Ertuğrul Günay: Adalet Yürüyüşü ve mitingi üstüne bir değerlendirme yazısı

13.7.2017 - Bu Yazı 444 Kez Okundu.
Yorum : 1 - Onay Bekleyenler : 0

Ertuğrul Günay: Adalet Yürüyüşü ve mitingi üstüne bir değerlendirme yazısı

  Ana muhalefet partisi sayın genel başkanının 25 gün süren ve Maltepe'de noktalanan yürüyüşünün üzerinden üç gün geçti.

Yürüyüş ve sonundaki mitingle ilgili objektif bir değerlendirme yapmak için birkaç gün geçmesini beklemek istedim.

İlk anın haklı haksız tepkileri bir ölçüde yatıştıktan sonra, tüm süreci nesnel olarak irdelemek, ülkemizde siyasetin geleceği üzerinde düşünenler açısından yararlı olabilir, umudundayım.

1- Ana muhalefet partisi başkanı, partisinin -genel başkan yardımcılığı da yapmış- bir milletvekilinin, 25 yıl hapse mahkum edilmesi üzerine, bu kararı protesto etmek için Ankara'dan İstanbul'a yürüyeceğini açıkladı.

Aslında bu beklenebilecek bir karardı. Çünkü, iktidarın kitleleri mağdur eden tutumu karşısında edilgen bir tavır sergilediği için eleştirilen ana muhalefet partisi açısından, böyle radikal bir adım zorunluluk haline gelmişti.

2- 15 Haziran sabahı Ankara Güvenpark'ta başlayan yürüyüş, ilk günden itibaren toplumdan geniş ilgi gördü. Katılım, her durakta çoğaldı.

Yürüyüşçülerin 'Adalet' sloganını dillendirmeleri, karşılaştığı haksızlıklardan bunalan, adalet arayışı içinde olan onbinlerce insanın umutlanmasına, katılmasına, desteklemesine yol açtı.

3- Yol boyunca gerek yürüyüşçülerin kullandığı hoşgörülü, kucaklayıcı dil, gerekse güvenlik birimlerinin aldığı kapsamlı önlemler, Türkiye tarihinin

bu en büyük kitle eyleminin sakin, olaysız, huzurlu, özetle başarılı geçmesini sağladı. Bu sonuç, muhalif kitlelerde özgüven yarattı. Dayanışma bilincine olan ihtiyacı hatırlattı, güçlendirdi.

4- Yürüyüşün 25.gününde İstanbul Maltepe'de yapılan mitinge katılım gerçekten yüksekti. Bir milyonun üstünde olduğu rahatlıkla kabul edilebilecek topluluk, ülkenin her yanından gelmiş, büyük umutlarla meydanı doldurmuştu.

Mitingden sonra iktidar çevrelerinin resmi ve özel ağızlardan, katılanların sayısı üzerinden açmaya çalıştığı tartışma, kimse tarafından ciddiye alınmadı; katılımın yarattığı rahatsızlığın ifadesi olarak algılandı.

5- Ana muhalefet partisi başkanı, yürüyüş boyunca kullandığı kucaklayıcı dil, kararlılık ve fiziki dayanıklılık açısından takdir kazandı.

Üstelik, -geç de olsa- böyle ses getiren bir eyleme öncülük yaptığı için parti içindeki gedikli rakiplerini gündemden ve yarıştan düşürdü. Daha da önemlisi, dışarıdan rakibi olabileceği varsayılan bazı meslek örgütlerinin eski/yeni başkanlarının demokrasi anlayışlarını sergilemesine yol açarak kişisel konumunu güçlendirdi.

6- Ana muhalefet partisi, uzun bir süreden sonra ilk kez bu yürüyüş vesilesiyle bir aya yakın toplumun gündeminde yer aldı. Çaresizlikle başlayan bir eylem sonucu da olsa, bu gündem belirleme durumu, parti örgütlerinin uyanışına,

16 Nisan öncesi gibi kendi dışındaki çevrelerle temas etmesine, moral kazanmasına olumlu etki yaptı.

7- Ancak, ana muhalefet başkanının miting konuşması, bir aya yakın yürüyen onbinlerin ve meydanı dolduran ve ekranlara kilitlenen milyonların beklentilerine yeterince yanıt vermedi.

Bu yetersizlik kuşkusuz sadece konuşmacının eksiği değil.

Bir aya yakın yollarda olan ve sonunda milyonlara seslenecek olan bir siyaset adamının konuşmasını kendisinin yazması elbette beklenemez.

Konuşma, metin yazarlığında uzmanlığı olan bir ekibin katkısıyla hazırlanmış olsaydı, verilen mesajların, çok daha edebi, duygusal anektodlarla bezeli ve etkili olması sağlanabilirdi.

8- Konuşma, edebi eksiklerine karşın, OHAL'in kaldırılması, 16 Nisan sonuçlarının meşruluğunun tartışılmaya açılması gibi söylemler açısından elbet olumlu talepler içeriyordu.

Ancak, yaşanan haksızlıklarla ilgili yeterli örneklemeler yapılmaması, mağduriyetlerinin dile getirilmesini bekleyen insanlar açısından burukluğa, kamu görevlilerine seslenirken "size ne yapabilirler?" söylemi, muhalefetin yaşananlardan habersiz olup olmadığının sorgulanmasına yol açtı.

9- Son olarak, yürüyüşün başında birçok insan, adil yargılamanın herkesin temel hakkı olduğu inancıyla adalet talebinin herkesi kapsayacağını ummuş, her kesim destek vermişti.

Bu beklentiler ne yazık ki yeterince karşılık bulmadı.

Ana muhalefet başkanı, örneğin -kendisinin de kabul ettiği- Anayasa'ya aykırı düzenlemelerle özgürlüğü elinden alınmış -Meclis'te temsil edilen ve Cumhurbaşkanlığı adaylığında kamuoyunda ilgi toplamış- bir parti başkanına bile bir selamı esirgedi.

Tam tersine, henüz yargılama aşamasında olan konularda iktidarın kullandığı suçlayıcı hükümleri aynen kullanarak, zihin altında iktidarın ideolojik hegemonyasını kıramadığını, neredeyse paylaştığını sergilemiş oldu.

Türkiye'de muhalefetin, özellikle de ana muhalefetin temel sorunu tam da bu. Derinde bir yerde iktidarın retoriğinin etkisinde kalmak, onun diliyle, kavramlarıyla, hatta hükümleriyle konuşmak; kendi dilini, terimlerini, kavramlarını üretememek.

Umarım muhalefet, daha fazla vakit kaybetmeden ve daha fazla yürümek zorunda kalmadan bunu başarır.

Artı Gerçek

Facebook Yorumları

1 0
reklam
Hasan Ortaç 14.7.2017 - 15:34:45
"Türkiye'de... ana muhalefetin temel sorunu tam da bu. Derinde bir yerde iktidarın(devletin) retoriğinin etkisinde kalmak, onun(devletin) diliyle, kavramlarıyla, hatta hükümleriyle konuşmak; kendi(sivil-demokratik) dilini, terimlerini, kavramlarını üretememek.
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%60,00
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
Murat Somer: Adalet yürüyüşü ve iktidar 10 Temmuz’da ne değişebilir?
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun önderliğindeki Adalet Yürüyüşü (en az...
  
Ertuğrul Günay: Adalet Yürüyüşü ve mitingi üstüne bir değerlendirme yazısı
Türkiye'de muhalefetin, özellikle de ana muhalefetin sorunu derinde bir yerde iktidarın retoriğinin ...
  
Murat Somer: Adalet Mitingi, CHP ve Demokrasi Bloğu
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun önderliğindeki Adalet Yürüyüşü (en azı...
  
Medya Adalet Mitingi'ni böyle gördü
İktidarı yanlısı medya Adalet Mitingini görmemeyi tercih eden, katılanların sayısı konusunda farklı ...
  
Mustafa Erdoğan: Adalet duygusunu yitirmiş bir toplum iflah olur mu?
Bu sayfada 29 Mart tarihinde çıkan yazımda adaleti toplumsal-siyasal bir erdem olan yanıyla ele alar...
  
Murat Somer: Türkiye’nin demokrasi hareketi ve Adalet Yürüyüşü: Ne yapmalı? (I)
16 Nisan’da tüm Türkiye’nin geleceği için Hayırlı bir demokrasi bloğu doğdu. Veya potansiyeli....
  
28 Şubat döneminde idamla yargılanan HDP'li Hüda Kaya: Dindarlar iktidara geldikten sonra adalet kayboldu
28 Şubat döneminde 146. maddeden idam cezasıyla yargılanan HDP'li Hüda Kaya, kendisi için "Roboski ...
  
Akif Beki: Ertuğrul Özkök'e bir sağduyu geldi ki, tutabilene aşk olsun!
Hürriyet yazarı ve eski Başbakanlık Danışmanı Akif Beki, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İlnur Çevik'e y...
  
Nihal Bengisu Karaca: Adaleti tesis etmeyi intikam duygusunun önünde tutun
Kritik görevlerde yer almayan, ByLock indirmemiş, Gülenist yapının kurmay tabakasıyla iş tutmamış, h...
  
Ertuğrul Özkök: AKP’nin 14 yılı gayrimilli ilan ediliyor…
AKP için de eyvah diyorum…...
  
Ertuğrul Özkök'ten Akit'e: Trolist gazete!
"Nasıl oluyor da nefret kusan bu 'trolist' gazetenin temsilcileri hâlâ devletin uçaklarına davet edi...
  
Ertuğrul Özkök: Be vicdansız, ahlaksız adam; "Allah belanı versin" diyeceğim ama...
Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, Reina'daki terör saldırısı sonrası Türkiye Futbol Federasyonu'na (T...
  
Adalet Bakanlığı'ndan Darbe Komisyonu'nun 'Yurtta Sulh Konseyi' sorusuna "Yetkin yok" cevabı
Adalet Bakanlığı, TBMM Darbe Araştırma Komisyonu’nun sorularını yanıtsız bıraktı. Bakanlık, darbe g...
  
Adalet Bakanı: 175 yeni cezaevi inşa edilecek
"157 adet küçük ceza infaz kurumunun da kapatılması öngörülmüştür"...
  
AYM Başkanı: Adalet herkese her konuda eşit davranılmasını gerektirmez!
Anayasa Mahkemesi Zühtü Arslan, "Adalet herkese her konuda eşit davranılmasını gerektirmez. Tersine...
  
Adalet Bakanı: FETÖ'cü hâkimlerin geçmiş kararlarıyla ilgili bir düzenleme, hukuk kaosuna yol açar
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, meslekten ihraç edilen veya açığa alınan hakimlerin görev yaparken verd...