Fikret Bila

T24



Bookmark and Share

Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır


20.07.2019 - Bu Yazı 238 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Yargı bağımsızlığı demokrasinin güvencelerinden biridir.

Her rejimde yargı vardır ama bağımsız yargı sadece demokrasilerde bulunur. Tıpkı bağımsız medya gibi…

Bu iki kurum, kuvvetler ayrılığı ilkesine göre çalışmıyorsa, o ülkede demokrasiden söz etmek mümkün değildir.

Türkiye hem yargı hem de basın özgürlüğü bakımından çok ciddi sorunlar yaşıyor.

Düşünün ki, yazı yazmak, karikatür çizmekten başka bir işi olmayan eski Cumhuriyet çalışanı meslektaşlarımız cezaevinde…

Söyleyecekleri haber değeri taşıyan eski bir başbakan haber televizyonlarında programlara çıkamıyor. YouTube üzerinden yayın yapan internet kanalından görüşlerini açıklayabiliyor.

Bu, bir zamanlar yüksek yargı kararları uluslararası alanda örnek gösterilen Türk yargısı için de 70 yıllık demokrasimiz ve basınımız için de çok ciddi bir anomalidir.

Yargının bağımsızlığı

Yargının, siyasi iktidara veya bir başka güç odağına bağımlı hale gelmesinin ülkenin başına ne gibi sonuçlar açacağını bedelini ağır bir şekilde ödeyerek öğrendik.

FETÖ’nün yüksek yargıyı ele geçirdiği 12 Eylül 2010 referandumundan sonra yaşananlar, bir hain darbe girişimine kadar vardı.

Bu süreçte muhalif siyasiler, genelkurmay başkanı dahil generaller ve çeşitli rütbede subaylar, gazeteciler, yazarlar, sanatçılar ve aydınlar, hiçbir somut delile dayanmayan iddianamelerle yıllarca cezaevinde yattılar. Hâlâ cezaevinde olanlar var.

Bölünmüş dava

Hukuk garabetlerinden biri eski Cumhuriyet çalışanı arkadaşlarımızdan 5 yıldan daha fazla ceza alan meslektaşlarımızın Yargıtay’a başvurma hakları bulunduğu için sonucu dışarda beklemeleri, buna karşın 5 yıldan daha az ceza alan meslektaşlarımızın, istinaf mahkemesi kararıyla, Yargıtay’a başvuramadan cezaevine girmeleriydi.

Bir davanın böyle bölünmüş olması dünyaya da izah edilebilecek bir durum değildi.

Nitekim iç ve dış kamuoyundan gelen baskı üzerine Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün hazırladığı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın büyük bir sunuşla açıkladığı yargı reformu taslağında bu garip uygulamanın kaldırılacağı beklentisi doğdu.

Ancak Meclis, bu paketin yasalaştırılmasını beklemeden iktidar cephesinin kararıyla tatile girdi. Bunun anlamı, başta meslektaşlarımız olmak üzere bu düzenlemeden yararlanacak olanlara, “biraz daha cezaevinde yatın, biz tatil sonrasında bakarız” mesajından başka bir şey değildi.

CHP başta olmak üzere muhalefetin Meclis’i açık tutma ve bu düzenlemeyi yasalaştırma taleplerine iktidar kulaklarını tıkadı ve tatile çıktı.

Umutlar yeniden sönmüşken Yargıtay Başsavcılığı’ndan haber geldi. Başsavcılık, Cumhuriyet davasında 5 yıldan fazla ceza alan meslektaşlarımızın beraatini istemişti. Ayrıca bozma kararının,  5 yıldan az ceza alan ve halen cezaevinde olan meslektaşlarımızı da kapsaması isteniyordu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhuriyet davasından yargılanan ve 2 yıla yakın cezaevinde kalan meslektaşlarımıza yöneltilen suçlamaların hiçbirinin  delillendirilmediği sonucuna varmıştı. Öz olarak meslektaşlarımızın ve gazete yöneticilerinin faaliyetlerinin gazetecilik ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğu sonucuna varıldığı için de beraatleri isteniyordu.

Başsavcılığın tebliğnamesi incelendiğinde ortaya konulan görüş, basın ve ifade özgürlüğünü genişleten, AİHM kararlarına uyan bir yaklaşım olduğu görülüyor. Tabii bunun bir diğer anlamı Cumhuriyet davasının da siyasi nitelik taşıyan bir kumpas davası olduğudur.

Türkiye’de yargı bağımsızlığının sağlanması en öncelikli sorundur.

Bakalım Yargıtay, Başsavcılığın gerekçeleri ve beraat talebini hangi yönde karara bağlayacak.

Bu karar yargı ve basın özgürlüğü açısından büyük önem taşıyacak.

Facebook Yorumları

reklam
6.12.2019
Kadın cinayetlerinde iyi hâl ve tahrik indirimi kaldırılmalı
4.12.2019
İşsizlik tehdidiyle asgari ücret belirlemek
2.12.2019
Muhalefet liderlerinin ortak kaygısı
29.11.2019
Babacan'ın kuracağı partinin farkı ne olacak?
27.11.2019
O polisler, o kadınları alkışlamalıydı
25.11.2019
CHP ne yapmalı?
22.11.2019
Kılıçdaroğlu'nun başarısı
20.11.2019
Erkek tehdidi altında yaşayan kadınlar
18.11.2019
Erdoğan-Trump dostluğu Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltir mi?
15.11.2019
Meclis’i alt kimliklere bölmek
13.11.2019
Türkiye’nin Suriye’de ABD ile gideceği bir yer yok
11.11.2019
Atatürk’e yönelmenin siyasi nedenleri
8.11.2019
Bir şehit anasına niye dava açılır?
6.11.2019
Ecevit’in sol anlayışı
4.11.2019
Hunharca işlenmiş bir cinayet...
1.11.2019
Ermeni Soykırımı iddiası tarihin tekzip ettiği bir iddiadır
30.10.2019
Şam’ın egemenliği kimin işine gelir?
28.10.2019
Cumhuriyeti bekleyen tehlike
25.10.2019
Çöken projeler ve ertelenen hedefler
23.10.2019
Soçi uzlaşmasının sahaya ve siyasete etkileri
21.10.2019
Barış Pınarı’nın tarihi kökenleri
18.10.2019
Barış Pınarı Harekâtı'nın siyasal boyutu
16.10.2019
Türkiye’yi bekleyen riskler
14.10.2019
Barış Pınarı dengeleri değiştiriyor
11.10.2019
Amerikan mandası Arap ülkeleri
9.10.2019
Hangi Trump?
7.10.2019
Baskı siyaseti
4.10.2019
Tartışılması gereken sistemin bütünüdür
2.10.2019
Fırat’ın doğusuna harekât
30.09.2019
CHP’nin Suriye Konferansı’ndan iktidar da yararlanmalı
27.09.2019
Deprem riskini kadere havale etmek
16.09.2019
CHP’nin “büyük çadır” politikası
11.09.2019
ABD ile varılan güvenli bölge uzlaşmasından memnun muyuz, değil miyiz?
9.09.2019
Kayyım tartışmaları ve Kaftancıoğlu kararı
6.09.2019
Türkiye yalnız ülkeler arasına girmemeli
2.09.2019
Türkiye silahlı cihatçıları ne yapacak?
28.08.2019
TSK’da yeniden yapılandırma sinyalleri
26.08.2019
Kadın cinayetlerinin kökünü kurutmak
23.08.2019
Kayyım hamlesinin yan etkileri
21.08.2019
Sorun demokrasi ve hukukla çözülür, kayyımla değil
14.08.2019
Ortak harekât merkezinde Türkiye ile ABD'nin ortak hedefleri olacak mı?
13.08.2019
Türkiye-ABD uzlaşması ve CHP’nin girişimi
9.08.2019
Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir
7.08.2019
Suriye Barış Koridoru Harekâtı’nın siyasi hedefi ve askeri öncelikleri
3.08.2019
YAŞ kararları:
26.07.2019
Yığınakta yapılan hata
20.07.2019
Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive