İlhan ÇETİN



Bookmark and Share

Ülkeye getirilen yarı başkanlık değil, Otokratik sistemdir


8.2.2017 - Bu Yazı 216 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ülkede olduğu gibi, bir çok Kürdün de bu konuda  kafası karışık. Getirilen Başkanlık sistemi nedir, ne değildir merak etmez. ABD de ki gibi yasamayı, yürütmeyi kırmızı çizgilerle ayrıştıran bir Başkanlık değildir. Kendilerine ne getireceğinin de farkında değildirler.

Bu ülkenin sosyal, Kültürel, etnik ve ekonomik realitesi ortadayken,  başta Kürtlerin sorununu çözmek yerine, hiçbir anayasal hakka ve güvenceye sahip olmayan  bir aykırı muhalefet olduğumuz için sesimizin tamamen  kesilmesine de sebep olabilir. Çünkü  hele sisteme aykırıysa, rejime karşıysa, muhalefeti yok sayan bir sistemdir. Dünyanın böylesi sorunları içinde barındıran bir çok ülkelerin de bu sistem denendi. Ama sorunları çözmek yerine, daha da katmerleştiriyor.

İç sorunlarını, ekonomik refahı sağlamış, çatışmaları aza indirmiş, toplumsal mutabakatı sağlamış ve demokratik bir anayasası olan ülkeler de yarı başkanlık  işler. Tıpkı bu konuda iyi bir örnek olduğu için, Fransa'da olduğu gibi. Ama Türkiye gibi demokrasisi arızalı, cunta anayasasıyla yönetilen ve toplumsal çatışmayla, etnik sorunların yaşandığı ülkeler de önerilen yarı başkanlık sistemi, ister istemez diktatörler yaratır.

Çünkü Fransa'da yasama özerktir, senato işlevlidir. Haliyle bu yapılar diktatörlüğü engelleye biliyor. Bu önerdikleri yarı başkanlık ise tüm yetkileri eline geçiriyor.

Hukukla ilgili tüm kurumlara kendi adamlarını atayabiliyor. Bakanlar kurulunu da dışarıdan kendisi atayabilecek. Yarı Başkan iyi niyetsiz ise, çıkaracağı KHK'lar ile, muhalif tüm kesimlerin canına okuyabilir. Sınırsız bir yetki elinde bulunduran Başkan canı istese, meclisi hele palazlanma riski olan tüm muhalefeti anında fes edebilecek. Kanun yaptırmaz, geri gönderir ve bunun için 400 vekille ancak yeniden meclis yaptığı kanunu başkana sunabilir. Ne hukuk ne de meclis Başkanı yargılayabilir. Yani bir nevi mevcut meclis durumuna baktığımız da, meclis tamamen işlevsiz olacak, hukukta. Yapılan düzenlemeler de bu yetkiyi veriyor.

Bu tarz Başkanlıkla özerk olması gereken tüm kurumları başta üniversite yönetimlerini dahi kendisi belirleyecek. Böylesi bir sistem, otokratiktir, yani monarşidir.

Hele demokrasisi arızalı bir Türkiye'de bu bir felaket olur. En büyük mağdur yine faşizan rejimle sorunu olan ret ve inkarla yok sayılan Kürtler olacaktır. Kürtlere siyasi mücadele alanı da daralacak, sesleri kısılacaktır.

Bazıları bu durumdan dar bir pragmatik beklenti içine girebilir. Boykot cephesinde böyleleri de var. Ama bu durum şiddet yanlılarını sevindirmesin. Çünkü kitleselleşmemiş, ulusal bilinci tam oturmamış, yaşamsal olarak bulunduğu ülkeye muhtaç olan ve henüz ayrışmaya hazır olmayan Kürtlere ancak yeni felaketler getirir.

Kürdün enerjisini boşuna harcamayın, yüz yıla yakındır zaten Kürtler bu faşist rejimle yok sayılıyor; bir yüz yıl daha bu katmerli zulümle mi yaşayalım? Bu tarz başkanlık sisteminin Kürtlere faydası yoktur.

O yüzden bu gelişmelere Kürtler kayıtsız kalamaz ve kendi cephelerinden yanlışa, dur demelidirler. Taki kendilerini de kapsayacak çoğulcu yeni bir demokratik anayasa yapılana kadar.

O zaman sistemin yarı ya da tam Başkanlığına hangi aklıselim insan karşı çıkar. Hele Kürtler; hiç karşı çıkmazlar.

Facebook Yorumları

reklam
8.2.2017
Ülkeye getirilen yarı başkanlık değil, Otokratik sistemdir
9.1.2017
Eşitlik zayıflık değil, vicdanın huzura kavuşmasıdır
7.1.2017
Anlamayana anlatmak, Ölüyü diriltmekten daha zordur
7.11.2016
Halkların eşitliği olmadan, kardeşliği lafta kalır
3.11.2016
Kuzey Kürdistan’da işler böylemi yürüyor?
11.10.2016
Kürt bakışıyla Hurşit Külter senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları