Berat Albayrak Hazine ve Maliye Bakanı olduğu dönemde kurlardaki yükselişi frenlemek için 128 milyar dolar sattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu satışı izah ederken, salgın bahanesiyle yeni bir finansal dalgalanma oluşturmak isteyenlere karşı sattık dedi. Bu sayede kuru ve faizi çok yükseklere taşıyarak toplumsal kargaşa peşinde koşanların oyunlarını bozduk diye de ekledi.

Burada bir açmaz ve çelişkiler yumağı olduğunu görüyor muyuz?

Mesela 2019 başında dolar/TL kuru 5,20’lerdeydi. Ve Berat Albayrak görevden ayrıldığında da kur 8,50’ye çıkmıştı.

Haluk Bürümcekçi 31 Ocak 2021’de bir tablo paylaştı. O tabloda 2019 yılında satılan dövizin 33 milyar dolar, 2020 yılında da 94,4 milyar dolar olduğu veriliyor.

Döviz satışına da zaten 2019 başında başlanmış. Hatta en yüksek satış ise Mart 2019’daki 17,4 milyar dolarla olmuş. Orada kur 5,30-5,60 aralığında tutulmaya çalışılıyor ama mayıs ayında 6,20’ye çıkıyor.

Kısaca 2019-Mart ayında yapılan 17,4 milyar dolar hiç işe yaramamış.

İşte aynı mantığı tüm döviz satışı dönemine uygulayabiliriz. Berat Albayrak 128 milyar dolarlık rezervi satarken nasıl oluyor da kurlar 5,20’den 8,50’ye yükseliyor?

Bu kurlar döviz sattıkça mı yükseliyor? MB’den döviz alanlar daha yukarıdan satmak için mi kurları yukarı taşımış oluyor?

Ya da soruyu şimdi biraz tersten alalım: 06 Kasım ertesinde göreve gelen yeni Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal ve yeni Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan ne yapıyor?

Bildiğimiz kadarı ile yeni göreve gelen bu iki isim döviz satışı vs gibi arka kapı yöntemi hiç kullanmıyorlar. Hatta Merkez Bankası fiili faizi zaten yüzde 14,80’lerdeyken sadece yüzde 17,0’ye çıkartıldı.

Koca ülke 200 baz puanlık faiz artışı ile mi sağladı bu dengeyi?

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan ve MB Başkanı Naci Ağbal son 4 ayda 8,50’den 7,00 liranın altına gerileyen kur dengesini sadece küçük bir faiz artışı ile sağlamış olamaz.

Zaten Berat Albayrak ve önceki MB Başkanı Murat Uysal faizleri yüzde 7,40’tan 14,80’e çıkartmışlardı. Ama onların döneminde bu faiz artışları da kurdaki yükselişi kesmemişti.

O zaman temel sorumuzu soralım: Berat Albayrak ne kadar büyük yanlış yaptı da hem 128 milyar doları sattı, hem de faizleri artırdı ama finansal dalgalanmayı bir türlü durdurmadı?

Tersten de şunu soralım: Lütfi Elvan ile Naci Ağbal sadece 200 baz puanlık faiz artırımı ile nasıl kurda dengeyi sağladılar?

***

Aslında herkes gerçeği biliyor. Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’da 06 Kasım sonrası gerçekleri kısmen açıklamıştı.

Ama bugün yanlışı savunmak gerekiyorsa onu da savunuruz havası veriliyor. Hatta Lütfi Elvan bile buna mecbur kalıyor.

Hatırlayın Naci Ağbal’ın açıklamalarını... Aslında açıklamalardaki satır aralarını okursanız geçmiş dönemde yapılan yanlışları çok net sıralamıştı...

***

Bugün bir şeyi savunmak önemli olabilir. Ama savunurken de tutarlı olmak ve halen görevde olanların hakkını teslim etmek gerekir. Aksi halde doğru adımların hükmünü de yine kendi elimizle kaldırmış olmuyor muyuz?

Şer güçlere ne gerek var ki?