Fikret Bila

T24



Bookmark and Share

12 Eylül'ün ağır faturası


14.09.2020 - Bu Yazı 2051 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 40. yıldönümü nedeniyle 12 Eylül yeniden tartışmaya açıldı.

12 Eylül 1980'de, TSK'nın emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği darbe, ABD ile birlikte çok önceden planlanmış bir askeri müdahaledir.

Soğuk Savaş döneminde, ABD'nin Sovyetler Birliği'ni güneyden çevrelemek için geliştirdiği Yeşil Kuşak projesinin bir parçasıdır. 1979'da, İran Devrimi'yle dağılan CENTO'dan sonra Afganistan'ı işgal eden Sovyetler Birliği'nin kuşatılması ve İran'ın yayılmasını durdurmak için, Türkiye'de tamamen ABD'nin güdümünde bir askeri yönetim kurulmuştur.

ABD'nin güdümündeki 12 Eylül'ün üç temel hedefinden biri Yeşil Kuşak projesinin tamamlanması, ikincisi Türkiye'de yükselen solun ve örgütlü toplumun geriletilmesi ve üçüncüsü de Türk ekonomisinin uluslararası sermayeye pazar olarak entegre edilmesidir.

12 Eylül yönetimi işbaşına geldikten bir ay sonra Yunanistan'ın NATO'ya dönmesine onay vermiş, iki ay sonra 1975 yılından beri kapalı olan Türkiye'deki ABD üslerini açarak NATO'nun Güneydoğu kanadını ABD'nin istediği gibi güçlendirmiş ve Pakistan'daki askeri yönetimin Lideri Ziya Ül Hak'la Washington'un istediği kuşağı oluşturmuştur. Afganistan'da, Sovyet işgaline karşı direniş başlatmak üzere Taliban da Pakistan'da kurulmuş ve desteklenmiştir. ABD'nin 11 Eylül İkiz Kuleler saldırısından sonra düşman ilân ettiği El Kaide ve türevi terör örgütlerinin kurucu lideri aynı ABD'dedir.

12 Eylül'ün diğer önemli hedefi olan solun ve örgütlü toplumun yok edilmesi projesi de hızla uygulamaya konulmuştur. 12 Eylül, solun üzerinden silindir gibi geçmiş, siyasi partileri, sendika liderlerini, aydınları, öğrenci liderlerini, meslek örgütü önderlerini işkenceden geçirmiş, işkencelerle büyük çoğunluğu solcu 171 kişinin öldürüldüğü belgelenmiş, 630 bin kişi tutuklanmış, 30 bin kişi yurtdışına kaçmak zorunda kalmış, yaşı büyütülerek asılan Erdal Eren dahil 50 kişi idam edilmiştir. DİSK kapatılmış, grev yasaklanmış, toplu pazarlığa son verilmiş, işçi ücretleri Yüksek Hakem Kurulu'na bağlanarak fiilen dondurulmuş,

Dış politikada ABD'nin istediği pozisyonu alan 12 Eylül askeri yönetimi, örgütlü toplumu dağıtıp, grevi yasakladıktan sonra, Turgut Özal'ın 24 Ocak kararlarını rahatlıkla uygulamasına zemin hazırlamıştır. Özal, dondurulan ücretler nedeniyle satın alma gücünün düşmesi sonucu kısılan talep sayesinde ortaya çıkan ürün fazlasını devlet teşvikiyle ihracata yöneltip, bir yandan devlet eliyle zenginleri daha zengin yaparken yeni zenginler de yaratmış ve Türk ekonomisini uluslararası sermayeye açmış, ithal ikamesi politikası terk edilmiştir. Bu süreç aynı zamanda Cumhuriyet'in önemli birikimi olan kamu ekonomik kuruluşlarının özelleştirmesini getirmiştir.

Türkiye ekonomisi, toplumsal ve siyasal yapısı ABD'nin istediği gibi yeniden düzenlenmiştir.

12 Eylül 1980'de Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren ve MGK üyeleri ülkede yönetime el koydu    

Ağır fatura

12 Eylül'ün Türk halkına ödettiği fatura çok ağırdır.

Türkiye'de darbe yapabilmek için anarşi yoluyla kaos ortamı yaratılmıştır. Bu sürecin Bülent Ecevit'in daha sonra kontrgerilla olarak açıkladığı, devletin derinliklerinde gizli örgütler eliyle yönetildiği sonradan daha açık şekilde anlaşılmıştır. 1 Mayıs 1977'de, Taksim meydanındaki katliamdan, 1978, 1979, 1980'de gerçekleşen Sivas, Kahramanmaraş, Çorum katliamları, Şubat 1979'da Abdi İpekçi'nin katledilmesinden Temmuz 1980'de Maden-İş Başkanı Kemal Türkler'in öldürülmesine kadar onlarca faili meçhul cinayet ve sağ-sol çatışması adı altında "karşıt görüşlü" 5000 gencin öldürülmesi, askeri darbeye zemin hazırlamak için emperyalizmin ve yerli işbirlikçilerinin sahneye koydukları büyük bir planın aşamalarıdır. Bu gerçekler, 12 Eylül'den sonra Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel tarafından Kenan Evren'e yöneltilen en ağır suçlama olmuştur.

Kenan Evren bu eleştirileri, "son ana kadar siyasiler belki akıllarını başlarına alırlar diye bekledik" diyerek yanıt vermiş ancak 12 Eylül yönetiminin orgenerallerinden Bedrettin Demirel, "darbeyi Temmuz 1979'de yapacaktık, şatlar olgunlaşsın diye erteledik" diyerek, Evren'i açığa düşürmüştür. Süleyman Demirel, Bedrettin Demirel'in bu sözlerine, "beklediğiniz bu sürede 3 bin genç öldü" diye karşılık vermiştir. Ecevit de, Kenan Evren'i sıkıyönetime karşın olayları özellikle önlememekle, hatta kontrgerilla eliyle organize etmekle suçlamıştır. Demirel de "11 Eylül'de akan kan 13 Eylül'de nasıl durdu" diye sorarak aynı ithamda bulunmuştur.

Siyasi yön

12 Eylül'ün sonuçlarından biri Türkiye'nin siyasi yönünü, demokratik laik toplumdun Türk-İslam Ülküsü'ne yöneltmek olmuştur. Bu süreçte, Turgut Özal'ın ilk imzasını attığı faizsiz bankacılık kararnamesiyle başlayan adımlarla İslamcı siyaset dört eğilimden biri olarak iktidara yerleşmeye başlamıştır. Bugünkü iktidarın, Adnan Menderes'ten sonra Turgut Özal'ı hayırla anmasının temelinde bu politika yatar.

40 yıl önceki 12 Eylül'ü bugüne bağlayan iki köprüden biri, emek ve kamusal ekonomi karşıtı politika ise diğeri de siyasette demokratik-laik yapı yerine İslamcı yapının oluşturulmasıdır.

Facebook Yorumları

reklam
14.09.2020
12 Eylül'ün ağır faturası
9.09.2020
CHP'nin tarihi sorumluluğu
7.09.2020
Türkiye Cumhuriyeti'nin dibine yerleştirilen dinamit
2.09.2020
Keyfi yönetim, keyfi mücadele
26.08.2020
Cumhuriyet mi, Osmanlı mı?
24.08.2020
Eksen kayması
19.08.2020
AK parti neye isyan edecek?
7.08.2020
Millet İttifakı'nı dağıtma hamleleri
5.08.2020
İnce’nin cumhuriyetçi partisi ve CHP'nin işlevi
29.07.2020
Aşil’in topuğu
22.07.2020
Roma tipi kölelik mi isteniyor?
20.07.2020
Kadın dernekleri yalnız bırakılmamalı
13.07.2020
Ayasofya'nın örtemeyeceği gerçekler
10.07.2020
Çoklu baro yasasının tutarsızlıkları
8.07.2020
Suça değil suçluya bakan yargı
26.06.2020
Yeni baro düzeni belli oldu: Böl - parçala - yönet
19.06.2020
Salgınla mücadelede kaçak tutum
17.06.2020
İşçinin tazminatına göz dikmek
15.06.2020
İnce politika
12.06.2020
Vesayeti kaldırıyorum derken
5.06.2020
Milletvekilinin güvencesi yok olursa...
3.06.2020
Kılıçdaroğlu yaklaşımı
25.05.2020
Cami provokasyonu
22.05.2020
İttifaklar çatışması
15.05.2020
Muhalefet alanını daraltma politikası
13.05.2020
HDP seçmeni
8.05.2020
CHP ile Ak Parti arasındaki fark
6.05.2020
Askıda yaşam
4.05.2020
Düzen değişikliği
1.05.2020
Topun ağzındaki işçi sınıfı
29.04.2020
Salgın sonrasında çözüm Zonguldak modelidir
24.04.2020
İkinci 100 yıla girerken yeniden inşa önerisi
20.04.2020
Ekmek dağıtan paralel yapı ve Zonguldak
15.04.2020
Kız çocuklarını kendisine tecavüz edenle evlendirme merakı
6.04.2020
CHP'li belediyelerin başarısı
1.04.2020
Önce devlet üzerine düşeni yapmalı
18.03.2020
Sosyal devlet şimdi lazım
16.03.2020
Bilimin patronluğu esastır
11.03.2020
Yeni partiler siyasi tabloyu değiştirir mi?
9.03.2020
Cinsel politika
6.03.2020
Suriye’de kim dost kim düşman?
4.03.2020
Hedef Esad mı Kılıçdaroğlu mu?
2.03.2020
33 askerin sorumluluğu
28.02.2020
ABDnin planı
26.02.2020
İdlib sorununda iç cephede durum
24.02.2020
Somut şartların somut tahlili
21.02.2020
Muhalefeti yargı eliyle bastırmak
19.02.2020
Böyle yargı mı olur?
17.02.2020
Atatürkün mirası
14.02.2020
Komşulardaki bölünme
12.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun siyasi ayak hamlesi
10.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun buluşma politikası
7.02.2020
İlker Başbuğ neyi kastetti?
5.02.2020
Türkiye artık bir karar vermeli
3.02.2020
Siyasetin finansmanı olarak bağış
29.01.2020
Bu binaları yapanlar kimler?
27.01.2020
İstanbul’a bir yıl lale ekilmezse ne olur?
24.01.2020
Muhalefetin hedefi demokratik, laik sistemi yeniden inşa etmek
21.01.2020
Kılıçdaroğlu’nun demokratik cephe yaklaşımı
13.01.2020
ABD mi, İran mı?
10.01.2020
Yeni Türkiyenin çelişkileri
8.01.2020
Türkiye barıştan yana olmalı
6.01.2020
Ortada anti-emperyalist bir savaş var mı?
30.12.2019
Yargı reformuna ne oldu?
27.12.2019
Doğu Akdenizde tek başına
25.12.2019
Türkiye Cumhuriyeti hakkında sorunlu yaklaşımlar
23.12.2019
Atatürk ve Ecevit yanlışı doğru yapmaz
22.12.2019
İkili devlet otoritesi ve ikili hukuk
20.12.2019
Özel sektör orduları
18.12.2019
Sorunlar çözülmüyor büyüyor
16.12.2019
Gelecek Partisinin geleceği
13.12.2019
Yeni partiler nasıl başarılı olur?
11.12.2019
İki bütçe iki hazine
9.12.2019
Erdoğan-Davutoğlu tartışmasının siyasi ve teknik boyutu
6.12.2019
Kadın cinayetlerinde iyi hâl ve tahrik indirimi kaldırılmalı
4.12.2019
İşsizlik tehdidiyle asgari ücret belirlemek
2.12.2019
Muhalefet liderlerinin ortak kaygısı
29.11.2019
Babacanın kuracağı partinin farkı ne olacak?
27.11.2019
O polisler, o kadınları alkışlamalıydı
25.11.2019
CHP ne yapmalı?
22.11.2019
Kılıçdaroğlunun başarısı
20.11.2019
Erkek tehdidi altında yaşayan kadınlar
18.11.2019
Erdoğan-Trump dostluğu Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltir mi?
15.11.2019
Meclis’i alt kimliklere bölmek
13.11.2019
Türkiye’nin Suriye’de ABD ile gideceği bir yer yok
11.11.2019
Atatürk’e yönelmenin siyasi nedenleri
8.11.2019
Bir şehit anasına niye dava açılır?
6.11.2019
Ecevit’in sol anlayışı
4.11.2019
Hunharca işlenmiş bir cinayet sanki bir ağız dalaşıymış gibi nasıl “üzücü bir olay” oluyor?
1.11.2019
Ermeni Soykırımı iddiası tarihin tekzip ettiği bir iddiadır
30.10.2019
Şam’ın egemenliği kimin işine gelir?
28.10.2019
Cumhuriyeti bekleyen tehlike
25.10.2019
Çöken projeler ve ertelenen hedefler
23.10.2019
Soçi uzlaşmasının sahaya ve siyasete etkileri
21.10.2019
Barış Pınarı’nın tarihi kökenleri
18.10.2019
Barış Pınarı Harekâtının siyasal boyutu
16.10.2019
Türkiye’yi bekleyen riskler
14.10.2019
Barış Pınarı dengeleri değiştiriyor
11.10.2019
Amerikan mandası Arap ülkeleri
9.10.2019
Hangi Trump?
7.10.2019
Baskı siyaseti
4.10.2019
Tartışılması gereken sistemin bütünüdür
2.10.2019
Fırat’ın doğusuna harekât
30.09.2019
CHP’nin Suriye Konferansı’ndan iktidar da yararlanmalı
27.09.2019
Deprem riskini kadere havale etmek
16.09.2019
CHP’nin “büyük çadır” politikası
11.09.2019
ABD ile varılan güvenli bölge uzlaşmasından memnun muyuz, değil miyiz?
9.09.2019
Kayyım tartışmaları ve Kaftancıoğlu kararı
6.09.2019
Türkiye yalnız ülkeler arasına girmemeli
2.09.2019
Türkiye silahlı cihatçıları ne yapacak?
28.08.2019
TSK’da yeniden yapılandırma sinyalleri
26.08.2019
Kadın cinayetlerinin kökünü kurutmak
23.08.2019
Kayyım hamlesinin yan etkileri
21.08.2019
Sorun demokrasi ve hukukla çözülür, kayyımla değil
15.08.2019
Ortak harekât merkezinde Türkiye ile ABDnin ortak hedefleri olacak mı?
13.08.2019
Türkiye-ABD uzlaşması ve CHP’nin girişimi
9.08.2019
Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir
7.08.2019
Suriye Barış Koridoru Harekâtı’nın siyasi hedefi ve askeri öncelikleri
3.08.2019
YAŞ kararları: Orgeneral sayısı yarıya indi, hiçbir korgeneral terfi ettirilmedi, 15 Temmuzdan sonra terfi ettirilen albaylar emekli edildi
26.07.2019
Yığınakta yapılan hata
20.07.2019
Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive