Hakan TAHMAZ

basnews.com



Bookmark and Share

Seçimler, Türk milliyetçiliği ve otoriterizm


28.6.2018 - Bu Yazı 274 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 24 Haziran seçimlerinde kötülük kazandı. Bir başka ihtimal daha vardı, “değişim” kazanabilirdi. Olmadı, olduramadı. Demek ki TAMAM değilmiş. Değişime karşı olanların meclisteki sayıları arttı. Bu durum fazlasıyla iç karartıcı.

Ana akım Türk siyaseti topluma son üç yıldır milliyetçilik aşıladı, seçimlerin galibi Türk milliyetçiliği oldu. Seçim öncesi araştırmalar MHP’nin baraj altında olduğunu gösteriyordu. İyi Parti’nin, MHP ve AK Parti seçmeninden oy alacağı hesabı tutmadı. Ama CHP’den ciddi oy almış. Kemal Kılıçdaroğlu ’nun muhalifleri, Muharrem İnce’ye oy vermişler ama milletvekili seçimlerinde CHP’ye değil, İyi Parti’ye mühür basmışlar.

Siyasal bagajı Türk milliyetçiliğiyle yüklü İyi Parti’nin, CHP’den yüksek oy alabilmesinin birkaç nedeninden biri de CHP’nin kimliğindeki, Türk milliyetçiliğini hâlâ koruması. Diğeri de iktidarın üç yıldır Kürt sorunu bağlamında yarattığı “devletin bekâsı” algısının peşine takılması ve örgütünün bunun arkasından sürükleniyor olmasıdır. CHP, “Kürt korkusu” rüzgarının toplumun bütün dokusuna işlemesini kolaylaştıran siyasal ürkekliğin ağır bedelini ödedi.

Cumhur İttifakı’nın ve İyi Parti oylarının toplamı, izlenen güvenlikçi politikalarının ve Türk milliyetçiliğinin toplumda beklenenlerin çok ötesinde destek görmeye devam ettiğinin gösteriyor. Türk sağı milliyetçilik ekseninde yükseliyor.

Seçimde ortaya çıkan bir başka gerçek ise 7 Haziran seçimleri sonrasında kurulan bütün sandıklarda MHP, AK Parti arasındaki oy kaymaların dikkat çeker düzeyde olmasıdır.  Ama AK Parti’nin birinci parti olma üstünlüğünü sarsacak büyüklükte oy kayması söz konusu değildir.

Bu durum seçimlerin gözde liderlerinden Sadet Partisi Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun ve partisinin hezimetine yol açan bir sonuç doğurdu. Hiçbir ilde, genel ortalamaların üzerine hiçbir biçimde çıkamadı ve ilgi odağı olamadı. AK Parti’nin muhafazakâr seçmenleri, her şeye rağmen Recep Tayyip Erdoğan’ın hatalarını sineye çekmekte, yanlışlarının üstünü örtmekte, her saat ve her fırsatta kendilerine höykürmesinde bir beis görmediler. “Güçlü adam” olmasında fayda gören bir yaklaşım sergilediler. Bir anlamda topyekûn değişime hayır dediler. AK Parti’den bazı illerde MHP’ye kayan oylarda tam da bu gerçekliği gösteriyor.

Daha da fazlası var. Meclis’in kilit partisi aritmetik olarak MHP oldu. İktidarın da muhalefetin de milliyetçilere mecbur olduğu Meclis aritmetik bileşimi ortaya çıktı. CHP, yanlış hesap yaparak veya yanlış ön görüsü nedeniyle kendi rolünü etkisizleştirdi.

Cumhur İttifakı, bu seçimlerde 16 Nisan referandumunda aldığı oyları cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yaklaşık bir puan, milletvekili seçimlerinde iki puan artırdı. Rejim değişikliğine “Hayır” diyen seçmenin küçük bir kısmı, değişiklik gerçekleşince, memleketi yönetmesi için değişikliği yapan Recep Tayyip Erdoğan’ı tercih etti. Bunun nedenlerinin analizine ihtiyaç var.

Türk milliyetçiliğinin yükselmesine zemin hazırlayan politika, söylem, uygulama ve davranışlar HDP’nin seçim sonuçlarında da etkili oldu. Kürt nüfusun her kesiminde ciddi bir politikleşme ve dava bilinciyle tutum almanın geliştiği bir kez de bu seçimlerde açığa çıktı. Kürt seçmen politik tercihle değil, davaya sahip çıkma duygusuyla HDP’yi tercih etti. HDP bunun farkına varmazsa, büyük sıkıntıya neden olacak.

HDP, devlet kurumlarının ve iktidar partisinin özel ayrımcı ve düşmanlaştıran politikalarına, Millet İttifakı’nın dışlama arzu ve çabalarına, bazı sosyalist kesimlerin uzak duran yaklaşımlarına ve 70’e yakın ırkçı saldırıya rağmen bu sonucu elde etti. Meclisin üçüncü partisi oldu.

Bu noktada, son üç yıldır içeride ve bölgede izlenen Kürt karşıtı politikalara rağmen bu politikanın yürütücüsü ve mimarı AK Parti, nasıl oluyor da Kürtlerden eskisi gibi oy almaya devam ediyor, hatta bazı yerlerde az da olsa oyunu artırabiliyor?  HDP’nin oylarında ise bazı illerde azalma var. Bu soruların yanıtlarını bulmadan seçim sonuçlarını doğru analiz edebilmek mümkün değil.

 Türkiye’yi de HDP’yi de zor bir dönem bekliyor. Bu zor dönemde Cumhur İttifakı’nın bölücü terör örgütü uzantısı olarak suçladığı HDP, 6 milyona yakın oy ile ve 67 milletvekili ile TBMM’de yer alacak. Türkiye bu süreçle, bu gerçekliğin değişmezliğini kabul etmek ve gerekeni yapmak durumundadır. Aksi hâlde 6 milyona yakın “teröristle” uğraşmak zorunda kalacaktır.

Bu tablo karşısında Kürt siyasal hareketi 7 Haziran seçimleri sonrasında ülkede yaşananları ve Ortadoğu’daki gelişmeleri dikkate alarak, demokratik siyasal mücadeleyi ana eksen alan yeni bir siyasal strateji oluşturmak durumunda.

Nihayetinde Türk milliyetçiliğinin yükselişi, kurumsallaşan otoriterizm, HDP’nin önümüzdeki dönem Meclis’te işinin oldukça zor olacağını gösteriyor. Bu nedenle milletvekili grubunun karmaşık yapısı ve çok bileşenli olması nedeniyle, Meclis’teki rolünü gerçekçi ve açık bir biçimde tanımlamak ve buna uygun davranmak mecburiyetinde.

Hakan Tahmaz

(www.hakantahmaz.com)

Facebook Yorumları

reklam
28.6.2018
Seçimler, Türk milliyetçiliği ve otoriterizm
24.6.2018
Kötü insanlar ittifakının panzehiri HDP/Demirtaş
9.6.2018
Darbe ve muhalefet cephesi
1.6.2018
CHP’nin cesur çıkışının gerekleri
26.5.2018
Seçimler ve barışın araçsallaştırılması
19.5.2018
Normalleşme, HDP ve Demirtaş
12.5.2018
Sevgili Celalettin, bu kez T A M A M
1.5.2018
24 Haziran seçimleri: Pirus zaferi
20.4.2018
Zor seçim ve zorlaşan günler
14.4.2018
Muhbir, itirafçı ve “elin kiri”
7.4.2018
Afrin yeni bir fay hattı
28.3.2018
Afrin ve sonrası hâlimiz
14.1.2018
CHP, HDP ve muhafazakâr otoriter cumhuriyete doğru
4.1.2018
2019’da korkulanın olmaması için
15.12.2017
Filistin çıkmazı haydut devlet
2.12.2017
ABD’deki dava sizin meseleniz
30.10.2017
smanlıyı ve bugünü, Girit tarihinden bakarak anlamak
23.10.2017
Osman Kavala
26.6.2017
Referandum gerçekçiliği
19.6.2017
Krizi fırsata dönüştürmek
11.6.2017
Ortadoğu’da yalnızlaşan Türkiye
29.5.2017
Yeni siyaset ve sivil toplum
13.5.2017
Çözümün, barışın zeminini güçlendirmek
4.5.2017
Savaşta yeni cephe
25.4.2017
Kürdler mi şaşırttı, şaşkınlık mı?
19.4.2017
Referandumun gösterdiği
15.4.2017
'Referandum, ölüme yatmak'
8.4.2017
Kerkük: keskin bıçak
3.4.2017
Sonucu algı operasyonu belirleyecek
25.3.2017
Newroz ve Dolmabahçe
19.3.2017
Newroz ve Dolmabahçe
14.3.2017
Barış ve özgürlükler için 'Hayır'
4.3.2017
HDP'nin HAYIR'ı
20.2.2017
Referandum, Kürdler, ‘biz’
11.2.2017
AKP geri dönülmesi zor yolda
9.2.2017
Barış Ne Zaman
5.2.2017
Tek yetkili Beştepe’ye doğru
28.1.2017
Kırmızı çizgilerin sonu
22.1.2017
Astana toplantısı ve barış
20.1.2017
ABD karşıtlığı rejimi dizaynın bir parçası
8.1.2017
Pesimizm, bıkkınlık ve alışmayacağız
2.1.2017
2017'de Kürd Meseles
25.12.2016
13. İnsan Hakları Hareketi Konferansı
20.12.2016
Öfke ve kin siyaseti
4.12.2016
Tasfiyeler çöküştür
15.11.2016
Trump ve Kürdler
7.11.2016
Sona doğru
1.11.2016
Gültan Kışanak ve Fırat Anlı
24.10.2016
Musul ve Türklük halleri
17.10.2016
Sivil alanda savaş, başkanlık
11.10.2016
Güvenliği tehdit eden siyaset
3.10.2016
Kolombiya ve Kürd barışı
26.9.2016
Kürdler, birlik ve gelecek
19.9.2016
Öcalan’ın çağrısı ve ara rejim
11.9.2016
Sorun kırılan gönülleri onarmak
5.9.2016
Israrla barış açısını savunmak
29.8.2016
Cerablus ve barış
22.8.2016
Büyük felaket öncesi
15.8.2016
Ötekileştirme ve CHP
8.8.2016
Ayrımcılık vebası ve milli birlik tebaası
2.8.2016
Türkiye nereye gidiyor?
25.7.2016
Darbe, OHAL ve üç açmaz
18.7.2016
Ak Parti, dünya trendinin parçası
11.7.2016
Ortadoğu, Kürdler ve demokrasi cephesi
4.7.2016
Dış politikada değişiklik ve belirtileri
27.6.2016
Dönüşü olmayan yol
20.6.2016
Aracı KDP neden olmasın
14.6.2016
Daha da kirlenen savaş
6.6.2016
Çözüme yol arayışı
30.5.2016
Yeni milli Türkiye ve Kürd karşıtlığı
24.5.2016
Kazananı olmayan oylama
16.5.2016
Paralı asker savaşta
9.5.2016
Şahinleşen iktidar
25.4.2016
Çözüm zorda
19.4.2016
Dokunulmazlıklara dokunmak
11.4.2016
Barış, cumhuriyetçiler ve muhafazakârlar
28.3.2016
Amed Newrozu ardından
21.3.2016
Newroz’da barış tutuklu
14.3.2016
Ortadoğu’da yeni dönem ve Kürdler
7.3.2016
Anayasa’ya Cumhurbaşkanı engeli
29.2.2016
Anayasa’ya Türklük engeli
23.2.2016
Felakete kulaç atılıyor
15.2.2016
Kürdistan Ulusal Birliği
8.2.2016
Ortadoğu ve Kürdler
2.2.2016
Kürdlerin tarih sahnesi çıkışına itiraz
28.1.2016
İmralı Notları ve süreç
12.1.2016
DTK, Çözüm Süreci’nin örtüsünü açtı
28.12.2015
Batının sessizliği üzerine
24.12.2015
Barzani sonrası tartışmalar
20.12.2015
Ya Çözüm
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları