Mehveş Evin: Trump: Okumamışın okumuştan, taşranın şehirden intikamı

12.11.2016 - Bu Yazı 505 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Mehveş Evin: Trump: Okumamışın okumuştan, taşranın şehirden intikamı

 Donald Trump’ın başkanlık zaferi, büyük çoğunluk için en hafif tabiriyle ‘şok’ oldu. Zaten kriz yaşayan liberal siyaset ve ekonomide deprem etkisi yarattı. 1990’larda Bill Clinton’ın başkanlığında kurulan yeni dünya düzeni, buraya kadarmış…

Trump’ın ABD Başkanı seçilmesi bir yana, Cumhuriyetçilerin hem Senato, hem Temsilciler Meclisi’nde, hem de Anayasa Mahkemesi’nde üstünlüğü söz konusu. Bunun dünya ve Amerika açısından ne anlama geldiği önümüzdeki günlerde daha çok konuşulacak…

Trump, kampanyasında bol miktarda kullandığı popülizm, ırkçılık, kadın düşmanlığı, bilimsel inkarcılığı başkanlığında da aynı iştahla sürdürebilir mi? Yoksa daha uzlaşmacı bir başkan rolüne soyunur mu? Ortadoğu başta olmak üzere, ABD’nin dünya politikalarında önemli değişimler yaşanır mı?

Henüz kimse bu sorulara kesin bir cevap veremiyor. Özellikle‘dünya işleri’nde Trump’ın nerede durduğu dahi tam bilinmiyor.

Zaten Trump, görevi iki ay sonra Barack Obama’dan devralacak. Bu arada başta dışişleri olmak üzere, geçiş dönemi için hazırlık yapılacak. Ancak bundan sonra Cumhuriyetçi yeni yönetimin ne yapacağı netleşir.

İlk sevinenler: Sisi, cihatçılar, Ku Klux Klan!

Dünyada Trump’ın zaferine sevinenlere bakacak olursak, tablo iyice karmaşıklaşıyor. Avrupa’da dehşetle karşılanan sonuca karşılık otoriter liderler mutlu. İlk kutlayanlar, Mısır’ın darbeci generali-Cumhurbaşkanı Sisi ve Rusya Devlet Başkanı Putin.

Ama daha da ilginci, aşırı sağcı uçlardan, farklı saiklerle de olsa eşdeğer destek görmesi. Mesela Ku Klux Klan’ın lideri David Duke, sevincini saklayamayanlardan.

Öte yandan cihatçılardan da alkışlar yükseldi. El Kaide’nin ideoloğu El Makdisi, Twitter’da Trump’ın zaferini ‘Amerika’nın bölünmesinin ve çöküşünün başlangıcı’ olarak niteledi.

Fetih el Şam Cephesi (eski adıyla El Nusra) Trump’ın zaferini ‘demokratik sistemlerin öncülüğünü yapanlara sert bir tokat’ olarak niteleyip dalgasını geçti: “Artık Batı’nın kötülüklerini anlatmamıza gerek yok. Trump’ın dediklerini RT’lemek yeter.”

Türkiye’yi yönetenlerin, Trump’ı Clinton’a tercih ettikleri biliniyor, tabii Trump’ın bir İslamofobik olduğu da… Mantığa ters geliyor, ama mesele beraber ‘iş’ yapmaya gelince ister İslamofobik, ister başka dinden olsun fark etmiyor.

Beyazlar ve yaşlılar Trump’ı başkanlığa taşıdı

2016 ABD Seçim sonuçlarını salt ‘ayrıcalıklı beyaz adamın zaferi’ hatta ‘beyaz işçi sınıfı ezdi’ diye okumaya kalkmak, yanlış ve eksik olur. Biliyorsunuz Türkiye’de de benzer hatalar yapıldı, hala yapılmaya devam ediliyor.

1- Evet, Trump seçmeninin büyük çoğunluğu beyaz ama şehirde değil, taşrada yaşayanlar. Demokratların adayı Bernie Sanders olsaydı, muhtemelen daha düşük gelirli beyazlar nezdinde böylesine ağır bir yenilgi yaşanmayacaktı. Ayrıca Trump’a oy verenler ‘beyaz işçi sınıfı’ olarak kodlansa da Clinton’a oy verenlerden daha iyi kazandıkları ortaya çıktı. (Kaynak: Edison Research Exit Polls)

Büyük şehirlerdeki okumuş, çalışan beyaz seçmen ise Clinton’a oy verdi. Dolayısıyla bu seçimin en önemli sonuçlarından biri, şehirle taşra arasındaki makasın iyice açılması…

2- Trump’ın en büyük avantajlarından biri, 65 yaş üstü seçmen oldu. Özellikle Florida’daki +65 egemenliği, bu kritik eyaleti kazanmasını ve zafer ilan etmesini sağladı. Genel olarak bu kesimden aldığı oy oranı yüzde 49, fakat genç kesimde popüler değil: Oyların yüzde sadece yüzde 29’u, 18-39 yaş arası.

3- Kadınlar, Trump’a (yüzde 42) kıyasla Clinton’ı tercih etti (yüzde 54). Yine de fark, Demokratların beklediği gibi değil, hatta Clinton’ın kadınları ‘kazanamadığını’ söyleyebiliriz. Bu sonucu Clinton’ın cinsiyeti veya cinsiyetçilik üzerinden değil, e-mail skandallarıyla güvenilirliğinin ciddi olarak zedelenmesi, FBI’ın olayı örtbas etmesiyle açıklamak daha doğru olur.

4- En çarpıcı sonuçlardan biri, ırkçılığını çekinmeden sergileyen Trump’ın, Latin ve siyah Amerikalılardan oy alması. Üstelik bir önceki seçimde Cumhuriyetçilerin adayı Romney’e göre azınlık gruplarında iki puanlık artış var.

5- İlk belirlemelere göre 231 milyon seçmenin yarısından biraz fazlası oy kullandı; yani sandığa gitme oranı yüzde 56.5 (Kaynak: US Election Project) Özellikle Demokratların kalelerinde seçmenin sandığa gitme oranı düştü. Bu arada ABD, gelişmiş ülkeler arasında en az oy kullananlardan biri. İlgisizlik kadar tembellik de rol oynuyor. Kayıt yaptırma zorunluluğu gibi bürokratik işler, seçimlere duyulan güvensizlik gibi faktörler etkili.

Amerikan ideali ve arkasındaki gerçek

Amerika, dışarıdan bakıldığında hele ki Hollywood filmlerinden ve New York, Los Angeles, Washington DC gibi büyükşehirler üzerinden tanınmaya çalışıldığında, ‘fırsatlar ülkesi’, zenginliğin ve refahın merkezi.

Ancak biraz merkezin dışına çıkıldığında hem sosyal, hem ekonomik uçurum derinleşiyor. Pek çok endüstriyel kent ve kasaba, 2008 krizinden sonra dağıldı, hayalete dönüştü. Obama yönetiminde işsizlik yüzde 4.9’a inse dahi kurtarmadı.

‘Amerikan ideali’nde pek hoş kaçmayan bu tablo, Trump gibi hiçbir siyasi deneyimi bulunmayan, Amerikalıların kutsal saydığı vergi beyannamesini açıklamayan, kaba ve cahil Amerikan tiplemesinin bir karikatürü olarak nitelenen birini başkanlığa taşıdı…

Taşrada yaşayan, göçmen politikalarıyla derinden sorunlu, muhafazakar kesim için politik doğruculuğu reddedip ağzına geleni söyleyen bir aşırı sağcı daha samimi geldi.

Trump’ın zaferi, okumamışların okumuşlardan, cinsiyetçi bağnaz sağcıların liberal ve demokrat kesimlerden, taşralıların büyükşehirlilerden intikamı. Şimdi Amerika’nın sahiplendiği ve dünyaya empoze ettiği ‘demokratik norm’ları, neoliberal politikaları ve neyin, neden yanlış gittiğini sorgulama zamanı.

DİKEN

Facebook Yorumları

0 0
reklam
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
Mehveş Evin: Trump: Okumamışın okumuştan, taşranın şehirden intikamı
Donald Trump’ın başkanlık zaferi, büyük çoğunluk için en hafif tabiriyle ‘şok’ oldu. Zaten kriz yaş...
  
Mehveş Evin: Kapattıkları, bastıkları sizin haber alma hakkınız
Son KHK’larla 10 binin üzerinde kamu görevlisi daha atıldı, pasaportları iptal edildi. Rektörlük se...
  
Mehveş Evin: Değil Musul, Suriye’yi ‘verseler’ yetmez
“Elindekiyle yetinmeyen, elde etmek istediğine ulaşsa da tatmin olmaz” demiş Sokrates (MÖ 469- MÖ 3...
  
Mehveş Evin:10 Ekim’in yıldönümünde medya: ‘Merkezde doğru habercilik’ örneği yok
Bir yılı aşkın süredir ivmesi kah artan, kah azalan, ne yazık ki artık mütemadi hale gelen bir şidd...
  
Mehveş Evin: Barış neden bu kadar korkutuyor?
Geçen hafta Kolombiya’da hükümetleFARC’ın imzaladığı barış anlaşması, Dünya gazetelerinin manşetleri...
  
Mehveş Evin: Altan biraderlere vurmanın dayanılmaz hafifliği
Darbe girişimi sonrası iyice hızlanan gazeteci tutuklama furyasına, Ahmet ve Mehmet Altan da eklend...
  
Mehveş Evin: Milletin iradesi ve sübliminal olamayan mesajlar
Yer, gök ‘Hakimiyet Milletin’, ‘Biz milletiz, Türkiye’yi darbeye teröre yedirmeyiz’ sloganlarından ...
  
Mehveş Evin: Vatan mı dediniz? O ‘kayıtsız, şartsız’ şirkete teslim!
Topun, tüfeğin dumanı mütemadiyen tüterken, kimsenin tartışmaya fırsat bulamadığı, korkunç sonuçlar...
  
...
  
...
  
...


EN ÇOK OKUNANLAR