İBRAHİM Ö. KABOĞLU

Birgün



Bookmark and Share

Çok unvanlı tek kişi yönetimi ve çoklu baro


25.06.2020 - Bu Yazı 1170 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kısaca, 27 Mayıs affı olarak adlandırılan yasa önerisi görüşmelerinde dile getirdiğim üzere, darbelere, kırılma ve kopuşlara karşın Türkiye hiç hükümetsiz kalmadı. Ne var ki, 15 Temmuz darbe girişimi önlendiği halde, 16 Nisan 2017’de bu kez bir “anayasal darbe” yoluyla hükümet ilga edildi. Kurul veya kurullar yoluyla, yani siyasal karar mekanizmaları işletilerek yönetim yerine, bütün yürütme yetkileri, tek kişide toplandı. Birden çok kişinin ülkeyi birlikte yönetmek yerine yürütme görev ve yetkisini üstlenen kişi bir çok unvanla donatıldı.

Anayasal başlıca unvanlar: Devletin başı, Devlet başkanı, Cumhurbaşkanı, Başkomutan.

Anayasa dışı başlıca unvanlar: parti genel başkanlığı, CBK ile oluşturulan 9 kurular başkanlığı, varlık fonu başkanlığı vd.

Tarihimizde ilk kez, Devlet yönetimine ilişkin yetkiler, kümülatif olarak bir kişide toplandı.

Aynı kişi, kamu tüzelkişiliği şeklinde örgütlenen baroların ve yönetiminin çoklu olmasını istiyor.

Konuyu iki açıdan ele alabiliriz: nedeni (siyasal) ve olabilirliği (anayasal).

NEDEN İSTİYOR?

Tetikleyici neden veya itici güç: Diyanet işleri Başkanı (DİB) konuşmasına Ankara Barosunca bir bildiri ile gösterilen tepki.

Ana neden şöyle özetlenebilir: Tek kişi olarak üstlendiği yürütme görevi ve parti genel başkanlığı, kendisine, Türkiye Cumhuriyeti’ni, Anayasa yerine “talimat”la yönetme yolunu açtı.

Bütünüyle hakim olduğu yürütme dışında, yasamaya da talimat veriyor partisi aracılığıyla. Nitekim, baroların bölünmesi amacıyla yasal düzenleme için talimat verdiğini kendisi ifade etti.

Yargı açısından; yargıç ve savcılar üzerinde sallandırdığı YSK kılıcı dışında, genel yıldırı ve baskı ortamının yarattığı olumsuz koşullarda verilen ve düşünce suçu yaratan kararlar, adil yargılanma hakkını yadsıyan siyasal kararlar şeklinde.

Yasama ve yargı ötesinde, başta üniversiteler, Merkez Bankasından Kamu İhalesi Kurumuna, hemen bütün kurumların özerkliği ve uzmanlığı kaldırıldı.

Seçimle belirlenen yerel yöneticiler, eğer Cumhur İttifakı dışında iseler, Belediye Başkanlarına uygulanan Anayasa dışı yaptırımlar giderek yoğunlaşıyor.

Çok unvanlı tek kişinin güdüleyemediği tek anayasal kurum, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları (KKNMK). Bunların başında ise, barolar gelmekte.

Adil yargılanma hakkı için gerekli olan sav+savunma+hüküm üçlüsünün ikisini etkileyebilen kişi, orta direği de kırmak istiyor.

Bunu “başarabilir” ise, yönetemediği, denetleyemediği ve güdümleyeemediği bir anayasal kurum kalmayacak.

ANAYASA KAPALI

İstek, ne ölçüde gerçekleştirilebilir?

Anayasa md.135’e göre, KKNMK, “KAMU TÜZELKİŞİLERİDİR”.

Şu halde, meslek kuruluşu olan barolar, “kamu kurumu” ve “kamu tüzelkişileri”dir.

Bu anayasal niteleme ve statü belirleyici: öncelikle, kamu tüzelkişiliğinin tekliği ilkesi vurgulanmalı. Aynı konu, yer ve adla birden çok kamu tüzelkişiliği kurulamaz. Örneğin, TBMM kamu tüzelkişiliği olarak tektir ve onunla yarışan bir ikincisi kurulamaz. Benzer şekilde, Ankara Barosu, tek olup, Ankara’da 2. baro kurmaya anayasal olanak yok.

Kamusal yetkinin tekelci özelliği, aynı yerde aynı işlemi bir başka organca paylaşma olanağını ortadan kaldırır.

Özetle, Anayasa madde 135, çoklu baroya tamamen kapalı.

AMAÇ, TEK BİÇİMLİ TOPLUM MU?

Anayasa’ya aykırı girişimde ısrar, “anayasasızlaştırma” iradesinin sürekliliği olarak görülse de, ulaşılmak istenen hedef bakımından demokrasi ve hukuk ikinci plana geçiyor. Hedef, “tek biçimli toplum” inşası. Her türlü olağanüstü ve olağandışı ortam ve koşula karşın, geri adım bir yana kararlı adımların yönü belli: çoğulcu toplumu ortadan kaldırıp, tek biçimli topluma dönüştürmek.

Böyle bir toplumun rengi belli: “laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalma ve milletçe dayanışma ve bütünleşme” anayasal görev (md.136) dışında ve tam tersi bir amaçla söylem ve eylem kararlılığı sergileyen DİB’i sahiplenmek.

Facebook Yorumları

reklam
25.06.2020
Çok unvanlı tek kişi yönetimi ve çoklu baro
20.06.2020
Darbeler ile eşit ve adil bir biçimde yüzleşmek
11.06.2020
“Talimat ve gönül rızası” ile devlet yönetilemez
8.06.2020
İnsanlığın ortak mirası ve demokratik toplum
1.06.2020
Cumhuriyet’in anayasası ve başkanın talimatları
28.05.2020
Cumhuriyet’in anayasası ve başkanın talimatları
13.05.2020
Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti'nden hükümetsiz Türkiye'ye: Meşruiyet ve meriyet
4.05.2020
Çoklu çatışmaların ana ekseni: Hukuk ve hukukdışı ayrışması
10.04.2020
Anayasacılığın sonu mu, yoksa yeni bir çağa doğru mu?
27.11.2019
Vergi fetişizmi ve sosyal devlet gereklilikleri
31.10.2019
Ayraç: Cumhuriyet için mi, yoksa ‘tek kişi yönetimi’ için mi?
22.10.2019
Operasyon, saldırı, istila, işgal, fetih!..
15.10.2019
“Hak, hukuk adalet”= eylem+fikir+yasa
9.10.2019
“En büyük miras”; demokrasi mi, monokrasi mi?
27.09.2019
CHP için öncelik; seçim değil sistem, iktidar değil Anayasa
16.09.2019
Anayasa suçu: CBHS ile “Kolektif” mi?
28.08.2019
Başkanları “uzaklaştırma”, anayasaya aykırı
10.07.2019
Sistem tartışması
3.07.2019
Çifte kötüye kullanım: Anayasa değişikliği ve uygulanış tarzı
10.07.2019
Sistem tartışması
3.07.2019
Çifte kötüye kullanım: Anayasa değişikliği ve uygulanış tarzı
11.06.2019
YSK 31 Mayıs kararı, seçim iptalini geçersiz kıldı
15.4.2019
YSK, hukuk yoluyla demokrasi güvencesi olmalı
8.4.2019
31 Mart seçimleri: Hukuk yoluyla demokrasi
12.2.2019
Yasama yetkisi (TBMM’nin) devredilemez
15.12.2018
Anayasa dışı bir adlandırma: Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi
24.11.2018
Ve yasasızlaştırma ivme kazanırken
12.11.2018
İki hekim kategorisine doğru (mu?)
3.11.2018
Cumhurbaşkanı Danıştay ve Yüce Divan
30.10.2018
Yerel seçimler, demokrasi ve hukuka dönüş umudu olabilir mi?
23.10.2018
Yerel seçimler üzerinde çapraz baskı harekâtı: CBHS meşruluğu ve kayyum sopası
6.10.2018
Meclis Hükümeti’nden Hükümet’siz Meclis’e
1.10.2018
Üçlü kimlik krizi: Ulusal/temsili ve yurttaşlık
24.9.2018
Sistem var mı ki tartışılsın?
14.9.2018
Çifte faillerin suçlu arayışı ve hukukun gücü
11.9.2018
Gemi’de adil yargı var mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive