Tarık Ziya Ekinci



Bookmark and Share

Prof. Gürsoy'un mahkûmiyeti hukuk devletinin iflası ve keyfiliğin tescilidir


15.12.2018 - Bu Yazı 622 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Prof. Dr. Gençay Gürsoy İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilimdalı Başkanlığı yapmış, bilim dünyasının saygı duyduğu değerli bir bilim adamı ve yıllarca Türk Tabipleri Birliği Başkanı sıfatıyla hekim camiasını temsil eden saygın bir yöneticidir. Türkiye’nin demokrasi ve barış içinde gelişip kalkınması idealine bağlı yurtsever bir aydındır. İnsan haklarına ve barışçı yaşam tarzına saygılı ve duyarlıdır. Meslek hayatında ve yönettiği sivil toplum örgütlerindeki çalışmalarında belirleyici olan bu duyarlılık olmuştur.  Barış İçin Akademisyenler bildirisini de yurttaşlık bilinci ve sahip olduğu insani duyguların itkisiyle imzalamış olduğundan kuşku duyulamaz.

 İki bini aşkın akademisyenin (kadın-erkek) iyi niyet ve yüksek insani duygularla imzaladıkları Barış İçin Akademisyenler bildirisi 2018 yılının başlarından itibaren kovuşturma konusu yapıldı. Bugüne kadar yargılananlar, genel olarak 1 yıl 3 ay mahkûmiyetle cezalandırılmakta ve hükmün açıklanmasının ertelenmesine karar verilmektedir. 11 Aralık 2018 günü karar duruşması yapılan Prof. Gürsoy ilk defa bu genel uygulamanın dışında tutularak iddianameyi aşan, tamamen farklı ama keyfi ve öznel gerekçelerle 2 yıl 3 ay’a mahkûm edildi. Basından alıntıladığım karar şöyle özetlenmekte…

Prof. Gürsoy hakkında önceki celsede ‘terör örgütüne dolaylı destek propagandası yapmak’ suçlamasıyla esas hakkında mütalaa verilmiş olmasına rağmen mahkemenin celse arasında Gürsoy’un şahsi Twitter hesabından yapmış olduğu paylaşımların ve t24.com.tr isimli internet sitesinde yapmış olduğu söyleşininçıktılarının dosyaya eklediği görüldü.  Sanık ve vekillerinin söz istemleri reddedildi ve kararın açıklanmasına geçildi. 

Kararını açıklayan mahkeme,  ‘silahlı terör örgütü propagandası yapmak’ suçunun işlendiğine dair kanaat oluştuğuna hükmederek Gürsoy’a 2 yıl 3 ay hapis cezası verdi. ‘Sanığın duruşmadaki olumsuz gözlemlenen tutum ve davranışları, pişmanlık duymamış olması’ gerekçeleriyle cezada indirime gidilmedi.” (11. 12. 2018 günlü BİANET)

Prof. Gürsoy hakkında verilen mahkûmiyet kararının nesnellikten uzak, hukukla bağdaşmayan, öznelliği ve keyfiliği belirgin bir karar olduğu ortadadır. Kısaca değerlendirmeye çalışacağım.

1- Yargılamaya esas olan savcılığın iddianamesinde ve esas hakkındaki mütalaasında Prof. Gürsoy da diğer imzacılar gibi ‘terör örgütüne üye olmadığı halde, terör örgütüne yarar sağlayan yazılı beyanda bulunmakla suçlamaktadır.’ Oysa mahkeme Prof. Gürsoy’u, yargılama sürecinde açıklanmayan ve sanığa ait olduğu söylenen twitler ile T24’e verdiği bir röportajı esas alarak  ‘silahlı terör örgütü propagandası yapma’ suçunu işlemiş olmakla mahkûm etmektedir.

2- Mahkeme, usul ve teamül gereği, yargılama sürecinde savcılığın bilgisi dışında mahkemeye intikal eden suçlayıcı kanıtlar hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunması ve ek bir iddianame hazırlanmasına olanak yaratması gerekirken, savunmanın erteleme talebi ve yeni delillere karşı söz isteğini reddederek takdiren kanuni alt sınırdan ayrılarak sanığın 27 ay süre ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkemenin yeni deliller için suç duyurusunda bulunma usulünü çiğneyerek, ara verme ve ek delillere karşı savunma taleplerini reddetmesi hukuksuzluğun ve tesis edilen mahkûmiyet kararının da mesnetsiz olduğunun somut kanıtlarıdır.  Eğer Türkiye’de hâlâ işlevsel bir yargı sistemi varsa, sözünü ettiğimiz kararın mutlaka ve esastan bozulması gerekir.

3- Mahkeme ayrıca “sanığın duruşmada gözlenen olumsuz tutum ve davranışları ile pişmanlık duymamış olması” gerekçeleriyle cezada indirime gidilmediğini belirtmektedir. Prof. Gürsoy’a  yapılan olumsuz davranışlarda bulunma ithamı onu tanıyan herkesi vicdanen rahatsız eden ağır bir suçlamadır.  Hukukla ve adaletle ilgisi olmayan hasmane bir duygunun dışa vurumudur. Yurtta ve dünyadaki hekim örgütleriyle, insan hakları aktivistleri ve onu tanıyan herkes Prof. Gürsoy’u her insana, her kuruma ve her topluluğa karşı son derece saygılı davranan zarafetiyle müsemma bir şahsiyet olarak tanımaktadır. Ona atfedilen olumsuzluk ithamı ancak hasmane bir önyargının ürünü olabilir.

4- Fransız yazar Sartre’ın cezalandırılmasını isteyenlere merhum Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle ‘Sartre Fransa’dır. O cezalandırılamaz” tarihi özdeyişinden esinlenerek, ben de, bilime, halk sağlığına, insan haklarına ve toplumun demokratikleşmesine yaptığı emsalsiz katkılar nedeniyle   “Prof. Dr. Gençay Gürsoy Türkiye’dir. Türkiye cezalandırılamaz!” diyorum.

5- Son yıllarda büyük ölçüde itibar kaybeden yargı sisteminde, hâlâ hukuka saygının küçük bir eseri kalmışsa, istinaf mahkemesinin Prof. Gürsoy hakkında verdiği hukuk dışı mahkûmiyet kararı mutlaka kaldırılacaktır. Aksi halde Türkiye, ulusal ve uluslararası alanlarda hukuka itibar etmeyen, keyfiliğin egemen olduğu itibarsız bir ülke konuma düşmekten kurtulamaz.

Facebook Yorumları

reklam
15.12.2018
Prof. Gürsoy'un mahkûmiyeti hukuk devletinin iflası ve keyfiliğin tescilidir
4.8.2018
DAYATMACI ERKEN SEÇİM TUZAĞINA DÜŞEN MUHALEFET KRİZ İÇİNDEDİR
26.6.2018
24 Haziran seçimlerinin tek galibi HDP’dir
18.6.2018
SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE MİLLET CEPHESİNİN MUHALEFETİ
3.5.2018
Türk faşizmi sosyal demokratlar sayesinde 2. büyük zaferini kazandı
4.4.2018
Demokrasi Savaşımcısı Aydınlara Açık Mektup
23.11.2017
Hukuk ve siyaset
8.9.2017
DEMOKRASİ MÜCADELESİNDE ÖNCÜLÜK SORUNU
8.8.2017
AK Parti’nin 'Yeni Türkiye’si kapitalizm öncesi devlet projesidir
22.6.2017
Anayasanın değiştirilemez maddeleri kadük oldu
14.6.2017
PERVİN BULDAN’IN GÖZALTINA ALINMASI BÜYÜK BİR SKANDALDIR. ŞİDDETLE KINIYORUM
19.5.2017
Kürt siyaseti yeniden inkâr ve kart-kurt günlerine dönmekte
8.5.2017
‘Hayır’ oylarını araçlaştırma çabası büyük yanılgıdır
20.4.2017
Halk oylaması bir demokrasi mücadelesiydi; Kürtler bu mücadeleden zaferle çıktı
8.4.2017
HDP’NİN “BÊJIN NA !” AFİŞLERİ ENGELLENEMEZ
16.2.2017
“Hayır Diyenler” Terörist Değil, Sayın Başbakan!
9.2.2017
Referandumda "Evet ya da hayır demek fark etmez" diyenler fena halde yanılıyor!
5.2.2017
Anayasa referandumu ve demokrasi algısı
23.11.2016
Ahmet Türk'ün gözaltına alınması hukuksuzdur!
15.11.2016
Türkiye’de üniversite eğitimi ve akademik özgürlük
7.11.2016
Türkiye’de hukukun üstünlüğünden ve eşitlikten söz etmek milletle alay etmektir
29.10.2016
Türkiye tipi faşizme karşı uyanık olalım!
27.10.2016
Kışanak ve Anlı’nın şahsında hukuk ihlali yapıldı ve milli irade tahrip edildi
26.10.2016
Faili meçhul cinayetler nasıl unutturularak örtbas edilir
23.9.2016
OHAL ve Türkiye tipi başkanlık rejimi
13.9.2016
Prof. Zelal Ekinci Üniversiteden atıldı
15.8.2016
HDP, 3. MİLLİ CEPHE VE DEMOKRASİ
22.7.2016
Anayasa kaldırılmış ve siyasi partilerimiz kapatılmış mı?
14.7.2016
Kürt asimilasyonu için yeni bir yöntem mi uygulanacak?
28.6.2016
FAŞİZM KARŞISINDA DEMOKRATLARINS RUH HALİ
9.6.2016
DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK PROJESİ GERÇEKÇİ Mİ?
25.5.2016
Yüksek Yargı Başkanlarının Karadeniz Gezileri Bir Skandaldır
23.5.2016
Yarından sonra ne olacak?
23.5.2016
Türk tipi faşizmin yolu açıldı...
22.5.2016
Barış ve savaş iklimini oluşturan devlete egemen güçlerdir
18.11.2015
Ankara Katliamı Neden Batı Kamuoyunda Yankı Bulmadı?
14.11.2015
Seçim sonuçlarına ilişkin bir değerlendirme
9.11.2015
Kürt sorunu çözülecekse varsın başkanlık olsun diyen Kürt aydınlarına
27.10.2015
Kürt sorununu ancak CHP çözer savı gerçekçi mi?
23.10.2015
Sayın Demirtaş’ın katliam yorumu gerçekçidir
30.9.2015
Kürtler kardeşlik değil, demokrasi ve eşit haklı vatandaşlık istiyor
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Düzce Satılık ve Kiralık Emlaklar Emlak8.net