelede diğer kümeyi de, haberi birinci sayfalarından, içinde “enflasyon” sözcüğü geçen başlıklarla ve fakat yan sütun altlarında kibrit kutusu kadar küçülterek verenler vardı: Hürriyet (Enflasyonda 14 yıllık zirve), Posta (Yıllık enflasyon belli oldu), Türkiye (Enflasyon can sıktı) ve basılı yayın hayatına son veren HaberTürk (Enflasyon 15.39’la zirve yaptı)...

Dev gibi haberi “bir”den küçücük gösterip veriyormuş gibi yaparken, aslında gizlemeye çabaladılar.

Türkiye’de halkın en önemli enformasyon kaynağının açık ara televizyon olduğu malum ama yine de iktidar matbuatının birinci sayfalarını örnek gösterdim... Gazetecilik kaygısı olmadan yapılmış birinci sayfa mizanpajları siyasi gündemlerin aynasıdır. İktidar mevkutelerinin birinci sayfaları da iktidarın gündemini, duygu ve düşünce halini anlatıyor.

Evet, iktidarın gazeteleri, televizyonları ve internet siteleri, hep birlikte dezenformasyon yapıyorlar. Gerçek sahipleri, medya endüstrisinin tamamını kontrol ettiğinden halk ve özellikle de iktidarın seçmeni, ya olan bitenden habersiz, ya da olanı yanlış biliyor.

Muhalefetin mitinglerle, halka erişimi sınırlı sosyal medyayla diğer seçmen gruplarına ulaşma imkânı yoktur.

Bugün bir iktidar gazetesinin Muharrem İnce’yle röportaj yapmasına tek nedenle izin verilmiş olabilir: Muharrem İnce gündemde kalsın ve seçim sonrasında CHP’nin içi daha da karışsın diye... İktidarın şimdi işine geldiği içindir, demokrasi olduğundan değil.

Kaliteli televizyon yayıncılığına düzenli erişimi olmayan bir muhalefet, bundan sonraki ilk seçimlerde, enflasyona ve ekonomik krize iktidarın neden olduğunu iktidarın seçmenine anlatamayacaktır.

Liderlik, Kartacalı komutanın dediği gibi bir yol bulmayı ya da bir yol açmayı gerektirir. Yoksa, sıkışılan yerde particilik yapıp iktidarın meşruiyet sağlayıcısı olmaya devam edilecektir.

Facebook Yorumları

reklam
8.9.2018
İdlib’de yüzleşmek
1.9.2018
Osman Kavala’nın sakin mağduriyeti
18.8.2018
Türkiye’nin tam teşekküllü krizi
4.8.2018
24 Haziran’daki ‘uçan mürekkepli mühür’ palavrasını en çok kim yaydı
15.7.2018
Hızlı ve geçici iktidar
6.7.2018
Muhalefetin bir numaralı sorunu medyadır
30.6.2018
24 Haziran’ın sürprizi MHP değil, ‘münafıklar’
25.6.2018
Bu seçimin galibi halktır
23.6.2018
24 Haziran’ın dört kesin sonucu
21.6.2018
‘Oylarınızı çaldırmayacağız’
19.6.2018
Mantar tabancası patlasa da sandığa
12.6.2018
İnce, Erdoğan’ı iktidardayken ‘indiriyor’
8.6.2018
Korkan iktidar korkutarak oy istiyor
5.6.2018
Erdoğan, ‘Bay Kemal’den neden vazgeçemiyor?
1.6.2018
Muharrem İnce fenomeni
29.5.2018
24 Haziran’da iktidarın işi artık daha zor
26.5.2018
Türk Lirası’nı kim çökertti?
16.5.2018
Üç yıl sonra HDP yine anahtar
11.5.2018
Dinamizm tamam Umutlar tamam Moraller tamam
8.5.2018
Muharrem İnce’yle bozulan mezhepçilik oyunu
4.5.2018
Basın özgürlüğü neden alerji yapıyor?
2.5.2018
Atı alan Üsküdar’a geçecek mi?
20.4.2018
İç ve dış krizlerden önce baskın seçim
17.4.2018
Cihatçılar da Türkiye’ye havale
16.4.2018
Saldırı sınırlı, Ankara’nın pozisyonu etkilenmez
14.4.2018
Şimdiki mesele kimyasal silah değil
4.4.2018
Hürriyet’e veda ve teşekkür
2.4.2018
AK Parti’nin kendi orta sınıfı da rahatsız
24.3.2018
Doğan Grubu’nun imhası, ana akım medyanın sonu
21.3.2018
Afrin ve ötesi
7.3.2018
Arkadaşlarımızı hapiste tutarak hiçbir şey kazanamazsınız
24.2.2018
İdlib’e dikkat
13.2.2018
TSK Suriye’den neden çıkmaz?
23.1.2018
Afrin savaşının öteki cephesinde durum
17.1.2018
Zor, Suriye’de oyunu bozar mı?
5.1.2018
Türkiye-ABD: Krizin kara yılı başladı
2.1.2018
İran örneği: Çok bastırırsan patlar
29.12.2017
Siyaseten lince yargı koruması imkânsızdır
19.12.2017
Necip Fazıl merkezli matbuat kriterleri
15.12.2017
Işıklı küre’deki Kudüs gerçekleri
13.12.2017
ABD, Atilla’ya neden karşı?
8.12.2017
Korkunç ikili: Trump-Netanyahu
1.12.2017
17 Aralık operasyonu New York’ta sürüyor
28.11.2017
Mısır, Türkiye’deki boşluk ve IŞİD
24.11.2017
Rusya ile imkânsız ittifak
21.11.2017
Osman Kavala neden hapiste?
17.11.2017
Mehter marşıyla gelip İzmir Marşı’yla gitmek
14.11.2017
Türkiye ve ABD: Çatışmalı boşanma
10.11.2017
Durun gitmeyin, daha yaşanacak çok şey var
8.11.2017
FETÖ’cülük suçlamasının serencamı
3.11.2017
Dünya dönüyor
13.1.2017
Hakikat avcısı
4.11.2016
Kadri Gürsel'in köşesini arkadaşları boş bırakmadı
29.10.2016
Trump kazansaydı Ankara çok sevinirdi
26.10.2016
AKP rejimi neden ayakta kalamaz?
21.10.2016
El Nusra için adres belli, YPG’ninki belirsiz
19.10.2016
Bildiğimiz IŞİD, başladığı yerde bitiyor
15.10.2016
Önce demokrasi, sonra anayasa
12.10.2016
Türkiye’yi dönüştüren katliam
9.10.2016
‘Şiiler Musul’a girmesin’ demekle yetinince de mezhepçi olunuyor
7.10.2016
Musul’u almak için savaşa mı gidiyoruz?
4.10.2016
OHAL, iktidarın yakalandığı ‘hız tuzağı’
1.10.2016
Fırat Kalkanı’nda neden otosansür var?
27.9.2016
Kaydıraklı Anıtkabir’in kısa ve acı tarihi
23.9.2016
Gazetecilik çölündeki vaha: Cumhuriyet
22.9.2016
Piyade Suriye batağına mecbur girecek
14.9.2016
Asıl ‘sübliminal mesaj’ı rejim veriyor
9.9.2016
Rakka’da şey yaparken sonra şey olmasın!
7.9.2016
Başkanlık sloganı: Çözüm mözüm yok
3.9.2016
‘Yenikapı ruhu’ bitti, Türkiye normalleşiyor!
31.8.2016
‘Fırat Kalkanı’na ABD müdahalesi
26.8.2016
Suriye’de ‘üst akıl’ operasyonu
24.8.2016
YouTube’a o videoları Cemaat mi yüklüyordu?
17.8.2016
Olumsuz algılanmak iktidarın kaderidir
13.8.2016
Rusya’yla uçak krizi öncesine dönülemez
9.8.2016
Yenikapı eski yola açılır
6.8.2016
Erdoğan, ‘Rabbim bizi kurtarsın’ demeliydi
27.7.2016
Bütün kötü gazeteciler darbeci midir?
22.7.2016
Darbeciler yenildi ama bu gelen demokrasi değil
13.7.2016
Erdoğan babamız olmak istiyor
9.7.2016
Tayyip Kaptan’ın gemisi şimdi nereye gider?
5.7.2016
Ufuktaki tehdit: Muhacir vatandaş sorunu
2.7.2016
IŞİD daha ne yapsın?
29.6.2016
İsrail’le anlaşmaya dair yalanlar ve gerçekler
25.6.2016
Türkiye’yi görmeyen devekuşu Avrupa’sı
22.6.2016
Erdoğan’ın Gezi planında boş yok
15.6.2016
Türkiye’nin dibi maalesef yok
11.6.2016
Rejim PKK’yi neden saklıyor?
8.6.2016
‘Büyük Nusaybin zaferi’ ülkeye ne vaat ediyor?
3.6.2016
Dış politikada dört parmak hesabı
1.6.2016
Gezi’den ne kalmadı, ne kaldı?
25.5.2016
Nazi siyaset teknolojisinin Türkiye mümessili: AKP
24.5.2016
AKP’nin vücut dili, Nazizmin ruhu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.