Mehmet Y. Yılmaz

T24



Bookmark and Share

Bu bir sivil çatışma tehdidi mi Bahçeli Bey?


13.12.2018 - Bu Yazı 161 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ortak paydada buluştular.

İkisi de “Kimse yeni bir Gezi’ye heves etmesin, karşılarında bizi bulurlar” diyor.
“Karşılarında bizi bulurlar” derken 'şahsen' kendilerinden söz etmiyorlar tabii.
Bu “Adamlarımızı üstünüze salarız” anlamına geliyor.
Baktığınız yerden bunu bir 'tehdit' olarak da algılayabilirsiniz, 'uyarı' da.
Ancak hangisi olursa olsun, siviller arasında bir 'çatışma' için çıkarılmış davetiyedir bu.
Gezi protestoları çok özel bir durumdan kaynaklandı, başladı ve bitti.
Bundan sonra bir benzeri tabii tekrarlanamaz.
Tekrarlanamayacak olmasının nedeni sizin bunu istemiyor oluşunuz değil, toplumsal dinamiklerdir.
Ancak unutmayalım ki vatandaşların meydanlara, sokaklara çıkıp, beğenmedikleri konuları protesto etme özgürlükleri Anayasa ile teminat altında.
Anayasa’nın da üstünde olduğunu bizzat Anayasa’nın yazdığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de bu hakkı teminat altına alıyor.
Yani şimdi Anayasal haklara sahip olduğunu zannedecek birileri, meydanlarda bir şeyleri protesto etmek isterlerse, bu iki beyin tosuncuklarını karşılarında bulacaklar demek ki!
Bu tiplerin ellerinde çiçekler taşımayacaklarını geçmiş anılarımızdan biliyoruz.
12 Eylül öncesinden tanıdığımız hareketler bunlar.
CIA-MİT operasyonuyla, ülkenin bir askeri darbeye hazırlanması sürecinde çok işe yaramışlardı.
Sokaklarda, meydanlarda iki taraftan gençleri karşı karşıya getiren provokasyonlarla Türkiye adım adım askeri darbeye götürülmüş; darbe, ABD’ye "Bizim çocuklar iktidarı ele aldı” diye haber verilmişti.
12 Eylül’den sonra “Bizi provokatif eylemlerde kullandılar” diyen 'Doğu’nun Başbuğu' Yılma Durak’ı, Bahçeli Bey hatırlıyor mu acaba?
Demek ki ortalığı karıştırmak, vatandaşları birbirine kırdırmak için hâlâ kullanışlı durumdalar, onu hizmete sunmaya hazır olduklarını birilerine duyuruyorlar.
Bu beylere hatırlatmak isterim ki Anayasal haklarını kullananlara karşı böyle para militer güçler kullanılarak uygulanacak şiddet, şiddeti doğuruyor.
Türkiye’nin yeniden 12 Eylül öncesi günlerine dönmesini mi istiyorsunuz?
Bu kez kendinizi kime kullandıracaksınız acaba?
Sizin bu sözlerinizi okuyunca, karanlık köşelerde ellerini ovuşturup, öbür taraftaki kullanışlı tiplerin listesini hazırlamaya başlayanları da görür gibiyim.
Ne yapmak istiyorsunuz?
Türkiye’yi sokaklarında sivillerin sivilleri vurduğu, öldürüp, yaraladığı günlere döndürmek mi amacınız?

***

Bahçeli şaşar, arşiv unutmaz

Devlet Bahçeli, Türkiye’yi bir sivil çatışmasına sürüklemeye yol açabilecek bu tehdit/uyarıyı neden yaptı?
Tahmin etmek zor değil.
Recep Tayyip Erdoğan ile kurduğu ittifakı güçlendirmek istiyor.
Erdoğan’a “Bana güven, ben seni korurum” anlamına gelecek mesajlar veriyor.
Erdoğan, Bahçeli’nin yönteminin bütün ülke için bir felaket olacağını anlayabilir mi, iktidarda kalma hırsıyla bu çağrının nelere yol açabileceğini görebilir mi?
Bunu bilemiyorum.
Sadece Bahçeli’nin kendi işine geldiğinde virajları çok sert alabileceğine dikkatini çekmek isterim.
Bakın Gezi protestoları için o tarihte ne söylemişti, buyurun Sayın Erdoğan, birlikte okuyalım:

“Çevre hassasiyetinin tetiklediği, yeşili ve doğayı koruma kararlılığının uyandırdığı kişisel özgürlük arayışları, kimlik ve kişilik izharları elbette değerli, elbette muteber bir insani tutumdur.
Hükümetin baskı, eziyet ve zorbalıklarına; her şeyi belirleme ve tayin etme saplantılarına; kimseyi dinlemeyen, anlamayan ve aldırmayan anti demokratik sapmalarına Taksim Gezi Parkı’ndan iyi bir cevap verilmiştir.
Demokratik haklarını masumane vasıtalarla savunmak amacıyla meydanları dolduranlar, düşüncelerini bu yolla duyuranlar, hepsinden önemlisi de otoriter mizaç ve simalara karşı duranlar, gerekli mesajlarını vermişlerdir.”

 Bahçeli o gün siyaseten işine böyle geldiği için bunları söylemişti.

Bugün siyasetin işine gelen ise dün savurduğu tehdit.
Üç gün sonra Bahçeli’nin işine ne gelecek, bu kez aynı konuda ne söyleyecek, bunu inanın kendisinin bile bilebildiğinden emin değilim.
Devlet Bahçeli bu. Dedim ya virajları sert dönmeye alışmış, şaşırıp, şaşırtabiliyor.
Ama kör olmayası arşiv unutmuyor işte!

***

Yaşasın Türk adaleti!

Barış İçin Akademisyenler bildirisinin imzacılarından Prof. Dr. Gençay Gürsoy önceki gün 27 ay hapis cezasına mahkum edildi.
Dün aynı mahkeme bu kez Prof. Dr. Nuray Mert’i de aynı bildiriye imza attığı için 15 ay hapis cezasına mahkum etti.
Gördüğünüz gibi son derece bağımsız mahkemelerimiz var ve bir bildiri imzalayan akademisyenleri sırayla hapse mahkum ediyorlar.
Bu bildiriyi imzalayan akademisyen sayısı 1128.
İçlerinden bazıları 'ceza olsun' diye KHK ile üniversitedeki işlerinden de atılmışlardı, demek ki üzerine bir de mahkumiyet alacaklar.
Böylece Türkiye, akademisyenlerini bir bildiriye imza attı diye cezalandıran ülkeler sıralamasında rakipsiz şampiyonluğa erişmiş bulunuyor.
Benim çocukluğumda, Türk filmlerinin mahkeme sahneleri, filmin kahramanlarından birinin “Yaşasın Türk adaleti” diye bağırmasıyla sona ererdi.
Şimdi bizler de mahkemelerimizde çevrilmekte olan filmleri seyredip “Yaşasın Türk Adaleti!” diye bağıralım.
Hiç değilse, mahkeme salonlarında cereyan eden olayların hukuki bir yargılama değil, bir film olduğunu anladığımızı duyurmuş oluruz!

Facebook Yorumları

reklam
18.4.2019
İptal için “Kaypak Sam” numarası mı yaptılar?
17.4.2019
Sistem öngörülebilir değilse, hukuk yoktur
16.4.2019
Binali Bey ya bilmiyor, ya saptırıyor
15.4.2019
Devlet Bahçeli’den ne olur?
13.4.2019
Seçime girmek serbest, seçilmek yasak!
12.4.2019
Koskoca yargıçlar nasıl bu hale düştüler?
11.4.2019
Cumhurbaşkanı yanlış biliyor
10.4.2019
Soylu, boş konuşuyor; itiraz belgeleri nerede?
9.4.2019
Siyasal İslam’ın demokrasi sınavı
8.4.2019
Çanlar “belediye zenginleri” için çalıyor!
6.4.2019
1770’ten, 31 Mart 2019 vakasına: “Doing Turk!”
5.4.2019
Hakemin kaşı, gözü oynuyor!
4.4.2019
“Geçersiz oy” ne demektir, nesinden anlaşılır?
3.4.2019
Erdoğan, İstanbul ve Ankara’yı rahat bırakmaz
2.4.2019
İtirazlar, İstanbul’da sonucu değiştirir mi?
1.4.2019
Kazananı da, kaybedeni de çok bir seçim
30.3.2019
Seçime katılmak serbest, seçilmek yasak!
28.3.2019
Cumhurbaşkanı’nda yorgunluk alametleri var
27.3.2019
Erdoğan, siyaset üretme yeteneğini kaybediyor
25.3.2019
Hoşgörü beklemiyoruz ama bu kadarı da ayıp
20.3.2019
Ankara’yı kaybedeceğini anladı, çareyi “darbede” arıyor
19.3.2019
Kürtlerin oyu, Türklerin oyuyla eşit mi?
15.3.2019
Etik, bir et lokantası mıdır?
13.3.2019
Din sosuna batırılmış otokrasinin silahı: Yalan
12.3.2019
Yeni “Kabataş yalanı” mı, yeni “Madımak” yaratmak mı?
6.3.2019
İnsanın “sığınmacı” olası geliyor
4.3.2019
Erdoğan’ın ne diyeceğini merak eden parmak kaldırsın
3.3.2019
Başka bir erkeklik mümkün!
1.3.2019
Davutoğlu ya da Gül partisinden bir sonuç çıkmaz
27.2.2019
Cumhurbaşkanı biraz fazla uçtu sanırım
26.2.2019
Bir varmış, bir yokmuş: Erdoğan’a göre Kürt sorunu
25.2.2019
Reis ne söylüyor, tamburası ne çalıyor?
23.2.2019
Neden bazı insanları severiz de bazılarını sevmeyiz?
21.2.2019
Ciddiye alsan bir türlü, almasan başka türlü
14.2.2019
İzmir, Zeybekci’nin kimyasını bozmuş
13.2.2019
Ham demirden gümüş olmaz!
12.2.2019
Üreticiden ucuza aldığım domatesleri yeğenime bırakıyorum
11.2.2019
Kartal’ın AKP’li belediye başkanları
9.2.2019
Kalbe dolan o ilk bakış!
6.2.2019
Türk tipi BAAS rejimi olmasın
5.2.2019
Cumhurbaşkanı ne düşünüyor? Silahlanalım mı?
4.2.2019
Başkan Erdoğan, İsmet İnönü’ye karşı
1.2.2019
Hayır Kemal Bey, bu demokrasi değil
31.1.2019
İttifaklara alışın, sistem bunu gerektiriyor
30.1.2019
Berat Bey’in iktisat teorisine büyük katkısı
29.1.2019
El kesesinden hayır yapmak!
28.1.2019
Reis’in dış politika danışmanı: Vladimir Putin
24.1.2019
Biralar “normal” soğuklukta!
23.1.2019
Cumhurbaşkanı, Mozart ve İslamcıların iki yüzlülüğü
21.1.2019
Tenyearchallenge!
18.1.2019
Ben değilsem kim, şimdi değilse ne zaman?
15.1.2019
Leyla Hanım, oradan öyle mi görünüyor?
14.1.2019
“Gölge etmemek” yeterli olur
12.1.2019
Önemli olan yaşı değil, yanında olması
11.1.2019
Babam sağ olsun!
10.1.2019
Saray'ın buna ihtiyacı vardı
8.1.2019
Bu 'Türk tipi' rejime ne ad verilmeliyiz?
4.1.2019
Erdoğan'ın 'halifelik' hayali
3.1.2019
Parayı verdik, ödeştik mi?
2.1.2019
Kendisine gazeteci ya da savcı süsü verenler ne olacak?
28.12.2018
Biat et, rahat et!
27.12.2018
Anayasa şaşırma, Reis'in sabrını taşırma!
26.12.2018
Haddini bil!
25.12.2018
YSK, dürüst ve eşit seçim istemiyor mu?
24.12.2018
Bedel Ödetme Müdürü haykırdı: Atın hapse!
22.12.2018
ODTÜ Rektörü'nün açıklaması
21.12.2018
Ne Kadar Ekmek, O Kadar Köfte Üniversitesi (NKEOKKÜ)
20.12.2018
Yanıltılanın yüzü kızarıyor, ya yanıltanınki?
19.12.2018
"Testide ne varsa dışına o sızar!"
18.12.2018
Cumhurbaşkanı'nı yalanlardan koruyalım
17.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın problemi demokrasi ile
15.12.2018
Aşk, sevgiline boyun eğmek değildir
14.12.2018
Örümceklere, “güvenlik” kılıfı
13.12.2018
Bu bir sivil çatışma tehdidi mi Bahçeli Bey?
12.12.2018
Her gazeteci bir gün hapishaneyi tadacak
1.12.2018
Sünger Bob, Acun ve Şeyma
30.11.2018
Şirkete bak: Satarken de kazanıyor, dedikodusu yapılınca da!
29.11.2018
Erdoğan ilk kez gücüne güvenemiyor
27.11.2018
Fransa kadar demokrat ol, biz dayağa razıyız
26.11.2018
Kahrol düşman, al sana bomba!
24.11.2018
Nisa, nereye gidiyorsun?
23.11.2018
Adamın Macar Yahudisi olması önemli mi?
22.11.2018
Bir acayip bilmecem var
21.11.2018
Cumhurbaşkanı, ağaç dikince çevreci mi oldu?
19.11.2018
Operasyonun mesajı kime: Erdoğan'a mı, bize mi, Avrupa'ya mı?
17.11.2018
Şarkımı senin için yazdığımı bilseydin
16.11.2018
Sürpriz aday Bilal Erdoğan mı?
15.11.2018
Sayın Erdoğan, o 'cep' artık bizim cebimiz!
14.11.2018
Kendi himmete muhtaç dede!
13.11.2018
Rejim, temel karakterini ortaya koyuyor
12.11.2018
Cüppeni çıkar, Mercedes'ten in, öyle git!
11.11.2018
Düzgün kadınlar, düzgün adamları bulamıyor
10.11.2018
Milletin özel hayatından size ne?
9.11.2018
Rejim, hukuk ile ilişkisini keserken
8.11.2018
Cumhurbaşkanı'na hakarette rekor peşinde
7.11.2018
Cumhurbaşkanı gezilerinde ne kadar harcar?
6.11.2018
Adliye marifetiyle darbe girişimi
5.11.2018
Camiler “besi çiftliği” mi oldu, “mandıra” mı?
3.11.2018
Flört, yaşadığını hissetmeni sağlar
2.11.2018
Komşu kızı Düriye'den yöneticilerimize bir öğüt
1.11.2018
İnsanoğlu gariptir, her lafı kaldırmaz
30.10.2018
Yeni havalimanı üzerinden rejim inşası
29.10.2018
Sarıkamış'tan bir asır sonra...
27.10.2018
Erkekler artık aşık olamıyorlar mı?
26.10.2018
Gökçek'e sopayı gösterdiler
25.10.2018
Bu maaşa, bu iş yükü çekilmez!
24.10.2018
O anlaşılmaz, yaşanır!
23.10.2018
Memleketin çay stokları yetmez
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Düzce Satılık ve Kiralık Emlaklar Emlak8.net