İhsan YILMAZ

Meydan GAZETESİ



Bookmark and Share

Ümmetin ortak dili: İngilizce


13.7.2016 - Bu Yazı 4789 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Başlığın  rahatsız ediciliğinin farkındayım. Maksadım kimseyi rahatsız etmek değil. Ama görünen gerçekliği kendi perspektifimden rahatsız edici olsa da sevgili okuyucu ile paylaşmamayı hakperest ve vicdanî bulmam.

 Ümmetin bireylerinin Müslümanların çoğunlukta oldukları ülkelerde rahat, huzur, hukuk, ekonomik refah, iyi eğitim, iş imkânı, din ve fikir özgürlüğü bulamayıp, Batı ülkelerine, ölümü de göze alarak göç ettikleri acı bir gerçek. Siz bakmayın Kutup’u, Mevdudi’yi her şeyleri ile benimseyip “Batı deccaldir” diyenlere ve dünyayı dâr ul-harp ve dâr ul-İslam gibi artık arkaikleşmiş ve bu devirde zararlı şekilde ayrıştırıcı hale gelmiş İslamcı bir terminoloji ile tanımlamaya çalışanlara.

Bediüzzaman’ın yüzyıl önceden dâhiyane gözlemciliği, basireti ve feraseti ile “Avrupa ikidir” tespitini silikleştirmeye kimsenin hakkı yok. Bediüzzaman, Batı’nın zalim, emperyalist ve vahşi kapitalist yönlerinin altını çizdikten sonra hukuku, sanatı ve bilimi ile Batı medeniyetinin insanlığa sunduklarını bize hatırlatır. Yine, müminlerde pek çok kafir sıfatının, gayrimüslimlerde ise pek çok mümin sıfatının olduğunun altını çizer.

 Profesör Abdulkadir Civan’ın birkaç defadır bize hatırlattığı üzere Kur’an ve Sünnet’ten yola çıkılarak, 4 farklı alanda, yüzlerce başlıkta hazırlanan İslamilik indeksinde Batılı demokrasiler başta yer alırken, Müslüman çoğunluklu ülkeler en dipteler. Sonuçta da, Londra, New York, Berlin, Paris, Kopenhag gibi kozmopolit şehirler, İslam’ın her yönü ile rahatça yaşanabildiği ve ümmetin yüzlerce farklı etnik kimliğe, dile, renge, meşrebe, mezhebe ve kültüre sahip milyonlarca ferdinin vatan edindiği mekanlar haline dönüşmüş durumda. İşin ibadet ve kutsiyet yönü bir tarafa, bu Batılı şehirler ümmetin merkezleri haline dönüştüler. Bir başka deyişle, bu şehirler, ümmetin birer minik kopyalarının huzur içinde hayat sürdüğü kamusal alanlar halindeler.

 Bu coğrafi ve sosyo-kültürel gerçeklikle eşzamanlı ortaya çıkan bir başka fenomen daha var. Ümmetin fertleri artık çok büyük oranda birbiri ile Arapça değil İngilizce anlaşıyor. Hacda, umrede, Mısır’da, Suriye’de Araplarla konuşurken 3-5 kısa cümle Arapçadan sonra mecburi bir zillet ile İngilizceye dönmek zorunda oluşum her aklıma geldiğinde içimi acıtır. Maalesef ilahiyat mezunlarımızın büyük çoğunluğunun Arapça konuşma pratikleri belki biraz daha iyidir.  Diğer milletlerin mensupları için de aynı durum söz konusudur. Özgürlük Zamanı Bayram Özel programında dile getirmiştim, İslami ilimlerde artık pek çok ciddi ve kaliteli çalışma, Arapça değil İngilizce yayınlanıyor.

 Pek çok Müslüman âlim Batılı ülkelerin dünya çapındaki kurumlarında fıkıh, kelam, İslam felsefesi, hadis, tasavvuf, siyer, tefsir, İslam tarihi, Müslüman sosyolojisi üzerine bol miktarda ve kaliteli eserler veriyor. Bu alanlardaki pek çok seminer, konferans ve atölye çalışması İngilizce yapılıyor. Endonezyalı, Lübnanlı, Mısırlı, Myanmarlı, Bulgaristanlı vs. Müslüman öğrencilerimin İngilizce dilinde İslami konularda doktora tezi yazmasına benzer şekilde, dünyanın pek çok yerinde İngilizce mastır ve doktora tezleri üretiliyor. Ümmetin öğrencileri de hocaları ve âlimleri de artık birbiri ile İngilizce konuşuyor. Yani artık ümmetin ilim ve bilim dili de ağırlıklı olarak İngilizce. Elbette başta Arapça olmak üzere başka dillerde de ilmi üretim devam ediyor ama bunların kaliteli olanları az. Bu kaliteliler de bir şekilde İngilizceye zamanla çevriliyor. Zamanın ruhunu anlamak için olduğu gibi İslami ilimlerin geldiği en son noktaya da vakıf olmak için artık İngilizce bilmek gerekiyor.

Profesör Özgür Koca’nın isabetle vurguladığı üzere müçtehit olma şartlarına artık bir İslam dili olan İngilizceyi iyi bilmeyi de eklemek gerekecek.

Facebook Yorumları

reklam
13.7.2016
Ümmetin ortak dili: İngilizce
10.7.2016
Bir dünya barışı projesi olarak Hizmet Hareketi
8.7.2016
Hocalara ilişme!
7.7.2016
“Ümmet” bayramı hak ediyor mu?
3.7.2016
Muhasebem
26.6.2016
İkinci evim ve referandum
22.6.2016
İslam siyaset felsefesi ve fıkhı neden korkutucu?
18.6.2016
Kürt komşularımızla sıfır sorun
16.6.2016
İslam devleti nasıl bir şey?
14.6.2016
Orlando katliamı ve fıkıh sorunumuz
12.6.2016
Tükürük testi ile cevap veriyorum
9.6.2016
İnsan, Gençken “Kullanışlı” Hale Sokulur
7.6.2016
Ramazan’da siyasi yazı okumak caiz mi?
5.6.2016
1915’te ne oldu?
2.6.2016
Gannuşi, AKP ve nasıl birkamusal alan İslamı?
1.6.2016
Bürokratik İslamcılıkla yüzleşmek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.