İbrahim Kiras

Karar



Bookmark and Share

‘Namuslu aydın’ mı ‘organik aydın’ mı?


19.05.2020 - Bu Yazı 393 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Namuslu aydın diye bir tabir vardı eskiden. Şimdilerde pek kullanımda değil. Hatırladığım kadarıyla Cemil Meriç ve Kemal Tahir sıkça kullanırlardı bu terimi.

Peki ne demek namuslu aydın? Kişisel hayatında ahlaki prensiplere uygun davranışlar sergileyen kişi değil herhalde. Çünkü bunun hükmünü vermek bizim işimiz olamaz. 

Namuslu aydın, en kaba tarifle, fikir tartışmasında işine gelmeyen gerçekleri görmezden gelmeyen adamdır. Kendi ideolojik tutumuna, kendi politik tezine aykırı olan yaklaşımlara da hak ettiği değeri verebilen kişi. Taraftarı olduğu fikir sistemi içinde aklına yatmayan hususları sorgulama cesareti gösterebilen insan. İşte bu vasfa aydın namusu deniyordu.

Yine artık kullanımda olmayan “hasbî tefekkür” terimi de bir anlamıyla bunu ifade ederdi. Bir fikre o fikrin sağlayacağı maddi veya manevi çıkardan, herhangi bir faydadan bağımsız olarak değer vermek. Aynı zamanda da bu yolda fikir faaliyetinde bulunmak demekti hasbî tefekkür.

***

Ne var ki hiçbir toplum veya toplumdaki hiçbir zümre kendisine yürümekte olduğu yolun dışında bir yol gösteren kişilere iyi gözle bakmaz. 

Rehberlik görevi için bunları değil, halihazırda yürümekte olduğu yolda yoldaşı olan kendi “organik aydın”ını tercih eder. Bu terimi geliştiren İtalyan komünist düşünür Gramsci’ye göre, “kendi sınıfının” yürüttüğü iktidar mücadelesi çerçevesinde ideolojik yapıyı dönüştürme görevi üstlenen kişidir bu. Bizdeki tabiriyle “dava adamı”... 

Ancak “dava adamı” olmanın zor olduğu devirlerde -yani mensup olduğu zümrenin avantajlı durumda olmadığı zamanlarda- organik aydın elbette -hiç değilse kendini egemen zümrenin emrine veren “iliştirilmiş aydın”lara göre- saygıyı hak eder. 

Mamafih konuya hakikat arayışı veya adalet gibi daha yüksek bir pencereden baktığınız zaman gördüğünüz portre biraz daha netleşiyor: Mensup olduğu kampın şövalyesi gibi davranan, “kendi mahallesine” zarar gelmesin diye fedailik eden bir adamdır karşımızdaki. 

Fedai demek koruduğu değer uğruna kendini feda eden kişi demektir. İyi, güzel tabii ama aydın fedailik edecekse koruması gereken değer fikir namusu olmalıdır. Aydın başka bir değer uğruna fikrinden fedakârlık yapamaz. Bunu yaptığında fikrine de korumak istediği değere de zarar verir aslında. Demek ki fikrin “hür” olması herkesin çıkarınadır. Zira “fikri hür, vicdanı hür” olmayan adam hiçbir felsefi veya politik tezin gelişmesine, olgunlaşmasına katkıda bulunamaz. 

***

Propagandist olmak kolaydır, aydın olmak zor. Ama ilkinin ne toplumuna ne de savunduğu fikre faydası ve katkısı yoktur son tahlilde. Kendi cebine veya kişisel ihtiraslarına yahut psikolojik tatminlerine katkısı da bizi ilgilendirmez. Ama cebini düşünen aydın olamaz. Sonunu düşünenin kahraman olamayacağı gibi! Aslında ikisi de özde aynı şeydir. 

Fikrin hür olması adı üstünde hiç kimsenin ve hiçbir şeyin boyunduruğuna girmemesidir. Aydın olmak okumakla, yazmakla, eğitimle, bilgiyle ilgili bir konum değil. Bugünkü Türkçede bunu ayırıyoruz: Eğitimli, bilgili ve okumaya, öğrenmeye meraklı kişilere -Batı dillerinden aldığımız bir terimle- entelektüel diyoruz. Aydın da bu anlamda elbette entelektüeldir ama okuduklarının/bildiklerinin gereğini yapabilen, doğruyu doğru olduğuna inandığı için savunan bir entelektüeldir. Sosyolojik mahallesinin, ideolojik kampının, mensup olduğu fikir akımının çıkarlarının değil, inandığı doğruların fedailiğini yapan adamdır. 

Aydın vasfını taşıyan entelektüeller her toplumda nadir bulunan, sayıları fazla olmayan kişilerdir. Gelgelelim bazı toplumlar bazı devirlerde aydınlarının sesine daha fazla kulak verirken bazılarında ise bazı devirlerde, Cemil Meriç’in sözleriyle, düşünce kuduz köpek gibi kovalanır. 
 

Facebook Yorumları

reklam
24.11.2020
Erdoğan’a rağmen Erdoğancılık
21.11.2020
Hukukun dışına çıkan hukuk tartışması
14.11.2020
‘Rasyonel yönetime dönüş’ün tek şartı
12.11.2020
Karabağ’da kim kazandı kim daha çok kazandı
10.11.2020
Her şeyin dört dörtlük özeti
5.11.2020
Anketler yalan mı söylüyor?
3.11.2020
Seçimden sonra Türkiye-ABD ilişkilerinde ne bekleyelim?
24.10.2020
İktidar ‘negatif propaganda’ aşamasında
22.10.2020
İYİ Parti’ye ‘operasyon’ mu yapılıyor?
20.10.2020
Valinin biri denetime çıkmış
15.10.2020
Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi
13.10.2020
Önce hukuk sonra siyaset
10.10.2020
İktidarın avantajı muhalefetin ihtiyacı
6.10.2020
Bize de mi hukuk!
3.10.2020
Oyunun kuralıyla oynamak zaaf belirtisi
1.10.2020
Rusya neden hep karşımızda
29.09.2020
Avrasyacı fantezilerin iflası
26.09.2020
HDP’ye operasyonun siyasi şifreleri
24.09.2020
Saldım çayıra mevlam kayıra siyaseti
22.09.2020
Devletin paşası mı “Paşanın devleti” mi?
19.09.2020
‘Firavun Sisi’ şimdi ‘Dostum Sisi’ mi olacak?
15.09.2020
Atatürk’e ‘Gazi’ diyen hainler
13.09.2020
Dışımızdaki İrlandalılar
10.09.2020
HDP’ye nerede bir yer bulunur
5.09.2020
‘Çatı aday’ kim olursa sorun olmaz
3.09.2020
Trump arayı nasıl kapattı
1.09.2020
Anıtkabir’in fethi
29.08.2020
Ecdat ekonomiyi böyle yönetmiyordu!
25.08.2020
‘Gaz bulduk sevinmediler’ siyaseti
22.08.2020
Sevinirken temkini kaygılanırken ümidi kaybetmeyelim
18.08.2020
Niye herkes bize düşman?
15.08.2020
‘Beşik uleması’nın dönüşü: Önce zihniyet bozuluyor, sonra kurumlar
13.08.2020
İnce’nin hamlesi Kılıçdaroğlu’nun stratejisi
11.08.2020
Yalanın kibarcası ‘post-truth’
6.08.2020
Muhalefete muhalefet etmek
4.08.2020
İstanbul Sözleşmesi’ne kim neden karşı?
1.08.2020
Padişah ile Şeyhülislam arasında bir ‘macera’
30.07.2020
Osmanlı’ya hilafet geldi mi?
25.07.2020
Ayasofya açıldı şimdi ne olacak?
18.07.2020
Bir FETÖ daha çıkar mı?
16.07.2020
‘Yeni AK Parti’ye yeni sözleşme
14.07.2020
Milletin Ayasofya’sı siyasetin Ayasofya’sı
9.07.2020
Trollerle siyaset
4.07.2020
Koca yürekli bir dost geçti bu dünyadan
2.07.2020
Herkese bir yeşil top
30.06.2020
Barolar niye bölünsün?
25.06.2020
Adalet mülkün temeli ama
23.06.2020
Yerli, milli ve İslami
18.06.2020
Devlet nasıl yönetilmez
16.06.2020
İktidar ‘tweet’ işini abarttı
13.06.2020
‘Eski AK Parti’ ve ‘yeni AK Parti’
9.06.2020
AK Parti ile HDP’nin ‘ittifak’ları
6.06.2020
Hizmet siyasetiyle gelip kimlik siyasetiyle gitmek
4.06.2020
CHP’nin ‘merkez’ine yolculuk
2.06.2020
Amerika kaybedecek, Trump kazanacak
30.05.2020
Batı’nın ahlakını mı alsaydık yoksa?
28.05.2020
İç tehdit, dış tehdit, full tehdit!
23.05.2020
Ufukta erken seçim mi var
19.05.2020
‘Namuslu aydın’ mı ‘organik aydın’ mı?
16.05.2020
Kendi soyundan olmayana kim güvenir
14.05.2020
HDP’nin meşruiyeti
12.05.2020
‘Enseyi karartmayalım’
9.05.2020
Muhalefetin meşruiyeti
7.05.2020
Lütfen darbe yapmayalım, yapanları uyaralım
5.05.2020
Amerika önümüzde diz çöktü!
2.05.2020
Yanlıştan dönmek o kadar mı zor!
30.04.2020
İsveç’ten hasta kurtaran ülke
28.04.2020
Bu defa mesele Diyanet değil
25.04.2020
Virüs siyasete bulaşmasın yeter
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive