Hakan TAHMAZ

basnews.com



Bookmark and Share

Kabahatin büyüğü sende fark et artık


5.11.2020 - Bu Yazı 4682 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bu yazmak için bilgisayarın başına oturduğumda, İzmir depreminin dördüncü gününde, Bayraklı ilçesinde arama kurtarma çalışmaları hâlâ devam ediyordu. İnsanlara ulaşmak umudu diri tutulmaya çalışılıyordu.

Depremde yıkılan 20 binanın her birinden altından ayrı bir insan trajedisi çıkıyor. Son yirmi yıldır, her yıl yaşanan doğal felaketlerden bir benzeri daha başımıza geldi. Ama yaşanan bunca tecrübeye rağmen hâlâ doğru dürüst ders çıkarılmadı, hala gerekli önleyici tedbirler uygulamaya konulmadı.

17 Ağustos 1999 tarihinde 45 saniye süren, 7.5 şiddetindeki Yalova depreminde resmi rakamlara göre 17 bin 480 insan öldü. 23 bin 781 insan yararlandı. 505 insan sakat kaldı. 285 bin 211 konut, 42 bin 902 işyeri hasar gördü.  600 bin insan evsiz kaldı. Üç ay sonra 12 Kasım 1999 Düzce depreminde aynısı yaşandı. Her deprem, doğal afet acılarımız, travmalarımız daha bir büyüyor.

Büyük tecrübelere rağmen bu ülkenin yurttaşları, belediye başkanları, yerel ve merkezi idarecileri, sivil toplum örgütleri ve siyasi parti yöneticileri olarak hep birlikte yerimizde saymaya devam ediyoruz. Her felaket sonrasında deprem uzmanlarından, meslek örgütü yöneticilerinden yaramaz ve tembel okul öğrencileri gibi bol bol öneri, uyarı dinleyip sonra aynı hayatlara  devam ediliyor. Nazım’ın dediği gibi dilim varmıyor ama kabahatin büyüyü sende.

Böylesi acı günde siyaset yapılmaz diyerek bal gibi siyaset yapanlara, her türlü yalana, sahtekârlığa, şaklabanlığa, iftiraya başvuranlara itiraz etmediğin için, ses çıkarmadığın hatta biat ettiğin için kabahatlisin.

Bu ülkenin deprem kuşağında olduğunu bile bile, satın aldığın veya kiraladığın binanın depreme dayanaklılığını kontrol etmediğin, önemsemediğin  ve dert etmediğin için 21. Yüzyıl insanı olarak kabahatlisin.

Meslek örgütü temsilcilerinin, deprem uzmanı akademisyenlerin  uyarılarını, raporlarını  dikkate almayan, gereğini yapmayan belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, kamu görevlileri  göz yumduğun için kabahatlisin.

Toprak zemini, betonu  kontrol eden görevini layıkıyla yapmayan  inşaat mühendisi, denetim görevlisi sensin kabahatli.

Kabahatin büyüğü, TBMM’de müttehitleri, emlak tüccarlarını, inşaat sektörünü düşünerek sık sık çıkarılan imar affına, mevzuatta yapılan olur olmaz değişikliklere el kaldıran milletvekili sende. Bunu bilerek oy veren seçmen sende.

En büyük kabahat, en temel insan hakkı  barınma hakkının ve konut sorununu inşaat baronlarına teslim eden serbest piyasa ekonomisini,  vahşi kapitalizmi sorgulamamak.

Ekonomik veya siyasi rant uğruna görmezden gelinen, devletin resmi kayıtlarında kaçak görünen yapılar, bir gün  ülke insanının tabutuna dönüşüyor. Bu olasılığı önemsemediğinden kabahatlisin

Yıllardır Soma’da maden ocağında yitirdiklerinin hakları için mücadele eden işçilerin, onların  ailelerinin sesine ses vermediğin için ve cebindeki son parasını evine ekmek getirmek yerine Bayraklı’da enkazdan can kurtarmaya koşan maden işçilerinin dayanışmasının kıymetinin hâlâ farkına varamadığın için de kabahat sende.

Toplumdan yükselen sırada ve temiz büyük dayanışma, acıları paylaşma duygusuna değil, televizyon ekranlarında, mikrofon karşısında  ilgili ilgisiz devlet insanlarının, bakanların, merkezi veya yerel  idarecilerin  her felaketten sonra duymaya alışık olduğun nutuklarına gereğinden fazla değer verdiğin için kabahatlisin.

Belediye Başkanları, yerel yöneticiler senin partinden diye, 2012 ve 2018 yıllarında hazırlatılan deprem raporlarının gereğini yapmayanları sorgulamazsan, peşine düşmezsen, enkaz altından çıkan her cansız bedenin, her öksüz kalanın, her evlatsız kalanın eli senin de yakanda artık, fark et. Unutma sahtekâr muktedire benzemek mezar kazıcılığıdır.

Siyasi iktidarın  doğal afeti siyasi ranta çevirmeye çalışması ne derece bu toplumun kaldıramadığı çağdışı ve kaba siyaset yapma ve yönetme tarzıysa, aynı biçimde dayanışma çalışmasını şova dönüştürmek de çağ dışıdır.

Deprem bölgesinde  çorbayı, ekmeği, aşı görsel ve yazılı medya ordusuyla yapan, dört gözle canlı insan sessi bekleyen mağdurları şov yapar ziyaret edenlere sessiz kaldığın hatta alkış tutuğun için kabahatlisin.

Merkezi ve yerel yöneticiler arasındaki koordinasyonsuzluk, rekabetin, çekişme ve çatışmanın arama kurtarma çalışmalarını ciddi bir biçimde zorlaştırdığını fark etmene rağmen kişisel veya  siyasi hesapla umursamaman kabahatin.

Fark et artık, yurttaşlık bilinciyle hareket ederek 2018 yılında çıkarılan imar affından, yıkılan binaların kaçının yararlandığını ve İzmir deprem raporunun gereğini 2012’de yapmayan yerel ve merkezi yöneticileri sorgulamaya, denetlemeye başladığımızda kabahatin, sorumluluğun azalacak. Layık olduğun kalitede yaşama olanağına yaklaşacaksın.  Doğal afetleri siyasal şova ve ranta dönüştürülmesine izin vermeyen toplumlar, çağdaş toplum olma şansı yakalayabilir.

Hakan Tahmaz

Facebook Yorumları

reklam
5.11.2020
Kabahatin büyüğü sende fark et artık
10.10.2020
HDP’ye operasyon yeni süreç
14.08.2020
Seçimler yaklaşırken CHP ve yeni arayışlar
23.07.2020
Yeni sisteminin 2. yılında Türkiye
19.06.2020
Barış ve yürüyüş hakkı
8.06.2020
Korona günlerinde ırkçılık ve gezi
30.05.2020
İktidar Koronavirüsü fırsata dönüştürmek istiyor
24.05.2020
İYİ Parti kavşakta
12.05.2020
Koranavirüsü sonrası tartışması ve iktidara benzeyen muhalefet
18.04.2020
Çömleği çatlatan istifa girişimi
8.04.2020
Korona virüsü ve infaz yasası
6.04.2020
Korona sonrası “yeni” dünya
14.03.2020
Kadın hareketinin gösterdiği yol
9.03.2020
Suriyeli mülteci utancı
5.03.2020
Suriyeli mülteci utancı
12.02.2020
Başarısız yerel yönetimler ve AKP
3.02.2020
Muhalefet, siyasetsizlikle malul
25.12.2019
Şimdi de Libya
28.10.2019
Savaşa karşı, barış hakkı
9.10.2019
Suriye’de güvenli bölge çıkmazı
30.04.2019
Yerel seçimler ve sonrası
15.4.2019
Sayım çıkmazı ve ayrımcılık
17.2.2019
İYİ Parti’nin peşinden sürüklenmek
21.1.2019
Parlamentoyu savunmak
2.11.2018
Cumhur İttifakı: Mecburi koalisyona devam
20.10.2018
Gizli tanık yargısı
25.9.2018
Yeni sisteme muhalefet
12.9.2018
Üçlü Tahran zirvesi
2.9.2018
Galatasaray Meydanı ve siyasal İslamcılar
23.8.2018
ABD’den sonra Suriye krizi de alevlenebilir
10.8.2018
Suriye ve Kürtler
4.8.2018
eni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
28.7.2018
Yeni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
24.7.2018
Seçim sonrası Türkiye
28.6.2018
Seçimler, Türk milliyetçiliği ve otoriterizm
24.6.2018
Kötü insanlar ittifakının panzehiri HDP/Demirtaş
9.6.2018
Darbe ve muhalefet cephesi
1.6.2018
CHP’nin cesur çıkışının gerekleri
26.5.2018
Seçimler ve barışın araçsallaştırılması
19.5.2018
Normalleşme, HDP ve Demirtaş
12.5.2018
Sevgili Celalettin, bu kez T A M A M
1.5.2018
24 Haziran seçimleri: Pirus zaferi
20.4.2018
Zor seçim ve zorlaşan günler
14.4.2018
Muhbir, itirafçı ve “elin kiri”
7.4.2018
Afrin yeni bir fay hattı
28.3.2018
Afrin ve sonrası hâlimiz
14.1.2018
CHP, HDP ve muhafazakâr otoriter cumhuriyete doğru
4.1.2018
2019’da korkulanın olmaması için
15.12.2017
Filistin çıkmazı haydut devlet
2.12.2017
ABD’deki dava sizin meseleniz
30.10.2017
smanlıyı ve bugünü, Girit tarihinden bakarak anlamak
23.10.2017
Osman Kavala
26.6.2017
Referandum gerçekçiliği
19.6.2017
Krizi fırsata dönüştürmek
11.6.2017
Ortadoğu’da yalnızlaşan Türkiye
29.5.2017
Yeni siyaset ve sivil toplum
13.5.2017
Çözümün, barışın zeminini güçlendirmek
4.5.2017
Savaşta yeni cephe
25.4.2017
Kürdler mi şaşırttı, şaşkınlık mı?
19.4.2017
Referandumun gösterdiği
15.4.2017
'Referandum, ölüme yatmak'
8.4.2017
Kerkük: keskin bıçak
3.4.2017
Sonucu algı operasyonu belirleyecek
25.3.2017
Newroz ve Dolmabahçe
19.3.2017
Newroz ve Dolmabahçe
14.3.2017
Barış ve özgürlükler için 'Hayır'
4.3.2017
HDP'nin HAYIR'ı
20.2.2017
Referandum, Kürdler, ‘biz’
11.2.2017
AKP geri dönülmesi zor yolda
9.2.2017
Barış Ne Zaman
5.2.2017
Tek yetkili Beştepe’ye doğru
28.1.2017
Kırmızı çizgilerin sonu
22.1.2017
Astana toplantısı ve barış
20.1.2017
ABD karşıtlığı rejimi dizaynın bir parçası
8.1.2017
Pesimizm, bıkkınlık ve alışmayacağız
2.1.2017
2017'de Kürd Meseles
25.12.2016
13. İnsan Hakları Hareketi Konferansı
20.12.2016
Öfke ve kin siyaseti
4.12.2016
Tasfiyeler çöküştür
15.11.2016
Trump ve Kürdler
7.11.2016
Sona doğru
1.11.2016
Gültan Kışanak ve Fırat Anlı
24.10.2016
Musul ve Türklük halleri
17.10.2016
Sivil alanda savaş, başkanlık
11.10.2016
Güvenliği tehdit eden siyaset
3.10.2016
Kolombiya ve Kürd barışı
26.9.2016
Kürdler, birlik ve gelecek
19.9.2016
Öcalan’ın çağrısı ve ara rejim
11.9.2016
Sorun kırılan gönülleri onarmak
5.9.2016
Israrla barış açısını savunmak
29.8.2016
Cerablus ve barış
22.8.2016
Büyük felaket öncesi
15.8.2016
Ötekileştirme ve CHP
8.8.2016
Ayrımcılık vebası ve milli birlik tebaası
2.8.2016
Türkiye nereye gidiyor?
25.7.2016
Darbe, OHAL ve üç açmaz
18.7.2016
Ak Parti, dünya trendinin parçası
11.7.2016
Ortadoğu, Kürdler ve demokrasi cephesi
4.7.2016
Dış politikada değişiklik ve belirtileri
27.6.2016
Dönüşü olmayan yol
20.6.2016
Aracı KDP neden olmasın
14.6.2016
Daha da kirlenen savaş
6.6.2016
Çözüme yol arayışı
30.5.2016
Yeni milli Türkiye ve Kürd karşıtlığı
24.5.2016
Kazananı olmayan oylama
16.5.2016
Paralı asker savaşta
9.5.2016
Şahinleşen iktidar
25.4.2016
Çözüm zorda
19.4.2016
Dokunulmazlıklara dokunmak
11.4.2016
Barış, cumhuriyetçiler ve muhafazakârlar
28.3.2016
Amed Newrozu ardından
21.3.2016
Newroz’da barış tutuklu
14.3.2016
Ortadoğu’da yeni dönem ve Kürdler
7.3.2016
Anayasa’ya Cumhurbaşkanı engeli
29.2.2016
Anayasa’ya Türklük engeli
23.2.2016
Felakete kulaç atılıyor
15.2.2016
Kürdistan Ulusal Birliği
8.2.2016
Ortadoğu ve Kürdler
2.2.2016
Kürdlerin tarih sahnesi çıkışına itiraz
28.1.2016
İmralı Notları ve süreç
12.1.2016
DTK, Çözüm Süreci’nin örtüsünü açtı
28.12.2015
Batının sessizliği üzerine
24.12.2015
Barzani sonrası tartışmalar
20.12.2015
Ya Çözüm
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive