Hakan TAHMAZ

basnews.com



Bookmark and Share

Sevgili Celalettin, bu kez T A M A M


12.5.2018 - Bu Yazı 121 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Sevgili arkadaşım, mektubun ulaştı. Aklımdan geçenleri sana mektupla iletmek istedim. Ama eline geçip geçmeyeceğinden emin olamadığım.  Bu nedenle buradan sesleniyorum.

Türkiye’nin yakın siyasal tarihi, kendini devletin sahibi sanan ahmakların ve devletin bazı kurumlarına yerleşmiş “özel güçlerin” toplumu yönlendirmek maksadıyla başvurdukları komplolar ve provokasyonlar tarihi bir anlamıyla.

Ama bu günkü gibi hiç “kör gözün parmağına” olmazdı. Bu gün  alenen yurttaşlara tuzak kurulmasına şahitlik ediyoruz.  Kamu görevlilerinde, devleti yönetenlerde, iktidar sahiplerinde korkusuzluk, hukuksuzluk, kuralsızlık hâkim. Eskiden hiç olmazsa “işler” kitabına uydurularak yapılırdı.

Celalettin senin ile ilk tanışmam, 78’ler Girişimi çalışmasının ilk toplantısında olmuştu hatırlıyor musun?  Seni bilmem ama benim hafızam güçlüdür.   Daha sonra yüzlerce toplantıda birlikte olduk. En çok mesaimiz ise Barış Meclisi çalışmalarında ve daha sonra da hükümet tarafından Akil İnsanlar Heyeti üyesi olarak görevlendirilmen sonrasında oldu.

Hükümete seni PKK lideri Abdullah Öcalan’ın önerdiği herkesin malumu. Hükümet de Kürt ve 78’liler girişimi temsilcisi olarak görüşlerini ve temsil kabiliyetini  bilerek Akil İnsanlar Heyeti’nde yer almanı sağladı.

Çözüm Süreci‘nde İç Anadolu grubu olarak yaptığınız toplantılarda, Başbakan ile yapılan üç toplantıda (bu toplantıların ikisi Recep Tayyip Erdoğan ile biri de Ahmet Davutoğlu ile idi değil mi?) Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı ile  başta olmak üzere bir çok devlet yetkilisi ve bürokratıyla onlarca toplantıya katıldın,  hepsinde aynı görüşleri savunduğunu dünya âlem şahit.   Celalettin sen düşündüklerini hep eğmeden, bükmeden bazen de “kantarın topuzunu kaçırarak” söylerdin. Ben bunu çözüm sürecinde temas içinde olduğum, birçok siyasetçiden ve bürokrattan bizzat duydum.

Celalettin, senin sorunlara ve konulara başka bir perspektifle yaklaştığını ama sorunun masada çözülmesinin dışında bir yol olmadığını defalarca beyan ettiğine herkes tanıklık eder. Bir anlamda  barış için “gerçekçi olup, imkânsızı isteyen” bir anlayışla hareket ettin. Barış çalışması tam da böyle bir şey değil midir? Özcesi Celalettin sen, makulü mümkünde arayan, gerçekçi bir barış insanıydın.

Akil insanlar heyetinde yer alan, muhalif ya da değil, aklını, vicdanını kiraya vermemiş olanların, bu gerçeği dile getirmeleri gerekir. Bu bir etik sorundur. Bugün bundan imtina edenler,  yarın benzer durumda kendilerini yalnızlığa mahkûm etmiş oluyorlar.

Kısacası devlet, akil insanlar çalışmasında sana Kürt sorununun çözümü ve barışın inşası için görev ve sorumluk verdi/yükledi. Sen de yüzlerce toplantıda, televizyon programında görüşlerini açık seçik  kamuoyu ile paylaştın.

Şimdi bu görüşlerini, HDP, DTK,  HDK toplantılarında katılımcılarla paylaştın diye tutuklusun. Buna ne denir? Buyurun “özgürce konuşun hükumetin işini kolaylaştırın, toplumu ikna edin” diye görev verilen insanların bir kısmının bu  düşüncelerini “terör örgütü üyeliğine” kanıt olarak sunmaya çalışmaya ne ad verilebilir söyler misiniz?

DTK toplantısına katılmayı suç kapsamına alanlar, sözü edilen toplantılara bir zamanlar bol sayıda bugün Saray yalakacılığı yapanların katıldığını biliyor olsa gerek. Örneğin;  Cumhurbaşkanı’nın ekonomik  danışmanlarından birinin Celalettin’i dinledikleri DTK toplantısında herkesi sollayıp demokratik özerkliği hararetle, eleştirel  yaklaşanları ise suçlayarak savunduğu bilgisini polisin dinleme arşivinde bulabilirler.

Celalettin’i seni toplantısına katılmakla suçladıkları HDK’nin temsilcileriyle Meclis Çözüm Komisyonu’nun, Meclis’te görüşürken sevgili  arkadaşımı tutuklamanın ne anlama geldiğini biz çok iyi biliyoruz. Celalettin sen, bugün iktidarın duymak istemedikleri dillendirdiğin ve dik durmaya devam ettiği için Silivri’desin. Osman Kavala ve diğerleri gibi.

25 Haziran 2018 Pazartesi günü İstanbul  Çağlayan Adliyesi’nde duruşmada buluşacağız. Haberin olsun vakit geldi, bu kez tamam. 24 Haziran akşamı Abbas yolcu.

Hakan Tahmaz

(www.hakantahmaz.com)

Facebook Yorumları

reklam
10.8.2018
Suriye ve Kürtler
4.8.2018
eni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
28.7.2018
Yeni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
24.7.2018
Seçim sonrası Türkiye
28.6.2018
Seçimler, Türk milliyetçiliği ve otoriterizm
24.6.2018
Kötü insanlar ittifakının panzehiri HDP/Demirtaş
9.6.2018
Darbe ve muhalefet cephesi
1.6.2018
CHP’nin cesur çıkışının gerekleri
26.5.2018
Seçimler ve barışın araçsallaştırılması
19.5.2018
Normalleşme, HDP ve Demirtaş
12.5.2018
Sevgili Celalettin, bu kez T A M A M
1.5.2018
24 Haziran seçimleri: Pirus zaferi
20.4.2018
Zor seçim ve zorlaşan günler
14.4.2018
Muhbir, itirafçı ve “elin kiri”
7.4.2018
Afrin yeni bir fay hattı
28.3.2018
Afrin ve sonrası hâlimiz
14.1.2018
CHP, HDP ve muhafazakâr otoriter cumhuriyete doğru
4.1.2018
2019’da korkulanın olmaması için
15.12.2017
Filistin çıkmazı haydut devlet
2.12.2017
ABD’deki dava sizin meseleniz
30.10.2017
smanlıyı ve bugünü, Girit tarihinden bakarak anlamak
23.10.2017
Osman Kavala
26.6.2017
Referandum gerçekçiliği
19.6.2017
Krizi fırsata dönüştürmek
11.6.2017
Ortadoğu’da yalnızlaşan Türkiye
29.5.2017
Yeni siyaset ve sivil toplum
13.5.2017
Çözümün, barışın zeminini güçlendirmek
4.5.2017
Savaşta yeni cephe
25.4.2017
Kürdler mi şaşırttı, şaşkınlık mı?
19.4.2017
Referandumun gösterdiği
15.4.2017
'Referandum, ölüme yatmak'
8.4.2017
Kerkük: keskin bıçak
3.4.2017
Sonucu algı operasyonu belirleyecek
25.3.2017
Newroz ve Dolmabahçe
19.3.2017
Newroz ve Dolmabahçe
14.3.2017
Barış ve özgürlükler için 'Hayır'
4.3.2017
HDP'nin HAYIR'ı
20.2.2017
Referandum, Kürdler, ‘biz’
11.2.2017
AKP geri dönülmesi zor yolda
9.2.2017
Barış Ne Zaman
5.2.2017
Tek yetkili Beştepe’ye doğru
28.1.2017
Kırmızı çizgilerin sonu
22.1.2017
Astana toplantısı ve barış
20.1.2017
ABD karşıtlığı rejimi dizaynın bir parçası
8.1.2017
Pesimizm, bıkkınlık ve alışmayacağız
2.1.2017
2017'de Kürd Meseles
25.12.2016
13. İnsan Hakları Hareketi Konferansı
20.12.2016
Öfke ve kin siyaseti
4.12.2016
Tasfiyeler çöküştür
15.11.2016
Trump ve Kürdler
7.11.2016
Sona doğru
1.11.2016
Gültan Kışanak ve Fırat Anlı
24.10.2016
Musul ve Türklük halleri
17.10.2016
Sivil alanda savaş, başkanlık
11.10.2016
Güvenliği tehdit eden siyaset
3.10.2016
Kolombiya ve Kürd barışı
26.9.2016
Kürdler, birlik ve gelecek
19.9.2016
Öcalan’ın çağrısı ve ara rejim
11.9.2016
Sorun kırılan gönülleri onarmak
5.9.2016
Israrla barış açısını savunmak
29.8.2016
Cerablus ve barış
22.8.2016
Büyük felaket öncesi
15.8.2016
Ötekileştirme ve CHP
8.8.2016
Ayrımcılık vebası ve milli birlik tebaası
2.8.2016
Türkiye nereye gidiyor?
25.7.2016
Darbe, OHAL ve üç açmaz
18.7.2016
Ak Parti, dünya trendinin parçası
11.7.2016
Ortadoğu, Kürdler ve demokrasi cephesi
4.7.2016
Dış politikada değişiklik ve belirtileri
27.6.2016
Dönüşü olmayan yol
20.6.2016
Aracı KDP neden olmasın
14.6.2016
Daha da kirlenen savaş
6.6.2016
Çözüme yol arayışı
30.5.2016
Yeni milli Türkiye ve Kürd karşıtlığı
24.5.2016
Kazananı olmayan oylama
16.5.2016
Paralı asker savaşta
9.5.2016
Şahinleşen iktidar
25.4.2016
Çözüm zorda
19.4.2016
Dokunulmazlıklara dokunmak
11.4.2016
Barış, cumhuriyetçiler ve muhafazakârlar
28.3.2016
Amed Newrozu ardından
21.3.2016
Newroz’da barış tutuklu
14.3.2016
Ortadoğu’da yeni dönem ve Kürdler
7.3.2016
Anayasa’ya Cumhurbaşkanı engeli
29.2.2016
Anayasa’ya Türklük engeli
23.2.2016
Felakete kulaç atılıyor
15.2.2016
Kürdistan Ulusal Birliği
8.2.2016
Ortadoğu ve Kürdler
2.2.2016
Kürdlerin tarih sahnesi çıkışına itiraz
28.1.2016
İmralı Notları ve süreç
12.1.2016
DTK, Çözüm Süreci’nin örtüsünü açtı
28.12.2015
Batının sessizliği üzerine
24.12.2015
Barzani sonrası tartışmalar
20.12.2015
Ya Çözüm
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları