Hüseyin ÇAKIR

cakir.56@gmail.com



Bookmark and Share

HDP toplumun vicdanına ve aklına dokunuyor


29.5.2015 - Bu Yazı 4415 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye son otuz yılda sarsıcı sosyolojik ve zihinsel değişim içinden geçiyor: Küresel ve yerel dip dalga diyalektiği toplumun tümünde köpürerek dışa vuruyor. Kıyıya vuran dalgalar geriye çekilip tekrar geldiklerinde bambaşka oluyorlar. Mutlak doğru bilinenler yanılsanıyor, ezberlenmiş doğruların hakikat karşısında yüzü kızarıyor. Günlük çıkarlar için her türlü hakikati eğme bükme ve araçsallaştırıp amaca uydurma cambazlığını toplum ve bireyler artık yutmuyor. Bu cambazlığı ister sol-sosyalizm, ister dindarlık-din, toplumsal gelenek görenek, ahlak vs. için yapanların ikiyüzlülüğünü yutanlar hızla azalıyor.

Bu seçim, bütün kartların defalarca karılıp yeniden dağıtılacağı bir seçim havasında gidiyor. İdeolojik duruşta olanların dışında oy kullanacak seçmenler, özellikle genç seçmenler, bugünlerine, yarınlarına ve geleceklerine oy verme tercihleriyle yüz yüzeler. Genç seçmenler aynı zamanda, anneleri ve babalarının zihniyet dünyalarıyla, gelenekleriyle değerler dünyalarıyla, bugün ve gelecek hayalleriyle kırılma ve kopuş çelişkisi ve çatışması içindeler diye düşünüyorum.

 

HDP, UMUT ARAYIŞINDAKİLERİN UMUDU OLMA YOLUNDA

HDP hakkında Türkiye’nin her yerinde, hemen herkes —Erdoğan ve Davutoğlu dışında– çoğunlukla iyi konuşuluyor. Selahattin Demirtaş’ın siyaset yapma tarzı, siyaset dili herkesin yüreğine dokunuyor, içini ısıtıyor. Uzunca bir zamandır kaybettiğimiz, üstünü kapattığımız, erdemsevgivicdanadalet duygumuz derin uykusundan uyanıyor.

Demirtaş’ın uzlaşmacı, demokrat, herkes gibi sıradan olma hâli ve siyaset dili, Kasımpaşalı- külhanbeyi, astığı astık, kestiği kestik, şan, şöhret, mal- mülk, takım- taklavat üstüne oturmuş hindi gibi kabarma- babalanarak siyaset yapma raconunu- fiyakasını fena hâlde bozdu.

Herkesin gözünün içine baka baka yapılan demagoji, yalan, iftira, çamur siyaseti iletişim çağında söz ağızdan çıktığında gerçek ne ise sosyal medyada dalga dalga yayılıyor.

HDP ve Demirtaş’ın seçim kampanyası stratejisi Cumhurbaşkanı ve Davutoğlu’nun çatışma üstüne kurdukları siyaset stratejisini çökertti. Bu yazının ana konusu değil ama, Kılıçdaroğlu’nun AKP ile polemik yapmayan ve çatışmadan uzak kendi politikasını anlatan stratejisini de bir kenara not etmek lazım.

HDP, toplumsal ortak dili, duyguyu, vicdanı yakaladı. HDP’ye sempati duyan, oy vermeye karar verenler, HDP’de en özgür biçimde kendilerini ifade edebileceğini görmüş olmalılar: Kürt siyasal hareketi içinden gelen, sert çatışmalar içinden geçmiş bir hareketin Türkiye partisi olma amacına yönelmesi ve Türkiye’nin her yerinde olması. Bu çok önemli bir potansiyel, HDP bu potansiyeli kucaklayıp, hem kendi değişiminin hem de Türkiye’nin siyasal değişiminin öznesi olabilir mi olamaz mı? 2015 seçimlerinin toplumun tümünü kucaklayan, toplumun tümünün sempati ile baktığı Selahattin Demirtaş öznelliği, HDP’yi aşan öne çıkışı hem avantaj hem dezavantaj.

HDP ve Demirtaş, siyasal yenilenmenin aktörü gibi davranıyor. Machiavelli’nin kurduğu siyaset felsefesinden bu yana kurumsallaşmış siyaset, toplumu oluşturan sosyal- sınıfsal parçalar çıkarına yapılmakta. Parti adı bu parçaları savunan siyasi organizasyon olarak siyasal literatüre girmiş bulunuyor. 21. yüzyılda hâlâ siyaset, “parti- toplumsal parça”nın çıkarı ve ötekileri yok etme, boyunduruğu altına alma olarak yapılıyor. Seçimler yoluyla çoğunluğu sağlayarak iktidara gelindiğinde, devlet, toplumsal hayat, düşünce, inanç veya inançsızlık, iktidar partisinin ideolojisi ve temsil ettiği sınıf adına dizayn ediliyor.

Siyaset, pragmatizm esas alınarak yapıldığı için, vicdan, erdem, değerler dünyası siyaset yapmanın aracı olarak özünden saptırılıp araçsallaştırılıyor.

Machiavelli’nin siyaset felsefesinde ifade edilen “iktidara giden yolda her şey mubahtır” zihniyetine sadık kalarak dünyada ve Türkiye’de siyaset yapanlar elbette var. Machiavelli’nin bu ilkesine geçmişte proletarya diktatörlüğünü savunan sosyalistler sadık! oldular. Bugün o sosyalistlerden “değiştim” diyen AKP-ML’li olanların zihniyetlerinin öznesi değişmiş durumda. Özne, Lenin, Stalin, Enver Hoca, Mao yerine Erdoğan olmuş, öncü parti AKP; sosyalist demokrasi AKP’nin demokrasi zihniyeti; anti-demokratik uygulamaları “demokrasi” olmuş durumda.

AKP’nin otoriter rejim kurma hayali, bu AKP-ML’ci “demokratları” maalesef hiç rahatsız etmiyor.

Değişim ve yenilenmenin ne ideolojik ne de toplum mühendisliği olarak planlanabilir bir şey olduğu yaşanıp görüldü. Görmeyenler, içinden geçtiğimiz bu dönemi “demokrasi ve kuruculuk” olarak tanımlıyorlar. Peki, sormak lazım: “Siz demokratik bir hayat yaşadınız mı, hayatınızda ne kadar demokratlık biriktirdiniz?
Ben yanıt vereyim: Teorik olarak sınırsız ahkâm kesecek kadar çok demokratlık, demokrasi lafı ederiz, iş pratiğe geldi mi her somut durumda yüzümüz hep kızarır.

Bizim kuşak hep demokrasi mücadelesi verdi, ama ne tadını ne tuzunu bildi, tattı. Demokrasi sanılan şey ise, “öğretilmiş çaresizlik”ten öte bir şey değildi.

68 solcularının torunları, 78’lilerin çocukları babalarının ve dedelerinin arkaik ideolojik, sınıfa karşı sınıf, ulusalcı, seçkinci solcu, laikçi-Kemalist duruşlarını, bugün ve gelecek hayallerini darmaduman eden küresel ve yerel zihniyetle, sosyal davranışla, politik bakışla hareket ediyorlar diye düşünüyorum, gördüklerim, tanıdıklarım da böyle.

Bütün partiler ve toplumsal kesimler HDP’ye sempati ile bakıyor. Bu, demokrat zihniyetin toplumsallaşması adına sevindiricidir. HDP, toplumun her kesiminin vicdanına dokunuyor.

Demirtaş, algı manipülasyonlarına karşı gerçekleri ortaya koyarak, toplumun akılcı ve mantıklı düşünmesine örnek teşkil edecek konuşmalar yapıyor. HDP’yi gerçekçi, güvenilir hâle getiriyor. Bu seçim kampanyasının en sempatik lideri olması bu özelliğinden geliyor.

7 Haziran’da Türkiye’nin normalleşmesi için HDP’ye oy vermek, akıl sağlığını korumak, insan olmanın erdemine yüreğimizde yer açmak gibi bir şey.

Bu kez HDP demek için çok neden var.

cakir.56@gmail.com

Twitter: @huseyincakir1

Facebook Yorumları

reklam
8.10.2016
BEHİCE BORAN’SIZ 29 YIL
15.8.2016
Hakikisini anlat!
2.8.2016
Yeni sayfaya! yurttaşlık referansıyla başlamak
20.7.2016
Darbe geleneği! ilk kez topluma tosladı... Ama...
6.7.2016
Güvenlikçi politikalar, özgürlüğü yok ediyor/ rejimler otoriterleşiyor
12.4.2016
İkinci tekrar Cumhuriyet
17.10.2015
Her şey muhafazakârları bloke etmek için…
11.9.2015
Bu kafayla gidilirse askerî darbeye davetiye çıkartılır
29.5.2015
HDP toplumun vicdanına ve aklına dokunuyor
06.04.2015
Seçimler barış süreçleri için zorlu dönemlerdir
27.01.2015
Tarihsel Blok ve Kimlikler Üstünden Politika…
11.01.2015
Baskı ve şiddeti meşrulaştırma aracı olarak terör
05.01.2015
"Değişim!" yeni iktidar bloku yarattı
26.12.2014
“28 Şubat Bin Yıl Sürecek” denilmişti!: Nihayet ilk yıllarına girdik galiba
26.10.2014
Türkiye kapitalizminin değişimi ve AKP
07.10.2014
“Yeni Türkiye!”de: Askeri sanayi büyürse, sonra ne olur (1)
04.10.2014
Bizim demokrasi! hangi demokrasi
27.08.2014
Parti devleti- Devlet Partisi rejimine doğru mu?
27.07.2014
Yeni Türkiye nerede başlıyor, eski Türkiye nerede bitiyor
15.07.2014
Fiili başkanlık ve cumhurbaşkanlığı seçimi
03.07.2014
Öğrenilmiş çaresizlik
04.06.2014
Cumhurbaşkanı mı, rejim mi seçeceğiz
18.05.2014
Görünmez kaza(lar) takdiri ilahi!
30.04.2014
İki muhafazakâr(lık)
13.04.2014
Modern muhafazakârlık kazandı!
20.03.2014
Kutuplaşma sınırı aşılıyor...
08.03.2014
Vesayetin devamlılığı için filtre değiştiriliyor
27.02.2014
‘Yalan, kişiyi haddi aşmaya götürür’
17.02.2014
Olup bitenlerin ‘ötesi’nden bakmak
07.02.2014
Fikrimiz iktidarda, biz hapisteyiz’
25.01.2014
Asıl kavga ‘yeni derin devlet’le cemaat(ler) arasında
16.01.2014
Cemaat aslında derin devlet- Gladio mu
06.01.2014
‘Pasif devrim’ bitti, Ergenekon’la barış başladı!
04.01.2014
“Pasif devrim” bitti, Ergenekon’la barış başladı!
26.12.2013
Değişen Türkiye ve demokrasi yolu buraya kadar mı
07.12.2013
‘Gizlice’ hakkımızda neler yapılıyor acaba
28.11.2013
Ne olacak şimdi: Kardeşlik hukuku mu, 12 Eylül hukuku mu
21.11.2013
Diyarbakır’da doğru söyler, Bismil’de şaşar
14.11.2013
‘Başbakan’ı yıpratmayalım!’ Ama o her şeyimize karışsın!..
07.11.2013
‘Parti olmayan parti’ HDP
30.10.2013
HDP, denenmişlerden ‘yeni’ bir deneme mi
21.10.2013
Askeri sanayi ne işe yarar!
09.10.2013
Tam demokrasinin 2023’e kadar yolu mu var!
02.10.2013
Paketten yeni paketlet çıktı, demokratikleşmeye devam
30.09.2013
Bu paket son paket mi acaba
19.09.2013
Ateşi düşürüp normalleşmek
13.09.2013
İslamcı kimlik merkezli yeni ‘biz’ ve ‘onlar’
07.09.2013
Barış için savaş! Öyle mi...
29.08.2013
İnsani değerler: Biz ve onlar
22.08.2013
Sivil toplum, cemaat, sol
15.08.2013
Sivil toplum, cemaat, siyaset ve STK’lar
08.08.2013
BDP’yi Türk soluyla birleştirmek, Kürtleri ideolojik tercihe zorlar
31.07.2013
Kürtler ve BDP, reformları sırtladılar...
25.07.2013
Başbakanı eleştirmek ya da eleştirmeyenleri eleştirmek
17.07.2013
Eski devletin eski kurumları ‘kitle’ örgütleri: Ve sivil- gri alan
11.07.2013
60 yıllık iktidar-muhalefet tablosu değişir mi
03.07.2013
İslamcı- muhafazakâr blok ve muhalefet
26.06.2013
Gezi’den yeni bir siyasi hareket çıkar mı
23.06.2013
Allah affetsin ama...
20.06.2013
‘Benim Türkiye’m!’ ve iki Türkiye!
16.06.2013
Kritik 24 saat...
12.06.2013
Şimdi her şeyi yeniden düşünme zamanı...
06.06.2013
Taksim isyanının önü ve arkası
03.06.2013
Her isyan, her devrim ama... huzur getirmiyor mu?
29.05.2013
Evet, değiştik; değişmeye de devam ediyoruz...
16.05.2013
Türkiye, Suriye’nin açık hedefi mi oldu
09.05.2013
Bir gazete: Demokratlık, demokrasi ve tartışmanın özü
22.04.2013
Türkiye, Kürt sorununu çözerken kendi modelini yaratıyor
21.03.2013
Barış demeyelim! Ölümler dursun diyelim
17.03.2013
16 Mart 1978: 35. yıl
22.02.2013
CHP’ye karasevda aşkı mı, nefret mi?
11.02.2013
Parmak tetikten uzaklaşıyor
19.01.2013
“Acıyı bal eyledik”
12.01.2013
Barışı hedef alan derin cinayetler
11.01.2013
Şimdi, duygu ile aklın dengeleme zamanı
08.01.2013
Parmak tetikten uzaklaşıyor
29.11.2012
“Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi”: Farkı ne olacak?
16.10.2012
Taraf’taki tartışma: Nasıl bir Demokratlık
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları