Hakan AKSAY

T 24



Bookmark and Share

Dün gece sarhoş olabilirim


1.1.2017 - Bu Yazı 235 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Başlığa bakıp da şimdiden sarhoş olduğumu düşünmeyin hemen.

Madem ki hayat misali gazetecilik de mola vermeden devam ediyor, her gece olduğu gibi iki takvim yılının kesişme anında da bazı yazıların yayımlanması gerekiyor T24’te.

Vaktiyle pazar yazılarının keyfini çıkarmaya alışan ben, şimdi bazen o günü ağır bir yük olarak sırtımda taşıdığım hissine kapılsam da, yılın bu son (ilk?) yazı sırasını kaçırmayacağım.

Ve sizin 1 Ocak’ın herhangi bir saatinde okuyacağınız bu yazıyı, 31 Aralık’ın sonlarına yaklaşırken, T24’ün “yılbaşı cezalısı” olan nöbetçi arkadaşıma iletmem gerekecek.

 

Henüz çok geç olmadan...

Henüz bilgisayara ayık gözlerle bakabiliyorken...

Daha sarhoş olmadan yazabilmeliyim.

Aslında sarhoş olmam şart da değil, biliyorum, ama...

İçimde sarhoşluğu özleyen garip bir kırılma var. Bir yanında dökülmeye dünden hazır gözyaşları, öteki yanında her şeye inat kahkahalar yüklenmiş puslu bir dengesizlik... Bir anda sırılsıklam âşık veya canciğer dost olmaya da, nefret edip çekip vurmaya da aynı derecede meyilli görülen uyumsuz ve kararsız bir ruh hali....

*                *                *

Bu gece (yani siz okurlar için artık “dün gece”) sarhoş olabilirim.

Daha “alkol kana karışmadan” yazıyı yazmalıyım.

Ama böyle berbat ve kokmuş bir yılın dibine vurmuşken ayık da çekilmiyor ki bu yazı.

Şu anda bilgisayarın her bir tuşuna kürek mahkûmunun taş kırmak için kazmasını sallaması gibi zar zor basıyorum.

Ve kendimi kötü hissediyorum.

Sanki yazılabilecek bütün yazıların yazıldığı, söylenebilecek bütün sözlerin söylendiği devasa bir sahnenin ortasında bir sinek kadar küçülüverdim.

Siz okurlar ise artık yazılabilecek bütün yazıları okumanıza ve söylenebilecek bütün sözleri duymanıza rağmen hâlâ merakla bakıyorsunuz bana, “Acaba ne diyecek bu adam?” diye.

Doğrusu şu anda ben de bunu merak ediyorum.

Ne diyeceğim size?

“Kalem nereye götürecek” beni?

*                *                *

Koca bir yılı devirdik, diye başlayayım mı söze?

I-ıh!..

Hiçbir şey dememek belki çok daha iyi.

(Metin Münir’in geçen gün Pisagor’la ilgili yazısında, kendisiyle birlikte hepimizin yazılarını da nasıl dinamitlediğini unutmadım henüz: “Ya sessiz kalmalısınız ya da söyleyeceğiniz şey sessizlikten daha iyi olmalı.”)

En iyisi...

O koca sahnenin ortasında durmak...

Uzun uzun sustuktan sonra...

Gorki’nin kaleminden doğan Danko’nun Yüreği’ndeki o genç gibi, bir pençeye dönüşen kolumla kendi göğsüme saldırmak ve oradan çıkardığım kalbimi en arka sıralarda oturan seyircilerin bile görmesini istercesine yukarı kaldırmak...

Ama şöyle bir farkla:

Bu hareketini yaparken “Peşimden gelin, sizi kurtaracağım!” diye haykıran Danko’nun yüreği ışıl ışıl parlamaktaydı.

Benimki ise yara bere içinde...

Zaten derdim, sizi kurtarmak değil, sadece yüreğimi açıp yaralarımı göstermek.

Bilesiniz diye.

O yaralarda kendi yaralarınızı bulasınız diye.

*                *                *

Artık neredeyse bir “suç şebekesi” haline gelmiş olan bir mesleğe bağlı kalmak için her gün direnmeye çalışmak... Üstelik yazdıkların genellikle derin bir kuyuya düşüp oradan pek de bir ses çıkarmadığı halde kendi kendine buna devam etmek...

İtiraf etmesi pek hoş sayılmasa da çoktandır fiilen bir “hobi”ye dönüş(türül)müş olan tehlike sınırındaki işini yaparken her adımda kırk çeşit “acaba” ile boğuşmak...

Büyük bir şans eseri iki vatana sahip olup da, büyük bir şanssızlık sonucu ikisinin de çok uzağına düşmenin verdiği acıyla hemen her gün sarsılmak... “Burası benim vatanım” diye yürümeye başlayıp bir yerden sonra “Aa, benim – ve ötekilerin – değilmiş, O’nun ve Onlar’ınmış” gerçeğini görerek her an “haddi bildirilebilecek” kıytırık bir misafir konumuna düşmek...

Birçok açıdan her şeyin geçen yıldan daha kötü olduğunu hissetmek: Daha tehlikeli ve ölüm dolu bir dünya, daha gergin ve düşmanlık dolu bir memleket, daha vurdumduymaz ve ahlaksız bir toplum, daha sinirli ve kavgacı bir aydın kesimi, daha yorgun ve umutsuz bir ben...

Giderek zorlaşan dostluklar, sıklaşan yalanlar, büyüyen egolar, patlak veren şiddet nöbetleri...

Ürkütücü biçimde kolaylaşan ve yaygınlaşan “kötü insan olma”lar...

Konuşuyor gibi yaparken susan, susmadığı zamanlarda yalan kusan medya...

Çoğu kez aşağılık kapışmaların ve kendini dev aynasında görme girişimlerinin zavallı arenası haline gelen sosyal medyalar...

Ve bölük pörçük bir hayat!

Paramparça bir toplum!

Kardan adamları bile bölünmüş bu toplumun!..

Liderleri ve pek çok milletvekili 2016’da içeri atılmış olan HDP’nin Genel Merkezi önüne kardan adam yapmışlar. Elleri-kolları haliyle “sakıncalı” olmuş biraz. Şimdi onu da “içeri atmak” sıkıntı bir iş tabii. Derin dondurucu falan gerek. Ateş verip “konuş lan” desen, sigarayı üzerinde söndürsen erir gider, bahaneyle sıvışır. Polis gelip donmuş ellerini kırarak “etkisiz hale getirmiş” bu sakıncalı “Kürt kardan adamı”.

Öte yandan (bu lafı da kullandım ya yıl biterken, “öte yandan”) Denizli’de de devletin jandarma gücünü temsilen bir kardan adam yapılmış. Miğferli, hücum yelekli, telsizli falan bir “Türk kardan askeri”. Ona kimse ilişememiş tabii. Kardan adamın da şanslısı var, şanssızı var bu memlekette!

Tek devlet, tek millet, tek kardan adam! J

*                *                *

Yılın son haftasının bir bölümünü sağlı ve sollu “ulusal hoşgörüsüzlük yarışmaları” içinde geçirdik.

Bir tarafta geleneksel Noel Baba tahammülsüzlüğü vardı.

Yine “dinimize uygun değildir” diye ortaya çıkan otoritelerden tutun da Aydın’ın Nazilli ilçesinde “sanatsal gösteri şeklinde”temsili Noel Baba’nın kafasına silah dayadıktan sonra gururla zeybek oynayan Alperenler’e kadar.

Öteki tarafta ilk bakışta farklı da görünse sonuçta yine epeyce çatık kaşlı bir “sol ve devrimci hoşgörüsüzlüğü”Şener Şen’in Saray’da Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Ödülü’nü alması sonrasında başlayan saldırılar...

Neredeyse herkes savcı, herkes yargıç, herkes cellat!

“Neden reddetmiyorsun?” “Neden protesto edip sokağa çıkmıyorsun?” “Neden gerekirse hapse girmiyorsun?”

“Neden sen Tarık Akan (gibi) değilsin?” “Neden Pablo Picasso(gibi) değilsin?”

Cevabı çok basit değil mi? Çünkü onun adı Şener Şen. 75 yaşında bir insan. Ve (eleştirenlerin ezici çoğunluğundan farklı olarak) tarihe kalan eserler yaratmış bir kişi.

Bu konuda çok şey yazıldı, tekrarlamak istemiyorum. Yalnızca bir konuyu vurgulamak geliyor içimden.

Neden birini “kendimize yakın” (“demokrat”, “ilerici”, “aydın”, “solcu” vs., her neyse) hissettiğimizde ondan nefret etmeye bu kadar hazır oluyoruz?

Şener Şen’in ödül törenindeki tavrı ve sözleri, “sağcı” veya “apolitik” gördüğümüz birilerine ait olsa “Yahu aferin adama, iyi yapmış!” bile diyebilirdik  (Onu da belki belli belirsiz küçümseyerek, yüksek tepelerimizden bir hoşgörü buketi fırlatarak; ama olsun).

Ama Şener Şen “biraz bizden gibi” ya!..

“Yok o artık!”

“Öldü bizim için!”

“İhanet etti ideallerimize, yaktı bizi, sattı Vatan’ı!..”

Neyse, uzatmayayım...

İstiyorum ki böyleleri – hiçbir “ortak payda altında” falan – beni kendine yakın bulmasın.

Her türlü “biz”in sıcak kucaklamalarından uzaklaşıp soğukta yapayalnız üşüyesim var benim.

*                *                *

Zamanım azaldı.

Bu kadar yeter.

Yazıyı bitirip göndermeli artık.

Yeni yıl yaklaşıyor.

Gerçekleşme ihtimalini çok da fazla kurcalamadan güzel dilekler tutalım, iyimser şeyler dileyelim.

Keybettiklerimizi ve esir düşenleri de unutmayalım.

İçelim.

Ve mutlaka şarkılar söyleyelim.

Bizi neşelendiren, coşturan, içimize işleyen şarkılar...

Ve elbette ki kederlendiren...

Yaralarımıza tuz basan...

Hatta her seferinde bizi yeniden yaralayan şarkılar...

Facebook Yorumları

reklam
5.2.2017
Suriyeli delikanlılar Türk kızlarla gezmezse sorun çözülecek mi, Sayın Yılmaz?
22.1.2017
Milletçe ölüyoruz; ölmeyenler de çürüyor, hastalanıyor, kuduruyor...
15.1.2017
Huni lazım bize! 80 milyon huni!..
1.1.2017
Dün gece sarhoş olabilirim
25.12.2016
Karlov’un anısına: Yorum yazmak değil, özür dilemek geliyor içimden
19.12.2016
O halde OHAL niye var?
11.12.2016
Binali Bey Moskova’yı nasıl fethetti?
4.12.2016
Yüzde 50’yi yastık altındaki dolarları yakmamaları için zor tutuyoruz
1.12.2016
Esad’ı nasıl devireceksiniz? Rusya’yla savaşacak mısınız?
27.11.2016
Korkma, sadece toprağa gideceksin, sonra bir çiçeğin bedenine yürüyeceksin...
20.11.2016
AK Parti’de beyaz alarm: Tecavüzcüye arka çıkan yasa ters tepti
13.11.2016
Kırım izlenimleri: Trump tanırsa Erdoğan da tanır mı?
7.11.2016
Bu karanlık günler bitecek mi? Evet, kesinlikle bitecek...
2.11.2016
10 cümlelik yazı: Cumhuriyet FETÖ'cü ve PKK'lıdır ya da 2+2=5
31.10.2016
Kürtleri sevmediğiniz için beni terk ediyorsunuz, S. Hanım
24.10.2016
Adam gibi madam gibi falan değil, insanca ölmek üzerine
17.10.2016
Asılsız FETÖ ihbarları, devlete kurban edilen eşler ve Mihail Kalinin
9.10.2016
Türk erkeği neden her sorunu ‘erkekliği’ ile çözmeyi deniyor?
2.10.2016
‘Zulüm bizdense ben bizden değilim’
25.9.2016
Her an başınıza bir şey gelebilir, mırıldanın artık!..
18.9.2016
Seni öteki halkları sevmeye mahkûm ediyorum
14.8.2016
Geldiler... Onun için ben gidiyorum...
10.8.2016
Erdoğan’ın uluslararası politikaya dönüşü Putin ile birlikte oldu
31.7.2016
Düşmanımız kim? Amacımız ne?
24.7.2016
Ölüler suçsuzdur, onları cezalandıramazsınız!
22.7.2016
Darbede ‘Amerikan parmağı’ ve Rusya ile hızla ısınan ilişkiler
17.7.2016
Erdoğan giderse yerine daha beteri gelebilir
14.7.2016
E hani barışmıştık? Putin aldattı mı bizi?
10.7.2016
Türk milliyetçileri şimdi de ‘uyuz’ ve ‘it kopuk’ Suriyelilere savaş açtı
3.7.2016
Düşürülen Rus uçağına savaş açan CHP ve MHP oylarını ikiye katladı
28.6.2016
Ve Erdoğan ilk kez özür diledi
25.6.2016
Yakında Putin’in özür dilediğini duyacaksın, sakın şaşırma!
16.6.2016
Erdoğan’ın Putin’e mesajı: İleri adım mı, kurnazlık mı?
12.6.2016
Reis’in kanı şahane, ama sınırdan geçince kimse yüzüne bakmıyor
29.5.2016
Damatsız bir gelin geçti sevgisiz kalplerimizin kıyısından
15.5.2016
Erdoğan neden hayatımızda bu kadar büyük yer kaplıyor?
8.5.2016
Ne hakkı hukuku! Versin Mesut Komiser odunu!
6.5.2016
Erdoğan’ın ceketi veya müstakbel Sayın Başbakan’a mektup
1.5.2016
‘Erkek Türkiye’nin sanık kürsüsü Nurgül Yeşilçay’ı bekliyor
24.4.2016
Moskova'ya buruk bir merhaba
17.4.2016
Karşımda oturma! Bacak bacak üstüne atma! Elini cebine sokma!..
13.4.2016
Rusya ile ilişkiler düzeliyor, ancak Rusya’nın bundan haberi yok
10.4.2016
Bahçeli HDP’yi görmemişti, Erdoğan da Kılıçdaroğlu’nu görmeyecek
8.4.2016
Azeri-Ermeni çatışmasında Erdoğan'la Putin'in gölgesi
4.4.2016
Erdoğan’ın sıkıntısı, bazı dışarıdakilerin dışarıda oldukları için içeri atılamaması
27.3.2016
Konuşurken çok namuslu bir toplum, ama genellikle susuyor
23.3.2016
‘Hayırsever biri’ ABD’de tutuklandı: Erdoğan için sonun başlangıcı mı?
20.3.2016
Davutoğlu derhal İstiklal'e çiçek bırakmalı ve yerdeki bayrakları kaldırmalıdır!
16.3.2016
20 maddede Rusya’nın Suriye’den çekilme kararı ve Türkiye
13.3.2016
Türk tipi başkanlık, Fransız öpücüğü ve Osmanlı tokadı
11.3.2016
Türkiye-Rusya savaşı boş bir iddia değil, ciddi bir ihtimal
6.3.2016
Siyasetçi korkak, iş adamı korkak, gazeteci korkak, millet korkak…
28.2.2016
Erdoğan, Türkeş ve insan hayatının değeri
21.2.2016
Türkiye mutsuz, insanlar ölüyor, oysa bahar öylesine güzel ki...
14.2.2016
Her ölüm bize kendi ölümümüzü hatırlatır
24.1.2016
O ağaç da size oy verdi mi, Sultanım?
20.1.2016
Beyaz TV'de Türkiye’yi uyandıran Tuğçe Kazaz: Aranan 'gerçek aydın' işte bu!
17.1.2016
Bir hayat nasıl yaşanmamalı, bir ülke nasıl yönetilmemeli...
12.1.2016
Hürriyet'in esareti, Kanal D'nin 'Beyaz' bayrağı
10.1.2016
Kesip atın şu lanet olası erkekliğinizi de herkes kurtulsun!
3.1.2016
Yeni yılınız ‘doğal mı, yoksa operasyonlu mu’ olsun?
27.12.2015
Liderlik böyledir, bazen köprüden geçerken hayat kurtarmayı gerektirir
24.12.2015
Demirtaş ‘Putinperest’ mi oldu? CHP ‘vatan haini’ olmaktan mı korktu?
18.12.2015
Rusya ve Türkiye dediğin, biraz da Putin’le Erdoğan’ın duygularıdır aslında
13.12.2015
Putin'in yıllar önce Türkiye'de doğan bir oğlu olduğu iddia edildi
8.12.2015
Rusya ile savaşırsak 'başkanlık sistemi'ne destek yüzde 90'ı bulur mu?
6.12.2015
Ruslar ve Türkler: Aşkla nefret arasında bir adım mı var sahiden?
3.12.2015
Erdoğan ‘kanıtlayın istifa edeyim’ dedi, Rusya kanıtları sergilemeye başladı
1.12.2015
Krizin bir haftası bitmeden ‘Erdoğan’ın istifası’ konusu gündeme geldi
29.11.2015
Putin Erdoğan’ı iktidardan düşürür mü? Türk-Rus savaşı çıkar mı?
27.11.2015
Türkiye-Rusya ilişkilerindeki tehlikeli süreci Erdoğan'la Putin durdurabilir
25.11.2015
Düşürülen uçak, Erdoğan-Davutoğlu yönetiminin en ciddi dış politika hatası oldu
22.11.2015
Ülkücüler bu sefer de konsolosluğu şaşırdı: Fark eder mi, Devlet Bey?
17.11.2015
Sayın Putin, lütfen IŞİD’e hangi ülkelerin destek verdiğini açıklar mısınız?
6.11.2015
1 Kasım’dan sonra ne mi yapılacak? Yaşanacak be! Az şey mi?..
31.10.2015
‘Kokteyl muhalefet’in son umudu: Uruguaylı ‘Vosvos Mujica’
29.10.2015
Yıkılacaksınız! Pis kokulu 'havuz'unuzla birlikte tarih olacaksınız!
25.10.2015
‘Karı istirem, karı istirem!’ Tamam Abdo Ağa, sen git Davutoğlu’na...
23.10.2015
Putin’in Suriye hamlesi (4): Esad ve Kürtler neden Moskova'ya gitti?
18.10.2015
Eliniz ve mabadınız pek temiz, ama siz...
16.10.2015
Putin’in Suriye hamlesi (3): 10 soruda Rusya neden savaşa girdi?
11.10.2015
Ahhh! (Çığlık nasıl yazılır şimdi buraya?)
7.10.2015
Putin’in Suriye hamlesi (2): Rusya Türkiye’nin ayağına mı basıyor, ‘Erdoğan’ın cüzdanı’na mı?
6.10.2015
Putin’in Suriye hamlesi (1): Türkiye-Rusya ilişkilerinde tehlikeli aşama
4.10.2015
Nâzım’ın evinde Vera’nın misafiri olmak
30.9.2015
Haysiyet ne yana düşer, usta? Vicdan ne yana?..
27.9.2015
Şeytan taşlamak ve asla tartışmamak
24.9.2015
Gitsin! Gitsin ve bir daha geri gelmesin! Ne o, ne de onun gibiler!..
20.9.2015
Kardeşlik edebiyatı: Neden hep ağabey olmaya talipsiniz?
13.9.2015
Kürt nefreti... Veya Cizre’de olanlar Beşiktaş’ta yaşansaydı...
9.9.2015
Ve ‘evlerinde zor tutulan yüzde 50’ sokağa sürüldü: Yakın, yıkın, öldürün!
8.9.2015
Lanet olası 400 vekil hesabı ve 'karakteri bozuk' insanlar…
6.9.2015
Yalan söylemeyin, o çocuk için üzülmediniz!
2.9.2015
Biraz alçaklık kaç para eder, usta?
30.8.2015
Zalim Kostok’u haklayan Tarkan’dan İrlandalı turistten dayak yiyen esnafa yolculuk
27.8.2015
Türkeş’in ardından: MHP yüzde 10 barajına takılır mı?
25.8.2015
Erdoğan’ın siyasi sonu Yeltsin gibi olabilir mi?
23.8.2015
Yazarımız âşık olduğu için yazısını yazamamıştır
21.8.2015
Şemsiyeyle güvercini, TOMA’yla halkı... Böyle bir sevmek görülmemiştir...
19.8.2015
Vicdansızlıkta son aşama: Tabuta dayanarak oy istemek
17.8.2015
Kardeşin duymaz, eloğlu duyar...
13.8.2015
Burası Türkiye, burada bir gün herkes ‘yaka paça’ götürülebilir
9.8.2015
‘Ne yaptı lan size bu devlet?’
2.8.2015
Valla de! Bilal’in üstüne yemin et! Kuran’a el bas! Koalisyon tamam!
31.7.2015
Selo dağa çıksın, Apo hiç konuşmasın, Maho Ağa mutlu olsun
29.7.2015
Cumhurbaşkanı’na mektup: Erken seçimde de başkan olamazsanız daha neler yapacaksınız?
26.7.2015
Erdoğan’ın savaşına hayır! Barış Süreci korunmalıdır!
22.7.2015
İktidar sorumluluk ve özeleştiri demektir, pişkinlik ve kurnazlık değil
16.7.2015
Bayram arifesinde AKP çikolatası ve HDP kahve fincanları...
14.7.2015
Erdoğan, Erdoğan, Erdoğan... Her yerde o var!
12.7.2015
TRT ve Star’dan ‘ileri boyutlarda oral ilişki’ ve ‘edepsizlik’ dersleri
8.7.2015
Ağız burun kıran ülkücü arkadaşlar, sizden biraz daha zeki olmanızı rica edebilir miyiz?
5.7.2015
Sana aşk, çözüm süreci ve Bahçeli ile ilgili sorularım var, Güzin Abla
1.7.2015
Ve Türk ordusu Kürt katırları karşısında şanlı bir zafer daha kazandı
29.6.2015
Tecavüz, ‘çocuk gelin’, ensest, ‘Özgecan’ amenna, ama LGBTİ asla
28.6.2015
Ya içindesindir ‘kare’nin ya da dışında yer alacaksın...
25.6.2015
Efkan Âlâ’nın karizmasını çizen 60 kelime
24.6.2015
Seçim sonrası HDP (2): PKK yöneticileri Selahattin Demirtaş’ın önünü kesmemelidir
23.6.2015
Seçim sonrası HDP(1): Fırsatlar ve sıkıntılar...
21.6.2015
‘Alayına’ karşı çıkan Bahçeli nereye koşuyor?
19.6.2015
Koalisyon için AK Saray’a gitmek veya kırmızı çizgilerin pembeleşme zamanı
16.6.2015
Gül’ün bitmek bilmeyen dönüş hazırlığı ve bizim hüzünlü demokrasi umudumuz
14.6.2015
Ahlaklı bir devlet adamı değilsiniz ve er geç hesap vereceksiniz!
13.6.2015
Bahçeli’ye mektup: Dün sokak çatışmalarına dur demiştiniz, bugün de iç savaşa karşı çıkın
11.6.2015
Seçim sonucunu tam anlayamayan AKP’ye ve hızı biraz kesilen muhalefete
10.6.2015
Kılıçdaroğlu haklı, hedef AKP’siz hükümet olmalı
8.6.2015
Yenilen Erdoğan, kazanan demokrasi ve barış
7.6.2015
Seçim yasakları dolayısıyla (tıpkı Cumhurbaşkanı gibi) tarafsız bir yazı
5.6.2015
Bıktık usandık sizden...
3.6.2015
Nâzım’ın mezarı başından: ‘O duvar, o duvarınız, vız gelir bize vız!’
2.6.2015
7 Haziran'da medyaya yönelik zorbalığın hesabını da vereceksiniz!
