Orhan Gazi Ertekin: Hukukçular titreyin ve kendinize dönün!

5.2.2017 - Bu Yazı 847 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Orhan Gazi Ertekin: Hukukçular titreyin ve kendinize dönün!

 Sivri dilli, öfkeli ve geçimsiz adam Thomas Bernhard bir yerde “Aydın geçinen insanlar içinde en aşağılık olanlar hakimler ve öğretmenlerdir. Her gün binlerce insanın hayatını mahvederler, bir de bunun için para alırlar…” demişti. Avusturyalı hakimler ve öğretmenler, bunu bir tehdit ve hakaret olarak değil huzursuz edici bir eleştiri olarak görmüşlerdi. Çünkü, böyle zorlayıcı ve şok edici eleştirilerle karşılaşmayan bir yargının kendi yolunu kolaylıkla kaybedeceğine dair genel bir sağduyuyu hep bir kenarda tutmaları gerektiğini bilecek kadar akıl ve feraset sahibiydiler…

Türkiye yargısında son dönemdeki gelişmeler hakimlerin, savcıların, avukatların ve bir bütün olarak hukukçuların titreyip kendilerine gelmelerinin zamanının geldiğini gösteren belirtilerle dolu. Ahmet Şık’ın, Kadri Gürsel’in tutuklanma gerekçeleri, milletvekili Ayhan Bilgen’in sorgulanması ve tutuklanması vs. vs. her ne tarafta, her ne görüşte olursa olsun hukukçular için alarm işaretleridir… Ceza hukukunun suçlu-suçsuz tasniflerinin yerine “uyumlu-uyumsuz”, “itaatkar-itaatsiz” tasniflerini koyduğu anda hukukun temel zemini darmadağın olur ve yargı yolunu kaybeder…

Artık titreyip kendimize dönmenin zamanıdır…

Türkiye’de hukuk ve yargının dayanıklılığı konusunda eXpress dergisinin Aralık-Ocak sayılarında Çiğdem Kızıltaş ve Yücel Göktürk ile uzun bir röportaj yapmıştık. O röportajdan hukukun ve yargının yeniden inşasına ilişkin bir bölümü aşağıya aktarıyorum. Artık hukuk ve yargı üzerine daha ciddi düşünmeye ve tartışmaya başlamamız elzemdir…

Soru: Bütün bu anlattıklarınızdan ortada hukuk diye bir şeyin olmadığı görülüyor. Türkiye vasat düzeyde bir hukuk kültürü üretemedi mi?

Orhan Gazi Ertekin: Türkiye yurttaşlığa dayanan bir kurumlar kültürü üretemedi. Yargı da dahil bütün kurumlar “dost-düşman” tanımları üzerinden kendilerini örgütlüyor. Modern devlet yaratma serüvenimiz yurttaşlığı çok zayıf bir söylem olarak üretebildi ancak. Hukuk ve kurumlar “nefret” duygularının yerine “hak” kavramı ve uygulamasını yerleştirebilecek bir deneyim geliştiremedi. Popüler ifadeden yararlanarak söyleyeyim: Sabahın beşinde birisi kapınızı çalıyorsa büyük ihtimalle ne sütçüdür ne de polis. Bir “devlet kliği” sizi “suçlu” listesine yerleştirmiştir. O anda hikmetinden sual olunmazdır! Yüz yıldır bu böyledir. Yakın geçmişte bize “terörist” diyen ve sabah beşte kapımızı çalan Cemaat’ti. Şimdi kendisi “terörist” oldu, yarın kimin terörist olacağı belli değil. Bu saçmalıklarla ilerlemek mümkün değil. Yurttaşların sabah kapılarını çalanlara hesap soracağı, elindeki bilgi ve belgelerin doğruluk ve yanlışlığını denetleyebileceği bir sorgulama alanı açmaları gerekir. Türkiye’de hukuk ve yargı meseleleri ve tartışmaları gülünç masallarla ilerliyor. Türkiye’nin bir Thomas Bernhard’a ihtiyacı var. Ne diyordu Bernhard hiç çekinmeden: “Aydın geçinen insanlar içinde en aşağılık olanlar hakimler ve öğretmenlerdir. Her gün binlerce insanın hayatını mahvederler, bir de bunun için para alırlar.” Bu sözü edebilecek, hukuk tartışmalarını masalsı dünyasından kurtarıp gerçeklerle yüzleşme cesareti gösterecek bir düşünce insanı veya hukukçu yok ortada. Hukuk ve hukukçuluk alanını derinleştirecek, halkın haklarının peşinden koşmasını zorlayacak olan bu itirazdır. Hukuk bu iddiadan, bu iddianın gerçeklikle yüzleştirilmesinden doğar. Sadece hukuk eleştirisi de değil, Türkiye’de bir “söz ve tartışma” alanının varlığından söz edilemez; Bill Hicks gibi bayrak ve millet duygusuyla dalga geçebilen komedyen de yok. Düzenin tüm önyargılarıyla zekice bir hesaplaşma yok. Hicks bir yandan David Koresh’in dünyasıyla alay ederken diğer yandan da baskın yerine giderek ABD polisinin David Koresh karargâhına yaptığı baskını çok sert biçimde eleştirmişti. Bu, hukuku besleyecek söz ve sorgulama derinliğidir. Bunların olmadığı bir ülkede ancak ve ancak hukuk masalları anlatırsınız birbirinize. Dahası, Nietzsche ve Wilde gibi “çatlak” filozoflar da yok. Her şey ve herkes uyumluluğu ile başarılı sayılıyor. İtirazın olmadığı yerde hukuk olmaz. Okan Bayülgen gibi örneğin, mevcut düzenle barışık bir “çatlak”lık sergileyerek varolabiliyorlar. Aksi durum linç. Beyaz’ın ve Ayşe öğretmenin yargılanması budur. Buradan hukuk çıkar mı? Çıkmaz.

http://www.gazeteduvar.com.tr/analiz/2017/02/02/hukukcular-titreyin-ve-kendinize-donun/

Facebook Yorumları

0 0
reklam
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
Orhan Pamuk: Altan kardeşler ve Nazlı Ilıcak'a verilen ceza acımasız, hapis siyasetini bırakın!
Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, gazeteciler Ahmet Altan, kardeşi Prof. Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak...
  
Orhan Gazi Ertekin: İktidar savaşları hep mi böyle olur? Tınni tnni tinniiiii!
İktidar savaşlarının bir yanında hep zindan vardır. Bunu bilirim. Daha çocukken bildim. Ama hâlâ ben...
  
Orhan Pamuk: Ne yazık ki doğru; "hayır" oyu vereceğimi söyledim, röportaj Hürriyet'te yayımlanmadı!
Hürriyet gazetesinin, Washington Temsilcisi Cansu Çamlıbel'e verdiği söyleşiyi yayımlamadığı Orhan ...
  
Orhan Gazi Ertekin: Erdoğan'ın Mustafa Kemal gibi yeni bir dönem başlatabileceği koşullar yok; iktidar kendini tahrip ediyor
2011’den beri Gülen cemaatinin yargı içindeki örgütlenmesine dikkat çeken Demokrat Yargı Eş Başkanı...
  
Orhan Gazi Ertekin: Hukukçular titreyin ve kendinize dönün!
Sivri dilli, öfkeli ve geçimsiz adam Thomas Bernhard bir yerde “Aydın geçinen insanlar içinde en aş...
  
Orhan Gazi Ertekin: 'Kokteyl anayasa'
Önerilen anayasa değişikliği cumhurbaşkanlığı veya başkanlık herhangi bir sistemi içermemektedir. Es...
  
Orhan Gazi Ertekin: Türkiye'de devlet ve İslamcılığın derin krizi
Bu gelen ne “şeriat”dır ne de “Başyücelik devleti”. Bu İslamcılığın devlete dönüşmüş hali değil bild...
  
Orhan Gazi Ertekin: 'Benim üniversitelerim': Melek Göregenli, Nilgün Toker ve...
'Sadece personelleri değil kurumları da tasfiye ediyorsunuz. Üniversiteleri tasfiye ediyorsunuz. Ken...
  
Uğur Gürses: Artık başka köprülerden geçenler de Osmangazi Köprüsü için ilave ödeme yapacak!
Hürriyet yazarı Uğur Gürses, Boğaz köprüleri geçiş ücretlerinin yüzde 48 artırılmasına ilişkin olar...
  
Gaziantep'te hücre evlerine baskın; iki canlı bomba kendini patlattı, 3 şehit
Gaziantep'te bugün IŞİD'e yönelik düzenlenen "hücre evi" operasyonlarında iki canlı bomba kendini p...
  
Gaziantep'teki canlı bombayı iki kişi getirmiş; düzenek Ankara Garı ve Suruç ile aynı
Çocuğu getirip kaçmışlar...
  
Gaziantep'te mahalle düğününde terör saldırısı; en az 30 ölü, 94 yaralı, AKP milletvekili "IŞİD" dedi
Saldırı Siirtli bir ailenin düğünü sırasında gerçekleştirildi...
  
Osmangazi Köprüsü, Erdoğan ve Binali Yıldırım'ın katılımıyla açılıyor
İstanbul ile İzmir arasındaki ulaşım süresini 3.5 saate indirecek Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu Pro...
  
Remzi Gazi Toprağa Veridi
Tarihsel TKP’nin Bursa İl Komitesi üyeliği yapan Remzi Gazi,Çanakkale’ye bağlı Küçükkuyu beldesinde ...
  
Orhan Miroğlu: Yerli ve milli Kürt politikası geliyor, herkes makbul vatandaş olarak görülecek
"Dolmabahçe, PKK ile HDP'in çözüme ve kalıcı bir barışa hazır olmadığını gösterdi"...
  
Binali Yıldırım: Osman Gazi Köprüsü'nden geçiş ücretini pahalı bulan Körfez'i dolaşır
"Bedava diye bir şey yok, yine de bir güzellik yapacağım"...