Gökhan BACIK

Yeni Hayat



Bookmark and Share

Kürt devleti kaçınılmaz hale gelir mi?


12.7.2016 - Bu Yazı 1465 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Günlük ve komplocu düşünmeye alışan zihin, her olayı bir aktörün eseri olarak görmek istiyor. Halbuki dış politikada makro sonuçlar karmaşık süreçlerin sonucudur. Mesela 20. yüzyılın başında Osmanlı topraklarındaki Araplar koparak kendi milli devletlerini kurdular. Halbuki bu sonuç, yüz yılı aşkın süre devam eden karmaşık bir karışıklık devrinin sonucudur. O nedenle “Arap devletinin kurulmasının sorumlusu kim?” sorusu anlamsızdır. Yüzlerce karar, binlerce hata ve dinamik sonucunda zaman, bir Arap devletini doğurmuştur.

Kürt devleti olgusu da siyasilerin hatası/sevabı olmaktan ziyade böyle bir karmaşık sürecin sonucunda bir gün kaçınılmaz olarak karşımıza çıkar mı? Önce Arap örneği olayına devam edelim. İyi okuyan birisi 19. Yüzyıl Arap-Osmanlı ilişkilerini okuyunca şunu görür: Bir sürü gelişme, bir sürü yerde isyan, Osmanlı’nın karşı atakları, öldürülen insanlar, devreye giren büyük güçler ve özellikle İngiltere, daha sonra değişen Osmanlı idarecileri ve bu değişime göre soruna güya çare olacağı düşünülen yeni ajandalar…. Bütün bunlar yüzyıl sürmüş ama sonunda Araplar, Osmanlı devletinden kopmuş ve devletlerini kurmuştur. Bu ayrıntı karmaşası içinde hep sabit giden bir çizgi vardır: Bu gidişli gelişli, inişli çıkışlı zaman seyrinde bir sabit Arap devleti gerçeğinin hızla ortaya çıkmasıdır.

19. Yüzyıl tarihindeki Araplar kelimesi yerine Kürtleri koyarsanız büyük bir benzerlik görürsünüz. 1980’ler, isyanlar, PKK olayları, yeni siyasetler, uzlaşı, tekrar savaş, kent savaşları, Suriye krizi, şu bu derken süreç her geçen gün daha zor bir aşamaya gelmektedir. Hal böyle olunca bir gün artık “Bütün bunlara kim yol açtı?” sorusu anlamını yitirir ve asıl mesele, devletleşme aşamasına gelmiş Kürt gerçeği olur.

Pakistan’dan başlayan ve Libya’ya kadar uzanan bir alanda devletler çökmüştür. Bu gelişme sonucu büyük etnik gruplar, etnik kimliklerine geri dönüyor. Bu dönüşü ters yönde ikna edecek bir ulus devlet örneği yok. Suriye böyle bir örnek değil, Irak da değil. Artık Irak, merkezi bir Şii devlet. Sünnilerin ve Kürtlerin ne yapacağını bilmiyoruz.

Dolayısıyla Kürtlerin hangi siyasi kalıp içinde kalacağı sorusuna cevap vermek gittikçe zorlaşıyor. Hem Suriye’de hem Türkiye’de Kürt nüfusun yaşadığı yerlerde ordular, tanklar boy göstermekte. Bu büyük bir kriz demektir. Normal bir devlet, vergi memuruyla, trafik polisiyle yahut hemşire, öğretmen gibi aktörlerle varlığını ispat eder. Bir kentin sokaklarında, çocukların oyun oynadığı parklarında tanklar boy gösteriyorsa büyük bir kriz var demektir.

Türkiye projesinin, Kürtlere yönelik ikna edici argümanları artık nedir? Refah mı, güvenlik mi, istikrar mı? Demokrasi mi? Yoksa sonsuza kadar sürecek bir çatışma ile korkutmak mı?

Daha önemlisi şudur: 2016 yılında Kürt sorununun vardığı eşik artık büyük ölçüde geri dönülmesi mümkün olmayan bir yolun sonudur. Tekerleği buradan geriye götürmek artık çok zor hatta imkânsızdır. Burada bir durup “siyasal ve sosyal düşünce kampı” yapılmazsa bu tekerlek büyük ihtimalle eşiğin öbür tarafına doğru yuvarlanmaya devam edecektir.

Facebook Yorumları

reklam
12.7.2016
Kürt devleti kaçınılmaz hale gelir mi?
10.7.2016
İslam dünyasında neden bayram günleri farklı?
7.7.2016
Mülteciler konusu: Somut bazı öneriler
5.7.2016
İyi niyetli yıkıcılar
3.7.2016
Dış politikanın kilidi: Suriye
29.6.2016
Türkiye ve İsrail: Mahcup barış
27.6.2016
Dünya siyaseti ve milliyetçilik
25.6.2016
Popülizm çağı
23.6.2016
Yeni düşman kim?
20.6.2016
Dış politikadan elde ne kaldı?
18.6.2016
Güçsüzlük ve Türk dış politikası
16.6.2016
Rejim değişikliği ve Türk dış politikası
13.6.2016
İslam dünyası: Olmayacak dua
12.6.2016
Türkiye-AB: İpler kopacak mı?
9.6.2016
Türk dış politikası: Koptu
6.6.2016
Muhammed Ali
5.6.2016
Bir dal Ermeni sorunu yazısı
1.6.2016
Nahda’nın açıklaması ve küresel İslami hareketler
30.5.2016
Ordu ve Dış Politika
29.5.2016
Demokrasi neden “Türk dünyasında” gelişmiyor?
26.5.2016
Dünya Beş’ten büyük mü?
23.5.2016
Yalan-politik ve Ortadoğu
22.5.2016
Yeni Başvekil ve dış politika
19.5.2016
Neden Kilis?
17.5.2016
Kürt sorunu, dönüşüm ve bölgesel durum
15.5.2016
Dış politika Türkiye’nin demografisini değiştirdi
11.5.2016
Ahlaksızlık çağında uluslararası ilişkiler
10.5.2016
İslamcı Türk dış politikası
8.5.2016
Ahmet Hoca
4.5.2016
Dış politik hataların bedelini içeride ödemek
1.05.2016
Hanefiliğin Erozyonu ve IŞİD’in Türkiye Siyaseti
26.4.2016
IŞİD’in Türkiye saldırıları
24.4.2016
Uluslararası düzen ve İslam
2.3.2016
Muhafazakârlar ve çevre
26.2.2016
Suriye'den bir Kürt devleti çıkar mı?
24.2.2016
Dış politik krizin kökenleri
20.2.2016
Savaşa kanlı ‘davetiye'
16.2.2016
Savaş düzenine geçilirken
12.2.2016
Bir meta olarak mülteci
10.2.2016
İlahiyat/ilahiyatçı ve bilim sorunumuz
3.2.2016
Aklın dışına çıkmak üzere iken
29.1.2016
İaşe çağı, iaşe toplumu
26.1.2016
5 yıl sonra Arap ‘Baharı': Fırsat nasıl kaçtı?
23.1.2016
İslam'ın iç savaşı ve silah tüccarları
19.1.2016
İran'ın dünya sistemine dönüşü
15.1.2016
IŞİD sorununu doğru anlamak
13.1.2016
Dış politikanın güvenlik maliyeti
9.1.2016
Titanik sendromu
7.1.2016
Bir bölgesel savaş çıkar mı?
3.1.2016
Türkler ve Araplar
31.12.2015
Dış politikada hayatî bir ilke: Mesafeyi koru!
27.12.2015
Siyaset cahilliğimiz
25.12.2015
Türkiye ve İsrail: Dış politikada tabusal bir alan
19.12.2015
Sünni dünyanın lideri kim?
15.12.2015
Hurafelerin uluslararası ilişkileri istilası
9.12.2015
İslamcı Batıcılık
2.12.2015
Sosyolojiye teslim olmak
28.11.2015
Rusya ne yapacak?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.