Hakan Albayrak

Karar gazetesi



Bookmark and Share

Afrin’in fethi


19.3.2018 - Bu Yazı 70 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Afrin’in 500 bin nüfuslu şehir merkezine girilmemesi gerektiği, zira PKK/YPG’nin sokak sokak ve ev ev direneceği, bu direnişin aylarca süreceği, yüzlerce hatta binlerce şehit verileceği, sivil ahalinin mahvolacağı, Afrin’in enkaza döneceği söyleniyordu. Tedirgindik. “Yöneticilerimizin bir bildiği vardır” demekle beraber, “acaba” demeden de edemiyorduk.

Türk Silahlı Kuvvetleri, Polis / Jandarma Özel Harekât ve Özgür Suriye Ordusu dün -Çanakkale Zaferi’nin 103’üncü yıldönümünde- sabahleyin Afrin’in şehir merkezine ciddi bir direnişle karşılaşmadan girdi ve o “acaba”nın yerini hamdüsena aldı. PKK/YPG teröristleri ortalıkta görünmüyor ve bunların ayaklanmaya çağırdığı halk gayet sakin. Teröristler Afrin’den çekilirken yahut şehrin sivil ahalisine karışırken askerlerimize elbette bazı tuzaklar (askerlerimizin daha evvel Diyarbakır, Şırnak, Mardin gibi illerimizdeki hendek terörüyle mücadele karşılaştıkları ve üstesinden geldikleri türden tuzaklar) kurmuşlardır, fakat yukarıda mezkûr kâbus senaryosu ortadan kalkmış bulunuyor. Bu işin Afrin yıkılmadan ve kan gövdeyi götürmeden bitirilmesini nasip eden Rahman’a şükürler olsun.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başkomutan sıfatının hakkını vermiştir. FETÖ’den ve genel olarak milli irade ile çatışma halinden kurtarılarak askerlik mesleğine yoğunlaşması sağlanan ordumuz, mesleğinin hakkını vermiştir. PÖH ve JÖH, “özel”liğinin hakkını vermiştir. Özgür Suriye Ordusu, devrimciliğinin hakkını vermiştir. Başta Bayraktar olmak üzere yerli silah imalatçılarımızın bu zaferdeki büyük payını da unutmayalım. Hükümetin sivil canlar konusundaki hassasiyetinin bu zaferin güzelliğindeki payını da…

Neticede Afrin’deki PKK/YPG rejimi devrilmiş, sadece PKK/YPG değil onun ağa babası olan ABD ve ona destek veren Esed/Hamaney rejimi de Afrin’de yenilmiştir. Şehitlerimizin ve gazilerimizin omuzları üzerinde yükselen fetih mübarek olsun.

2015-2016 yıllarındaki hendek terörünü Türkiye Cumhuriyeti ile nihai hesaplaşma gibi sunarak Kürtleri topyekûn ayaklanmaya çağıran ve fakat geçmişte “Vur PKK vur, Kürdistan’ı kur!” diye bağırmış olan kitleleri bile seferber edemeyip ‘ofsayt’a düşen PKK, Afrin’de de aynı akıbete uğradı. Afrin ahalisinin -Kürt’üyle Arap’ıyla- PKK/YPG’den yaka silktiği ve Türkiye’nin riyasetinde kurulacak olan yeni idareyi kabule mütemayil olduğu söyleniyor. Farklı temayüllerde olanların kalpleri de -daha evvel “IŞİD”den kurtarılan Bab’da gördüğümüz gibi- adaletli bir yönetim sergilenerek kazanılabilir. Fetih, her şeyden evvel kalpleri kazanmaktır zaten. Bab ahalisinin sergilediği saadet manzaralarının benzerlerini Afrin’de de göreceğiz inşaallah.

Sırada Menbiç var. Artık Fırat’ın doğusu da menzilde; hem askerî bakımdan hem de siyasi inşa projeksiyonu bakımından. Afrin zaferi ile kamçılanan azme ve bu zaferin iyi değerlendirilmesi ile Suriye Kürtlerine telkin edilecek olan itimada ne Tel Abyad’daki PKK/YPG mevzileri dayanır, ne de Kamışlı’daki.

***

İlhami Işık, internet haber sitesi SuperHaber’de dün şunları yazdı: “Bu sabah 08:30’da Afrin’in düşmesi ile Kürtlere dayatılan ve bir nevi tarihsellik kazanan ‘şiddetin tek yol olduğu’ efsanesi son buldu. PKK’nın herkesi şiddet üzerinden yargıladığı ve Kürtleri ‘ya şiddet ya da ihanet’ çemberinde tutuğu bir dönemin sonuna gelmiş bulunmaktayız. 2015 hendek yenilgisini, dışarıdaki ‘kazanımları’ göstererek telafi etmeye çalışan PKK aklının artık şiddet ve terörizmle kendisini Kürtlere dayatma imkanı çözülmeye başlamıştır. ‘Kürtlerin hak ve özgürlük arayışı ancak daha çok şiddetle mümkün olabilir’ stratejisi 18 Mart itibariyle ölmüştür!” (PKK’nın yenilgisi mi, Kürtlerin yenilgisi mi? / www.superhaber.tv)

İnşaallah bu gelişme PKK’nın aklını başına getirir.

PKK, tam da silah bırakacak denirken ateşkesi bozup her zamankinden daha büyük bir şiddet dalgası yükseltirken, ABD destekli PYD/YPG’nin Suriye’deki kazanımlarını korumayı ve çoğaltmayı murat ediyordu. PKK’nın legal siyasetteki temsilcisi olduğu herkesçe bilinen HDP’nin Haziran 2015’teki seçimlerde kazandığı muazzam başarının ve bu başarı ile tavan yapan barışçıl çözüm beklentilerinin bizzat PKK tarafından boşa çıkarılması başka nasıl izah edilebilir? Türkiye’nin kendi iç dinamiklerine dayanan çözüm süreci, dış dinamiklerin ağır basmasıyla kesildi. Ateşkes, Suriye’nin kuzeyindeki Amerikan projesinin PKK’ya sunduğu yeni perspektif yüzünden bozuldu.

Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelerin tersine dönmesi ve o perspektifin kaybolması sayesinde Türkiye’nin iç dinamikleri yeniden tayin edici hale gelip PKK’yı kayıtsız şartsız silah bırakmaya sevk edebilir, etmeli.

Türkiye’nin iç dinamikleri derken, PKK tabanının çoğunluğunun da barıştan dönen PKK’ya kızdığını ve bu kızgınlığını PKK’nın dayanışma çağrılarını cevapsız bırakarak gösterdiğini özellikle belirtmek isterim.

