Hakan TAHMAZ

basnews.com



Bookmark and Share

İYİ Parti’nin peşinden sürüklenmek


17.2.2019 - Bu Yazı 183 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye yerel seçimlere 17 Nisan 2017 anayasa referandumunda başlayan evet-hayır saflaşmasının perçinlendiği 24 Haziran 2018 seçimlerinde oluşan Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı’yla gidiyor.

Cumhur İttifakı partileri bu saflaşmayı devletin beka sorunu etrafında gerçekleştiriyorlar. Millet İttifakı partileri ise kendilerini tek adam rejimi karşıtları olarak tanımlıyorlar. Ancak Millet İttifakı içinde yer alan partiler arasında çok ciddi bir dizi farklılık var.

Millet İttifakı’nın politikasızlığı kendi içinde bir dizi soruna, tartışmaya ve kafa karışıklığına yol açıyor. Bu nedenle sorunların çözümüne yönelik palyatif çözümlerle ilerlemeye çalışılırken zorlanıyor.

Bir anlamda Millet İttifakı, Cumhur İttifakı içinde yer almayan parti ve siyasal çevrelerin zımni onaylarıyla aşağıdan gelişen fiili ittifak. Siyasal savrulma/sıkışmanın zorunlu ve fiili sonucu. HDP, EMEP ve ÖDP gibi bazı sol partilerin durumu tam da böyle.

AK Parti ve MHP liderleri, ortaklaştıkları Türk milliyetçiliğinin ve otoriter yönetim anlayışının çıtasını yerel seçimlerde yükselttiler, söylemlerini sertleştirdiler.

Her iki lider muhalif partileri düşman ilan edeli çok zaman oldu. En son Cumhurbaşkanı ve AK Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan, hafta sonu Aydın’daki konuşmasında CHP, HDP, İyi Parti ve Sadet Partisi’nin ismini söyleyerek bu partileri çete ilan etti.

Bu durum belli ölçüde Cumhur İttifakı'nın sıkışmışlığının bir sonucu olarak tecelli ederken, diğer taraftan Millet İttifakı partilerinin hareket kabiliyetini belirleyen önemli faktör.

24 Haziran seçimlerinde CHP, İyi Parti ve Saadet Partisi’nin resmi ittifakı, yerel seçimlerde daha da daraldı. CHP lideri Ankara’da aday tanıtım ve yerel yönetim bildirgesini açıkladığı toplantıda İyi Parti ile işbirliğinden, Saadet Partisi ile temastan söz etti. HDP ve diğer sol partileri ise ağzına dahi almadı. 

Son dönemde seçimlerin kaderini belirleme konumunda olan HDP’nin resmi ittifak dışı bırakılması ama seçmeninden oy istenmesi/beklenmesi, örneğine ender rastlanan bir durum.

HDP’nin siyaset alanında tuttuğu yer ve Türkiye’nin demokratikleşmesindeki anlamının, hatta bu noktada her geçen gün daha da artan öneminin kavranamaması, muhalifleri yanlış politik tercihlere yöneltiyor. Üstü örtük bir biçimde HDP seçmeninin sessiz, sakin ve usluca, özgün sorunlarını unutmadan ama kendini parçası olarak hissetmediği bir yürüyüşe katılması ve ne kastedildiğini anlayamadığı “demokrasi” için CHP adaylarına oy vermesi bekleniyor.

Bu çarpık demokratik siyaset anlayışı, salt Cumhur İttifakı’nın HDP’yi veya onunla birlikte davrananları kriminalize etmek için gösterdiği çabayla ortaya çıkmış bir durum değil. Esas olarak Millet İttifakı partilerinin, farklı ölçülerde Cumhur İttifak partilerine benzer yaklaşıma sahip olmaları ve problemli demokratik siyaset kavrayışları, böyle davranmalarına yol açmaktadır.

Özellikle İyi Parti’nin politik bagajının, Kürt sorununa ve HDP’ye yaklaşımının, Millet İttifakı’nın politik çerçevesinin ve bileşenlerin belirlenmesinde belirleyici olduğu ortada. İyi Parti’nin politikada tutmaya çalıştığı yerin “şehirli orta sınıf Türk milliyetçilerinin” partisi olmakla sınırlı olduğu açık.

MHP küskünleriyle, kızgınlarıyla sınırlı bir zeminde “başkanlık sistemine indirgenmiş muhalifliği”, İyi Parti’nin diğer birçok konu ve sorunda Cumhur İttifakı’na daha yakın bir politik noktada durmasını sağlıyor. Cumhur İttifakı'nın merkez siyasetinin hegemonik politik çerçevenin bir parçası. İyi Parti sözcüleri bunu çeşitli vesilelerle açık bir biçimde ifade ettiler. AK Parti’nin partneri MHP’den boşalan yeri doldurma çabası içindeler. İyi Parti’nin kuruluş mazisi ve parti programı bunu tanımlıyor. Bugüne kadar bunları aşan politik pratik geliştirilmedi. Partiye katılım ve kopuşlar da bu zeminde yaşanıyor.

HDP son iki seçimde, daha önce izlediği seçimleri sisteme muhalefet etmenin zemini olarak ele alma stratejisini terk ederek, iktidar partisiyle mücadele etme sınırına çekildi. İyi Parti‘nin bunu dahi dikkate almayan yaklaşımla, eski Kürt ve HDP karşıtlığına devam etmesi, kendilerini iktidar bloğuyla buluşturuyor.

Kısa bir süre en keskin muhalif olan MHP’nin bugün kraldan fazla Recep Tayyip Erdoğan’cı olmasına benzer şekilde İyi Parti’nin hükümet ortağı olması kimseyi şaşırtmayacak. İyi Parti bunun işaretlerinden birini, HDP’nin seçimleri kazanma olasılığının belirmesi nedeniyle Iğdır’da Cumhur İttifakı partileri lehine aday çıkarmamakla verdi.

Bu nedenle esaslardan biri, yanlış İyi Parti’nin bu hâliyle demokratik muhalefet cephesinde görülmesi veya görülmek istenmesidir. Bu beklenti veya yanlış değerlendirme, AK Parti karşısında sağlam temellere dayalı, rotası belli, güven veren, etkili ve ne yapacağını bilen demokratik muhalefetin geliştirilmesini sınırlıyor. Doğal olarak politik zemini sorunlu ve karmaşık muhalefet cephesinden, Recep Tayyip Erdoğan ile yarışabilecek kalibrede bir liderin çıkmasına mâni oluyor.

Bugün, kimilerince can simidi olarak görülen İyi Parti’nin ve onun arkasından sürüklenen başta ana muhalefet partisi olmak üzere tüm muhalefet güçlerinin kendilerine yaptıkları kötülüğün farkına varmadan, muhalefeti kendi ayakları üzerine kaldırabilmesi mümkün değildir.

2014 cumhurbaşkanı seçimlerinde yapılan Ekmeleddin İhsanoğlu yanlışına benzer yanlışlarla yol alınamaz. Bu zarardan ne kadar erken dönülürse o kadar Türkiye demokrasisinin kazanacağı kesin.

Yerel yönetimleri kazanmanın, bugün Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu sorunları çözmeye yetmeyeceği ortada. Yeni anayasal sistemde, yerel yönetimler eliyle merkezi iktidarı zorlamanın imkansızlığı apaçık ortada. Bu koşullarda seçmenin bunu dikkate almadan iktidara ne derece tavır geliştirebileceğini bir önceki seçimlerde gördük.

Tabii ana muhalefet adaylarını, Cumhur İttifakı’ndan güç devşirme maksatlı belirlerken, AK Parti’nin beka eksenli politikasına denk sertlikte belirlememesini her iki cephenin seçmeninin nasıl değerlendireceği başka bir konu.

Yerel seçimlerin kendi iç dinamikleri ve sınırlı da olsa çeşitli olanakları dikkate alındığında, 1 Nisan sabahı nasıl bir Türkiye’ye uyanılacağını kestirmek zor değil.

Hakan Tahmaz

(www.hakantahmaz.com)

Facebook Yorumları

reklam
17.2.2019
İYİ Parti’nin peşinden sürüklenmek
21.1.2019
Parlamentoyu savunmak
2.11.2018
Cumhur İttifakı: Mecburi koalisyona devam
20.10.2018
Gizli tanık yargısı
25.9.2018
Yeni sisteme muhalefet
12.9.2018
Üçlü Tahran zirvesi
2.9.2018
Galatasaray Meydanı ve siyasal İslamcılar
23.8.2018
ABD’den sonra Suriye krizi de alevlenebilir
10.8.2018
Suriye ve Kürtler
4.8.2018
eni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
28.7.2018
Yeni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
24.7.2018
Seçim sonrası Türkiye
28.6.2018
Seçimler, Türk milliyetçiliği ve otoriterizm
24.6.2018
Kötü insanlar ittifakının panzehiri HDP/Demirtaş
9.6.2018
Darbe ve muhalefet cephesi
1.6.2018
CHP’nin cesur çıkışının gerekleri
26.5.2018
Seçimler ve barışın araçsallaştırılması
19.5.2018
Normalleşme, HDP ve Demirtaş
12.5.2018
Sevgili Celalettin, bu kez T A M A M
1.5.2018
24 Haziran seçimleri: Pirus zaferi
20.4.2018
Zor seçim ve zorlaşan günler
14.4.2018
Muhbir, itirafçı ve “elin kiri”
7.4.2018
Afrin yeni bir fay hattı
28.3.2018
Afrin ve sonrası hâlimiz
14.1.2018
CHP, HDP ve muhafazakâr otoriter cumhuriyete doğru
4.1.2018
2019’da korkulanın olmaması için
15.12.2017
Filistin çıkmazı haydut devlet
2.12.2017
ABD’deki dava sizin meseleniz
30.10.2017
smanlıyı ve bugünü, Girit tarihinden bakarak anlamak
23.10.2017
Osman Kavala
26.6.2017
Referandum gerçekçiliği
19.6.2017
Krizi fırsata dönüştürmek
11.6.2017
Ortadoğu’da yalnızlaşan Türkiye
29.5.2017
Yeni siyaset ve sivil toplum
13.5.2017
Çözümün, barışın zeminini güçlendirmek
4.5.2017
Savaşta yeni cephe
25.4.2017
Kürdler mi şaşırttı, şaşkınlık mı?
19.4.2017
Referandumun gösterdiği
15.4.2017
'Referandum, ölüme yatmak'
8.4.2017
Kerkük: keskin bıçak
3.4.2017
Sonucu algı operasyonu belirleyecek
25.3.2017
Newroz ve Dolmabahçe
19.3.2017
Newroz ve Dolmabahçe
14.3.2017
Barış ve özgürlükler için 'Hayır'
4.3.2017
HDP'nin HAYIR'ı
20.2.2017
Referandum, Kürdler, ‘biz’
11.2.2017
AKP geri dönülmesi zor yolda
9.2.2017
Barış Ne Zaman
5.2.2017
Tek yetkili Beştepe’ye doğru
28.1.2017
Kırmızı çizgilerin sonu
22.1.2017
Astana toplantısı ve barış
20.1.2017
ABD karşıtlığı rejimi dizaynın bir parçası
8.1.2017
Pesimizm, bıkkınlık ve alışmayacağız
2.1.2017
2017'de Kürd Meseles
25.12.2016
13. İnsan Hakları Hareketi Konferansı
20.12.2016
Öfke ve kin siyaseti
4.12.2016
Tasfiyeler çöküştür
15.11.2016
Trump ve Kürdler
7.11.2016
Sona doğru
1.11.2016
Gültan Kışanak ve Fırat Anlı
24.10.2016
Musul ve Türklük halleri
17.10.2016
Sivil alanda savaş, başkanlık
11.10.2016
Güvenliği tehdit eden siyaset
3.10.2016
Kolombiya ve Kürd barışı
26.9.2016
Kürdler, birlik ve gelecek
19.9.2016
Öcalan’ın çağrısı ve ara rejim
11.9.2016
Sorun kırılan gönülleri onarmak
5.9.2016
Israrla barış açısını savunmak
29.8.2016
Cerablus ve barış
22.8.2016
Büyük felaket öncesi
15.8.2016
Ötekileştirme ve CHP
8.8.2016
Ayrımcılık vebası ve milli birlik tebaası
2.8.2016
Türkiye nereye gidiyor?
25.7.2016
Darbe, OHAL ve üç açmaz
18.7.2016
Ak Parti, dünya trendinin parçası
11.7.2016
Ortadoğu, Kürdler ve demokrasi cephesi
4.7.2016
Dış politikada değişiklik ve belirtileri
27.6.2016
Dönüşü olmayan yol
20.6.2016
Aracı KDP neden olmasın
14.6.2016
Daha da kirlenen savaş
6.6.2016
Çözüme yol arayışı
30.5.2016
Yeni milli Türkiye ve Kürd karşıtlığı
24.5.2016
Kazananı olmayan oylama
16.5.2016
Paralı asker savaşta
9.5.2016
Şahinleşen iktidar
25.4.2016
Çözüm zorda
19.4.2016
Dokunulmazlıklara dokunmak
11.4.2016
Barış, cumhuriyetçiler ve muhafazakârlar
28.3.2016
Amed Newrozu ardından
21.3.2016
Newroz’da barış tutuklu
14.3.2016
Ortadoğu’da yeni dönem ve Kürdler
7.3.2016
Anayasa’ya Cumhurbaşkanı engeli
29.2.2016
Anayasa’ya Türklük engeli
23.2.2016
Felakete kulaç atılıyor
15.2.2016
Kürdistan Ulusal Birliği
8.2.2016
Ortadoğu ve Kürdler
2.2.2016
Kürdlerin tarih sahnesi çıkışına itiraz
28.1.2016
İmralı Notları ve süreç
12.1.2016
DTK, Çözüm Süreci’nin örtüsünü açtı
28.12.2015
Batının sessizliği üzerine
24.12.2015
Barzani sonrası tartışmalar
20.12.2015
Ya Çözüm
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Düzce Satılık ve Kiralık Emlaklar Emlak8.net