Güldalı COŞKUN



Bookmark and Share

‘Hükümet değil mi, tabii ki yapacak(!)’


16.10.2017 - Bu Yazı 55 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 SON bir aydır yollardayım. Marmara, Ege, Akdeniz’in bir kesimi ve İç Anadolu.

Yol, köprü, tünel deyince bir kesimin burun kıvırdığı, küçümseyip, önemsizleştirdiği ama ne hikmetse,  “ne var bunda, tabii yapacaklar” dedikleri hizmetleri, neden gönül verdikleri partilerinin yapmadığını düşünmezler.

Düşünmek istemezler; çünkü aslında düşünmek bir perdeyi aralamak gibiyse, korkarlar içeri sızan ışıktan. Camiana meydan okuyacaksın, en yakınlarınla takışacaksın, arkadaşların dışlayacak ve yalnızlaşacaksın.

Üstelik  kim için; yobaz dincilerin(!) safında yer almak için... AK Parti’ye oy verenlerin bile zaman zaman bunu ifade etmekten korkmasını hesaba katarsak, zor bir durum doğrusu.

Öyleyse; ne diyorduk; “Ne var yol yapmakta!”

Oysa; yol medeniyettir.

Yol , kavuşmaktır.

Yol, zaman ve emek tasarrufudur.

Yol, enerji-yakıt tasarrufudur.

Yol, sağlık, eğitim, ticaret konularında en önemli alt yapıdır.

Yol, iletişimdir, kültür alışverişidir.

Müzmin muhalifler için de tüm bunlar geçerlidir ve sonuna kadar da yararlanırlar. Ancak yine de ağızlarından tek bir olumlu cümle duyamazsınız.

Marmaray’ı ilk kullandığımda, o kısa sürede bile, elleri koca poşetlerle dolu adamın,  İstanbul dışından gelen misafirine, “gördüğün gibi her yeri delik deşik ettiler” demesi ve benim de onaylamamı bekler ifadeyle yüzüme bakması karşısında dayanamamıştım.

“Evet, haklısınız delik deşik etmeden, Marmaray’ı gökyüzünden denizin dibine indirmek dururken mahvettiler her yeri!” deyince, bir an şaşırdı ve boş boş baktı.

“Ne kolaylık değil mi, altı dakikada karşıdasınız!” deyip ilk kez kullandığımı söylediğimde ise;“Hanımefendi, mecburlar, tabii yapacaklar iktidardalar ve tüm kaynaklar ellerinde!” deyiverdi…

“Keşke 20-30 yıl önce yapılsaydı, hayatımız kolaylaşırdı değil mi!?” sorumun  cevabı da hoştu. Para yokmuş!

Ayrılık Çeşmesi’ne gelmiştik bile. Eğitimli-eğitimsiz, ortalama müzmin muhalif tavrı, bu ölçülerde ne yazık ki!

Türkiye, İklim çeşitliliği ve coğrafyasıyla gerçekten çok güzel. Zamanındakalkınma planları yapılırken ayrıca bölgesel-yerel ölçülerde de mikro planlara özel bir önem verilseymiş şimdi, daha başka düzeyde olabilirdik.

Uygulanan yanlış politikalar, tarım ve hayvancılığın ihmali, insanların iş ya da eğitim için yoğun göç hareketleri hem demografik yapıyı çok fazla değiştirmiş hem de başta İstanbul olmak üzere, büyük şehirlerde yaşamı zorlaştırmış.

Nüfus yoğunluğu büyük şehirlerde artarken, ıssız köyler, kasabalar ortaya çıkmış. Göç hareketlerinde özellikle Doğu bölgelerimizde terörün etkisi de çok fazla. Maalesef, yıllarca Doğu illerimize, bölge iş adamları dahi yatırım yapmaktan kaçınmış.

Son yıllarda, başta yollar olmak üzere, hastaneler, eğitim kurumları ve çeşitli hizmetlerin ülke çapında eşit bir şekilde dağılımı için çaba sarf edilmekte. Tarım ve hayvancılık için, devlet destekleri yanında, fabrikalar için arazi tahsisi ve vergi muafiyeti gibi yardımlarla da kalkınmanın tüm ülkeye yayılması teşvik ediliyor.

II. Dünya Savaş’ına katılmadık ama katılanların, savaş sonrası gösterdikleri dirayeti ve çalışkanlığı da gösteremediğimiz ortada.  Çünkü, en büyük yanlışı, geçmiş birikimlerimizi yok sayarak kurduğumuz eğitim sistemiyle, sıfırdan bir ülke ve toplum oluşturmaya çalışarak yapmışız.

Biz, annesinden yeni doğmuş bir çocuk gibi hayata tutunmaya çalışırken, savaşta birbirine düşman olan Batı ülkeleri, ortak birikimlerini değerlendirme kararı alıyor ve kalkınma hamleleri başlatıyordu.

Daha kuruluşta kutuplaştırılmanın nüveleri atılan bir ülkede yaşıyoruz. Siyaseti de sadece bu soyutluklar üzerinden tanzim ederek, sadede gelmeyi başaramamışız.

Bunu değiştirmek isteyenlerin de daima yolu kesilmiş. Çünkü Türkiye, bir döneme damgasını vurmuş önemli bir medeniyetin, tasfiye edilmiş bir temsilcisi olarak, daima potansiyel bir tehlikedir.

Bu tehlikeyi bertaraf etmenin yolu, onun geçmişiyle bağlarını kopartıp, kimliksizleştirerek hep ergen bir toplum olarak kalmasını sağlamakmış ve başarmışlar.

Artık, eskiye nazaran  sorunlarını dile getiren, çözmeye çalışan ve bazı şeylerin farkında olan bir toplumuz. En azından büyük çoğunluğu öyle diyelim.

Herkesin elini taşın altına koyarak, soyut kavramlar üzerinden siyaseti bırakıp kalkınmak için Almanya benzeri çalışmalar yapmalı, yapana da destek olmalıyız.

Her konuda, ayrı kalkınma politikaları  oluşturulmalı, her bölgeye özel kalkınma planları hazırlamalıyız.

Yol güzergahında, binlerce dönüm boş arazileri görünce, neden buralara planlı yeni şehirler kurup, kalabalık şehirleri rahatlatmıyoruz diye düşündüm. Sıfırdan planlı yeni şehirler yaratarak, iş ve eğitim imkanlarıyla donatırsak, tersine göçü de başlatabiliriz…

Büyük şehirlerde sadece tüketmek için yaşarken, yeni bir şeyler üretmeye, icat etmeye hatta düşünmeye bile fırsat kalmıyor..

Düşünmek dedim de, bir kesim istemiyorsa yine düşünmesin ama düşünüp, değişime zorlayana da engel olmasınlar, başka ihsan istemez!

Facebook Yorumları

reklam
16.10.2017
‘Hükümet değil mi, tabii ki yapacak(!)’
21.9.2017
Eğitimde seferberlik şart
28.8.2017
Tam yazacağım, bi’gülme tutuyor!
14.8.2017
AYDIN ROTASI -2-
17.7.2017
15 TEMMUZ KADINLARI
19.6.2017
Adaletinizi sevsinler!
12.6.2017
Katar bahane, düzen şahane!
5.6.2017
Aydın Rotası
28.5.2017
Darbe ve terörü hafife almak
22.5.2017
Acıtsa da gerçek iyidir
15.5.2017
Tarihten ders çıkarmak
7.5.2017
Buldumcuk mu olacaktınız!
30.4.2017
SİYASİ DENETİM
23.4.2017
Referandum mesajı
3.4.2017
Teorik aydınlar
27.3.2017
‘Başınızı örtecekler!’
19.3.2017
‘ŞALVAR’ DAVASI
12.3.2017
Akademik bakışlar
7.3.2017
Yazıklar olsun!
27.2.2017
Negativizm Rejimi
20.2.2017
Diyebiliyorsanız 'Ak Parti' deyin!
12.2.2017
Çağdaş yobazlar
5.2.2017
Abartmayın lütfen!
29.1.2017
Endişeli modernler
22.1.2017
Vesayetin karargahı
15.1.2017
Başkanlığa Giderken
25.12.2016
İlle de ahlak
18.12.2016
Silah icat oldu mertlik bozuldu!
11.12.2016
Onların OHAL’i cici!
5.12.2016
Bize bir şey olmaz
27.11.2016
AP ve Avusturya’dan nağmeler!
20.11.2016
Karşıyım demek, sorunu çözmüyor!
13.11.2016
Korkma, Ak Partili olmazsın!
7.11.2016
“Korkma, asmayacağız, adil yargılayacağız!”
30.10.2016
Ayrımcılık var!
24.10.2016
Demirtaş baydı artık!
9.10.2016
Anneni ağlatmaya değdi mi hurşit!
2.10.2016
Lozan Tabusu
25.9.2016
Âdil ve birlik olalım
21.8.2016
Kavramlar süs değil!
15.8.2016
Gezi ve Yenikapı ruhu
7.8.2016
İstismar edilen değil, eden suçludur
2.8.2016
Halk temizlik bekliyor
25.7.2016
İlerici güruhtan nağmeler
18.7.2016
Darbeciler şamarı yedi
10.7.2016
Utanıyoruz artık sizden!
4.7.2016
Kişi, kendinden bilir işi
26.6.2016
AB ve aşırı sağın yükselişi
19.6.2016
Lisede olmazsa anaokulunda denenir
13.6.2016
NE UĞRUNA BUNCA CİNAYET
23.5.2016
Büyük Çerkes Sürgünü
15.5.2016
MUHALEFETTEN BİHABER MUHALEFET
8.5.2016
Davutoğlu ve hoş bir sadâ
1.5.2016
DOKUNULMAZLIK AYM’DEN DÖNER Mİ?
25.4.2016
ERGENEKON VE HUKUK
11.4.2016
ANAYASA VE KUTUPLAŞMA
28.3.2016
TERÖRE KARŞI DURUŞ
13.3.2016
YAŞAM TARZI
7.3.2016
CUMA AÇILIMI
28.2.2016
RADİKALLEŞTİRİLEN GENÇLİK
21.2.2016
Tarih yine tekerrürde
14.2.2016
YAPMAYIN NE OLUR!
8.2.2016
TARTIŞAMIYORUZ
31.1.2016
Algı kurbanı olmak
24.1.2016
Kutuplaşmak
18.1.2016
1128 İMZA VE HAL-İ PÜR MELALLERİ
10.1.2016
'Kürt sorunu yoktur' mu?
3.1.2016
AHMET ALTAN VE İNFİAL!
27.12.2015
‘Halka karşı yapılan savaş, kaybetmeye mahkûmdur’
21.12.2015
PSİKOLOJİK AÇILIM
14.12.2015
İKTİDARA KARŞIYIZ!
7.12.2015
Tahir Elçi ve hendek siyaseti
29.11.2015
KİTLELERİN ACIMASIZLIĞI
22.11.2015
Radikalizm ve oryantalizm
15.11.2015
AKADEMİSYENDEN AKADEMİSYENE FARK
9.11.2015
HALK NOKTAYI KOYDU!
2.11.2015
BİR SEÇİM GÜNÜ YAZISI
27.10.2015
DEĞİŞİMİ GÖREBİLMEK -2-
19.10.2015
TERÖRE İTAAT
12.10.2015
DEĞİŞİMİ GÖREBİLMEK
5.10.2015
YİNE KAYBEDECEKSİNİZ!
21.9.2015
Nefret, prangadır
14.9.2015
SORUNU KÜRTLER ÇÖZER
6.9.2015
Üzülün, kaybedeceksiniz!
31.8.2015
ÇELİŞKİ MAKİNELERİ
24.8.2015
Hüznün şehri Diyarbekir
20.7.2015
KİM DEMİŞ YÜRÜMEZ DİYE...
13.7.2015
Medyaya karşı medya
5.7.2015
AKIL, NEFRETİ YENER
26.6.2015
AK PARTİ ve KÜRT OYLARI
23.6.2015
Evrensel ahlâk
20.6.2015
Mısır'ın Menderes'i
14.6.2015
Seçim kritiği
6.6.2015
Milletçe Şaşırıyoruz!
26.5.2015
Hoşça kal dedi...
6.5.2015
HAYSİYET MESELESİ
28.4.2015
ORTAK ACI - ÂDİL HAFIZA
12.4.2015
TSK demokrasi mi dedi?
18.02.2015
Fabrika Ayarları
07.02.2015
‘Sevgi’nin Bizce Dili
13.12.2014
‘Sevgi’nin Bizce Dili
22.10.2014
Selam ve Huzur
14.07.2014
Filistin…
28.06.2014
İtibarımız yok(muş)!
14.06.2014
Ders almayan Ortadoğulu
22.05.2014
Çerkeslerin kara günü
30.04.2014
İşte o dev!
01.04.2014
Seçimden Seçmeler!
17.03.2014
Bir Miting Hikâyesi
09.03.2014
Kadınlar Günü
03.03.2014
Be hey Ahlaksızlar!
04.01.2014
TSK demokrasi mi dedi?
16.12.2013
Sevgiler maktül
30.11.2013
Bi durun ya bi durun!
21.11.2013
Asli azınlık çocukları!
22.10.2013
Anlaşılamayan adam
06.09.2013
Bir Ülkücü ile Solcu Kardeşine!
11.06.2013
Romantik milletiz vesselam!
26.05.2013
Fikrime Ceza
09.04.2013
AKIL TUTULMASI
03.03.2013
KİM KORKAR OLMASI GEREKENDEN!
27.02.2013
ALEVİLER DEĞİL BEN BİLİRİM !
11.02.2013
Bir barış düşünün ki...
19.01.2013
BİR BARIŞ Kİ...
19.01.2013
ASLÎ AZINLIK ÇOCUKLARI!
15.12.2012
Avrupa Birliği’nden caymak...
03.12.2012
AH AYRILIK!
22.11.2012
Asli azınlık çocukları!
11.11.2012
Çemberin çeperi
06.11.2012
YORULDUM
03.11.2012
EDİ BESE/ YETER ARTIK
31.10.2012
Şekle yenik düşmek
17.10.2012
SAYIN USTAMA
03.10.2012
Bir Erdoğan geçiyor hayatımızdan
30.09.2012
SAYIN AHMET ALTAN'A MEKTUP...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.