Facebook Yorumları

reklam
20.4.2018
Paldır küldür seçim
19.4.2018
Emperyalistlerin saldırıları ve Bülent Yıldırım’ın beyanatı
16.4.2018
‘Ne oldu da…’
14.4.2018
Issız Nakşi tekkesinin Hıristiyan bekçisi
13.4.2018
Toplanma merkezi
12.4.2018
SMDK nerede?
9.4.2018
Verimli bir Türk-Yunan barışı için
7.4.2018
Filmler, kitaplar ve Hatay meselesi
6.4.2018
Karatay
5.4.2018
Yavuz Turgul’a gecikmiş bir teşekkür
31.3.2018
Fetih
30.3.2018
Şehid Abdulkadir Salih’in mirası
29.3.2018
Peki “Kıbrıs Fatihi Karaoğlan”ı nereye koyacağız?
26.3.2018
İdlib’e dikkat
19.3.2018
Afrin’in fethi
18.3.2018
Züccaciye dükkânına giren fil: Horst Seehofer
16.3.2018
Almanya meselenin adını koymuyor
15.3.2018
Suriye Devrimi’nin başlangıç yıldönümü münasebetiyle
12.3.2018
Nureddin Yıldız, Erdoğan, Başsavcılık
9.3.2018
MBC’deki Türk dizileri niçin yayından kaldırıldı?
8.3.2018
Düşünce Mektebi’nde önemli bir söyleşi
5.3.2018
Mauritius’ta beyaz ırkı nasıl rezil ettim?
3.3.2018
Sabır
2.3.2018
Tunus İdare Mahkemesi’nin gösterdiği yol
1.3.2018
‘Uzlaşma devri geçti şimdi adalet zamanı’
26.2.2018
‘Bu Suriyeli gençler niye savaşmıyor?’
25.2.2018
Suç İmam Hüseyin’in mi?
23.2.2018
Vicdan Konvoyu
22.2.2018
Ağırlaştırılmış müebbet hapis
17.2.2018
Aklıma takılan bazı şeyler
16.2.2018
Dile kolay, 20 yıl!
15.2.2018
Başbuğ aslında ne dedi?
12.2.2018
Arka Kapı
10.2.2018
Aliya İzzetbegoviç’i hatırlamak
9.2.2018
Gana muhabbeti
8.2.2018
Merkel, Schulz, Leopard 2
5.2.2018
Alparslan Kuytul
3.2.2018
Kahire Yunus Emre Enstitüsü’nde izdiham
2.2.2018
ÖSO bu harekâtta yer almasaydı...
1.2.2018
Daha serinkanlı bir demokrasiye ihtiyacımız var
29.1.2018
IKBY ile yeniden yakınlaşmanın gereğine dair
27.1.2018
ÖSO’yu karalama kampanyası
26.1.2018
Çanlar Amerika İçin Çalıyor
25.1.2018
Zeytin Dalı Harekâtı’ndaki en önemli husus
21.1.2018
Kût’ül-Amâre
19.1.2018
Barzani de mi Kürt düşmanı faşist?
18.1.2018
Afrin
12.1.2018
Ürpertici bir söz
11.1.2018
Trenden düşmek
8.1.2018
Abdullah Gül ve risk
6.1.2018
Vebal
5.1.2018
BM Genel Merkezi Doha’ya taşınsın
4.1.2018
Ve Hamaney konuştu…
1.1.2018
İran’da ne oluyor, niye oluyor?
30.12.2017
Ne oldu ki?
28.12.2017
Afrika’ya giden yol
25.12.2017
Hizb-ut Tahrir’e zulüm
24.12.2017
Kudüs meselesinde durmak yok, yola devam!
22.12.2017
Arap düşmanlarına gün doğdu
21.12.2017
Vahşi bir iftira
18.12.2017
El Bab’da selam dolu bir gün
16.12.2017
Erdoğan ve Doğu Kudüs
15.12.2017
‘377 A’
14.12.2017
Başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti
10.12.2017
Kudüs için Yenikapı’da buluşalım
8.12.2017
ABD budur
7.12.2017
Kudüs meselesi
4.12.2017
kEkmek gramajı ve ötesi
2.12.2017
Türkiye’nin kaybından menfaat umanlar
1.12.2017
Sabah namazı Devrimi
30.11.2017
Adem Özköse Medresesi
25.11.2017
Marmara Üniversitesi ve ‘Serok Ahmet’
23.11.2017
Al benden de o kadar
18.11.2017
Merak etmeyin, Misak-ı Milli’ye Norveç dahil değil
17.11.2017
Okkupert
13.11.2017
Ey siviller, sivil kalın!
11.11.2017
AK Parti’nin yeni misyonu
9.11.2017
O arabayı Erbakan yapmadı
5.11.2017
Yeniden bismillah…
3.11.2017
Theresa May’i gururlandıran tablo
2.11.2017
Mustafa Armağan’ın mahkûmiyetine dair
31.10.2017
İhsan Şenocak’ın açığa alınmasına dair
27.10.2017
Casusluk tezviratının sonu
21.10.2017
AK Parti’nin sessizliği
20.10.2017
Evet, Barzani’yi tercih ediyorum
19.10.2017
Şimdi Kerkük’ün Türklüğü ihya mı oldu?
16.10.2017
‘Mor Beyin’ ve Gültekin Sincar
13.10.2017
Sırbistan’la münasebetler
12.10.2017
Bu mudur yani?
9.10.2017
Sinan Oğan ve Aki Kaurismaki
7.10.2017
Sabah koşusu
6.10.2017
Cumhurbaşkanına suikast davası
30.9.2017
Nihayet bunu söyleyen bir siyasetçi çıktı
29.9.2017
Dil ve üsluba dikkat
27.9.2017
Referandumdan sonra..
23.9.2017
“Irak'ın toprak bütünlüğü”
22.9.2017
Alerjik tepkiler
21.9.2017
Barzani düşmanlığı
18.9.2017
Barzani Türkiye’yi gerçekten savaşla tehdit etti mi?
16.9.2017
Referandum ve Kerkük meselesi
15.9.2017
‘Ne yapacağız bu gençleri?’
14.9.2017
Cıvıl cıvıl bir hareket
12.9.2017
AK Parti çevrelerinde yükselen tepki
9.9.2017
Myanmar, özgür gazeteciliğin önünü açsın
8.9.2017
Katalonya
7.9.2017
İnfak cumhuriyeti
1.9.2017
ARAKAN 3072
31.8.2017
E yuh artık!
26.8.2017
Altınsu Raporu
25.8.2017
Irak Kürtlerinin bağımsızlık referandumu
24.8.2017
Yücel Çakmaklı’nın eniştesine verdiği söz
21.8.2017
Uğur Dursun Dosyası
20.8.2017
Büyükada’daki 'gizli toplantı' meselesi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları