İbrahim Kiras

Karar



Bookmark and Share

Ben devletim demeye başlamışsanız


23.02.2021 - Bu Yazı 400 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Devlet geçmiş çağlarda belirli zümrelerin veya daha ziyade kimi hükümdar ailelerinin mülkü kabul edilirdi. Türkçedeki ülke ve mülk kelimelerinin müteradif oluşu da bundan.

Ancak insanlığın tarih boyunca yaşadığı tecrübelerin ve gelişmelerin doğal sonucu olarak bugünkü “modern devlet” tek tek vatandaşlardan müteşekkil millet bütünlüğünün yönetim aygıtındaki temsilcisi olarak kabul ediliyor. Buna göre yönetim aygıtında görev yapan kadrolar millete hizmetle yükümlüler yalnızca. Üstünde “geçici görevle” oturdukları makamların sahibi değiller. Bir zümreye veya bir aileye ait değil o aygıt. Söz gelimi babadan oğula geçen makamlar değil artık bunlar. 

Ne var ki Türkiye’de şimdilerde -aralarından bazıları geçmiş yıllarda kendi devletlerinden “te-ce” diye söz eden- birtakım iktidar mensupları “Ben devletim, bana laf söyleyen devlete laf söylemiş olur” diye kendilerini eleştirenleri korkutmaya çalışıyor.

Bunu söyleyen kişi ya devletin ne olduğunun farkında değil ya da oradaki mevcudiyetinin bir “hak” değil “görev icabı” olduğunun bilincinde değil.

***

Peki, bu retorik nerden kaynaklanıyor?  Galiba, devletin sahibi olan millete karşı sorumluluklarını yerine getirmedeki eksikliklerinin o makamlarda bulunmalarının meşruiyetini tartışılır hale getirdiğinin itirafı var bu yaklaşımda. Yani hesap veremez durumda oldukları için “Bizden hesap soramazsınız” diyerek kabadayılığa vuruyorlar işi.

Gelgelelim geçici olarak bulundukları o makamların kendilerine sağladığı “görev gücünü” makamın gerçek sahibinden gaspetmeleri mümkün değil. Neredeyse iki asra yakın bir süre geçti bu milletin oy sandığıyla tanışmasının üzerinden. Dünyanın ve insanlığın bugün gelmiş olduğu noktada zaman zaman belirli geri dönüşler de yaşanacaktır mutlaka ama bir toplumun egemenlik haklarını herhangi bir zümreye terk edebileceğini düşünemeyiz artık.

Dolayısıyla “devlet benim” retoriği ne olursa olsun milletin haklarına yönelik ciddi bir tehlike oluşturmuyor. Ama devletin bekasını gerçek anlamda tehlikeye atabilecek bir başka yaklaşım var ki onun ciddiye alınması gerekiyor:

Devlet kurumlardan oluşur. (Kurumları yaşat ki devlet yaşasın!) Her kurumun yasayla belirlenmiş yetki ve sorumluluk alanı vardır. Maliyenin alanı, askeriyenin alanı, eğitimin alanı vs. O alanların özgül şartları ve ihtiyaçları çerçevesinde teşekkül etmiş gelenekler vardır. Yazılı veya yazısız kurallardır bunlar. Millet varlığının yasal çatısı diyebileceğimiz devleti bunlar meydana getirir. Bunları gözetmeden devlet yönetilemez. Daha önce de dikkat çekmeye çalıştım, bugün kurumları olmayan bir devlet inşa ediliyor adeta. İktidarın benimsediği “merkeziyetçi siyaset” anlayışı doğrultusunda kurumsal geleneklere, tecrübeye, istişareye vs. değil, kişiye bağlı olarak kurgulanan yönetim modelinde her kurumun merkezdeki dar bir çevrenin kontrolüne alınarak işlevsizleştirildiği görülüyor.

