Fikret Bila

T24



Bookmark and Share

ABD mi, İran mı?


13.01.2020 - Bu Yazı 565 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 ABD, Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’yi havadan düzenlediği suikastle öldürerek İran’a meydan okudu.

ABD’nin savaş sebebi sayılacak bu hamlesine İran, Irak topraklarındaki iki ABD üssünü füzelerle vurarak karşılık verdi.

İran, fiilen ikinci adamı konumunda olan ve bir ulusal kahraman olarak görülen Süleymani’nin cenazesini ABD üslerini füzelerle vurduktan sonra defnetti. Böylece İran halkına Kasım Süleymani’nin intikamının alındığı mesajını verdi.

ABD, İran’ın füze saldırılarının can kaybına neden olmadığını açıkladı ve askeri bir karşılık vermedi. Washington da Tahran da krizi tırmandırmaktan kaçındılar. İyi de yaptılar. Bölgede bir savaşın daha patlamasına, daha fazla insanın ölmesine yol açacak bir güç gösterisine yönelmediler.

Bu karşılıklı hamlelerle taraflar ne kazandı, ne kaybettiler?

ABD’nin kazancı ve kaybı

ABD, İran’ın en etkili ikinci ismini ortadan kaldırarak, bölgede istediği kişiyi ve tesisi istediği zaman vurabilecek kapasiteye ve istihbarata sahip olduğunu kanıtladı.

Süleymani gibi İran’ın bütün yurtdışı operasyonlarını yürüten, Tahran’ın, Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen’deki nüfuz alanını oluşturan ve muhtemelen ilk seçimde İran Cumhurbaşkanı olması beklenen önemli bir liderden kurtulmuş oldu.

Bu hamleyle İran’ın ve Irak’ın zaten karışık olan içini daha da karıştırdı. Irak’ın daha kesin çizgilerle bölünmesini hızlandıracak bir süreç başlattı.

Trump, Obama’nın Usame Bin Ladin’i ortadan kaldırması gibi Bağdadi ve Süleymani’yi ortadan kaldırarak ikinci kez ABD Başkanı seçilme şansını önemli ölçüde artırdı.

Trump’ın bu hamlesi İsrail hariç başta İran olmak üzere bölge ülkelerindeki anti Amerikancılığı güçlendirmiştir.

İran’ın kazancı ve kaybı

İran, bir süredir tartışılmakta olan askeri gücünü sınamış oldu ve ABD üslerini füzelerle vurabilecek kapasiteye sahip olduğunu kanıtladı.

ABD üslerini vurduğu gece Humeyni havaalanından kalkan Ukrayna’ya ait bir yolcu uçağını vurarak düşürmesi çok büyük bir skandaldır.

ABD üslerinin füzelerle vurulmasından sonra Tahran’dan yapılan açıklamada “80 ABD askerinin öldürüldüğünün” ilân edilmesi, ancak bunun doğru olmadığının anlaşılması önemli bir itibar kaybı oluşturmuştur.

Süleymani’nin cenaze töreninde çıkan kargaşada 50 civarında İranlının ölmesi İran için hem can hem itibar kaybıdır.

Sonuç olarak İran, "Süleymani’nin öldürülmesine karşılık vereyim" derken, yolcu uçağında 82, cenaze töreninde 50 civarı olmak üzere 132 İranlı, 63 Kanadalı, 9 mürettebat 11 Ukraynalı, 10 İsveçli, 4 Afganistanlı, 3 Alman ve 3 İngiliz olmak üzere 226 kişinin ölmesine sebep olmuştur.

Bu sonuç İran hakkındaki olumsuz yargıyı güçlendirmiş ve ayrıca yönetim aleyhine gösterilerin yeniden başlamasına da yol açmıştır.

ABD ile kıyaslandığında İran’ın daha kazançlı çıktığını söylemek mümkün değildir.

Alınması gereken tutum

ABD ve İran’ın karşılıklı hamleleri dünyada olduğu gibi Türkiye’de de farklı tutumlara ve eleştirilere yol açtı.

Bazı kesimler İran’daki molla rejimine karşı oldukları için ABD’den yana tutum alırken bazı kesimler de ABD emperyalizmine karşı oldukları için İran’dan yana tavır takındılar.

Türkiye’de sol-sosyal demokrat kesimin aldığı tutum ve bu kesimden yapılan yorum ve açıklamalar daha isabetliydi. ABD emperyalizmine karşı olmanın İran’ı desteklemeyi; molla rejimine karşı olmanın da ABD’yi desteklemeyi gerektirmediği yönündeki analizler gerçekçiydi.

Ortadoğu’yu kana bulayan, ülkeleri işgal eden ve bölen,  terör örgütlerini yaratan ve iç savaşları körükleyen ABD’nin savunulacak bir tarafı yok.

Yine bölgedeki paylaşımdan pay almak, rejimini ihraç etmek, nüfuzunu yaymak ve içeride molla rejimini güçlendirmek için her yola başvuran İran’ın politikasını desteklemek de gerekmiyor.

Savunulması gereken, emperyalist güçlerin bölgeden çıkarılması, bölge halklarının mezhep kavgalarını bir kenara bırakıp demokratik, laik bir düzende bağımsız, çağdaş devlet yapısı oluşturmalarıdır.

Facebook Yorumları

reklam
24.01.2020
Muhalefetin hedefi demokratik, laik sistemi yeniden inşa etmek
21.01.2020
Kılıçdaroğlu’nun demokratik cephe yaklaşımı
13.01.2020
ABD mi, İran mı?
10.01.2020
Yeni Türkiye'nin çelişkileri
8.01.2020
Türkiye barıştan yana olmalı
6.01.2020
Ortada anti-emperyalist bir savaş var mı?
30.12.2019
Yargı reformuna ne oldu?
27.12.2019
Doğu Akdeniz'de tek başına
25.12.2019
Türkiye Cumhuriyeti hakkında sorunlu yaklaşımlar
23.12.2019
Atatürk ve Ecevit yanlışı doğru yapmaz
22.12.2019
İkili devlet otoritesi ve ikili hukuk
20.12.2019
Özel sektör orduları
18.12.2019
Sorunlar çözülmüyor büyüyor
16.12.2019
Gelecek Partisi'nin geleceği
13.12.2019
Yeni partiler nasıl başarılı olur?
11.12.2019
İki bütçe iki hazine
9.12.2019
Erdoğan-Davutoğlu tartışmasının siyasi ve teknik boyutu
6.12.2019
Kadın cinayetlerinde iyi hâl ve tahrik indirimi kaldırılmalı
4.12.2019
İşsizlik tehdidiyle asgari ücret belirlemek
2.12.2019
Muhalefet liderlerinin ortak kaygısı
29.11.2019
Babacan'ın kuracağı partinin farkı ne olacak?
27.11.2019
O polisler, o kadınları alkışlamalıydı
25.11.2019
CHP ne yapmalı?
22.11.2019
Kılıçdaroğlu'nun başarısı
20.11.2019
Erkek tehdidi altında yaşayan kadınlar
18.11.2019
Erdoğan-Trump dostluğu Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltir mi?
15.11.2019
Meclis’i alt kimliklere bölmek
13.11.2019
Türkiye’nin Suriye’de ABD ile gideceği bir yer yok
11.11.2019
Atatürk’e yönelmenin siyasi nedenleri
8.11.2019
Bir şehit anasına niye dava açılır?
6.11.2019
Ecevit’in sol anlayışı
4.11.2019
Hunharca işlenmiş bir cinayet...
1.11.2019
Ermeni Soykırımı iddiası tarihin tekzip ettiği bir iddiadır
30.10.2019
Şam’ın egemenliği kimin işine gelir?
28.10.2019
Cumhuriyeti bekleyen tehlike
25.10.2019
Çöken projeler ve ertelenen hedefler
23.10.2019
Soçi uzlaşmasının sahaya ve siyasete etkileri
21.10.2019
Barış Pınarı’nın tarihi kökenleri
18.10.2019
Barış Pınarı Harekâtı'nın siyasal boyutu
16.10.2019
Türkiye’yi bekleyen riskler
14.10.2019
Barış Pınarı dengeleri değiştiriyor
11.10.2019
Amerikan mandası Arap ülkeleri
9.10.2019
Hangi Trump?
7.10.2019
Baskı siyaseti
4.10.2019
Tartışılması gereken sistemin bütünüdür
2.10.2019
Fırat’ın doğusuna harekât
30.09.2019
CHP’nin Suriye Konferansı’ndan iktidar da yararlanmalı
27.09.2019
Deprem riskini kadere havale etmek
16.09.2019
CHP’nin “büyük çadır” politikası
11.09.2019
ABD ile varılan güvenli bölge uzlaşmasından memnun muyuz, değil miyiz?
9.09.2019
Kayyım tartışmaları ve Kaftancıoğlu kararı
6.09.2019
Türkiye yalnız ülkeler arasına girmemeli
2.09.2019
Türkiye silahlı cihatçıları ne yapacak?
28.08.2019
TSK’da yeniden yapılandırma sinyalleri
26.08.2019
Kadın cinayetlerinin kökünü kurutmak
23.08.2019
Kayyım hamlesinin yan etkileri
21.08.2019
Sorun demokrasi ve hukukla çözülür, kayyımla değil
14.08.2019
Ortak harekât merkezinde Türkiye ile ABD'nin ortak hedefleri olacak mı?
13.08.2019
Türkiye-ABD uzlaşması ve CHP’nin girişimi
9.08.2019
Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir
7.08.2019
Suriye Barış Koridoru Harekâtı’nın siyasi hedefi ve askeri öncelikleri
3.08.2019
YAŞ kararları:
26.07.2019
Yığınakta yapılan hata
20.07.2019
Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive