Seçim sonuçları yüzünden ülkeyi terk eden şair Yılmaz Odabaşı 2 ay geçmeden geri döndü

25.12.2015 - Bu Yazı 1169 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Seçim sonuçları yüzünden ülkeyi terk eden şair Yılmaz Odabaşı 2 ay geçmeden geri döndü

 AKP'nin tek başına iktidar olmasına tepki gösteren ve 2 Kasım’da Twitter hesabı üzerinden “Politik rest olarak bugünden itibaren Türkiye’yi terk etmiş bulunuyorum!" diyen şair Yılmaz Odabaşı, 2 ay geçmeden geri döndü. Odabaşı, “Ben, bir şairim. Duyarlığım ataktır, ayaktadır. Yakarım geceleri, rest çekerim, giderim, özlerim, dönerim” dedi. Tahir Elçi cinayetini, Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmasını ve Güneydoğu’da yaşanan çatışmaları hatırlatan Odabaşı, “Bu ülkenin benim bir yerlere gitmemden ya da dönmemden daha ciddi yüzlerce sorunu var” ifadelerini kullandı.

Odabaşını’nın Cumhuriyet gazetesi için “Restleriyle gitmek hasretiyle dönmek” başlığıyla bugün (25 Aralık 2015) kaleme aldığı yazısı şöyle:

Ankara’da bombaların patladığı, Hacı Birlik’in sürüklenme fotoğrafına, daha pek çok irkiltici barbarlığa sarsılarak tanıklık ettiğim günlerde bütün bu hukuksuzlukların, kötülüklerin yanıtsız, cezasız kalmaması gerektiğini düşünürken, Twitter hesabıma: “AKP, tek başına iktidar olursa Türkiye’yi terk ederim!” diye yazmıştım.

Seçim sonuçları açıklandığında yüzlerce Aktrol, Twitter’da adeta memleket meselesi sayıp, bana yüzlerce küfür ve hakaret yağdırarak “Haydi, Türkiye’yi terk et! Diye yazarken İsviçre’deydim. Bu ağır küfürlere, ithamlara o saatler çok öfkelenip, “o halde terk ediyorum!” dedim. Yurtdışında kaldığım evrede başta dostlarım Tahir Elçi’nin planlı bir suikastla katledilmesi ve Can Dündar’ın tutuklanması beni derinden yaraladı. Kürt illerinde kuşatmalar ve göç, dahası AKP hükümetinin savaş konsepti vd. yaptırımları ile Türkiye’de oluşan darbe koşulları, ülkemin demokrat insanlarında ağır bir moral çöküntüye neden olmuştu. Bu koşullarda Türkiye’ye uzak olmamın benim için büyük bir boğuntu ve ağır vicdani bir yüke dönüştüğünü gördüm.

Bizim dilimizin Türkiye’de istikrarı bozduğuna inananlara karşı gitmekle, bir anlamda “Ben giderim, siz de huzur bulun!” demek istemiştim. Fakat yüzde elli oy alarak hükümet olmalarına rağmen, yine de hiç mi hiç huzurlu olamadıklarını, hatta huzuru ve istikrarı asla aramadıklarını gördüm. Bir yandan Kürtlere iç savaş ilan ederken, bir yandan Rusya ile savaşa girmeye, bir yandan İsrail’le uzlaşıp Rusya’ya karşı bir güç olmaya, öte yandan Irak’ta askerlerimizi çekmeyiz diyerek sınır ihlalinden bir savaş çıkarmaya çabalayan AKP hükümetinin, aslında biz olmasak da huzuru, istikrarı asla istemediğini bir kez daha anladım.

 

“Değmezmiş”

Kahramanmaraş, Sivas, Çorum katliamlarında, Roboski’de insanlar katledilirken veya Suruç’ta, Ankara’da bombalar patlarken hendekler yoktu. Bu kez hendekler gerekçesiyle Kürt illerinde bir savaş ilan ettiler. İç barışı bozarak Türkiye’nin huzurunu topyekûn kaçırmaya ahdeden bu huzursuz zihniyetin, benim huzurumu da boşuna bozduğunu, bu huzursuz mantalite için huzursuz olmama da asla değmediklerini düşündüm.

Tehditler...

Türkiye’de antidemokratik yaptırımları izlemekten soluğumun kesildiğini hissederek sadece biraz nefes almaya çıkmıştım. Fakat AKP, bana yurtdışında da huzur vermedi. Özellikle Twiter’dan “Bu devlet seni yurtdışında da bulup beynine bir kurşun sıkmadan bu defter kapanmaz” veya “Paris’te seni bulup kurşun ikram edecek özel harekât kuvvetlerimiz!” gibi yorumları sıkça okuyordum. Baktım ki vurmaya ahdetmişler, hem onca uzağa gelmelerine gönlüm razı olmadı, hem de vurulursam çok uzaklara gömülmek istemedim doğrusu.

Gittiğim için binlerce küfür yazanlar, şimdi de döndüğüm, ölsem öldüğüm için de küfredebilirler. Sussam sustuğum, yazsam yazdığım ya da hapse girdiğimde girdiğim için de onlar sadece küfredebilirler. Bu onların ahlak ve düzey çıtasıyla ilgilidir. Onlar kendilerini küfürle ifade etmeyi bir yaşama kültürü haline getirmişlerdir ve kullandıkları dil kendilerini bağlar... Gittim. Avrupa’nın soğuk çehresini sevmedim; dostlarımı, yakınlarımı özledim, döndüm. Yukarıda vurguladığım gibi bu kendi hayatımla ilgili tasarrufumdur. Benim özel hayatım, gündelik hayat içinde şiddete, nefret suçuna ya da yüz kızartıcı bir fiile dönüşmeyen öfkelerim, tepkilerim, restlerim, alınganlıklarım, yürüyüşlerim, gidişlerim ya da dönüşlerim –aslında- kimseyi ilgilendirmez. Bu toplum, öteden beri şairine, yazarına, gazetecisine hep yüz kızartıcı bir suç işlemiş gibi davranmayı tercih ederken, cellatlarına ve yalancı siyasetçilerine âşıktır. Bu toplum zaten öteden beri yazı ve düşünce insanlarını her zaman kovalamış, çoğu zaman onları hapishanelerde unutmuştur. Bu toplum, çoğu zaman kendi çocuklarının katillerini bile alkışlayan vicdandan yoksun hasarlı duyarsızlığıyla yazı ve düşünce adamlarına her zaman sevgisiz ve öfkeli davranmıştır.

Kuşkusuz bana da geçmişte kızmışlardır, bugün de kızmaktadırlar, bu yarın da böyle olacaktır. Bunun böyle olduğu gerçeğiyle yüzleşmiş biriyim. Görüyorum ki aynı küfürleri Türkiye’nin yüz akı dostlarım Orhan Pamuk, Can Dündar, Ahmet Altan, Pelin Batu gibi tümünü kendimden daha kıymetli saydığım pek çok yazara da sarf etmekten imtina etmiyorlar; varsın bana de etmesinler!

“Türkiye benim ülkem”

Bu küfür toplumu, bu maharetini özgürce kullanmaya devam ederek bütün bu hukuksuzluk ve yolsuzluklarla barışık yaşamayı tercih etme aymazlığını elbette sürdürebilir. Fakat ben, dönmüş olsam da, bu realiteyle ve bu sistemle asla barışıp uzlaşmayacak, muhalefetimi ve yazarlık uğraşımı ülkemin insanlarıyla aynı hizada tutup müdahil olmayı, kalmayı hayatımın sonuna kadar sürdüreceğim. Türkiye, her şeye rağmen benim ülkemdir!

Ben, bir şairim. Duyarlığım ataktır, ayaktadır. Yakarım geceleri, rest çekerim, giderim, özlerim, dönerim. Sırf bu nedenle kimilerinin bana görevini kötüye kullanmış memur gibi davranması anlamsız. Bu, kendi hayatımla ilgili tasarrufumdur. Bunun hesabını da her iki kişiden birinin bunca talana, yolsuzluğa, hukuksuzluğa onay verdiği AKP toplumuna açıklamak zorunda bile- değilim. Sadece dostlarıma ve okurlarıma açıklama yapmakla yükümlüyüm; zaten bu açıklamayı da onlar için yapıyorum.

Asıl ihtiyaç erdem

Ben, 35 yıl soluksuz üretirken ve bedellerle sınanırken, başlarını kumdan çıkarmamış adamlar gitmem üzerinden hayli ahkâm kestiler. Ne çok insan kalmakla ve bana küfretmekle mücadele ettiğini sanmanın altını çizme imkânı buldu. Ben ise hayranlıkla izledim o ucuzluğu ve bir kez daha anladım ki, kendimizi sağcı-solcu-liberal-muhafazakâraydın vb. nitelemelerle tanımlamadan önce aslında bir yaşam görgüsüne ve erdemli olmaya çok ihtiyacımız var...

Twitter’da 1 Kasım’da gittiğimi yazmamı basının, sosyal medyanın ve Aktrollerin gereğinden fazla abarttıklarını düşünüyorum. Oysa bu ülkenin benim bir yerlere gitmemden ya da dönmemden daha ciddi yüzlerce sorunu var.

Herkes gelir gider...

Üstelik herkes gelir gider umutla umutsuzluk, düşle yaşam, rüyayla gerçek arasında. Herkes gelir gider bazen kendiyle kendi, bazen kendiyle başkası arasında. Herkes gelir gider kederle sevinç, korkaklıkla kahramanlık, arzuyla utanç arasında. Herkes gelir gider susmakla konuşmak, gitmekle gelmek, yalnızlıkla kalabalık, güvenle güvensizlik arasında. Herkes gelir gider restleriyle gitmek, hasretiyle dönmek arasında...

Hoş geldim(!) Bilginize sunarım...

Facebook Yorumları

0 0
reklam
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
YSK kesin sonuçları açıkladı
YSK Başkanı Sadi Güven, basın toplantısı düzenledi. 16 Nisan anayasa değişliği referandumunun sonuçl...
  
Erdoğan'dan AKP'ye 2019'a uzanan yol haritası: Değişim, icraat, seçim
"Sonuçlara olumsuz etkisi olan belediye başkanlarını alın, yerine belediye meclisinden birini seçin"...
  
Konsensus araştırması: Referandumda 'evet' mi 'hayır' mı önde, bugün seçim olsa hangi parti, yüzde kaç oy alıyor?
Kamuoyu araştırma şirketi Konsensus, 16 Nisan'da yapılacak olan parlamenter sistemden başkanlık sis...
  
Bahçeli: Perinçek ile Erdoğan arasında bir seçim yapacaksak Sayın Erdoğan'ı tercih edeceğimizi herkes bilmeli!
"Hoplasalar da zıplasalar da Türk milletinin egemenlik haklarına asla ambargo koyamayacaklar"...
  
Gezici'nin anketine göre olası bir erken seçimde partilerin oy oranı ne?
Gezici Araştırma Şirketi'nin partili cumhurbaşkanlığı sistemini öngören anayasa değişikliğiyle ilgi...
  
Sosyal haklara referandum ayarı; sendikaların karşı çıktığı yasalar seçim sonrası gündeme gelecek!
Hükümet, çalışma yaşamındaki sıkıntılı konuları anayasa oylaması sonrasına bıraktı. Hükümetin refer...
  
Erdoğan: OHAL'i keselim diye bir şey yok, netice alana kadar devam; seçim için daha rahat bir zemin hazırlayabilir
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, darbe girişiminden sonra ilan edilen OHAL'in devam edeceğini belirtere...
  
Kurtulmuş: : Erken seçimi telafuz etmek doğru değil; nisanın başında referanduma gidilecektir
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, erken seçim tartışmalarıyla ilgili, "Şu aşa...
  
Kılıçdaroğlu: Mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz, seçim istenirse seçime gidilir
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hükümetin toplumun beklentileriyle, bir kişinin beklentileri ...
  
CHP'den hodri meydan: Bir rejim değişikliğine kalkışmaktansa erken seçim teklifine 'evet' diyoruz
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin erken seçim imasından sonra ...
  
Erken seçim söyleminin fireyi önlemek için ortaya atıldığı iddia edildi
Kulis: Anayasa oylamasında Davutoğlu'nun kontenjanı özel olarak izleniyor...
  
Anayasa değişikliğine evet diyen MHP seçime AKP’yle tek liste halinde girecek
Milliyet yazarı Mehmet Tezkan, "Anayasa değişikliği kabul edilirse, 2019’da rejimle birlikte siyasa...
  
Dört kişiden üçü ‘yeni anayasa’ istiyor: Çoğunluk genel seçime karşı
ANDY-AR araştırma şirketinin verilerine göre yurttaşların çoğu yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu d...
  
Başbakan: Kimseye "OHAL'de seçime gidildi" dedirtmeyiz; referandum öncesi kaldırılır
Referandum öncesi OHAL'i kaldırırız. Maç yayınları gibi bazı tahsilatlar TL üzerinden olacak....
  
15 Temmuz'dan erken seçime, Kürt sorunundan HDP'lilerin tutuklanmasına son anket ne diyor?
Başkanlığını Kemal Özkiraz'ın yaptığı Avrasya Kamuoyu Araştırma Merkezi, (AKAM) 1 Kasım seçiminden 1...
  
AKP'li Burhan Kuzu: Seçim sistemi değişecek, baraj kalkacak ya da yüzde 1 veya 2'ye düşecek
"Kanuni bir boşluk varsa cumhurbaşkanı kararname çıkarabilecek"...


EN ÇOK OKUNANLAR