Fikret Bila

T24



Bookmark and Share

İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?


10.07.2019 - Bu Yazı 212 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye yüksek enflasyon-yüksek faiz-yüksek döviz-yüksek işsizlik sarmalı içinde ağır bir ekonomik krizden geçiyor. Türk ekonomisi ciddi biçimde küçülüyor. 

İktidar sözcüleri ise bu gerçeği reddediyor. Türkiye’de ekonomik kriz olmadığını hatta iyiye gittiğini savunuyor. Bu söylemi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da kullanıyor. 

İktidar söylemde krizi kabul etmiyor ama belgelerde ekonomik alandaki başarısızlığı itiraf ediyor. 

Bu gerçeği ortaya koyan en önemli belgelerden biri 11. Kalkınma Planı. 

Her fırsatta Türkiye’nin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 odaklandığını belirten ve hedeflerini açıklayan iktidarın, bu hedefleri kendi eliyle ortadan kaldırması gerçekleri kabullendiğini gösteriyor. 

Hedefler arasında büyük fark 

Türkiye, hedeflerini yaklaşık yüzde 50 oranında düşürmüş durumda. Bu, iktidarın Türk ekonomisinin ciddi bir kriz içinde olduğu ve küçüldüğü gerçeğini itiraf ettiği anlamına geliyor.

11. Kalkınma Planı (2019) Türkiye’nin Gayri Safi Milli Hasılası’nın (GSMH) 2023 yılında 1.1 trilyon dolar olmasını hedefliyor. Oysa 2013 yılında açıklanan 10. Kalkınma Planı’nda bu hedef 2 trilyon dolar olarak belirlenmişti. Hedef bu yıl yarı yarıya düşürülmüş.

 Yeni plana göre kişi başına milli gelir 12 bin 224 dolar olarak belirlenmiş. Bu rakam 10. Kalkınma Planı’nda 25 bin dolardı. Bu hedefte de yarı yarıya bir düşüş var.

11. Plan ihracat hedefini 226,6 milyar dolar olarak öngörüyor. 10. Kalkınma Planı’nda bu hedef 500 milyar dolardı. Düşüş yine yarıya yakın.

Yeni planda işsizlik yüzde 9.9 olarak planlanıyor. Önceki planda ise hedef yüzde 5’ti. İşsizlik hedefi iki katına çıkmış görünüyor. 

Yarım hedefler tutturulur mu?

Yarıya düşürülmüş bu hedeflerin tutturulması bile çok zor görünüyor.

Bu hedeflerin tutturulması için Türkiye’nin 2023 yılına gelindiğinde yüzde 30 büyümesi gerekiyor. Bunun anlamı Türkiye’nin bu yıldan başlayarak her yıl ortalama yüzde 6 büyümesi demektir. Oysa Türkiye küçülüyor.

Türkiye’de kişi ayına milli gelir 11 bin 500 dolara çıkmıştı, şu anda 9 bin 500 dolara gerilemiş durumda. Keza GSMH 850 milyar dolara yükselmişti, şu anda 730 milyar dolara geriledi. Gerileme devam ediyor.

Bu ekonomik gidişle Türkiye’nin yarıya indirdiği hedeflerine ulaşması için ekonomik mucize gerekecektir.

Siyasi yansımaları

AK Parti tek başına iktidara Türkiye’nin ağır bir ekonomik krize sürüklendiği ve çıkmak için IMF programı uyguladığı 2002 yılında gelmişti.

 Seçmen, ekonomik kriz sonucunda DSP-ANAP-MHP koalisyonunu iktidardan düşürmekle kalmamış, muhalefetteki DYP ile birlikte bütün partileri Meclis dışında bırakmıştı. Yeni Meclis AK Parti ve CHP’den oluşmuştu. Ekonomik krizin faturası iktidarıyla muhalefetiyle Meclis’teki bütün partiler açısından çok ağır olmuştu.

AK Parti’nin 17 yıllık tek başına iktidarında 31 Mart yerel seçimleri ile 23 Haziran İstanbul seçimlerinde aldığı ağır yenilginin belirleyici nedeni ekonomideki kötü gidiştir.

11. Kalkınma Planı’nda belgelendiği gibi Türkiye son 10 yıldır ekonomik hedeflerini tutturamamış, aksine hep altında kalmıştır. Son birkaç yılda ise ekonomik kriz iyice derinleşmiş ve işsizler ordusu üretmeye başlamıştır.

Bu tablo içinde AK Parti’nin eski seçim başarılarına ulaşması çok zordur.

Babacan’a bel bağlanması 

AK Parti’nin 17 yıllık iktidarında kısa Dışişleri Bakanlığı dönemi hariç 15 yıla yakın süre ekonominin başında Ali Babacan vardı. 2015 yılında yine Merkez Bankası Başkanlığı ile ilgili bir görüş ayrılığı nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabine dışı bırakıldı.

 

Şimdi ise 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de desteklediği bir yeni parti oluşumu için AK Parti’den istifa etti.

Babacan’ın ekonomi yönetiminde başarılı görülmesi, bugün başlattığı yeni parti kurma girişimine gösterilen ilgi ve beklentinin en önemli nedenidir. İç ve dış ekonomik çevrelerce Babacan’ın eski dönemde kendisine atfedilen başarının bu beklentinin temel etkenlerinden biri olacağı söylenebilir. Diğer etkenler ise AK Parti’nin kuruluş ve Avrupa Birliği değerlerinden uzaklaşması, iktidarın çok sıkı şekilde merkezileşmesi ve Cumhurbaşkanı’nın elinde toplanması, ekonomi ve dış politikada iktidarın çizdiği zikzaklar ve Cumhurbaşkanlığı-hükümet sisteminde görülen tıkanıklar sayılabilir.

AK Parti, ekonomik kriz ve yerel seçimlere yansıyan siyasi sonuçlarıyla iktidarının en zor dönemine girmiş durumdadır.

Facebook Yorumları

reklam
13.11.2019
Türkiye’nin Suriye’de ABD ile gideceği bir yer yok
11.11.2019
Atatürk’e yönelmenin siyasi nedenleri
8.11.2019
Bir şehit anasına niye dava açılır?
6.11.2019
Ecevit’in sol anlayışı
4.11.2019
Hunharca işlenmiş bir cinayet...
1.11.2019
Ermeni Soykırımı iddiası tarihin tekzip ettiği bir iddiadır
30.10.2019
Şam’ın egemenliği kimin işine gelir?
28.10.2019
Cumhuriyeti bekleyen tehlike
25.10.2019
Çöken projeler ve ertelenen hedefler
23.10.2019
Soçi uzlaşmasının sahaya ve siyasete etkileri
21.10.2019
Barış Pınarı’nın tarihi kökenleri
18.10.2019
Barış Pınarı Harekâtı'nın siyasal boyutu
16.10.2019
Türkiye’yi bekleyen riskler
14.10.2019
Barış Pınarı dengeleri değiştiriyor
11.10.2019
Amerikan mandası Arap ülkeleri
9.10.2019
Hangi Trump?
7.10.2019
Baskı siyaseti
4.10.2019
Tartışılması gereken sistemin bütünüdür
2.10.2019
Fırat’ın doğusuna harekât
30.09.2019
CHP’nin Suriye Konferansı’ndan iktidar da yararlanmalı
27.09.2019
Deprem riskini kadere havale etmek
16.09.2019
CHP’nin “büyük çadır” politikası
11.09.2019
ABD ile varılan güvenli bölge uzlaşmasından memnun muyuz, değil miyiz?
9.09.2019
Kayyım tartışmaları ve Kaftancıoğlu kararı
6.09.2019
Türkiye yalnız ülkeler arasına girmemeli
2.09.2019
Türkiye silahlı cihatçıları ne yapacak?
28.08.2019
TSK’da yeniden yapılandırma sinyalleri
26.08.2019
Kadın cinayetlerinin kökünü kurutmak
23.08.2019
Kayyım hamlesinin yan etkileri
21.08.2019
Sorun demokrasi ve hukukla çözülür, kayyımla değil
14.08.2019
Ortak harekât merkezinde Türkiye ile ABD'nin ortak hedefleri olacak mı?
13.08.2019
Türkiye-ABD uzlaşması ve CHP’nin girişimi
9.08.2019
Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir
7.08.2019
Suriye Barış Koridoru Harekâtı’nın siyasi hedefi ve askeri öncelikleri
3.08.2019
YAŞ kararları:
26.07.2019
Yığınakta yapılan hata
20.07.2019
Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive