İbrahim Kiras

Karar



Bookmark and Share

İstanbul Sözleşmesi’ne kim neden karşı?


4.08.2020 - Bu Yazı 348 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İstanbul Sözleşmesi konusunda hararetle sürdürülen tartışma öyle görünüyor ki sesi daha çok çıkan tarafın arzusu istikametinde sonuç verecek.

İktidar partisinin son yıllarda yöneldiği siyaset tarzının “alıcısı” durumundaki kitleyi bunlar oluşturuyorlar çünkü. 

Ne var ki bu tartışmada bir tarafın diğerini ikna etmesi mümkün görünmüyor. Zira buradaki fikirler akılla, mantıkla, maddi delillerle doğruluğu veya yanlışlığı ortaya konulabilecek argümanlardan oluşmuyor. Burada fikirler değil birtakım tutumlar var. Sosyokültürel temelde şekillenmiş olan tutumlar. Muhafazakâr-reaksiyoner zümrelerin sosyopsikolojik algı dünyalarının ürettiği refleksler. 

Kadına karşı aile içi şiddetin önlenmesine ilişkin bir niyet beyanını ailenin ortadan kaldırılması amacına bağlayan paranoya aslında başımıza gelen her felaketin düşmanlarımızın komplosu olduğuna, bizim izlediğimiz yolun hiçbir kabahatinin olmadığına inanmakla akraba bir tutum. 

İşin içinde “moderniteye direniş” de var. Ne var ki geçmiş asırlarda geçerli olan “evin içi devletin hükümranlık alanı dışındadır” kuralı modern ulus-devlet sistemi içinde kabul edilebilir değil artık. Bu noktadan geri dönüş olabileceğini -çünkü insanlığın bu çeşit kazanımlarından vazgeçebileceğini- düşünmek akıl işi sayılamaz. İstanbul Sözleşmesi’nin temsil ettiği yaklaşıma yönelik tepki vaktiyle dünyanın güneşin çevresinde dönmesi fikrine gösterilen tepki kadar sağlıksız. 

***

Esas itibarıyla bir “içe kapanma” ideolojisinin siyasi ve sosyal hayattaki tezahürlerinden söz ediyoruz. Dolayısıyla yeniliği ve yenilenmeyi başkalaşma olarak, özünü ve kimliğini kaybetme olarak görmeye eğilimli bir haletiruhiyeden.  

Yenilen bir medeniyetin mensupları, diyor ünlü İngiliz tarihçi Arnold Toynbee, galip medeniyet karşısında iki tür tavır gösterirler: Ya “Zealot” tavrı ya da “Herod”  tavrı... 

Zealot  bugünkü İngilizcede bağnaz anlamına gelen bir kelime olarak yaşıyor. Aslında bir özel isim. Milattan sonraki ilk yüzyılın başında Roma imparatorluk ordusunun Kudüs’ü istilasına karşı diğer cemaatlerden farklı bir yol tutarak isyan edip direnen Yahudi cemaatinin adı. 

Herod da öyle. Bir şahıs ismi. Zealot isyanından hemen önce hüküm sürmüş Yahudi kıralı Herod’dan söz ediyoruz. Haddizatında Roma Senatosu tarafından atanmış bir kral olan Herod’un siyaset anlayışı karşısındaki egemen güçle uzlaşmaya yöneliktir.

Toynbee işte bu iki ismi prototip olarak alıyor ve hâkim medeniyete karşı gösterilen başlıca iki tür tavrın örneği olarak kullanıyor. İslam âleminde batı medeniyetinin kurumlarını ve hatta değerlerini benimseyerek ayakta kalmaya çabalayan “herodian” tutuma örnek olarak Mısır’da orduyu ve eğitim kurumlarını batılı modelde yenilemeye girişerek Avrupa’daki teknolojik yenilikleri getiren Mehmet Ali Paşa’yı, Türkiye için aynı şeyi yapmaya çalışan III. Selim ile II. Mahmut’u ve Osmanlının bakiyesinden laik bir devlet kuran Atatürk’ü gösteriyor. 

Batı medeniyetinin birçok alanda tezahür eden üstünlüğü karşısında içine kapanarak dünyadaki gelişmelere gözlerini kapatan ve arkaik usullere sarılarak tepki gösteren “İslami Zealot”lara örnek olarak ise Kuzey Afrika’nın Senusilerini ve Merkezi Arabistan’ın Vahhabilerini zikrediyor.

***

Bir başka İngiliz tarihçi de Türk toplumunun -veya daha doğrusu toplumun elitlerinin- karşılaşılan felaketler konusunda gösterdiği tepkinin Ortadoğu ülkelerindekinden farklı olduğunu ileri sürüyor. Bernard Lewis’e göre, söz konusu olumsuzluklar karşısında bu tür bir savunma mekanizması geliştirme çabası Osmanlı elitinin çoğunlukla yabancısı olduğu bir düşünme tarzıydı. Yani bizdeki mevcut hastalık sonradan çıktı. 

Bir toplumda işler ters gitmeye başladığında insanların zihninde çeşitli sorular belirebilir, diyor ünlü Ortadoğu tarihçisi. “Avrupa’da dün, Ortadoğu’da ise bugün böylesi bir durumda en yaygın şekilde akla gelen soru ‘Bunu bize kim yaptı?’ sorusudur.” 

“Ama Osmanlılar” diyor Lewis, “tarihlerindeki en büyük badireyle karşılaştıkları zaman farklı bir soru sordular: Biz nerede hata yaptık?” 
Evet, o soru sayesinde biz yana yakıla dertlerimize çare aradık; Tanzimat gibi, Meşrutiyet gibi adımlarla topyekûn modernleşme yoluna girdik. Bugün o soru sayesinde ayaktayız. Daha doğrusu “Biz nerede hata yaptık” diye soranlara kulak verip “Bunu bize kim yaptı” diye soranların peşinden gitmediğimiz için. 

Facebook Yorumları

reklam
29.09.2020
Avrasyacı fantezilerin iflası
26.09.2020
HDP’ye operasyonun siyasi şifreleri
24.09.2020
Saldım çayıra mevlam kayıra siyaseti
22.09.2020
Devletin paşası mı “Paşanın devleti” mi?
19.09.2020
‘Firavun Sisi’ şimdi ‘Dostum Sisi’ mi olacak?
15.09.2020
Atatürk’e ‘Gazi’ diyen hainler
13.09.2020
Dışımızdaki İrlandalılar
10.09.2020
HDP’ye nerede bir yer bulunur
5.09.2020
‘Çatı aday’ kim olursa sorun olmaz
3.09.2020
Trump arayı nasıl kapattı
1.09.2020
Anıtkabir’in fethi
29.08.2020
Ecdat ekonomiyi böyle yönetmiyordu!
25.08.2020
‘Gaz bulduk sevinmediler’ siyaseti
22.08.2020
Sevinirken temkini kaygılanırken ümidi kaybetmeyelim
18.08.2020
Niye herkes bize düşman?
15.08.2020
‘Beşik uleması’nın dönüşü: Önce zihniyet bozuluyor, sonra kurumlar
13.08.2020
İnce’nin hamlesi Kılıçdaroğlu’nun stratejisi
11.08.2020
Yalanın kibarcası ‘post-truth’
6.08.2020
Muhalefete muhalefet etmek
4.08.2020
İstanbul Sözleşmesi’ne kim neden karşı?
1.08.2020
Padişah ile Şeyhülislam arasında bir ‘macera’
30.07.2020
Osmanlı’ya hilafet geldi mi?
25.07.2020
Ayasofya açıldı şimdi ne olacak?
18.07.2020
Bir FETÖ daha çıkar mı?
16.07.2020
‘Yeni AK Parti’ye yeni sözleşme
14.07.2020
Milletin Ayasofya’sı siyasetin Ayasofya’sı
9.07.2020
Trollerle siyaset
4.07.2020
Koca yürekli bir dost geçti bu dünyadan
2.07.2020
Herkese bir yeşil top
30.06.2020
Barolar niye bölünsün?
25.06.2020
Adalet mülkün temeli ama
23.06.2020
Yerli, milli ve İslami
18.06.2020
Devlet nasıl yönetilmez
16.06.2020
İktidar ‘tweet’ işini abarttı
13.06.2020
‘Eski AK Parti’ ve ‘yeni AK Parti’
9.06.2020
AK Parti ile HDP’nin ‘ittifak’ları
6.06.2020
Hizmet siyasetiyle gelip kimlik siyasetiyle gitmek
4.06.2020
CHP’nin ‘merkez’ine yolculuk
2.06.2020
Amerika kaybedecek, Trump kazanacak
30.05.2020
Batı’nın ahlakını mı alsaydık yoksa?
28.05.2020
İç tehdit, dış tehdit, full tehdit!
23.05.2020
Ufukta erken seçim mi var
19.05.2020
‘Namuslu aydın’ mı ‘organik aydın’ mı?
16.05.2020
Kendi soyundan olmayana kim güvenir
14.05.2020
HDP’nin meşruiyeti
12.05.2020
‘Enseyi karartmayalım’
9.05.2020
Muhalefetin meşruiyeti
7.05.2020
Lütfen darbe yapmayalım, yapanları uyaralım
5.05.2020
Amerika önümüzde diz çöktü!
2.05.2020
Yanlıştan dönmek o kadar mı zor!
30.04.2020
İsveç’ten hasta kurtaran ülke
28.04.2020
Bu defa mesele Diyanet değil
25.04.2020
Virüs siyasete bulaşmasın yeter
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive