Güldalı COŞKUN



Bookmark and Share

AYDIN ROTASI -2-


14.8.2017 - Bu Yazı 77 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Akif Beki'nin Hürriyet'teki yazılarına son verilmesinin sebebi tartışılıyorken; aynı gün Nuray Mert'in de yazılarına son verildi.Cumhuriyet'ten Orhan Erinç'in kendisini arayarak, gazetenin laiklik ve Atatürkçülük ilkeleriyle uyuşmadığı için Mert ile çalışamayacaklarını bildirdiğini öğrendik.

Nuray Hoca'nın en çok üzüldüğü şey, gazeteden atılma kararında, tutuklu yöneticilerin de onayının alınmasıymış. Medyascope'un sorularını yanıtlayan Mert: “ Ben bunu telaffuz etmekten utanıyorum. İktidarın tahammülsüzlüğünün kurbanı olanların davet etmesi sonrasında, yazılarıma son verilmesi, aklımın alacağı bir şey değil. Katı Kemalist yaklaşıma alışığım. Kendilerine daha sosyal demokrat, solcu diyen çevrenin bir kısmı da buna dâhil. Üzücü olan, bunun müspet manada değişmediğini görmek.” Diye şaşkınlığını ifade ediyordu.

Açıkçası bendeniz de şaşırmasına şaşırıyordum. 4 Haziran'da, bu köşede yayınlanan yazımda (http://www.milatgazetesi.com/aydin-rotasi-makale-115046) ufakta olsa, Aydınlarımızda bir dönüşümün nüvelerini satır aralarında yakaladığımı yazmıştım. Çünkü, bunu görmeleri için yeniden eski ortamı koklamaya başladıklarını sezmiştim. Özellikle örnek verdiğim kişi Nuray Mert ve onun yazısından bir alıntıydı.

Bunu neden yazmıştım ve ne önemi vardı? Öncelikle, gazetelerin maaşını verdiği kişileri seçme hakkının olduğunu belirtelim. Herkes, her yerde yazacak diye bir kural yok. Bunu tespit ettikten sonra sorumuza dönelim.

Aydınlar, bir toplumun fikir önderleridir.  Ülke olarak, önemli bir değişim ve dönüşümün eşiğindeyiz. Bir paradigmayı yıkmak, kemikleşmiş ve hatta hücrelerimize kadar içselleşmiş bakış açıları, düşünme biçimi, ön yargının yerleşikliğiyle savaşmak,  sanıldığı gibi kolay değil.

Böyle zamanlarda,  siyasal bilimci, sosyolog, iktisatçı, sosyal psikologvb dallarda uzmanlaşmış ve bilimsel okumalar yapacak aydınlara ihtiyacımız var. Fakat maalesef, yukarıda bahsettiğim o içselleşmiş davranış biçimi, nihayetinde bu sistemin ürünü olan aydınlarımızı esir almış durumda.

Bundan 5-10 yıl öncesine kadar, aydınlarımız, kıymetli eleştirileriyle, ufkumuzu açarlarken, kullandıkları dil hiçbir dönem şimdiki kadar vasatın  ve sıradan olmamıştı. İşin ilginci, hala da Kemalist kesime karşı, son derece anlayışlı ve naif dillerini sürdürmekteler.

Maalesef; bilinçaltına/altımıza öyle bir yerleşmiş ki, bu ülkenin daimi iktidar sahipleri Kemalistlerdir diye. Onlara bir yaranma, benzeme, yakın olma ve takdir görme arzusunun işgalindeyiz. Aydınlarımız dahil, hepimiz norm ve normallerimizi onların belirlemesine izin vermişiz.

Bundandır  hala CHP ve taifesinden umudunkesilmeyişi. Neredeyse, ona yalvaran, “ AK Parti'nin ülkeye kattıklarının yarısını katsan” bizim tercihimiz sensin diyen, köşelerinde zorla bu kesimi parlatmaya çalışanların  olması da yine bu sistemin eğitim promosyonu olsa gerek!

CHP'nin şımarıklığı, burnundan kıl aldırmaz halleri, kültürel elitizmin ve her şeye rağmen egemenliğin kendilerinde olduğunu bilmelerinden.

Cumhuriyet Gazetesine, yazmak için davet geldiğinde bir düşünenlerin,  başka gazeteler sözkonusu olduğunda bin düşünecekleri de aşikâr. Bırakın, yandaş ve iktidar medyası geyiklerini. Bu ülkede hala, gündemi belirleyen maalesef statükocu medyadır.

İşine son verilen Nuray Mert,  Cumhuriyet'ten ayrıldıktan sonraki yazdığı ilk yazısında,  bir de not düştü. “Sakın kimse bu yazıyı ‘evrim' ve ‘müftü nikâhı' konusunda söylediklerimden geri adım olarak yorumlamaya kalkmasın, bunlar birbirinden farklı konular.” 

Aslında bu notla şunu demek istiyordu: “Bakın ben de sizin gibi eleştiriyorum iktidarı; aynı dil, zeka ve algılayışla!” Onca eğitimle, küçük mahallelerine karşı koyamayanlar, sırtında yumurta küfesi olan AK Parti ve Erdoğan'ın, siyasi ve sosyolojik açıdan, neden “malum iktidar” reflekslerini zaman zaman gösterdiğini okuyamıyorlar.

Çünkü, bunu görebilseler, kendilerini ve nasıl mahallelerine yenik düştüklerini, çelişkilerini ve zaaflarını da görecekler. Bir örnek verelim:

“…Baksanıza, laik düzene zoraki katlandıklarını defalarca ifade etmiş olan ilahiyatçı ideologlarının ‘sigara içen başörtülü'ye nasıl baktığını açıklaması bile sıkıntı yaratıyor. Bu işin bir de, ‘muamelatta şer'i hukuka dönülecek mi, dönülürse iktidarı destekleyen hanımlar dört eşe, İslami boşanma, veraset hukukuna katlanacak mı?' gibi meseleler var.”  HayırÖzdil değil; bunu yazan Nuray Mert.

Böylece ispatlanmış olunuyor “çağdaşlara” daha yakın olunduğu. Oysa sorun karşıtlık değil, bir siyasal bilimci veya bir sosyoloğun tespitleri ve sunduğu perspektifin bundan çok daha kaliteli olduğuna dair beklentimizin karşılanamamasında.

Yapıcı ve yol gösterici eleştirinin; aydın ego ve kimlik bunalımının önüne geçmesi en büyük dileğimiz.

Bizim aydınlarımız, CHP zihniyetinin karşısında sürekli başını okşatmak için sahibinin bacaklarına sürtünen mırnav mırnav kedi gibiler…

Siz, Kemalizm'in kedileri olduğunuz müddetçe, halk da her şeye rağmen, AK Parti'nin yanında duracaktır.Çünkü, onlar bile daha irfâni bakabiliyor.

Facebook Yorumları

reklam
14.8.2017
AYDIN ROTASI -2-
17.7.2017
15 TEMMUZ KADINLARI
19.6.2017
Adaletinizi sevsinler!
12.6.2017
Katar bahane, düzen şahane!
5.6.2017
Aydın Rotası
28.5.2017
Darbe ve terörü hafife almak
22.5.2017
Acıtsa da gerçek iyidir
15.5.2017
Tarihten ders çıkarmak
7.5.2017
Buldumcuk mu olacaktınız!
30.4.2017
SİYASİ DENETİM
23.4.2017
Referandum mesajı
3.4.2017
Teorik aydınlar
27.3.2017
‘Başınızı örtecekler!’
19.3.2017
‘ŞALVAR’ DAVASI
12.3.2017
Akademik bakışlar
7.3.2017
Yazıklar olsun!
27.2.2017
Negativizm Rejimi
20.2.2017
Diyebiliyorsanız 'Ak Parti' deyin!
12.2.2017
Çağdaş yobazlar
5.2.2017
Abartmayın lütfen!
29.1.2017
Endişeli modernler
22.1.2017
Vesayetin karargahı
15.1.2017
Başkanlığa Giderken
25.12.2016
İlle de ahlak
18.12.2016
Silah icat oldu mertlik bozuldu!
11.12.2016
Onların OHAL’i cici!
5.12.2016
Bize bir şey olmaz
27.11.2016
AP ve Avusturya’dan nağmeler!
20.11.2016
Karşıyım demek, sorunu çözmüyor!
13.11.2016
Korkma, Ak Partili olmazsın!
7.11.2016
“Korkma, asmayacağız, adil yargılayacağız!”
30.10.2016
Ayrımcılık var!
24.10.2016
Demirtaş baydı artık!
9.10.2016
Anneni ağlatmaya değdi mi hurşit!
2.10.2016
Lozan Tabusu
25.9.2016
Âdil ve birlik olalım
21.8.2016
Kavramlar süs değil!
15.8.2016
Gezi ve Yenikapı ruhu
7.8.2016
İstismar edilen değil, eden suçludur
2.8.2016
Halk temizlik bekliyor
25.7.2016
İlerici güruhtan nağmeler
18.7.2016
Darbeciler şamarı yedi
10.7.2016
Utanıyoruz artık sizden!
4.7.2016
Kişi, kendinden bilir işi
26.6.2016
AB ve aşırı sağın yükselişi
19.6.2016
Lisede olmazsa anaokulunda denenir
13.6.2016
NE UĞRUNA BUNCA CİNAYET
23.5.2016
Büyük Çerkes Sürgünü
15.5.2016
MUHALEFETTEN BİHABER MUHALEFET
8.5.2016
Davutoğlu ve hoş bir sadâ
1.5.2016
DOKUNULMAZLIK AYM’DEN DÖNER Mİ?
25.4.2016
ERGENEKON VE HUKUK
11.4.2016
ANAYASA VE KUTUPLAŞMA
28.3.2016
TERÖRE KARŞI DURUŞ
13.3.2016
YAŞAM TARZI
7.3.2016
CUMA AÇILIMI
28.2.2016
RADİKALLEŞTİRİLEN GENÇLİK
21.2.2016
Tarih yine tekerrürde
14.2.2016
YAPMAYIN NE OLUR!
8.2.2016
TARTIŞAMIYORUZ
31.1.2016
Algı kurbanı olmak
24.1.2016
Kutuplaşmak
18.1.2016
1128 İMZA VE HAL-İ PÜR MELALLERİ
10.1.2016
'Kürt sorunu yoktur' mu?
3.1.2016
AHMET ALTAN VE İNFİAL!
27.12.2015
‘Halka karşı yapılan savaş, kaybetmeye mahkûmdur’
21.12.2015
PSİKOLOJİK AÇILIM
14.12.2015
İKTİDARA KARŞIYIZ!
7.12.2015
Tahir Elçi ve hendek siyaseti
29.11.2015
KİTLELERİN ACIMASIZLIĞI
22.11.2015
Radikalizm ve oryantalizm
15.11.2015
AKADEMİSYENDEN AKADEMİSYENE FARK
9.11.2015
HALK NOKTAYI KOYDU!
2.11.2015
BİR SEÇİM GÜNÜ YAZISI
27.10.2015
DEĞİŞİMİ GÖREBİLMEK -2-
19.10.2015
TERÖRE İTAAT
12.10.2015
DEĞİŞİMİ GÖREBİLMEK
5.10.2015
YİNE KAYBEDECEKSİNİZ!
21.9.2015
Nefret, prangadır
14.9.2015
SORUNU KÜRTLER ÇÖZER
6.9.2015
Üzülün, kaybedeceksiniz!
31.8.2015
ÇELİŞKİ MAKİNELERİ
24.8.2015
Hüznün şehri Diyarbekir
20.7.2015
KİM DEMİŞ YÜRÜMEZ DİYE...
13.7.2015
Medyaya karşı medya
5.7.2015
AKIL, NEFRETİ YENER
26.6.2015
AK PARTİ ve KÜRT OYLARI
23.6.2015
Evrensel ahlâk
20.6.2015
Mısır'ın Menderes'i
14.6.2015
Seçim kritiği
6.6.2015
Milletçe Şaşırıyoruz!
26.5.2015
Hoşça kal dedi...
6.5.2015
HAYSİYET MESELESİ
28.4.2015
ORTAK ACI - ÂDİL HAFIZA
12.4.2015
TSK demokrasi mi dedi?
18.02.2015
Fabrika Ayarları
07.02.2015
‘Sevgi’nin Bizce Dili
13.12.2014
‘Sevgi’nin Bizce Dili
22.10.2014
Selam ve Huzur
14.07.2014
Filistin…
28.06.2014
İtibarımız yok(muş)!
14.06.2014
Ders almayan Ortadoğulu
22.05.2014
Çerkeslerin kara günü
30.04.2014
İşte o dev!
01.04.2014
Seçimden Seçmeler!
17.03.2014
Bir Miting Hikâyesi
09.03.2014
Kadınlar Günü
03.03.2014
Be hey Ahlaksızlar!
04.01.2014
TSK demokrasi mi dedi?
16.12.2013
Sevgiler maktül
30.11.2013
Bi durun ya bi durun!
21.11.2013
Asli azınlık çocukları!
22.10.2013
Anlaşılamayan adam
06.09.2013
Bir Ülkücü ile Solcu Kardeşine!
11.06.2013
Romantik milletiz vesselam!
26.05.2013
Fikrime Ceza
09.04.2013
AKIL TUTULMASI
03.03.2013
KİM KORKAR OLMASI GEREKENDEN!
27.02.2013
ALEVİLER DEĞİL BEN BİLİRİM !
11.02.2013
Bir barış düşünün ki...
19.01.2013
BİR BARIŞ Kİ...
19.01.2013
ASLÎ AZINLIK ÇOCUKLARI!
15.12.2012
Avrupa Birliği’nden caymak...
03.12.2012
AH AYRILIK!
22.11.2012
Asli azınlık çocukları!
11.11.2012
Çemberin çeperi
06.11.2012
YORULDUM
03.11.2012
EDİ BESE/ YETER ARTIK
31.10.2012
Şekle yenik düşmek
17.10.2012
SAYIN USTAMA
03.10.2012
Bir Erdoğan geçiyor hayatımızdan
30.09.2012
SAYIN AHMET ALTAN'A MEKTUP...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.