İbrahim Kiras

Karar



Bookmark and Share

Yanlışlarınızın sorumlusu gazeteciler değil


19.01.2021 - Bu Yazı 373 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye’nin bugün tek bir problemi var. O da kötü yönetim. Diğer bütün problemler de aslında bu ana problemin başka alanlardaki tezahürleri. Ülke kötü yönetiliyor, problemler çözülemiyor, verilen sözler tutulamıyor… Doğal olarak da iktidar partilerinin toplumdaki desteği hızla eriyor. Bunun sorumlusu kim? İktidar ortaklarına bakarsanız, her şeyin kötüye gitmesinin sebebi muhalefet. Sanki ekonomiyi, dış politikayı, eğitimi, tarımı, sağlığı -onların nezaketten uzak tabirleriyle- “zillet ittifakı”nın kadroları yönetiyor.

Bir de olup bitenleri eleştire(bile)n az sayıdaki gazeteci sürekli hücum altında. Türkiye’yi bu noktaya getiren politikaları bu köşe yazarları belirliyorlarmış gibi.

Aynı şekilde muhalefet partilerinin seslerini duyurabildikleri çok az sayıdaki basın kuruluşu da hedefte. Sanki beş gazete, üç TV kanalı laf dinlemeyip muhalif bir siyasetçiyi ekranlarına çıkarttıkları veya sayfalarına konuk ettikleri için işsizlik artıyor, enflasyon durdurulamıyor, Türk lirası pul olup cebimizdeki paranın değeri iki yılda iki kat küçülüyor…

Bu köşe yazarları yüzünden döviz kurundaki artışı kontrol etmek için bütün ekonomi uzmanlarının itirazlarına rağmen Merkez Bankasının 140 milyar dolarlık rezervini eritip bitirdik.

“Türkiye’yi uçuracak… hızlı karar aldıracak… bu kardeşinize yetkiyi verin, gerisini merak etmeyin…” diye sunulan Türk tipi başkanlık sisteminin geçen dört yılı yine köşe yazarları yüzünden her alanda kötü yönetim pratiklerinin zirve yaptığı dönem oldu.

***

Sanki köşe yazarları yüzünden pandemi sürecinde dünyadaki bütün hükümetler harıl harıl ülkelerine gereken miktarda aşıyı tedarik etmek için uğraşırlarken Çin aşısı dışındaki alternatiflerle ilgilenmedi bizim hükümetimiz.

120 milyon doz aşıya ihtiyacımız varken köşe yazarları yüzünden Çinliler sadece 50 milyon doz tedarik sözü verdiler. Yine köşe yazarları yüzünden bunun da ne zaman ve ne kadarının gelebileceği belli değil.

Diğer ülkelerin aldığı aşılara köşe yazarları yüzünden ilgi göstermedik ve şimdi yine köşe yazarları yüzünden sipariş kotaları çoktan dolduğu için ne yapacağımızı bilmiyoruz.

Elimizde aşı yok, köşe yazarları yüzünden varmış gibi yapıyoruz. Köşe yazarları yüzünden iktidar partisinin MKYK üyelerine herkesten önce aşı vuruyoruz.

Köşe yazarları yüzünden “hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğiz” retoriğinin yerini “çatlasanız da patlasanız da... oh oh…” lafları aldı.

Köşe yazarları yüzünden çeyrek asırdır ellerinde olan İstanbul’da ve Ankara’da belediye seçimlerini kaybettiler. Köşe yazarları yüzünden “Ne olduğunu bilmiyoruz ama kesin bir şey oldu, çünkü çaldılar…” diyerek İstanbul seçimi tekrar ettirildi. Köşe yazarları yüzünden ikinci defa daha ağır hezimet yaşandı.

Köşe yazarları yüzünden damat-gelin, eş-dost, akraba kayırmacılıkları milletin vicdanına dokundu.

***

Hayır, iktidar partilerinin toplumdaki desteği hızla eriyorsa bunun sebebi köşe yazarları değil, kendi yanlışları. Sayın Erdoğan ve sayın Bahçeli bu basit gerçeği kabullenip bu doğrultuda bir çözüm aramak yerine suçlu aramakla vakit geçirmeye devam ederlerse karşılarına bugünden çok daha vahim bir tablonun çıkması mukadderdir. Onu bunu hain ilan ederek bağırıp çağırmakla hiçbir şeye çözüm bulamazsınız. Üstelik bu kutuplaştırıcı, düşmanlaştırıcı, kışkırtıcı dil öngörülemez başka olumsuzluklar da doğurabilir.

Muhalif siyasetçilere ve bazı gazetecilere yönelik şiddet eylemleri -eğer organize saldırılar değilse- ülkedeki egemen siyaset dilinin sonuçlarıdır. MHP lideri Bahçeli’nin geçtiğimiz günlerde meydana gelen saldırılar konusunda partisine yönelen eleştirileri reddederken “Milliyetçi Ülkücü Hareket herkesin hayat, düşünce, inanç ve ifade hakkına saygı duyar… Milliyetçi Hareket Partisi’nin sokakta işi yoktur” gibi ifadeler kullanma gereği duyması olumlu bir tavır. Ancak bazı KARAR yazarlarını ismen zikrederek kullandığı haksız ve yakışıksız ifadeler bu tavrın içtenliğini sorgulatacak derecede büyük bir talihsizlik.

Anlaşılan o ki Taha Akyol ile Elif Çakır’ın KARAR.tv’deki yayınına katılan sayın Davutoğlu’nun eleştirilerine kızmış sayın Bahçeli. Davutoğlu’nu ekrana çıkarıp konuşturdukları için Karar yazarlarına veryansın ediyor. (Yıldıray Oğur’un da bir yazısındaki ifadeler muhalif siyasetçiler tarafından paylaşılıp tekrarlandığı için öfkeye sebep olmuş.)

Oysa yalnızca Davutoğlu değil, Kılıçdaroğlu’ndan Akşener’e, Karamollaoğlu’ndan Babacan’a muhalefet liderlerinin tamamının seslerini duyurabildikleri çok az sayıdaki mecradan biri olarak KARAR’ın sayfaları ve ekranı iktidar cephesindeki siyasetçilere -ve arzu ederse elbette Sayın Bahçeli’ye- de açık. Çünkü biz şu veya bu siyasi hareketi desteklemek için değil fikir hürriyetini yaşatmak ve mesleğimizi kendi bildiğimiz şekilde yapmak gayesiyle yola çıktık. Bunun için ödeyeceğimiz bedeli de ödedik

Facebook Yorumları

reklam
23.02.2021
Ben devletim demeye başlamışsanız
21.02.2021
Biraz da muhalefetin icraatını eleştirelim
14.02.2021
‘Dış güç’ olsaydınız bugünkü iktidara saldırır mıydınız?
9.02.2021
Boğaziçi’nden yeni bir ‘Gezi’ çıkar mı?
6.02.2021
Allah bizi bu siyasetten muhafaza etsin
4.02.2021
Rektör istifa eder mi
2.02.2021
Muhalefetten medet bekleyen iktidar
28.01.2021
AK Parti kaybettiği yüzüğü arıyor
26.01.2021
Aydınların yün eldiveni
21.01.2021
Bırakın biraz da biz örnek olalım
19.01.2021
Yanlışlarınızın sorumlusu gazeteciler değil
16.01.2021
Topluma örnek olan 51 AK Partili
12.01.2021
WhatsApp bizim bilgilerimizi ne yapıyor?
7.01.2021
AK Parti tabanı ‘ne olursa olsun’ der mi?
5.01.2021
Mesele başörtüsü değil miydi
2.01.2021
Bize de mi aşı yok?
29.12.2020
‘Türk insanına uygun aşı’ gelmiştir
26.12.2020
Devletin bekası sahiden tehlikede
22.12.2020
Kuzey Kore modeli siyaset
15.12.2020
Ya ittifak CHP’yle yapılsaydı ne olacaktı
12.12.2020
Aşı hakkında bildiğimiz tek şey
8.12.2020
Aşıda da çuvalladık maalesef
5.12.2020
Muz cumhuriyetinin siyasi reklamcıları
3.12.2020
Artık ‘kuru laf’ karın doyurmuyor
28.11.2020
MHP ‘tamam’ deseydi ne olacaktı?
26.11.2020
Bu muhalefetin ülkeye verdiği zararlar
24.11.2020
Erdoğan’a rağmen Erdoğancılık
21.11.2020
Hukukun dışına çıkan hukuk tartışması
14.11.2020
‘Rasyonel yönetime dönüş’ün tek şartı
12.11.2020
Karabağ’da kim kazandı kim daha çok kazandı
10.11.2020
Her şeyin dört dörtlük özeti
5.11.2020
Anketler yalan mı söylüyor?
3.11.2020
Seçimden sonra Türkiye-ABD ilişkilerinde ne bekleyelim?
24.10.2020
İktidar ‘negatif propaganda’ aşamasında
22.10.2020
İYİ Parti’ye ‘operasyon’ mu yapılıyor?
20.10.2020
Valinin biri denetime çıkmış
15.10.2020
Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi
13.10.2020
Önce hukuk sonra siyaset
10.10.2020
İktidarın avantajı muhalefetin ihtiyacı
6.10.2020
Bize de mi hukuk!
3.10.2020
Oyunun kuralıyla oynamak zaaf belirtisi
1.10.2020
Rusya neden hep karşımızda
29.09.2020
Avrasyacı fantezilerin iflası
26.09.2020
HDP’ye operasyonun siyasi şifreleri
24.09.2020
Saldım çayıra mevlam kayıra siyaseti
22.09.2020
Devletin paşası mı “Paşanın devleti” mi?
19.09.2020
‘Firavun Sisi’ şimdi ‘Dostum Sisi’ mi olacak?
15.09.2020
Atatürk’e ‘Gazi’ diyen hainler
13.09.2020
Dışımızdaki İrlandalılar
10.09.2020
HDP’ye nerede bir yer bulunur
5.09.2020
‘Çatı aday’ kim olursa sorun olmaz
3.09.2020
Trump arayı nasıl kapattı
1.09.2020
Anıtkabir’in fethi
29.08.2020
Ecdat ekonomiyi böyle yönetmiyordu!
25.08.2020
‘Gaz bulduk sevinmediler’ siyaseti
22.08.2020
Sevinirken temkini kaygılanırken ümidi kaybetmeyelim
18.08.2020
Niye herkes bize düşman?
15.08.2020
‘Beşik uleması’nın dönüşü: Önce zihniyet bozuluyor, sonra kurumlar
13.08.2020
İnce’nin hamlesi Kılıçdaroğlu’nun stratejisi
11.08.2020
Yalanın kibarcası ‘post-truth’
6.08.2020
Muhalefete muhalefet etmek
4.08.2020
İstanbul Sözleşmesi’ne kim neden karşı?
1.08.2020
Padişah ile Şeyhülislam arasında bir ‘macera’
30.07.2020
Osmanlı’ya hilafet geldi mi?
25.07.2020
Ayasofya açıldı şimdi ne olacak?
18.07.2020
Bir FETÖ daha çıkar mı?
16.07.2020
‘Yeni AK Parti’ye yeni sözleşme
14.07.2020
Milletin Ayasofya’sı siyasetin Ayasofya’sı
9.07.2020
Trollerle siyaset
4.07.2020
Koca yürekli bir dost geçti bu dünyadan
2.07.2020
Herkese bir yeşil top
30.06.2020
Barolar niye bölünsün?
25.06.2020
Adalet mülkün temeli ama
23.06.2020
Yerli, milli ve İslami
18.06.2020
Devlet nasıl yönetilmez
16.06.2020
İktidar ‘tweet’ işini abarttı
13.06.2020
‘Eski AK Parti’ ve ‘yeni AK Parti’
9.06.2020
AK Parti ile HDP’nin ‘ittifak’ları
6.06.2020
Hizmet siyasetiyle gelip kimlik siyasetiyle gitmek
4.06.2020
CHP’nin ‘merkez’ine yolculuk
2.06.2020
Amerika kaybedecek, Trump kazanacak
30.05.2020
Batı’nın ahlakını mı alsaydık yoksa?
28.05.2020
İç tehdit, dış tehdit, full tehdit!
23.05.2020
Ufukta erken seçim mi var
19.05.2020
‘Namuslu aydın’ mı ‘organik aydın’ mı?
16.05.2020
Kendi soyundan olmayana kim güvenir
14.05.2020
HDP’nin meşruiyeti
12.05.2020
‘Enseyi karartmayalım’
9.05.2020
Muhalefetin meşruiyeti
7.05.2020
Lütfen darbe yapmayalım, yapanları uyaralım
5.05.2020
Amerika önümüzde diz çöktü!
2.05.2020
Yanlıştan dönmek o kadar mı zor!
30.04.2020
İsveç’ten hasta kurtaran ülke
28.04.2020
Bu defa mesele Diyanet değil
25.04.2020
Virüs siyasete bulaşmasın yeter
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive