Kemal Öztürk: Avrasya ve Atlantik kavgasının ortasında kalmak

22.12.2016 - Bu Yazı 465 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Kemal Öztürk: Avrasya ve Atlantik kavgasının ortasında kalmak

Avrupa ile Asya arasında bir Türkiye yeni politikamızın işareti

 Avrasya tünelinin açılışından sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, tünelin ortasına denk gelen yerde arabadan indi ve bir süre tünelde yürüdü.


Aslında sadece tünelin ortası değil o nokta, aynı zamanda iki kıtanın da ortası. Asya ile Avrupa kıtası tam olarak o tünelin orta yerinde buluşuyor.

Eskiden boğaz köprülerimiz olduğu için, 'Asya ile Avrupa arasında bir köprüyüz' derdik.

Şimdi iki kıta arasında 3 köprümüz, tünelimiz, Marmaray'ımız var. İki kıta arasında geçişkenlik, iletişim ve ulaşım hiç bu kadar yoğun olmamıştı sanırım. Bunu da ancak Türkiye başarabilirdi. Sanırım siyasi ekol olarak da AK Parti başarabildi bunu. Tekrar geleceğim bu konuya.

Avrasya ve Atlantik kavgasının ortasında kalmak

Erdoğan'ın, tünelin ortasında durarak yürümesinin sembolik anlamını çoğu kişi anlamadı. Oysa Türkiye, Atlantik paktı ile Avrasya paktı arasında süren ciddi kavgada tam olarak orta bir yerde duruyor.

Her iki paktın bizi yanına almak ya da öteki taraf ile arasını açmak için sürdürdüğü operasyonları fark etmişsinizdir. Başımıza bela olan FETÖ, PKK, IŞİD örgütlerinin arkasında bu iki pakta üye ülkeler var.

Bazen iki paktın birden, bir örgütü desteklediği de oluyor. PKK mesela. Amerikalılar Türkiye ile masaya oturduğunda, 'biz PKK'yı desteklemezsek onları Rusya'nın yanına itmiş oluruz' diye akıl yürütüyorlardı. PKK da ABD'ye, pakta yer almak için butik bir devlet kurma şart koştu. ABD kabul edince de, Türkiye ile çözüm sürecini bitirdiler.

İlginçtir, PKK gibi, İran da her iki paktla iş tutan bir ülke. Suriye konusunda Rusya'nın; Irak, Yemen konusunda da ABD'nin desteğini alarak oraları işgal etti resmen. Sorduğunuzda ABD aynı şeyi söylüyor: 'İran'ı desteklemezsek, Rusya'nın yanına itmiş oluruz.'

Merak etmeyin bu beceriksiz ve tutarsız politika iflas ettiği için, Trump'ın önüne yeni bir strateji koymak zorundalar artık.

Türkiye iki paktan hangisine güveniyor?

Yani bu iki pakt, hem ülkeleri, hem de örgütleri yanlarına çekmek için çetin bir savaş veriyor. Çoğu da bizim coğrafyamızda sürüyor. Sonunda, Rusya'nın büyükelçisini öldürecek kadar çığırından çıktı bu kavga. Olayın arkasından FETÖ ya da başka bir örgüt çıksın fark etmez, cinayeti Atlantik paktının işlettiğine inanıyor Avrasya bloğu. İntikam almaları çok gecikmeyecek.

İşte Türkiye, hem coğrafi olarak, hem siyasi olarak, hem askeri olarak, hem de kültürel olarak tam bu kavganın orta yerine duruyor. Tıpkı Erdoğan'ın Avrasya tünelinin ortasında durduğu gibi.

Siyasi olarak AB üyesi olmaya çalışıyoruz. Askeri olarak NATO üyesiyiz. kültürel olarak Batı'ya yakınız. Köken olarak Asyalıyız.

Şangay Beşlisi'nin üyesi olabiliriz dedik. Rusya ile stratejik işbirliği anlaşmamız var. Cerablus'a Rusya'nın askeri desteği ile girdik. Şimdi Moskova'da yeni bir Suriye politikası belirlendi ve ABD'yi dışlayan bir karar olacaktır muhtemelen.

Yani her iki paktla ilişkilerimiz var, soğukluklarımız var, kavgamız var. İşin gerçeği, artık her iki tarafa da güvenemiyoruz. İki taraftan da yeterince kazık yedik, terör aracılığı ile acı çektik. O nedenle Atlantik ya da Avrasya paktının sepetine bütün yumurtalarımızı koyamayız.

Türkiye hangi paktın üyesi olacak?

Peki iki paktan birini seçmek zorunda kalacak mıyız? Bana göre bu ABD'nin yeni başkanlık politikasına bağlı. Avrupa krizleri yönetemedi, sorunları çözemedi ve Türkiye'nin canını çok yaktı. Şimdi liderlik edip de kendi sorunlarını bile çözecek mecalleri kalmadı. Onlar da Trump'ı bekliyor. Zira Rusya fena sıkıştırdı onları.

Türkiye bağımsız kalabilir mi? Hadi biraz da daha ileri gideyim, Türkiye alternatif bir çekim merkezi olabilir mi?

Hayallerimiz başka, reel politiğin acı gerçekleri başka. Bunu sonra tartışalım.

İki paktın ortasında durabilmek, her iki tarafla da sağlıklı ve tutarlı ilişkiler kurabilmek mümkün olabilir. Bu zor ama imkansız değil.

AK Parti bu konuyu başarabilir derken, kast ettiğim şey şuydu: Ne Doğuya, ne Asya'ya sırtımızı tamamen dönmek, ne Ortadoğu'yu yok saymak, ne de batıdan tamamen kopmak... aslında şimdiye kadarki AK Parti politikası buydu.

Yeniden oyun kurmak zorundayız

Atlantik paktındaki bazı güçlerin Türkiye'nin güçlenmesinden çok hoşlandığını sanmıyorum. Görünen bu. Görünmeyen ise şu: Türkiye Ortadoğu'da Arap Baharı ile iktidarları değişen Mısır, Libya, Cezayir, Tunus, Fas ile çok güçlü ittifak ve güç birliği kurmak üzereydi. Bence bu Atlantik paktını da, Avrasya paktını da çok korkuttu. Türkiye'yi Suriye'de birlikte durdurdular, İran'ı karşımıza çıkarttılar ve Arap kışı başlattılar. Bize de çok ağır bedeller ödettiler. Demek ki bağımsız bir güç merkezi olmak için henüz hazır değilmişiz.

Bu nedenle şartlarımızı yeniden gözden geçirip, yeniden oyun kurmak zorundayız. Acı gerçeklerle yüzleşsek de, geri adım atsak da, yeniden oyun kurmak gerekiyor.

Tünelin orta yerinde durmak belki de yeni politikamız.

YENİ ŞAFAK

Facebook Yorumları

0 0
reklam
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
Orhan Gazi Ertekin: Erdoğan'ın Mustafa Kemal gibi yeni bir dönem başlatabileceği koşullar yok; iktidar kendini tahrip ediyor
2011’den beri Gülen cemaatinin yargı içindeki örgütlenmesine dikkat çeken Demokrat Yargı Eş Başkanı...
  
Kemal Can: MHP’li seçmenin sadece 3'te 1'i 'evet' der
Yaklaşık 30 yıldır "MHP" ve "Türkiye'de milliyetçilik" üzerine çalışan gazeteci - yazar Kemal Can, ...
  
Burak Bilgehan Özpek: Keep Calm and Enjoy Kemalism
2002 senesinde AKP'nin içeriden ve dışarıdan bulduğu desteğin bir benzeri, bu sefer AKP'nin karşısın...
  
Binali Yıldırım, Kemal Kılıçdaroğlu'na suikast uyarısı yaptı!
Cumhuriyet: Uyarı, yılın ilk dakikalarında İstanbul’da Reina’ya düzenlenen saldırı öncesinde yapıldı...
  
Kemal Öztürk: Yastığımızdaki hançer
Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Karlov'un suikast sonucu katledildiği haberini alır almaz olay yerine ...
  
Başbakan: Herkes anladı, Kemal Bey anlamadı, rejim değil sistem değişiyor; ismi de Cumhurbaşkanlığı sistemi
AKP'de filan imzalayacak,filan imzalamayacak söylentileri çıkardılar, tuş oldular, mosmor attılar...
  
Kemal Öztürk: Avrasya ve Atlantik kavgasının ortasında kalmak
Avrupa ile Asya arasında bir Türkiye yeni politikamızın işareti...
  
Avrasya Tüneli açıldı; geçiş ücreti Ocak 2017'ye kadar 15 TL
Tünelin geçiş ücretinde dolar kurunun baz alınacağı söylenmişti. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan, yılbaş...
  
Çalışma Bakanı: Bu ülkenin en büyük külhanbeyi, kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'tür!
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Cumhurbaşkan Tayyip Erdoğan'ın "külhanbeyi" d...
  
Kemal Öztürk: AK Parti’de insicam sorunu
Bir tuhaflık var. AK Parti, ustalık döneminin de ötesine geçmesine rağmen, acemilik yıllarında yapm...
  
Eski Zaman yazarları Nuriye Akman ve Lale Kemal tahliye oldu
15 Temmuz darbe girişimi sonrası Zaman gazetesinin eski çalışanlarına yönelik yapılan ‘FETÖ’ operas...
  
Tutuklu gazeteci Lale Kemal’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mektup
P24...
  
Kemal Öztürk: Kurunun yanında yananların feryadı
FETÖ'cülerin baş düşmanı bir akademisyen ...
  
Levent Köker: Kemalizm’i aşarken faşizme tutulmak
AK Parti de Kemalist oldu. Hepsi bu kadar mı? Değil elbette, olmamalı da. Böyle bir muhakeme, bildi...
  
...
  
Kemal Yalçın: 800 öğretmeni Kayseri’de yakmak isteyenler ve tarihi gerçekler
1969 yılında, Kayseri Alemdar Sineması’nda Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS)üyeleri ve davetlile...