31.5.2015
Selahattin Demirtaş'a ve HDP'ye çok kızıyorum
28.5.2015
AKP’nin çöküşü: 'Dinle bak çatırdıyor, çatladı çatlayacak'
26.5.2015
8 Haziran: Savaşın başlangıcı mı, gerçek barışın ilk adımı mı?
24.5.2015
Yalakalık yarışı: Bakalım Erdoğan’ın ayaklarını yıkamaya kim talip olacak?
23.5.2015
Ve bir cuma günü ‘alem’in önünde ‘ibret’ ile Mercedes’i aldı
21.5.2015
HDP'ye öneri: 'AKP ile asla koalisyon kurmayacağız, kurmayacağız, kurmayacağız!'
19.5.2015
Bombaların ardından: İstediğiniz, on binlerce insanın daha ölmesi mi?
17.5.2015
Bazı ayaklar ve bazı popolar çok özeldir!
16.5.2015
AK Saray panikte: Başbakan hata, polis hata, hırsız hata, ‘Ethem’in aşkı’ hata...
14.5.2015
Erdoğan out, Demirtaş in
12.5.2015
Kavgacısınız, anladık, peki kavganız mert mi kalleş mi?
10.5.2015
Seni Berfo Ana’yla Erdal Eren’in yanına uğurluyorum, Evren Paşa...
8.5.2015
Siyasette sabır önemlidir, Sayın Gül, ama cesaret ve vicdan daha önemlidir
5.5.2015
Erdoğan’dan sonra ne yapacaksınız beyler?
3.5.2015
Dikkat, seçim hileleri sonucu belirleyebilir!
1.5.2015
Gün gelir, zorbalar kalmaz gider...
28.4.2015
Erdoğan’dan Akıncı’ya ‘kutlama tokadı’: Yavrusun sen yavru kal...
26.4.2015
HDP’nin barajın altında kalmasını istemek: Açık sözlülük mü, kötü niyet mi?
25.4.2015
Eyy Putin, sen bizim Reis’e nasıl karşı gelirsin?
23.4.2015
Reis takımı kurtaramıyor: AKP, CHP ve HDP’den gol yemeye başladı
21.4.2015
Soykırım: Tek bir kelimeye 100 yıl esir olmak
19.4.2015
AKP yüzde 55 alıyor, Liberland yolcuları bavullarını topluyor
17.4.2015
Baykal’dan kibirli bir dille HDP uyarısı: Biz Kızılay değiliz!
16.4.2015
Erdoğan ‘lan’ demedi, ‘yav’ dedi, o kadar da kibar bir zat yani
14.4.2015
Emir yüksek yerden: 'HDP barajın altına itilecek'
12.4.2015
Rus salatasından Samanyolu kebaba, antikomünizmden antiparalelciliğe
8.4.2015
Eyy Ortaylı, Reis'i eleştirmek sana mı düştü, haddini bil!
06.04.2015
AKP'ye karşı CHP-MHP-HDP işbirliği olabilir mi?
05.04.2015
AKP'nin saat merakı ve Arınç'ın 'kral çıplak' deme vakti
03.04.2015
Gazeteci avı başlatan kurnaz yandaşlara sorular
02.04.2015
31 Mart karanlığı: Ne devletin yanındayım ne de silahın
30.03.2015
Selahattin Demirtaş'ın hayatı tehlikede mi?
29.03.2015
Sahiden siz bu karikatürün Erdoğan’a ‘top’ dediğini mi düşünüyorsunuz?
28.03.2015
Gemi su alıyor, Reis!..
26.03.2015
Kabataş, İsmet Berkan'ın 'acı öyküsü' ve gazetecilik adına bazı dersler
24.03.2015
Siyasetin kanalizasyonu patladı, AKP düşüşe geçti
22.03.2015
Her sokağa bir Erdoğan maketi koyalım! Bir de koruma!..
21.03.2015
Evet HDP, çünkü: Umudum ve bir de özür borcum var
19.03.2015
Evet HDP, çünkü: Erdoğan diktatörlüğünden korkuyorum
17.03.2015
Bu 'Türkiye A.Ş.' nasıl kazanacak? Ne satacak?
16.03.2015
TDK'yı bilmem, ama 'müsait' ('flört etmeye hazır') olmak kötü bir şey değildir
15.03.2015
Putin Müslüman oldu, ama öldü, bu arada Rusya'da darbe yapıldı, ancak...
13.03.2015
Ya 'o ses' bir gün peynirli yumurtanıza da karışırsa, Sayın Davutoğlu?
10.03.2015
Kılıçdaroğlu ve Demirtaş
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.