***

Kuvvetler ayrılığının  ortadan kaldırılması sonucunda yargı düzeninin tamamen siyasallaşması… Siyasi iktidara bağlı bir yargı mekanizmasının devreye girmesi… “Kanun önünde eşitlik” ilkesinin fiilen uygulamadan kaldırılması… Yargı kararlarının öngörülebilirliğinin kaybolması… Bütün bunlar devletin devlet olmaktan çıkması demek. Çünkü devlet hukuk demektir.

Dolayısıyla bugün birilerinin ortalarda dolaşıp “Ben devletim, bana laf söyleyen devlete karşı çıkmış olur” diye caka satmaları değil, devletin devlet olma vasfının giderek kemirilmekte oluşu asıl problem. Bu problemin bu dönemde çözülmesini beklemek artık gerçekçi de değil maalesef. Buna ilişkin çözümleri ileride çokça tartışacağız muhtemelen.

Ama tabii yaklaşık yirmi yıldır “milli irade, sivil siyaset, tam demokrasi, ortak akıl…” lafları edip duran bir kadronun bugün birden bire böylesine farklı bir retoriğe yönelmiş olmasının sebepsiz veya tesadüfi olmayacağı da muhakkak. Uzun uzadıya düşünmeye gerek yok. Bu sebep milletin desteğinin kaybolmuş görünmesi olabilir ancak.

Ben devletim demeye başlamışsanız devlet aygıtını yönetme yetkinizin süresinin yeniden uzamayacağını görmüş olmalısınız.

Facebook Yorumları

reklam
23.02.2021
Ben devletim demeye başlamışsanız
21.02.2021
Biraz da muhalefetin icraatını eleştirelim
14.02.2021
‘Dış güç’ olsaydınız bugünkü iktidara saldırır mıydınız?
9.02.2021
Boğaziçi’nden yeni bir ‘Gezi’ çıkar mı?
6.02.2021
Allah bizi bu siyasetten muhafaza etsin
4.02.2021
Rektör istifa eder mi
2.02.2021
Muhalefetten medet bekleyen iktidar
28.01.2021
AK Parti kaybettiği yüzüğü arıyor
26.01.2021
Aydınların yün eldiveni
21.01.2021
Bırakın biraz da biz örnek olalım
19.01.2021
Yanlışlarınızın sorumlusu gazeteciler değil
16.01.2021
Topluma örnek olan 51 AK Partili
12.01.2021
WhatsApp bizim bilgilerimizi ne yapıyor?
7.01.2021
AK Parti tabanı ‘ne olursa olsun’ der mi?
5.01.2021
Mesele başörtüsü değil miydi
2.01.2021
Bize de mi aşı yok?
29.12.2020
‘Türk insanına uygun aşı’ gelmiştir
26.12.2020
Devletin bekası sahiden tehlikede
22.12.2020
Kuzey Kore modeli siyaset
15.12.2020
Ya ittifak CHP’yle yapılsaydı ne olacaktı
12.12.2020
Aşı hakkında bildiğimiz tek şey
8.12.2020
Aşıda da çuvalladık maalesef
5.12.2020
Muz cumhuriyetinin siyasi reklamcıları
3.12.2020
Artık ‘kuru laf’ karın doyurmuyor
28.11.2020
MHP ‘tamam’ deseydi ne olacaktı?
26.11.2020
Bu muhalefetin ülkeye verdiği zararlar
24.11.2020
Erdoğan’a rağmen Erdoğancılık
21.11.2020
Hukukun dışına çıkan hukuk tartışması
14.11.2020
‘Rasyonel yönetime dönüş’ün tek şartı
12.11.2020
Karabağ’da kim kazandı kim daha çok kazandı
10.11.2020
Her şeyin dört dörtlük özeti
5.11.2020
Anketler yalan mı söylüyor?
3.11.2020
Seçimden sonra Türkiye-ABD ilişkilerinde ne bekleyelim?
24.10.2020
İktidar ‘negatif propaganda’ aşamasında
22.10.2020
İYİ Parti’ye ‘operasyon’ mu yapılıyor?
20.10.2020
Valinin biri denetime çıkmış
15.10.2020
Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi
13.10.2020
Önce hukuk sonra siyaset
10.10.2020
İktidarın avantajı muhalefetin ihtiyacı
6.10.2020
Bize de mi hukuk!
3.10.2020
Oyunun kuralıyla oynamak zaaf belirtisi
1.10.2020
Rusya neden hep karşımızda
29.09.2020
Avrasyacı fantezilerin iflası
26.09.2020
HDP’ye operasyonun siyasi şifreleri
24.09.2020
Saldım çayıra mevlam kayıra siyaseti
22.09.2020
Devletin paşası mı “Paşanın devleti” mi?
19.09.2020
‘Firavun Sisi’ şimdi ‘Dostum Sisi’ mi olacak?
15.09.2020
Atatürk’e ‘Gazi’ diyen hainler
13.09.2020
Dışımızdaki İrlandalılar
10.09.2020
HDP’ye nerede bir yer bulunur
5.09.2020
‘Çatı aday’ kim olursa sorun olmaz
3.09.2020
Trump arayı nasıl kapattı
1.09.2020
Anıtkabir’in fethi
29.08.2020
Ecdat ekonomiyi böyle yönetmiyordu!
25.08.2020
‘Gaz bulduk sevinmediler’ siyaseti
22.08.2020
Sevinirken temkini kaygılanırken ümidi kaybetmeyelim
18.08.2020
Niye herkes bize düşman?
15.08.2020
‘Beşik uleması’nın dönüşü: Önce zihniyet bozuluyor, sonra kurumlar
13.08.2020
İnce’nin hamlesi Kılıçdaroğlu’nun stratejisi
11.08.2020
Yalanın kibarcası ‘post-truth’
6.08.2020
Muhalefete muhalefet etmek
4.08.2020
İstanbul Sözleşmesi’ne kim neden karşı?
1.08.2020
Padişah ile Şeyhülislam arasında bir ‘macera’
30.07.2020
Osmanlı’ya hilafet geldi mi?
25.07.2020
Ayasofya açıldı şimdi ne olacak?
18.07.2020
Bir FETÖ daha çıkar mı?
16.07.2020
‘Yeni AK Parti’ye yeni sözleşme
14.07.2020
Milletin Ayasofya’sı siyasetin Ayasofya’sı
9.07.2020
Trollerle siyaset
4.07.2020
Koca yürekli bir dost geçti bu dünyadan
2.07.2020
Herkese bir yeşil top
30.06.2020
Barolar niye bölünsün?
25.06.2020
Adalet mülkün temeli ama
23.06.2020
Yerli, milli ve İslami
18.06.2020
Devlet nasıl yönetilmez
16.06.2020
İktidar ‘tweet’ işini abarttı
13.06.2020
‘Eski AK Parti’ ve ‘yeni AK Parti’
9.06.2020
AK Parti ile HDP’nin ‘ittifak’ları
6.06.2020
Hizmet siyasetiyle gelip kimlik siyasetiyle gitmek
4.06.2020
CHP’nin ‘merkez’ine yolculuk
2.06.2020
Amerika kaybedecek, Trump kazanacak
30.05.2020
Batı’nın ahlakını mı alsaydık yoksa?
28.05.2020
İç tehdit, dış tehdit, full tehdit!
23.05.2020
Ufukta erken seçim mi var
19.05.2020
‘Namuslu aydın’ mı ‘organik aydın’ mı?
16.05.2020
Kendi soyundan olmayana kim güvenir
14.05.2020
HDP’nin meşruiyeti
12.05.2020
‘Enseyi karartmayalım’
9.05.2020
Muhalefetin meşruiyeti
7.05.2020
Lütfen darbe yapmayalım, yapanları uyaralım
5.05.2020
Amerika önümüzde diz çöktü!
2.05.2020
Yanlıştan dönmek o kadar mı zor!
30.04.2020
İsveç’ten hasta kurtaran ülke
28.04.2020
Bu defa mesele Diyanet değil
25.04.2020
Virüs siyasete bulaşmasın yeter
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive