İbrahim Kiras

Karar



Bookmark and Share

‘Yeni AK Parti’ye yeni sözleşme


16.07.2020 - Bu Yazı 213 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İstanbul Sözleşmesi “Türkiye tarafından” 2009 yılında hazırlıklarına başlanıp 2011’de Avrupa Konseyi üyesi ülkelerin imzasına açılmış olan “kadına karşı şiddet ile mücadele” amaçlı uluslararası bir sözleşmedir.

Böyle bir alanda uluslararası bir girişime öncülük etmiş olmak ülkemiz için ve elbette bu icraatın altında imzası olan AK Parti iktidarı için gurur vesilesi olmalı. Oysa iktidar bugünlerde İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme hazırlıkları yapıyor. Hiç kimse de buna şaşırmıyor. Neden? Çünkü mevzubahis sözleşme “eski AK Parti” iktidarının icraat dosyası içinde yer alıyor. 

O tarihten sonra Suriye İç Savaşı, Gezi Parkı olayları, taban konsolidasyonu politikaları, referandumlar, 15 Temmuz ve başkanlık rejimine geçiş süreçlerinin birbiri ardınca yaşandığı “yeni AK Parti” dönemi geliyor. Belki de bu ikincisine “gerçek AK Parti” demek gerekiyor. Önceki yanıltıcı reklam gibi bir şeydi kimilerine göre. 

Bahse konu dönem her şeyin güllük gülistanlık olduğu bir süreç değildi elbette. Bir kısmı siyasetin acemiliğinden bir kısmı ideolojik ezberlerden kaynaklanan birçok yanlış işler de yapıldı. Mamafih o zaman yapılan her işin bir mantığı vardı. “Bu yaptığınız yanlış” diyorduk ama “Bunu niye yaptınız şimdi ya!” demiyorduk. “Bir yandan şunu yaparken öbür yandan bu yapılır mı kardeşim” demiyorduk.

***

İktidar şimdi de İstanbul Sözleşmesi’nden çekiliyormuş. Çünkü toplumun geniş kesimleriyle irtibatını giderek kaybeden iktidar partisi marjinal bir kitleyle baş başa kaldı artık. Bu kitle ne olduğunu bilmediği, tek bir satırını bile okumadığı İstanbul Sözleşmesi yüzünden ailelerin dağıldığını ve eşcinselliğin teşvik gördüğünü düşünen kişilerden oluşuyor.  

Oysa “eski AK Parti” iktidarının hazırlayıp Avrupa Konseyi üyesi ülkelerin imzasına açmış olduğu sözleşmenin muhtevası ve amacı “kadınların maruz kaldığı aile içi şiddet” probleminin “varlığının” imzacı devletler tarafından teyidinden ibaret. AK Parti iktidarı vaktiyle kendi hazırladığı bu sözleşmenin altından Türkiye’nin imzasını çekmeye hazırlanıyor şimdi. Metnin altındaki ilk imzayı. Neden? Çünkü son zamanlarda tabanındaki erimeye engel olamayan ve toplumun geniş kesimleriyle iletişimi kesilen iktidar partisi her şeye rağmen yanında kalan bazı grupları memnun etmek istiyor. 

Bazı gruplar derken “kızların okutulmasına, kadınların çalışmasına” bile olumsuz gözle bakan ve bu yaklaşımlarını dinin hükmü diye savunan bir zihniyetin mensuplarından söz ediyoruz. Vaktiyle geniş toplum kesimlerini “merkez partisi” olacağına ikna etmek için eski gömleğini çıkardığını beyan eden bir siyasetin şimdiki en sadık taraftar kitlesi bu aynı zamanda… Nereden nereye…

***

Eşine karşı şiddet uygulayan bir erkeğin bu eylemini tekrarlamasına engel olmak için yapılan düzenlemeler ve uygulamalardan “Ailenin köküne kibrit konuluyor”, “Ailelerin dağılmasına yol açılıyor” diye şikâyet ediliyor. Akıl, mantık, vicdan bir yana, “kocası karısını dövmesin diye aileler dağılıyor” şikâyeti bir yana… 

Bazılarımız yine de saf saf soruyorlar İstanbul Sözleşmesi muarızlarına, “Bu ülkede eşleri tarafından türlü eziyetlere maruz bırakılan, hatta öldürülen kadınlar yok mu?” diye… Muhtemelen şimdi iktidara da sorulacaktır, “Devlet ve yasa koyucu bu ciddi problem karşısında çözüm üretmek ve gerekli önemleri almak zorunda değil mi?” diye…

İktidarın ne cevap vereceğini bilemeyiz ama iktidarı bu konuda bir yerden bir yere getirebilen marjinallerin gerçek fikirlerini pek saklamadıkları ortada. Bunlar “aile işlerine devlet karışamaz” diye düşünüyorlar. “Karımı dövüp dövmeyeceğime veya kızımı okutup okutmayacağıma ben karar veririm” diyorlar… Ama bunu “dinin hükmü” diye anlatıyorlar. Asıl problem belki de bu. 

Bir diğer önemli problem ise “eski AK Parti”nin hazırladığı İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmeye hazırlanan “yeni AK Parti”nin toplumun geniş kesimleriyle yeniden buluşmaktan ümidini kesip bu marjinal gruplarla bir “siyasi sözleşme” imzalamış görünmesi.
 

Facebook Yorumları

reklam
6.08.2020
Muhalefete muhalefet etmek
4.08.2020
İstanbul Sözleşmesi’ne kim neden karşı?
1.08.2020
Padişah ile Şeyhülislam arasında bir ‘macera’
30.07.2020
Osmanlı’ya hilafet geldi mi?
25.07.2020
Ayasofya açıldı şimdi ne olacak?
18.07.2020
Bir FETÖ daha çıkar mı?
16.07.2020
‘Yeni AK Parti’ye yeni sözleşme
14.07.2020
Milletin Ayasofya’sı siyasetin Ayasofya’sı
9.07.2020
Trollerle siyaset
4.07.2020
Koca yürekli bir dost geçti bu dünyadan
2.07.2020
Herkese bir yeşil top
30.06.2020
Barolar niye bölünsün?
25.06.2020
Adalet mülkün temeli ama
23.06.2020
Yerli, milli ve İslami
18.06.2020
Devlet nasıl yönetilmez
16.06.2020
İktidar ‘tweet’ işini abarttı
13.06.2020
‘Eski AK Parti’ ve ‘yeni AK Parti’
9.06.2020
AK Parti ile HDP’nin ‘ittifak’ları
6.06.2020
Hizmet siyasetiyle gelip kimlik siyasetiyle gitmek
4.06.2020
CHP’nin ‘merkez’ine yolculuk
2.06.2020
Amerika kaybedecek, Trump kazanacak
30.05.2020
Batı’nın ahlakını mı alsaydık yoksa?
28.05.2020
İç tehdit, dış tehdit, full tehdit!
23.05.2020
Ufukta erken seçim mi var
19.05.2020
‘Namuslu aydın’ mı ‘organik aydın’ mı?
16.05.2020
Kendi soyundan olmayana kim güvenir
14.05.2020
HDP’nin meşruiyeti
12.05.2020
‘Enseyi karartmayalım’
9.05.2020
Muhalefetin meşruiyeti
7.05.2020
Lütfen darbe yapmayalım, yapanları uyaralım
5.05.2020
Amerika önümüzde diz çöktü!
2.05.2020
Yanlıştan dönmek o kadar mı zor!
30.04.2020
İsveç’ten hasta kurtaran ülke
28.04.2020
Bu defa mesele Diyanet değil
25.04.2020
Virüs siyasete bulaşmasın yeter
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive