Hüseyin ÇAKIR

cakir.56@gmail.com



Bookmark and Share

BEHİCE BORAN’SIZ 29 YIL


8.10.2016 - Bu Yazı 973 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 TİP Genel Başkanı Behice Boran ve TKP Genel Sekreteri (Haydar Kutlu) Nabi Yağcı 7 Ekim 1987`de Brüksel`de düzenlenen Basın Toplantısıyla TİP-TKP’nin Türkiye Birleşik Komünist Partisi(TBKP) adını altında birleşme kararını açıkladılar.

Boran Basın Toplantısından 3 gün sonra 10 Ekim 1987 sabahı 77 yaşında uykusunda yaşama veda etti.

Behice Boran kimdi?

Behice Sadık Boran, 1 Mayıs 1910 tarihinde Bursa‘da doğdu. Kazan Tatarı olan anne ve babası 1890’larda Bursa’ya göç eden Sadık Bey ile Mahire Hanım’dır. Üç kardeşin en küçüğüydü. İlkokulu Bursa’da okumaya başladı ancak Kurtuluş Savaşı döneminde Yunanlılar Bursa’ya girince, ailesiyle İstanbul‘a göç etti. İstanbul’da Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nde eğitimine devam etti. Şimdiki adıyla Robert Kolej olan okulun orta kısmından 1927 yılında mezun oldu. 1931 yılında da lise kısmından birincilikle bitiren ilk kız öğrenci oldu.

Mezun olunca Manisa ortaokuluna İngilizce öğretmeni olarak atandı. Amerikan Kız Koleji’ndeki tarih öğretmeni sayesinde Amerikan Michigan Üniversitesinden burs alarak Amerika’ya gitti. Michigan Üniversitesi’nde sosyoloji doktorasını 1939 yılında bitirerek Türkiye’ye döndü.

Türkiye’ye döndükten sonra Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi (DTCF) sosyoloji bölümüne doçent olarak atandı. 1941 yılında bir grup arkadaşıyla birlikte ‘Yurt ve Dünya’ ile ‘Adımlar’ dergilerini çıkarmaya başladı.

1948 yılında siyasi görüşleri nedeniyle üniversiteden el çektirildi. 1950 yılında “Barışseverler Cemiyeti”ni kurdu ve başkanlığını yaptı. Bu cemiyetten 1950 yılında Adnan Menderes hükümetinin Kore‘ye asker göndermesini kınayan bir bildiri yayımlayınca 15 ay hapis cezası aldı.

Behice Boran, 1946 yılında Dışişleri’nde Yunanca çevirmenliği yapan Nevzat Hatko ile evlendi. Elif Alova adında kızı vardı. Dursun adında bir erkek çocukları oldu.

Boran, 1953’te Türkiye Komünist Partisi (TKP)’ne yönelik büyük tutuklama furyasında göz atlına alınıp tutuklandı. Kanıt yetersizliğinden salıverildi.

1962’de Türkiye İşçi Partisi’ne üye oldu. Birinci Büyük Kongre’de (1964) MYK’ya seçildi. 1965 genel seçimlerinde TBMM’ye Urfa milletvekili olarak giren Boran, SSCB’nin Çekoslovakya’nın işgalinden (Ağustos 1968) sonra, Genel Başkan Mehmet Ali Aybar ile görüş ayrılığına düşen grubun içinde yer aldı. Bu muhalif grubun başını çeken Sadun Aren ve Behice Boran tarihe Aren-Boran olarak geçtiler. Aybar ve arkadaşlarının partiden ayrılmalarının ardından, Behice Boran, TİP’in Dördüncü Büyük Kongre’sinde genel başkanlığa getirildi. (1970).

Boran, 12 Mart 1971 Muhtırasını izleyen günlerde tutuklandı. TİP'in 29 – 31 Ekim 1970 tarıhinde yapılan TİP’nin 4. Büyük kongresi’nin 6 numaralı Kürt sorunu kararı gerekçe gösterilerek Anayasa Mahkemesi’nce kapatıldı. Boran 15 yıla mahkûm edildi. 1974`te çıkarılan Genel Af ile serbest kalan Behice Boran, 1975 yılında ikinci kez kurulan TİP`in yeniden genel başkanı oldu.

12 Eylül 1980 cuntasına kadar TİP genel başkanlığını sürdüren Behice Boran, 1980 cuntasında kısa bir süre gözaltında tutuldu. Askeri cuntanın gözaltı ve tutuklamarı güvenlik çemberini daraltıyordu. 1981 yılında yurt dışına çıktı. Politik göçmen oldu. Ve yurttaşlıktan çıkarıldı.

Brüksel`de siyasi mülteci olarak yaşayan Behice Boran, ilerleyen hastalığına rağmen TİP-TKP birliğini sonlandırmak için çalıştı ve birleşme sürecinde belirleyici rol oynadı.

TİP-TKP’nin Türkiye Birleşik Komünist Partisi(TBKP) adını altında birleşme kararını açıklandığı basın toplantısı öncesi Behice Boran`ın hastalığı ağırlaşmıştı. Doktoru bu toplantıya katılmasının intihar olacağını söylese de Boran, ilerleyen hastalığına rağmen bu toplantıya mutlak katılacağını söyledi. Ve bu toplantıya katıldı.

Birleşme deklerasyonunu açıklandığı Bürüksel Basın Toplantısında Behice Boran şöyle konuştu: “ 70’li yıllarda TİP ve TKP’nin işçi sınıfının iki ayrı devrimci partisi olarak gelişme ve etkinlik gösterdikleri halde aralarındaki birlik sorununu çözemeyişleri demokrasi mücadelesini zayıflatan bir etken olmuştur. Böylece dünya işçi sınıfı tarihinin ortaya koyduğu şaşmaz ilke ülkemizin örneğinde bir kez daha doğrulanmıştır. İşçi sınıfının partileri arasındaki ayrılıktan yalnızca halkımızın düşmanları yarar sağlarken, birleşmeden işçi sınıfı, tüm emekçiler kazançlı çıkacaktır. Birliğin alternatifi yoktur” dedi.

7 Ekim Brüksel Basın Toplantısından 3 gün sonra 10 Ekim 1987 sabahı 77 yaşında uykusunda yaşama veda etti.

Behice Boran için ilk tören Brüksel`de yapıldı. İkinci tören, Ankara`da TBMM düzenlendi. 18 Ekim`de ise İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı`nda on binlerce seveni tarafından alkışlarla toprağa verildi.

Facebook Yorumları

reklam
8.10.2016
BEHİCE BORAN’SIZ 29 YIL
15.8.2016
Hakikisini anlat!
2.8.2016
Yeni sayfaya! yurttaşlık referansıyla başlamak
20.7.2016
Darbe geleneği! ilk kez topluma tosladı... Ama...
6.7.2016
Güvenlikçi politikalar, özgürlüğü yok ediyor/ rejimler otoriterleşiyor
12.4.2016
İkinci tekrar Cumhuriyet
17.10.2015
Her şey muhafazakârları bloke etmek için…
11.9.2015
Bu kafayla gidilirse askerî darbeye davetiye çıkartılır
29.5.2015
HDP toplumun vicdanına ve aklına dokunuyor
06.04.2015
Seçimler barış süreçleri için zorlu dönemlerdir
27.01.2015
Tarihsel Blok ve Kimlikler Üstünden Politika…
11.01.2015
Baskı ve şiddeti meşrulaştırma aracı olarak terör
05.01.2015
"Değişim!" yeni iktidar bloku yarattı
26.12.2014
“28 Şubat Bin Yıl Sürecek” denilmişti!: Nihayet ilk yıllarına girdik galiba
26.10.2014
Türkiye kapitalizminin değişimi ve AKP
07.10.2014
“Yeni Türkiye!”de: Askeri sanayi büyürse, sonra ne olur (1)
04.10.2014
Bizim demokrasi! hangi demokrasi
27.08.2014
Parti devleti- Devlet Partisi rejimine doğru mu?
27.07.2014
Yeni Türkiye nerede başlıyor, eski Türkiye nerede bitiyor
15.07.2014
Fiili başkanlık ve cumhurbaşkanlığı seçimi
03.07.2014
Öğrenilmiş çaresizlik
04.06.2014
Cumhurbaşkanı mı, rejim mi seçeceğiz
18.05.2014
Görünmez kaza(lar) takdiri ilahi!
30.04.2014
İki muhafazakâr(lık)
13.04.2014
Modern muhafazakârlık kazandı!
20.03.2014
Kutuplaşma sınırı aşılıyor...
08.03.2014
Vesayetin devamlılığı için filtre değiştiriliyor
27.02.2014
‘Yalan, kişiyi haddi aşmaya götürür’
17.02.2014
Olup bitenlerin ‘ötesi’nden bakmak
07.02.2014
Fikrimiz iktidarda, biz hapisteyiz’
25.01.2014
Asıl kavga ‘yeni derin devlet’le cemaat(ler) arasında
16.01.2014
Cemaat aslında derin devlet- Gladio mu
06.01.2014
‘Pasif devrim’ bitti, Ergenekon’la barış başladı!
04.01.2014
“Pasif devrim” bitti, Ergenekon’la barış başladı!
26.12.2013
Değişen Türkiye ve demokrasi yolu buraya kadar mı
07.12.2013
‘Gizlice’ hakkımızda neler yapılıyor acaba
28.11.2013
Ne olacak şimdi: Kardeşlik hukuku mu, 12 Eylül hukuku mu
21.11.2013
Diyarbakır’da doğru söyler, Bismil’de şaşar
14.11.2013
‘Başbakan’ı yıpratmayalım!’ Ama o her şeyimize karışsın!..
07.11.2013
‘Parti olmayan parti’ HDP
30.10.2013
HDP, denenmişlerden ‘yeni’ bir deneme mi
21.10.2013
Askeri sanayi ne işe yarar!
09.10.2013
Tam demokrasinin 2023’e kadar yolu mu var!
02.10.2013
Paketten yeni paketlet çıktı, demokratikleşmeye devam
30.09.2013
Bu paket son paket mi acaba
19.09.2013
Ateşi düşürüp normalleşmek
13.09.2013
İslamcı kimlik merkezli yeni ‘biz’ ve ‘onlar’
07.09.2013
Barış için savaş! Öyle mi...
29.08.2013
İnsani değerler: Biz ve onlar
22.08.2013
Sivil toplum, cemaat, sol
15.08.2013
Sivil toplum, cemaat, siyaset ve STK’lar
08.08.2013
BDP’yi Türk soluyla birleştirmek, Kürtleri ideolojik tercihe zorlar
31.07.2013
Kürtler ve BDP, reformları sırtladılar...
25.07.2013
Başbakanı eleştirmek ya da eleştirmeyenleri eleştirmek
17.07.2013
Eski devletin eski kurumları ‘kitle’ örgütleri: Ve sivil- gri alan
11.07.2013
60 yıllık iktidar-muhalefet tablosu değişir mi
03.07.2013
İslamcı- muhafazakâr blok ve muhalefet
26.06.2013
Gezi’den yeni bir siyasi hareket çıkar mı
23.06.2013
Allah affetsin ama...
20.06.2013
‘Benim Türkiye’m!’ ve iki Türkiye!
16.06.2013
Kritik 24 saat...
12.06.2013
Şimdi her şeyi yeniden düşünme zamanı...
06.06.2013
Taksim isyanının önü ve arkası
03.06.2013
Her isyan, her devrim ama... huzur getirmiyor mu?
29.05.2013
Evet, değiştik; değişmeye de devam ediyoruz...
16.05.2013
Türkiye, Suriye’nin açık hedefi mi oldu
09.05.2013
Bir gazete: Demokratlık, demokrasi ve tartışmanın özü
22.04.2013
Türkiye, Kürt sorununu çözerken kendi modelini yaratıyor
21.03.2013
Barış demeyelim! Ölümler dursun diyelim
17.03.2013
16 Mart 1978: 35. yıl
22.02.2013
CHP’ye karasevda aşkı mı, nefret mi?
11.02.2013
Parmak tetikten uzaklaşıyor
19.01.2013
“Acıyı bal eyledik”
12.01.2013
Barışı hedef alan derin cinayetler
11.01.2013
Şimdi, duygu ile aklın dengeleme zamanı
08.01.2013
Parmak tetikten uzaklaşıyor
29.11.2012
“Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi”: Farkı ne olacak?
16.10.2012
Taraf’taki tartışma: Nasıl bir Demokratlık
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.