Hakan TAHMAZ

basnews.com



Bookmark and Share

Cumhur İttifakı: Mecburi koalisyona devam


2.11.2018 - Bu Yazı 140 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye, yeterli hazırlık ve sağlıklı bir tartışma süreci yaşamadan, oldu bittiyle, AK Parti’nin isimlendirmesiyle "Cumhurbaşkanı Hükümet  Sistemine" geçti.

AK Parti ve MHP,  bu çok hızlı geçişi, Türkiye’nin "büyük bir tehdit altında olduğu ve devletin beka sorunu yaşadığı" savı ile izah etti.

AK Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan, referandum öncesi katıldığı bir televizyon kanalında canlı yayında sistemin gerekçesini şöyle açıkladı: "Bürokratik oligarşi’ diye benim sürekli ifade ettiğim bu yapıların hantallığı, kurumlardaki iş ve işleyiş süreçleri önümüze hep birer engel olarak çıktı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile bu engelleri ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Yeni dönemde çözüm üreten devlet, sorun çözen devlet, sonuç odaklı devlet anlayışıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Yeni sistemle bürokrasiyi azaltacağız. Daha hızlı karar alacağız, tüm hizmetlerde sonuç odaklı olacağız." https://www.yenisafak.com/secim/erdogan-cumhurbaskanligi-hukumet-sistemini-anlatti-3359620

Bunun yanında bu yönetim sistemini savunanları en önemli iddialarında biri de “Türkiye’nin koalisyon hükümetlerinde çok çektiği, artık koalisyonlara ihtiyaç kalmayacağı” görüşüydü. AK Parti’nin anayasa hukukçusu milletvekillerinden Prof. Burhan Kuzu, bu tezin hararetli savunucularının başında geleniydi.

Gelin görün ki, ilk seçimlerde işler hiç de dedikleri gibi gitmedi. Evet ortak protokol veya program ekseninde bir koalisyon kurulmadı ve Türkiye koalisyon hükümetiyle yönetilmiyor. Ama 16 Nisan 2017 Anayasa referandumu sonrasında Türkiye'nin zorunlu ve resmi olmayan koalisyon ile yönetildiği bir gerçek. Hem de ortak noktalarından daha çok farklılıkları bulunan AK Parti ve MHP gibi iki parti yönetiyor.

Bunu AK Parti ile aynı siyasi gelenekten gazeteci Mustafa Karaalioğlu, köşesinde şöyle tanımladı: “Siyasette her şeyin gerçekleşebilecek olması neticede bir ihtimal hesabıdır. Gayet tabii her şey olabilir ama bazılarının ihtimali yüksek bazılarının ise çok düşüktür. Mesela, AK Parti ile MHP’nin bir ittifakta buluşması ve bu yolla ülkede son iki yılda yaşanan değişimin gerçekleşmesi çok düşük bir ihtimaldi. Aralarında en çok mesafe olan iki parti oldukları da aşikardı. Ne var ki siyasette her şeyin mümkün olduğunu gösterdiler. O kadar ki 16 Nisan ve 24 Haziran sandıklarında neredeyse bir parti oldular.” http://www.karar.com/yazarlar/mustafa-karaalioglu/cumhur-ittifakinin-stres-testi-8248

İki parti arasında yerel seçimlerde ittifak, ant, af gibi bir dizi konudaki tartışma, Türkiye’nin gündemini uzun bir süredir meşgul eden konuların başında gelmesi, iki partinin oluşturduğu cumhur ittifakı yolun sonuna mı geldi sorusuna yol açtı.

Her şeyden önce her iki lider, ittifakın sürdüğünü, sadece yerel seçimlerde ittifak yapılmayacağını güçlü bir biçimde açıkladılar. Bu durumda ittifakın sürmesinin mümkün olmadığı tespitinde ısrar edebilmek için, en az her iki parti liderinin argümanları kadar açık ve net belirtileri ortaya koymak gerekir.

Aksine güçlü emareler de belirmeye başladı. Meclis grup toplantısında her iki lider yerel seçimlerde ittifak yapmayacaklarını kamuoyuna duyurduklarından bir gün sonra, Meclis komisyonunda emeklilerle ilgili hak iyileştirilmesini içeren yasa teklifinin oylamasında partili milletvekillerinin muhalefetle birlikte davranmasını sağlayan MHP Meclis grup başkan vekilini MHP liderinin görevden alınması, bu tartışmanın ve beklentinin anlamsız olduğu gözler önüne serdi. AK Parti’nin karşı çıktığı yasa teklifinin Meclis'e indirilmesi böylece MHP’lilerin oylarıyla yirmi dört saat sonra engellendi.

AK Parti, 2015 Haziran seçimleri sonucunun yarattığı tek başına hükümet olamamanın korkusuyla davranarak yaptığı sistem değişikliğiyle, kendini mecburi ama resmi olmayan koalisyona mahkûm ettiğini bu oylamayla da gördü.

Sadece AK Parti kadar olmasa da MHP de siyasal bagajı ve ideolojik duruşu nedeniyle resmi olmayan bu koalisyona mecbur.

Ama AK Parti’den eli daha kuvvetli. MHP için maliyeti daha az olabilir. AK Parti için iktidardan düşmek, dünyanın sonu bir anlamda.

AK Parti son iki yıldır siyaseti o derece kutuplaştırdı ve ayrıştırdı ki, Meclis’te birlikte davranacağı alternatif partiyi kısa sürede bulması çok zor. MHP’nin yerini alabilecek ve buna aday İyi Parti ile ilişkilerini onarmak için zamana ihtiyacı var. Kısa sürede İyi Parti’yi, MHP’nin yerine ikame edemez. Hele de yerel seçimler öncesi AK Parti böylesi bir riski alamaz.

AK Parti-HDP ile işbirliği ise İyi Parti’den çok daha zor. Her fırsatta olur olmaz yere AK Parti ile HDP arasında gizli ittifaktan söz edenler artık kabak tadı verdi. Kürt ve siyasal İslam karşıtlıklarını bu yolla dışa vuruyorlar. 2015 Haziran seçimlerinde bu tren kaçtı. Sonrasında yaşananlar ve her iki partinin yönelimleri bakımından bunun imkânsız olduğunu söyleyebiliriz.

Devletin bekası tezini bu güne kadar Kürt sorunu ekseninde işleyen AK Parti, U dönüşü dahi yapsa dahi bu böyle. Çünkü 2015 sonrası dış politikanın eksenine de siyasette beka sorunu yerleştirildi. Bu, Kürt sorununda yaşanan muhtemel gelişmeleri önleme ekseninde hayata geçirilmektedir.

AK Parti için CHP ile bir ortaklık ise söz konusu olamaz. Her ne kadar CHP devletin bekası gibi konularda AK Parti ile birlikte davranmaktan ya da ona  destek vermekten geri durmuyorsa da, bunun bir aleni koalisyona dönüşmesi her iki parti için büyük bir risktir.

MHP'nin ise AK Parti ile ilişkisini varlık nedeni olan devletin bekası konusu ile tanımlayarak yürütmesi ayaklarındaki büyük bir prangadır. Bu prangadan kurtulmadan ittifakı tümden bozamaz. AK Parti hükümetine destek vermeye devam etmek zorundadır. Bunu bıraktığı an, sonunun geldiğinin ilanı olur. Kaldı ki, MHP, son 24 Haziran seçimlerin Cumhur İttifakı’ndan fazlasıyla nemalanan parti olmasını göz ardı edemez.

Peki öyleyse yaşananlar nedir? İki partinin birbirine benzeşmezliklerinin çokluğunun yanı sıra, yerel seçimlerin kendine has özellikleri ve duyarlıklarının, 24 Haziran seçimlerine benzer bir süreci imkânsız kılmasıdır. Her iki parti de seçmelerinin iki yıldır biriktirdiği stresi atmalarını sağlayacak. Bu noktada, esas büyük risk alan veya almak zorunda kalanın ise AK Parti olduğu seçim akşamı görülecektir.

Bu kısa sürede yine anlaşıldı ki, muhalefet partileri olup biteni doğru okuyamayarak, erkenden heyecana kapıldılar. Acizliklerini sergilediler.

Hakan Tahmaz

(hakantahmaz.com)

Facebook Yorumları

reklam
2.11.2018
Cumhur İttifakı: Mecburi koalisyona devam
20.10.2018
Gizli tanık yargısı
25.9.2018
Yeni sisteme muhalefet
12.9.2018
Üçlü Tahran zirvesi
2.9.2018
Galatasaray Meydanı ve siyasal İslamcılar
23.8.2018
ABD’den sonra Suriye krizi de alevlenebilir
10.8.2018
Suriye ve Kürtler
4.8.2018
eni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
28.7.2018
Yeni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
24.7.2018
Seçim sonrası Türkiye
28.6.2018
Seçimler, Türk milliyetçiliği ve otoriterizm
24.6.2018
Kötü insanlar ittifakının panzehiri HDP/Demirtaş
9.6.2018
Darbe ve muhalefet cephesi
1.6.2018
CHP’nin cesur çıkışının gerekleri
26.5.2018
Seçimler ve barışın araçsallaştırılması
19.5.2018
Normalleşme, HDP ve Demirtaş
12.5.2018
Sevgili Celalettin, bu kez T A M A M
1.5.2018
24 Haziran seçimleri: Pirus zaferi
20.4.2018
Zor seçim ve zorlaşan günler
14.4.2018
Muhbir, itirafçı ve “elin kiri”
7.4.2018
Afrin yeni bir fay hattı
28.3.2018
Afrin ve sonrası hâlimiz
14.1.2018
CHP, HDP ve muhafazakâr otoriter cumhuriyete doğru
4.1.2018
2019’da korkulanın olmaması için
15.12.2017
Filistin çıkmazı haydut devlet
2.12.2017
ABD’deki dava sizin meseleniz
30.10.2017
smanlıyı ve bugünü, Girit tarihinden bakarak anlamak
23.10.2017
Osman Kavala
26.6.2017
Referandum gerçekçiliği
19.6.2017
Krizi fırsata dönüştürmek
11.6.2017
Ortadoğu’da yalnızlaşan Türkiye
29.5.2017
Yeni siyaset ve sivil toplum
13.5.2017
Çözümün, barışın zeminini güçlendirmek
4.5.2017
Savaşta yeni cephe
25.4.2017
Kürdler mi şaşırttı, şaşkınlık mı?
19.4.2017
Referandumun gösterdiği
15.4.2017
'Referandum, ölüme yatmak'
8.4.2017
Kerkük: keskin bıçak
3.4.2017
Sonucu algı operasyonu belirleyecek
25.3.2017
Newroz ve Dolmabahçe
19.3.2017
Newroz ve Dolmabahçe
14.3.2017
Barış ve özgürlükler için 'Hayır'
4.3.2017
HDP'nin HAYIR'ı
20.2.2017
Referandum, Kürdler, ‘biz’
11.2.2017
AKP geri dönülmesi zor yolda
9.2.2017
Barış Ne Zaman
5.2.2017
Tek yetkili Beştepe’ye doğru
28.1.2017
Kırmızı çizgilerin sonu
22.1.2017
Astana toplantısı ve barış
20.1.2017
ABD karşıtlığı rejimi dizaynın bir parçası
8.1.2017
Pesimizm, bıkkınlık ve alışmayacağız
2.1.2017
2017'de Kürd Meseles
25.12.2016
13. İnsan Hakları Hareketi Konferansı
20.12.2016
Öfke ve kin siyaseti
4.12.2016
Tasfiyeler çöküştür
15.11.2016
Trump ve Kürdler
7.11.2016
Sona doğru
1.11.2016
Gültan Kışanak ve Fırat Anlı
24.10.2016
Musul ve Türklük halleri
17.10.2016
Sivil alanda savaş, başkanlık
11.10.2016
Güvenliği tehdit eden siyaset
3.10.2016
Kolombiya ve Kürd barışı
26.9.2016
Kürdler, birlik ve gelecek
19.9.2016
Öcalan’ın çağrısı ve ara rejim
11.9.2016
Sorun kırılan gönülleri onarmak
5.9.2016
Israrla barış açısını savunmak
29.8.2016
Cerablus ve barış
22.8.2016
Büyük felaket öncesi
15.8.2016
Ötekileştirme ve CHP
8.8.2016
Ayrımcılık vebası ve milli birlik tebaası
2.8.2016
Türkiye nereye gidiyor?
25.7.2016
Darbe, OHAL ve üç açmaz
18.7.2016
Ak Parti, dünya trendinin parçası
11.7.2016
Ortadoğu, Kürdler ve demokrasi cephesi
4.7.2016
Dış politikada değişiklik ve belirtileri
27.6.2016
Dönüşü olmayan yol
20.6.2016
Aracı KDP neden olmasın
14.6.2016
Daha da kirlenen savaş
6.6.2016
Çözüme yol arayışı
30.5.2016
Yeni milli Türkiye ve Kürd karşıtlığı
24.5.2016
Kazananı olmayan oylama
16.5.2016
Paralı asker savaşta
9.5.2016
Şahinleşen iktidar
25.4.2016
Çözüm zorda
19.4.2016
Dokunulmazlıklara dokunmak
11.4.2016
Barış, cumhuriyetçiler ve muhafazakârlar
28.3.2016
Amed Newrozu ardından
21.3.2016
Newroz’da barış tutuklu
14.3.2016
Ortadoğu’da yeni dönem ve Kürdler
7.3.2016
Anayasa’ya Cumhurbaşkanı engeli
29.2.2016
Anayasa’ya Türklük engeli
23.2.2016
Felakete kulaç atılıyor
15.2.2016
Kürdistan Ulusal Birliği
8.2.2016
Ortadoğu ve Kürdler
2.2.2016
Kürdlerin tarih sahnesi çıkışına itiraz
28.1.2016
İmralı Notları ve süreç
12.1.2016
DTK, Çözüm Süreci’nin örtüsünü açtı
28.12.2015
Batının sessizliği üzerine
24.12.2015
Barzani sonrası tartışmalar
20.12.2015
Ya Çözüm
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.